İstanbul 10°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Yeni A4’ün hatları daha net

Otomobil Yazıları

Fatih Altaylı

Şubat 14, 2016

Yeni A4’ün hatları daha net

Kuruluşu 1910’lara, ilk üretimi 1915’lere dayanmasına ve Avrupa’da ilk seri üretim yapan marka olarak kabul edilmesine rağmen Audi, 1970’lere kadar pek sesi soluğu çıkmayan bir markaydı. Bunun en önemli nedeni, bir dönem farklı markalarla aynı çatı altına girmesi ve Auto Union’un altında kalmasıydı. O yıllarda NSU daha öne çıkan bir markaydı, ama onun da pek bir şey becerdiği yoktu.

Bugün tanıdığımız Audi, 1970’lerde ortaya çıkmaya başladı. Auto Union’u simgeleyen iç içe geçmiş dört halkalı logosundan başka geçmişle tüm bağlantısını kopardı ve “Büyük Almanlar” arasında hızlı bir yükselişe geçti.

Tabii bu yükselişte en önemli etkenlerden biri, belki de birincisi Audi’nin 1980’de satışına başladığı ilk “Quattro” modeliydi.

Çok öncü bir tasarımın yanı sıra kusursuz bir sürekli 4 çeker teknolojisi sunuyordu. Otomobil 1980’lerin ilk yarısında Dünya Ralli Şampiyonası’nda Stig Blomqvist ve Walter Röhrl’le fırtına gibi esti ve sayısız şampiyonluk kazandı.

Audi’nin yükselişi de böyle başladı. Benim Audi ile tanışmam da bu yıllara rastlar. Tüm arkadaşlarımın VW GTI veya BMW 316 peşinde koştuğu, benimse ithalat yasaklarının başlamasından önce ithal edilmiş büyük Amerikanlarla ilgilendiğim bir dönemde, bir arkadaşım Audi 80 GTE diye bir otomobille çıkageldi. VW Passat temelinde kurulmuş, güzel bir otomobildi ama bize çok “baba işi” gibi görünüyordu.

Sonra Galatasaray’ın eski başkanlarından Alp Yalman’da bir Audi 100 gördüm.

Bayağı hoş bir otomobildi. Ardından Audi A4 ve A6 modelleriyle Türkiye pazarına muazzam bir giriş yaptı. Hemen ardından 1990’ların ortasında efsanevi alüminyum kasalı A4 piyasaya girdi. Sonradan parlayan Alman markası, Mercedes ve BMW’ye kafa tutmaya başlamıştı. Ben de kayıtsız kalamadım.

Önce bir A6 edindim. O kadar memnun kaldım ki, 2000’lerin ortasında RS6’ya geçtim. Şu kadarını söyleyeyim, Quattro bir Audi’niz varsa bundan daha iyi bir yol tutuş göremezsiniz. Tek kötü tarafı, her şeyi yapabileceğinize sizi inandırması ve genelde de yapmasıdır. Gelelim bugün sizlere anlatacağım yeni Audi A4’e. Şunu peşin peşin söyleyeyim, kendi adıma Audi’nin model politikasını çok beğenmiyorum. Hepsi birbirine gereğinden fazla benziyor. Yani A3 A4’e, A4 A6’ya, A6 A8’e fazlaca benziyor. Son birkaç yılda değişen modeller arasında da fazla farklılık görünmüyor. Markayla ilgili yapabileceğim tek eleştiri de bu zaten. Herhalde üretici de bu sıkıntının farkında olmalı ki, bu kez otomobilde daha fazla değişiklik yapmış. Yeni A4’ün dış görünümünde, bir önceki modele göre değişiklikler var.

Farlar şimşek bir form kazanmış. Ön ızgara büyümüş ve net hatlara konmuş. Arkada da stop lambaları, ön farların devamı niteliğinde üçgen formlara girmiş. Bunlar da otomobile biraz daha modern ve yeni bir hava kazandırmış. Gelenekten kopmadan, köklü bir değişiklik yapmadan yeni bir tip oluşturulmuş.

GENEL PERFORMANSI MOTOR HACMİNE GÖRE ÇOK İYİ

Anlatmakta olduğum A4, serinin en küçük motorlu olanı. 1.4 turbo FSI motor. Doğuş motorda bir espri var. FSI’yı “Ferit Şahenk Injection” olarak tanımlıyorlar. Tabii aslında kısaltmanın aslı “Fuel Stratified Injection”. Bu da yakıtın doğrudan doğruya yanma odasına enjekte edilmesi demek. 1.4 litrelik motor 150 beygirlik bir güç sağlıyor ki, bu da oldukça yeterli. Küçük motorlardan hiç mi hiç hazzetmeyen ben bile bu motora söyleyecek fazla bir söz bulamadım. İlle de bir laf etmem gerekiyorsa, hafif sallantılı diyebilirim. 7 ileri stronic şanzıman gayet başarılı.

Geri vites kamerası vasat. Pek çok araçta daha iyileri var. Aynalardaki kör nokta uyarıcıları sıradan. Sürüş seçenekleri otomobilde gerekli değişiklikleri hemen yapıyor ve oldukça iyi sonuçlar veriyor. Otomobilin genel performansı motor hacmine oranla çok iyi. Tüketim ise 100 kilometre için 10 litrenin üzerinde. Kullanıma gelirsek... Ne yazık ki, otomobil Quattro yani 4 çeker değildi. Bu da benim için Audi olmuyor, çünkü bana göre bir Audi ancak Quattro olursa Audi oluyor. Buna rağmen yol tutuşu iyi. Klasik bir Alman tarzı yol hâkimiyeti var.

135 BİN TL’DEN BAŞLIYOR

Gelelim bu hayli güzel otomobilin fiyatına... 14 litre motorlu olanın fiyatı yaklaşık 135 bin TL’den başlıyor ve aksesuvarlara göre yukarı doğru hızla gidebiliyor.

GÖSTERGE EKRANI DA DEĞİŞKEN

Göstergeler Mercedes S sınıfı gibi dijital bir ekran üzerinde analog görüntülü. Ekran seçenekleri ise çok hoş. Hız ve devir göstergelerini küçülterek göstergenin büyük bölümünü navigasyon ekranı haline getirme seçeneği çok akıllıca.

OTOMOBİLİNİZİN FİYATI, 5 YILLIK GELİRİNİZİN EN ÇOK YÜZDE 15’İ OLMALI

Değerli okurlar, sizlerden her hafta çok sayıda mail alıyorum. “Şu otomobili mi alayım yoksa bunu mu alayım?” diye soruyorsunuz, tavsiye istiyorsunuz. Çok açık söyleyeyim, tavsiye vermekten çok hoşlanmıyorum. Çünkü sonra küfredersiniz diye korkuyorum. “Şunu al” derim, bozulur, “Bunu al derim” arıza yapar. Hiçbirini yapmazsa 2. elde kaybı fazla olur diye çekiniyorum. Ayrıca otomobil kişisel bir şey. Sizde yarattığı duygu, hissiyat önemli. Ben bunları bilemem. Buna karşın teknik bilgi aktarıyorum bu maillere. Seçim yapmayı kolaylaştıracak.

Bu yüzden bana kızmayın.

Çok sorulan bir başka soru da “Kaç liralık bir otomobil almalıyım?” sorusu.

Doğrusunu isterseniz, yaş ilerledikçe otomobile verilen paraya acımaya başladım.

Gerçi geçmişte de futbolcu kardeşlerime “Paranızı otomobillere yatırmayın. Bu kadar pahalı otomobiller almayın” derdim ama onlar dinlemezdi.

Bunun yerine size şu evrensel kuralı hatırlatayım. Bir kişinin sahip olması gereken otomobille ilgili bilmem yalan, bilmem sahi şöyle bir hesap vardır:

Alacağınız otomobil 5 yıllık gelirinizin en fazla yüzde 15’i, en az yüzde 10’u kadar olmalıdır. Yani diyelim ki, ayda 10 bin TL’lik bir kazancınız var.

Yılda 120 bin TL, 5 yılda 600 bin TL eder. Demek ki, ayda 10 bin TL kazanan birisi en az 60, en fazla 90 bin TL’lik bir otomobile binebilir. Ama dediğim gibi bu tamamen sizin keyfinize kalmış. Yine de ben 250 bin TL’lik bir evde oturup kapısına 500 bin TL’lik otomobil park edenleri anlamakta zorlanıyorum. Hatta anlamıyorum.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Gazeteci ile kavga edilir mi!
Köşe Yazıları
Gazeteci ile kavga edilir mi!

Fatih Altaylı

Nisan 6, 2026

Bu benzetme haksızlık
Köşe Yazıları
Bu benzetme haksızlık

Fatih Altaylı

Nisan 5, 2026

Uğurcan
Köşe Yazıları
Uğurcan

Fatih Altaylı

Nisan 3, 2026

  • Videolar

Tümü
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!" görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Mert Ramazan DemirFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli 00:00 Giriş 01:29 Yeni aldığı motoru 04:14 Hayatının göz önünde olmasından rahatsız mı? 06:10 Karşı cinsin ilgisinden rahatsız mı? 07:10 Oyunculuğa ne zaman başladı? 14:19 Ailesi neler yapıyor? 15:42 İstanbul'daki ilk günleri 22:15 Dijital platform işlerini özellikle mi seçti? 26:23 Disney'deki yeni işi onu tatmin etti mi? 27:30 Yapım işlerine dahil oluyor mu? 28:01 Tiyatro hakkında ne düşünüyor? 29:33 Kazandığı parayı nasıl değerlendiriyor? 33:15 Ailesi dizilerine dair yorum yapıyor mu? 33:56 Evlilik düşüncesi var mı? 35:06 Gelecek planları neler? 36:58 Oyunculuğu nasıl öğrendi? 38:28 Spor yapıyor mu? 46:24 Kapanış Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Nisan 5, 2026
Geçmişten günümüze kütüphaneler görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Celal Şengör & Oğuz Selim Başar & Fatih AltaylıGeçmişten günümüze kütüphanelerhttps://www.sharkninja.com.tr/collections/hava-temizleyicisi?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_hava_temizleyici_kampanyasi_march26 https://www.sharkninja.com.tr/collections/kablosuz-supurgeler?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_supurge_kampanyasi_march26 #işbirliği 00:00 Giriş 04:50 Kütüphane nedir? 06:06 Bir yerin kütüphane olması için kaç kitap barındırması gerekli? 11:50 Parşömen nedir? 22:16 Eski kütüphaneler 27:19 İskenderiye Kütüphanesi 31:36 İskenderiye Kütüphanesi nasıl yok oldu? 35:46 Bergama Kütüphanesi 42:56 Celcus Kütüphanesi 44:13 Beytü'l Hikme 45:39 Joanina Kütüphanesi 47:03 Bodlean Kütüphanesi 58:43 Düşes Anna Amalia Kütüphanesi 1:01:49 Klementinum Kütüphanesi 1:04:02 Avusturya Milli Kütüphanesi 1:06:04 Bibliothèque nationale de France 1:06:45 Kitaplar nasıl muhafaza edilmeli? 1:13:25 Britanya Milli Kütüphanesi 1:15:58 ABD Kongre Kütüphanesi 1:17:58 Cumhurbaşkanlığı Kütüphanesi 1:21:03 Oğuz Selim Başar'ın kütüphane merakı nereden geliyor? 1:24:08 Efemera nedir? 1:29:21 Bir kütüphane nasıl kullanılmalı? 1:32:50 Kapanış
Nisan 5, 2026
"Her sanatçı çağının tanığıdır" görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Fırat Engin"Her sanatçı çağının tanığıdır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 02:32 Heykel bölümü nasıldı, imkanlar neydi? 03:11 Heykel bölümünde öğrenciyken hangi malzemeleri sevdi? 08:33 Sanatçının yolculuğunda farklı dönemler nasıl belli oluyor? 11:13 "Bu iş oluyor" dediği nokta neresiydi? 12:10 Bugünün dünyası sanatını nasıl etkiledi? 14:33 Yeni hangi projelerle uğraşıyor? 15:12 Teknolojinin heykele katkısı nasıl? 17:26 Kapanış
Nisan 3, 2026