İstanbul 13°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Kaliteli Türk çayı henüz emekleme aşamasında

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Haziran 11, 2016

Kaliteli Türk çayı henüz emekleme aşamasında

Okuyanlar hatırlayacaktır mutlaka, birkaç ay önce bu köşede “çayları” yazdım. Çin’in, Hindistan’ın, Sri Lanka yani Seylan’ın ve hatta Japonya’nın, Kore’nin yüksek kaliteli çaylarını anlattım. O yazıda Türkiye’de iyi çay olmadığını, Türk çaylarının çok sıradan, çok baştan savma ürünler olduğunu söyledim. Haliyle kızanlar çok oldu. Özellikle de Rizeliler. Gerçi Rizelilerden bana hak veren çay uzmanları da çıktı, hatta yerel basında “Kızmayın, adam doğru söylüyor. Biz çayı iyi yetiştirmiyoruz. Doğru düzgün toplamıyoruz. İşi sınıflandırmıyoruz “ diye işin özüne inenler de oldu. Ben çay bitkisi uzmanı değilim, ama çayı bilirim, severim. Rize’deki bitkilerle ilgili bir fikrim yok. Gitmedim, incelemedim. Yüksek yargı mensubu olmadığım için davet edip çay tarlasına sokan da olmadı. Ama bakkalda, markette satılan yerli çayların içilecek gibi olmadığını biliyorum. Çok darda kalsam Çaykur’un Tomurcuk’unu alırım belki ama o da eskisi gibi değil. Neyse daha fazla insanı kızdırmadan gelelim mevzuya. Benim çay yazısından sonra pek çok “çaycı” aradı. “Fransızların, İngilizlerin çaycılarını yazmışsınız ama bizde de iyi çaylar var” diye. Önce bir meraklandım. “Acaba” dedim, “Bazı çay meraklısı girişimciler Rize civarında özel tarlalar kurup çay bitkisi ektirip, özenli bir toplama ve bilinçli bir kurutma sürecinden sonra kaliteli Türk çayı mı üretiyorlar” diye. Sonra anladım ki, işin aslı böyle değil. Türkiye’de de bazı firmalar aynen Mariage Freres ya da Hamman gibi Asya’nın ve hatta Afrika’nın iyi çaylarını alıp Türkiye’de satışa sunmuşlar. Bu firmaları şöyle bir inceleyince, iki girişimin gerçekten kayda değer olduğunu gördüm. Bunlardan biri MELEZ... Yok yok çay melez değil, firmanın adı Melez. Türkiye’de başlangıç ölçülerinde genişçe sayılabilecek bir çay seçkisi (ne demekse) hazırlamışlar. Siyah çaylar, beyaz çaylar ve yeşil çayların birkaç değişik türünü ve birkaç farklı aromasını son derece şık, Avrupa’daki rakiplerini aratmayacak bir ambalaj içinde meraklılara sunuyorlar. Bunun yanı sıra demlenmiş soğuk çaylar ve bitki çayları da hazır şişeler halinde ve oldukça albenili bir şekilde raflarında yer alıyor. Elbette henüz emekleme aşamasındalar, elbette bir Mariage Freres gibi 500 farklı çeşit çayları yok ama çaya yabancı bir ülke için çok iyi ürünler yapmışlar. Bazı çaylarını denedim. Hiç de fena değil. Benim favori çaylarım ellerinde yoktu, ama farklı tatlar oluşturmayı becermişler ve alkışı hak ediyorlar. En beğendiğim ürünleri ise Indulge adını verdikleri vanilya aromalı Rooibos’ları oldu. Bir diğer kayda değer girişim ise KEİFİ markasını taşıyor. Keifi’de seçenekler Melez’e oranla biraz daha fazla. Ancak biraz daha hazıra kaçmışlar. Bir yandan çok evrensel bir lezzeti Türkiye’ye getirdikleri için iyi. Ancak kendilerinden fazla bir şey katmamışlar. Fakat sundukları seçenekler hiç fena değil. Hindistan’ın Assam ve Darjeeling bölgelerinden, Çin’in Yunnan’ından ve Oolong’undan, Kenya’dan, Güney Afrika’dan ve Sri Lanka’dan getirdikleri çaylar bu tatları arayanların imdadına yetişecek türden. Keifi bir de sürpriz yapmış ve tam da benim istediğim gibi Rize’de özel olarak toplattığı ilk hasat yapraklardan oldukça güzel bir yeşil çay ürettirmiş. Elbette henüz emekleme aşamasında bir girişim ama Türkiye üretimi en iyi yeşil çayı bana denetmiş oldular ki, alkışı hak ediyorlar. Keifi’de favorim ise çok tarzım olmamasına rağmen “Güneşli Valencia” adını verdikleri Oolong (Çin) çayı oldu. Her iki girişimciyi de özellikle gösterdikleri özenden dolayı kutluyorum. Ancak asıl beklentim, öncelikle Çaykur’un ve tabii bu gibi özel girişimcilerin de Türkiye’de çay üretim, toplama ve işleme koşullarını rehabilite ederek Türk çayını içilebilir hale getirmeleri ve ardından da yüksek katma değerli tarımsal ürünler olarak dünya pazarına sunmaları. Tabii çayımız gerçekten iddia edildiği gibi aslında kaliteliyse...

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Gazeteci ile kavga edilir mi!
Köşe Yazıları
Gazeteci ile kavga edilir mi!

Fatih Altaylı

Nisan 6, 2026

Bu benzetme haksızlık
Köşe Yazıları
Bu benzetme haksızlık

Fatih Altaylı

Nisan 5, 2026

Uğurcan
Köşe Yazıları
Uğurcan

Fatih Altaylı

Nisan 3, 2026

  • Videolar

Tümü
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!" görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Mert Ramazan DemirFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli 00:00 Giriş 01:29 Yeni aldığı motoru 04:14 Hayatının göz önünde olmasından rahatsız mı? 06:10 Karşı cinsin ilgisinden rahatsız mı? 07:10 Oyunculuğa ne zaman başladı? 14:19 Ailesi neler yapıyor? 15:42 İstanbul'daki ilk günleri 22:15 Dijital platform işlerini özellikle mi seçti? 26:23 Disney'deki yeni işi onu tatmin etti mi? 27:30 Yapım işlerine dahil oluyor mu? 28:01 Tiyatro hakkında ne düşünüyor? 29:33 Kazandığı parayı nasıl değerlendiriyor? 33:15 Ailesi dizilerine dair yorum yapıyor mu? 33:56 Evlilik düşüncesi var mı? 35:06 Gelecek planları neler? 36:58 Oyunculuğu nasıl öğrendi? 38:28 Spor yapıyor mu? 46:24 Kapanış Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Nisan 5, 2026
Geçmişten günümüze kütüphaneler görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Celal Şengör & Oğuz Selim Başar & Fatih AltaylıGeçmişten günümüze kütüphanelerhttps://www.sharkninja.com.tr/collections/hava-temizleyicisi?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_hava_temizleyici_kampanyasi_march26 https://www.sharkninja.com.tr/collections/kablosuz-supurgeler?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_supurge_kampanyasi_march26 #işbirliği 00:00 Giriş 04:50 Kütüphane nedir? 06:06 Bir yerin kütüphane olması için kaç kitap barındırması gerekli? 11:50 Parşömen nedir? 22:16 Eski kütüphaneler 27:19 İskenderiye Kütüphanesi 31:36 İskenderiye Kütüphanesi nasıl yok oldu? 35:46 Bergama Kütüphanesi 42:56 Celcus Kütüphanesi 44:13 Beytü'l Hikme 45:39 Joanina Kütüphanesi 47:03 Bodlean Kütüphanesi 58:43 Düşes Anna Amalia Kütüphanesi 1:01:49 Klementinum Kütüphanesi 1:04:02 Avusturya Milli Kütüphanesi 1:06:04 Bibliothèque nationale de France 1:06:45 Kitaplar nasıl muhafaza edilmeli? 1:13:25 Britanya Milli Kütüphanesi 1:15:58 ABD Kongre Kütüphanesi 1:17:58 Cumhurbaşkanlığı Kütüphanesi 1:21:03 Oğuz Selim Başar'ın kütüphane merakı nereden geliyor? 1:24:08 Efemera nedir? 1:29:21 Bir kütüphane nasıl kullanılmalı? 1:32:50 Kapanış
Nisan 5, 2026
"Her sanatçı çağının tanığıdır" görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Fırat Engin"Her sanatçı çağının tanığıdır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 02:32 Heykel bölümü nasıldı, imkanlar neydi? 03:11 Heykel bölümünde öğrenciyken hangi malzemeleri sevdi? 08:33 Sanatçının yolculuğunda farklı dönemler nasıl belli oluyor? 11:13 "Bu iş oluyor" dediği nokta neresiydi? 12:10 Bugünün dünyası sanatını nasıl etkiledi? 14:33 Yeni hangi projelerle uğraşıyor? 15:12 Teknolojinin heykele katkısı nasıl? 17:26 Kapanış
Nisan 3, 2026