İstanbul 10°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazılarıFatihAltaylı
detail banner reklam

Luis Enrique MSN’i kesebilir mi?

FatihAltaylı
Köşe Yazısı

Fatih Altaylı

Ekim 11, 2016

Luis Enrique MSN’i kesebilir mi?

“Diyelim ki, Terim Barcelona’ya teknik direktör oldu. Üç futbolcuya kızdı ve Messi, Neymar ile Suarez’i takıma almıyor! Sizce Barcelona yönetimi ne der? “Hoca kendine gel” demez mi? Terim’i bırak, Luis Enrique veya Guardiola böyle bir şey yapar mı, yapabilir mi? Peki, Barcelona’da bunu yapamayacaksan, Milli Takım’da nasıl yapabiliyorsun ya da yapabilmeli misin?” - Milli Takım’da artık bir şeyler ters gidiyor. Değişimin şart olduğu görüşü artık ağır basıyor. Siz ne dersiniz? - ‘Yooo böyle gayet iyi gidiyor, durum şahane’ diyecek halim yok. Tabii ki bir şeyler değişmeli. Terim’in kafası değişmeli. Ben size sorayım. Diyelim ki, Terim Barcelona’ya teknik direktör oldu. Üç futbolcuya kızdı ve Messi, Neymar ile Suarez’i takıma almıyor! Sizce Barcelona yönetimi ne der? “Hoca kendine gel” demez mi? Terim’i bırak, Luis Enrique veya Guardiola böyle bir şey yapar mı, yapabilir mi? Peki Barcelona’da bunu yapamayacaksan, Milli Takım’da nasıl yapabiliyorsun ya da yapabilmeli misin? Bence soru şu: “Türkiye’nin üç maçtır sahaya çıkardığı milli takım, Türkiye’nin en iyi futbolcularından, milli formayı en iyi temsil edecek futbolcularından mı oluşuyor?” Tabii ki hayır. Bunu sen biliyorsun, ben biliyorum, Türkiye’de yaşayan herkes biliyor ve en önemlisi sahada oynayan oyuncular biliyor. Hoca diyor ya “Tartışmalardan etkilendiler” diye. Tartışmalardan etkilenmediler kardeşim. Hocanın tercihlerinden etkileniyor futbolcular. Hoca, nedenini hala net olarak bilmediğimiz bir nedenle Türkiye’nin en iyi futbolcularını kadrodan kesti ve çağırdığı oyuncuların sırtına da hak etmedikleri bir yük yükledi.   TÜRK MİLLETİNİ CEZALANDIRIYOR Terim, Arda’yı, Selçuk’u, Burak’ı, Oğuzhan’ı oynatmıyor diye sahaya çıkan çocuklardan Arda, Selçuk, Burak olmalarını bekliyoruz. Çocukları geren bu, bunun tartışılması değil. Biz tartışmasak Milli Takım’daki çocuklar kendi aralarında bunu tartışmayacak mı? O gençler salak mı! Terim, bilmediğimiz bir nedenle üç dört oyuncuyu değil, Türk milletini cezalandırıyor. Ters giden bu... Türk Milli Takımı’nı, en iyi oyuncularından mahrum bırakan bu durumun, bir şekilde düzeltilmesi lazım. Şunu da söyleyeyim. Terim daha önce Milan’da görevden alınırken de, benzer bir şekilde futbolcularla tartışmaya girdiği için alındı. Çünkü Berlusconi ya takımı dağıtacaktı, ya da Terim’den vazgeçecekti. Takım 300 milyon Euro, Terim 5 milyon Euro. Hesap yaptı ve Terim’i yolladı.   BU KADROYLA SIFIR SANTRFORSUZ OYNANMAZ - Futbola yakın birisisiniz. Sıfır forvet ile oynamak nasıl bir şey? Bunu nasıl açıklayabilirsiniz? - Sıfır forvetle oynanır kardeşim. Zaten sizin söylediğiniz sıfır forvet değil, sıfır santrfor demek istiyorsunuz. Yoksa forvetsiz oynamadık. Emre Mor forvet değil mi? Yasin sağ bek mi? Volkan Şen stoper mi? Bunların hepsi forvet. Sizin demek istediğiniz şu: “Sıfır santrforsuz oynanır mı?” Benim cevabım da şu: Oynanır. Ama böyle oynanmaz. Böyle bir kadro ile santrforsuz oynanmaz. Bu takım daha önce de santrforsuz oynadı. Arda’nın santrfor gibi oynadığı maçları hatırlamıyor musunuz? Oynanır. Ama bu kadro öyle oynayacak bir kadro değildi. - Nesi değildi? - Forvetleri değildi, orta sahası değildi. Santrforsuz oynamak ne demek; orta alandan defans arkasına atılan topları hızlı adamlarla buluşturup ortadan deleceğim demek. O topları Türk oyuncular arasında en iyi kim atar? Selçuk ya da Arda. Eee, hiçbiri kadroda değil. Nasıl olacak, kim atacak? Belli ki, Yasin veya Emre Mor ve belki Volkan Şen’e böyle toplar atılacak, onlar da gidip gol atacak. Bunu atacak tek oyuncun var sahada, o da Hakan Çalhanoğlu. Onu marke ettiler mi atamazsın. Bitti. Ayrıca Emre Mor uzun koşu yapıp, gidecek adam değil. Ondan bunu nasıl beklersin. Volkan da son şutu atamıyor Fenerbahçe’de bile. Yani kafandaki kurgu olası bir kurgu ama elindeki malzeme o kurguyu taşıyacak kurgu değil.   TERİM’İN YARDIMCILARINI TANIYAN VAR MI? - Fatih Hoca dağın arkasındaki sisi görmüş. Sizce bu sis nedir? Neden söylemez? Artık insanlar bu tarz gizemli konuşmalardan sıkıldı. Ama hoca hala farkında değil. Nedir bu sis? Kimlerdir? - Böyle esrarengiz konuşmalar yapmak moda oldu. Yahu açık açık söyle. De ki, “Beni buradan yollamak isteyen bir lobi var. Bazı F.Bahçeli eski futbolcular, bazı medya mensupları, bazı televizyon sahipleri falan var, bunlar bu işleri kaşıyarak benim altımı oyuyorlar. Buraya Aykut’u getirmek istiyorlar” de kardeşim. İyi de, Terim de yaptıklarıyla, altını oyanların, dağın arkasındakilerin ekmeğine yağ sürmüyor mu? Arda meselesi diye bilinen birkaç futbolcuya yönelik bu konuyu, bir kan davasına dönüştürmeden çözseydi, iş bu hale gelir miydi? Ben biliyorum ki, Terim yarın Arda’yı, Selçuk’u, Oğuzhan’ı, Burak’ı arasa “Gelin evladım konuşalım şu işleri” dese hepsi koşa koşa gelir. Ama tabii Terim’i de içeriden dolduranlar var. Bak laf buraya gelmişken bir şey daha söyleyeyim. Bana söyler misiniz; Terim’in Milli Takım’daki yardımcıları kimler? Birkaç isim sayıyorsunuz da bunları kim tanır? Var mı kendisi ile tartışacak, kendisini zorlayacak biri? Denizli-Derwall bir ikiliydi, Terim- Piontek keza. Terim kimle ikili? Kimseyle. Türkiye Futbol Direktörü ama yanında teknik direktör olacak kapasitede bir yardımcısı yok.   TFF’NİN SUÇU BÜYÜK - TFF, Curling Federasyonu gibi davranıyor. Acaba bu, Fatih Hoca’nın ‘Ben işime kimseyi karıştırmam’ şartı yüzünden mi, yoksa TFF’nin yetersizliğinden mi kaynaklanıyor? - Bana göre TFF’nin bu işteki sorumluluğu ve suçu büyük. Federasyonun tavşan boku gibi davranmaya hakkı yok. Federasyonların işi Digitürk’ten gelen paraları harcamaktan ibaret değildir. Futbolun sorunlarını çözmektir ve bugünün sorunu da budur. Taraflarla konuşup uzlaşma sağlamak, uzlaşma sağlanamıyorsa da bunun nedenlerini kamuoyunu ikna edecek şekilde açıklamak zorundadır. Sonuçta bu takım bir kulüp takımı değil. Milletin takımı ve milleti neden üzdüğünü, milletin beklentilerini neden karşılamadığını millet bilmek, öğrenmek durumundadır. - Bu iş TFF değişikliğine kadar gider mi? - Bu işi babalayanların bir bölümü, iş oraya gitsin istiyorlar. Kimlerin istediğini de tahmin edersiniz.   SÖZLEŞMESİ YENİ ÇIKAN BİR ŞEY DEĞİL Kİ! - Maçtan bir gün önce, Fatih Hoca’nın sözleşme maddelerinin ortaya çıkmasını nasıl değerlendiriyorsunuz? - Türk basınının ‘alzheimer’ının olduğunu hatırlattı bana. Yahu Fatih Hoca’nın sözleşmesi yeni görülen bir şey değil ki! Onların hepsi daha önce; aylar, yıllar önce yayınlandı zaten ama biz her şeyi çok hızlı unuttuğumuz için yeni bir şeymiş gibi tartışıyoruz. O sözleşmeyi ilk defa, yayınlanınca mı gördünüz? O sözleşmede daha önce bilmediğiniz, duymadığınız bir şeyle karşılaştınız mı? Ben sizden bir şey rica edebilir miyim? - Tabii buyurun? - Bir arkadaşınıza görev verseniz de Milli Takım’da oynayan oyuncuların menajerleri kimlermiş onu bir dökseler de, haftaya da onların üzerinden konuşsak diyorum. Bunu bir şey bildiğimden söylemiyorum ama menajerlerin çeşitli ilişkiler üzerinden Türk futbolunu yönlendirmeye çalıştığını hissediyorum. Umarım yanılıyorumdur!   SURİYE KADAR DA MI OLAMIYORUZ! - Hocanın basın toplantısındaki tavırları ve söyledikleri için ne diyeceksiniz? - Terim kendisine yakışmayan şeyler söylüyor. Gerek Ukrayna maçından sonra gerek İzlanda maçından sonra yol yorgunluğu, hava değişikliği gibi bahaneler üretti. O zaman ben de şöyle bir örnek vermek istiyorum. Suriye 7 yıldır savaşta, nüfusunun yüzde 15’ini savaşta kaybetmiş. Ülkenin yarısı yakılıp yıkılmış, paramparça olmuş. O Suriye’nin milli takımı, 8-9 saat yolculuk yapıp Çin’e gidiyor ve futbola büyük yatırımlar yapan Çin’in milli takımını Çin’de 1-0 yenip geri geliyor. ‘Suriye kadar da mı olamıyoruz’ desem Terim ne cevap verir?   ARDA’NIN MAÇ ÖNCESİ KONUŞMASI YANLIŞ - Arda da biraz kaşımıyor mu olayı? Bir yandan Milli Takım’a ve hocasına başarılar diliyor ama bir yandan da maçtan bir gece önce bir televizyona bağlanıp konuşuyor. - Arda, Milli Takım’la ilgili çok olumlu açıklamalar yaptı ama televizyona bağlanması bana göre de yanlış oldu. Gereksizdi ama Arda’nın da bir ortamı var. Akıl verenleri var, ricasını kıramadıkları var muhtemelen. Keşke maçtan önce konuşmasaydı. Konuşarak yarayı kaşıyor. Selçuk mesela hiç konuşmadı. Doğrusu o. Ama bakın Terim de susmuyor. O da konuşuyor. Arda’yı konuşturdular diye NTV’ye bile kızıyor. NTV’nin ne kabahati var yahu, ortada bir tartışma ve görünen bir sorun varken NTV, Arda’yla niye konuşmasın.   GALATASARAY’A DÖNME İHTİMALİ YOK - Sizce Fatih Terim buradan sonra toparlayabilir mi? Daha önce hocanın bu kadar sıfır destekle ortada kaldığı hiç görülmedi. Hatta Galatasaraylılar bile geri dönecek diye korkuyorlar. - İsterse toparlar. Az önce de söyledim. Bir telefonuna bakar. Kendi aramıyorsa bana söylesin. Ben toplayayım arkadaşları, götüreyim hocaya. Vallahi de, billahi de hemen barışırlar. Aslan gibi de çıkar oynarlar. Terim farkında değil belki ama dünya futbol piyasasında bile kendisine bakış değişiyor bu tavrı yüzünden. Barcelona’nın banko oynayan, Messi’nin yerinde oynayan formda oyuncusunu, dışarıdan bakınca sudan gibi görünen nedenlerle takıma almayan teknik direktör herkes için soru işareti haline gelir. Terim’in, Galatasaray’a dönmesine gelirsek; bence öyle bir ihtimal yok. Daha önce de söyledim. Terim Galatasaray’dan ayrılmadı ki, dönsün. Kulübümüze büyük emekler vermiş, büyük başarılarına imza atmış, formasını 14 yıl boyunca şerefle taşımış bir Galatasaraylı Terim. Ama Galatasaray’a teknik direktör olarak dönmez. Yönetici olarak isterse döner. BENCE ARDA KAYIPTA DEĞİL - Arda için neler söyleyeceksiniz? Fatih Hoca nasıl kaybettiyse o da kaybetti. Yani bu kavganın kazananı yok. - Kazananı yok elbette. Ama asıl kaybedeni Türk futbolu. Kırk yılda bir çıkan büyük bir yetenek takımda yok. Kırk yılda bir yetişen iyi bir teknik direktör yıpranıyor ve tartışmalı hale geliyor. Bence Arda kayıpta değil. Milli Takım açısından kayıpta belki ama sonuçta Arda, Barcelona’da oynuyor ve Milli Takım’a gelmediği için milli maçta sakatlanma, yorulma gibi dertleri olmuyor ve Barcelona’da rahatça oynuyor. Milli Takım’da sakatlansa, Barcelona’da formayı kaybetse bir daha alması zor. Mevcut halde riski yok. Ama yine de gelmek istiyor, biliyorum.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

FatihAltaylı
  • Geçmiş yazılar

TümüFatihAltaylı
217
Köşe Yazıları
217

Fatih Altaylı

Şubat 20, 2026

Mevzu bahis
Köşe Yazıları
Mevzu bahis

Fatih Altaylı

Şubat 19, 2026

Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı
Köşe Yazıları
Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı

Fatih Altaylı

Şubat 18, 2026

  • Videolar

TümüFatihAltaylı
"İnsanın kendini izlemesi kolay değil" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Ayça Bingöl"İnsanın kendini izlemesi kolay değil"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:43 Setlerdeki çalışma koşulları ve kendisinin yaptığı işlere ara vermesi 02:48 Üniversitede kimya bölümünden oyunculuğa geçişi 05:31 Çocuklarında sanata dair ilgi ve istek görüyor mu? 09:00 Tiyatroda seyirci bazında nasıl değişimler var? 10:51 Pandemi sonrası tiyatrodaki değişimler? 12:54 Beyaz Tavşan Kırmızı Tavşan oyunu 15:40 Oyunlardan önce yaptığı bir şey var mı? 16:54 Cici filmi 18:09 Kendi oynadığı dizileri izleyebiliyor mu? 18:44 Oynayacağı dizi veya filmleri seçerken nelere bakıyor? 20:32 "Öyle Bir Geçer Zaman ki" dizisi hayatında neleri değiştirdi? 21:47 Sanat ile ilgilenen insanlara tavsiyeleri neler? 26:16 Teknoloji ile ilişkisi nasıl? 28:02 Tek kelimelik soru-cevap
Şubat 13, 2026
"Sanatçının bitti demesi zor" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Zekiye Sarıkartal"Sanatçının bitti demesi zor"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:12 Bir günü nasıl geçiyor? 01:45 Yönünü sanata nasıl çevirdi? 12:01 Öğrencilerine hep neyi anlattı? 16:42 Soru-Cevap 17:56 Kapanış
Şubat 6, 2026
"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Nilgün Öneş"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:10 Süper Baba hikayesi nasıl başladı? 02:14 Kendi görsel dünyasını nasıl geliştirdi? 04:37 Geçmişten günümüze senaryolarda yazılan hikayelerde ne gibi değişiklikler oldu? 07:14 "Ağlamak Yok" kitabı 09:13 Uzun yazılan senaryolar ve hikayeleri insanlara ne katıyor? 11:33 Günümüzde senaryolardaki hikayelerde nasıl değişimler oldu? 13:02 Senaryo yazarken unutamadığı anıları var mı? 15:05 İyi bir senaryo yazarı nasıl çalışır? 18:06 Belirli bir dönemin ya da bir olayın hikayesini yazmak ister miydi? 19:18 "Ayrılık da Sevdaya Dahil" dizisi 23:50 Önümüzdeki süreçte planları neler? 24:29 Senaryo yazarı olarak yapay zekadan faydalanabiliyor mu? 27:12 Sinemada büyük ve uzun hikaye anlatım dönemi bitiyor mu? 28:50 Tek kelimelik soru-cevap 30:32 Kapanış
Ocak 30, 2026