İstanbul 10°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazılarıFatihAltaylı
detail banner reklam

Japon Rolls Royce’u

FatihAltaylı
Köşe Yazısı

Fatih Altaylı

Mayıs 1, 2016

Japon Rolls Royce’u

İlk showroom’unu Maslak’ta açan Lexus’tan aradılar geçen hafta. “Geçen yaz denediğiniz NX200’ü çok beğenmiştiniz ama şimdi en baba Lexus geldi. Onu da denemek ister misiniz?” diye. Lexus önerecekler ve ben denemeyeceğim! Olacak şey mi? Cuma sabahı otomobili eve yollayacaklarını söylediler. Cuma mübarek gün. Yıllardır her cuma öğle yemeğinde Galatasaraylı dostlar buluşur, uzun bir öğle yemeği yeriz. Öğlen oldu, Lexus gelmedi. Tam evden çıkacağım, kendi otomobilime bindim ki, karşıdan gemi gibi bir şey geliyor. Lexus’un amiral gemisi LS600h. Hemen benimkini bırakıp, Lexus’a atladım ve Papermoon’a doğru gazladım. Restoranın kapısında vale karşıladı. “Fatih Bey, sonunda doğru otomobili bulmuşsunuz. Hayırlı olsun. Bundan daha iyisi yok. Güle güle kullanın. Arabaların şahı bu” dedi. Güldüm, “Almadım, test için verdiler” dedim. “Boşverin testi mesti. Ben söylüyorum. Kaçırmayın alın” dedi. İstanbul’da ne kadar iyi otomobil varsa hepsini görmüş birinden ilk uzman görüşü böyle geldi Lexus LS600h ile ilgili. Bu biiiir... Ertesi gün kızımı bir arkadaşına bırakacağım. Bizim Zezo otomobillerden pek hoşlanmaz. Onları çevre düşmanı olarak görür. Ona göre en iyi otomobil çevreyi en az kirleten ve büyük olmayandır. Tercihi elektrikli, olmadı hibrit otomobillerdir. Lexus’a bindi ve hayatında ilk kez bir otomobili beğendiğini ifade eden “Oha baba, bu ne? Çok rahat” dediğini duydum. “Üstelik de elektrikli” dedim. “Süpermiş. Kendi otomobilini sat bunu al” dedi. Bu da iki... Gelelim benim düşüncelerime. Lexus bana göre dünyanın en iyi lüks otomobili. Mühendislik, sürüş teknolojisi, kalite açısından kusursuz bir ürün. Dışardan bakınca Mercedes S veya BMW 7 serisi ebatlarında. Audi A8’i de andıran yönleri var. Aslında hepsinin karışımı gibi. Ancak Alman sınıfdaşları giderek sportif bir görüntüye doğru evrilirken Lexus ağırbaşlı oturaklı tarzını korumuş. Dış tasarım için muazzam demek mümkün değil ancak ön radyatör ızgarası otomobile çok güzel bir görüntü veriyor kabul etmek lazım. Lexus’un asıl kıymetini içine girince anlıyorsunuz. Çok geniş bir iç hacim sizi karşılıyor. Ultra rahat koltuklar ne sert ne yumuşak. Olması gerektiği gibi. Tam uzun yolculuklar için. Koltuklar elektrikli. Isıtmalı, soğutmalı. Dashboard çok işlevsel. Yeterince şık değil ama ölümsüz bir dizaynı var. Gösterge tabloları hem modern hem klasik. Çok iyi kotarılmış.     ARKA KOLTUKTA MASAJ FONKSİYONU VAR Orta konsoldaki tüm kumandalar çok iyi düşünülüp, ergonomik bir biçimde dizayn edilmiş. Müthiş kullanıcı dostu. Otomobilin toplam ergonomisi de kusursuz. Beğenmediğim tek şey farları yakan koldaki eski moda tarz ve silecek kollarındaki çok eski moda görüntü oldu. Lexus’un buna bir çözüm bulması şart gibi. Ama asıl olay arka koltuklarda. Arkada Mercedes S’in long sınıfı kadar bir yolcu alanı var. Koltuklar ultra mükemmel. Rolls Royce veya Bentley ayarı. UV filtreli ve ısı geçirmez camlar otomobilin içinde muazzam bir atmosfer yaratıyor. Arka koltuklarda o kadar fazla elektrikli motor var ki, koltuklar her türlü oturuş pozisyonuna göre kendini ayarlıyor ve bunu hafızaya alabiliyor. Eğer şoförlü kullanıyorsanız, arka tarafta tek bir tuşa dokunarak ön koltuğu katlayabiliyor ve kafalığını da aşağı indirerek arka taraftan muazzam bir genişlik ve görüntü açıklığı elde edebiliyorsunuz. Dahası arka koltuklarda şahane bir masaj fonksiyonu var. Sözde masaj yapan çok otomobil koltuğu gördüm ama Lexus LS600h’deki gibisini görmedim. Sanki koltuğun içinde bir Balili kız saklanmış ve size isterseniz sert, isterseniz yumuşak bir masaj uyguluyor gibi. Arkadaki iki koltuğun ortasındaki konsolun içinde otomobilin her türlü özelliğine kumanda edebileceğiniz iki adet kumanda modülü bulunuyor. Çok işlevsel bu kumandaların görsel olarak biraz modernize edilmesi gerek. Bunun dışında hayatımda gördüğüm en konforlu arka koltuklara sahip. Otomobilin arka koltuğunun üzerinde iki adet kızılötesi algılayıcı var. Bunlar koltukta oturan yolcunun vücut ısısını anlık olarak ölçüyor ve klimayı ona göre otomatik olarak yönlendiriyor. Isıyı artırıp azaltıyor veya esintiyi ayarlıyor. Bunun yanı sıra klima içinde bir de negatif iyon jeneratörü var. Bu da otomobilin içindeki havayı temizliyor, mikroplardan arındırıyor ve dışardan gelen her türlü maddeyi filtre ediyor.   ÇIT ÇIKARMADAN ELEKTRİKLİ MOTORUYLA İLERLİYOR Otomobilin sürüşüne gelirsek. Kontağı çevirdiğiniz zaman hiçbir şey olmuyor. Klasik ortadan kollu ama çok şık vitesi D konumuna alıp gaza basmanız gerek. Otomobil çıt çıkarmadan elektrikli motoruyla ilerlemeye başlıyor veya 60 km sürate ulaşıncaya kadar, ya da gaza iyice basıncaya kadar benzinli motor devreye girmiyor. Elektrik motorları ile 5-6 km kadar ilerleyebiliyorsunuz. Gerçi benzinli motor devreye girince de otomobilin içinde bir değişiklik olmuyor çünkü motor sesi içerden hiç ama hiç duyulmuyor. Benzinli motorun devreye girdiğini sadece gösterge tablosundan anlıyorsunuz. Tabii bir de güç patlamasından. 5 litrelik V8 motor 394 beygir gücünde. Elektrikli motorların da desteğiyle bu güç 445 beygire kadar çıkıyor ve Lexus LS600h’yi 5 saniyeden biraz daha fazla bir sürede 100 km/s sürate ulaştırıyor ama açıkçası siz bunu anlamıyorsunuz bile. 8 ileri şanzıman o kadar başarılı ki, vites değişimleri de çok belirsiz bir halde. Otomobilin sürüş dinamikleri de iyi. Sürekli 4 çeker sizi yola yapıştırıyor.   BU MOTORLA BÖYLE BİR TÜKETİM YOK Lexus LS600h’nin en inanılmaz tarafı ise yakıt tüketimi. 5 litrelik 8 silindirli motor yüz kilometrede 10 litre civarında yakıt tüketiyor ki, bu gerçekten inanılmaz. Bunda şehir içi kullanımda elektrik motorlarının desteği büyük etken. Kent içinde dikkatli bir sürüşle benzinli motoru hiç denecek kadar az devreye alarak, epey bir yol kat etmek ve sıkışık trafikte çevreye zarar vermeden ilerlemek mümkün. Açıkçası ben bu ebatta bir motorda böyle bir tüketim görmedim. 300 bin Euro’luk etiketiyle bu otomobili bir kez alırsanız kolay kolay değiştirmezsiniz diye düşünüyorum. Lexus’un bu en pahalı modeli, Alman rakiplerinin aynı sınıftaki modelleriyle hemen hemen aynı fiyata satılacak. Aslında ederi de bu. Ama Almanların tahtını sallayabilir mi göreceğiz. Amerika’da sallamadı yıktı bakalım Türkiye’de ne olacak?   Gece sürüşü ayrı birkeyif. İç aydınlatmalarçok çok şık. Led farlarise oldukça başarılı. LS600h’nin müziksistemi muazzam. MarkLevinson marka sistemsayısız hoparlör ve çokiyi bir amplifikatörleotomobilin içini hakikibir konser salonunaçeviriyor. ŞükrüOkçu’nun ısmarlamamüzik sistemlerindensonra bir otomobildegördüklerimin en iyisi.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

FatihAltaylı
  • Geçmiş yazılar

TümüFatihAltaylı
217
Köşe Yazıları
217

Fatih Altaylı

Şubat 20, 2026

Mevzu bahis
Köşe Yazıları
Mevzu bahis

Fatih Altaylı

Şubat 19, 2026

Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı
Köşe Yazıları
Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı

Fatih Altaylı

Şubat 18, 2026

  • Videolar

TümüFatihAltaylı
"İnsanın kendini izlemesi kolay değil" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Ayça Bingöl"İnsanın kendini izlemesi kolay değil"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:43 Setlerdeki çalışma koşulları ve kendisinin yaptığı işlere ara vermesi 02:48 Üniversitede kimya bölümünden oyunculuğa geçişi 05:31 Çocuklarında sanata dair ilgi ve istek görüyor mu? 09:00 Tiyatroda seyirci bazında nasıl değişimler var? 10:51 Pandemi sonrası tiyatrodaki değişimler? 12:54 Beyaz Tavşan Kırmızı Tavşan oyunu 15:40 Oyunlardan önce yaptığı bir şey var mı? 16:54 Cici filmi 18:09 Kendi oynadığı dizileri izleyebiliyor mu? 18:44 Oynayacağı dizi veya filmleri seçerken nelere bakıyor? 20:32 "Öyle Bir Geçer Zaman ki" dizisi hayatında neleri değiştirdi? 21:47 Sanat ile ilgilenen insanlara tavsiyeleri neler? 26:16 Teknoloji ile ilişkisi nasıl? 28:02 Tek kelimelik soru-cevap
Şubat 13, 2026
"Sanatçının bitti demesi zor" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Zekiye Sarıkartal"Sanatçının bitti demesi zor"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:12 Bir günü nasıl geçiyor? 01:45 Yönünü sanata nasıl çevirdi? 12:01 Öğrencilerine hep neyi anlattı? 16:42 Soru-Cevap 17:56 Kapanış
Şubat 6, 2026
"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Nilgün Öneş"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:10 Süper Baba hikayesi nasıl başladı? 02:14 Kendi görsel dünyasını nasıl geliştirdi? 04:37 Geçmişten günümüze senaryolarda yazılan hikayelerde ne gibi değişiklikler oldu? 07:14 "Ağlamak Yok" kitabı 09:13 Uzun yazılan senaryolar ve hikayeleri insanlara ne katıyor? 11:33 Günümüzde senaryolardaki hikayelerde nasıl değişimler oldu? 13:02 Senaryo yazarken unutamadığı anıları var mı? 15:05 İyi bir senaryo yazarı nasıl çalışır? 18:06 Belirli bir dönemin ya da bir olayın hikayesini yazmak ister miydi? 19:18 "Ayrılık da Sevdaya Dahil" dizisi 23:50 Önümüzdeki süreçte planları neler? 24:29 Senaryo yazarı olarak yapay zekadan faydalanabiliyor mu? 27:12 Sinemada büyük ve uzun hikaye anlatım dönemi bitiyor mu? 28:50 Tek kelimelik soru-cevap 30:32 Kapanış
Ocak 30, 2026