İstanbul 10°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazılarıFatihAltaylı
detail banner reklam

LÜKS ALGISINI FİYATLA DENGELEMİŞ

FatihAltaylı
Köşe Yazısı

Fatih Altaylı

Aralık 18, 2016

LÜKS ALGISINI FİYATLA DENGELEMİŞ

Paralı Kiralık Katiller Böyle bir günde hadi gel de bir şeyler yaz. İnsanın parmağını kıpırdatası gelmiyor. Geçen hafta cumartesi günü İstanbul’un göbeğinde bombalı araç, üzerine canlı bomba... Dün, yani tam bir hafta sonra bu kez Kayseri’de, izne çıkan askerlerimizin de içinde bulunduğu halk otobüsüne bombalı araç... Kiralık katiller örgütü PKK, terörü sakin Anadolu kentlerine de yayma çabasında anlaşılan. Maksadı belli. Toplumda ayrışmayı körüklemek, yeni ve kalın fay hatları yaratmak. Sözde temsil ettiği Kürt halkında bile desteği neredeyse sıfır noktasına yaklaşan kiralık katiller örgütü, belli ki 30 yılı aşkın sürede başaramadığı bir şeyi başarmaya, bu ülkenin insanları arasında olmayan bir nefreti var gibi göstermeye çalışıyor ya da yaratmaya çalışıyor. Bunu da aldığı emirlerden dolayı gerçekleştirmeye çalıştığı aşikâr. Bu örgütün adı “Paralı Kiralık Katiller” olmalı aslında. Örgütü yönlendirenlerin ne yapmaya çalıştığı ortada. Bir yandan bu örgütün askeri vesayetinden kurtulamadığı için nefret objesine dönüşen HDP’yi kullanarak, bir yandan da halkı düşmanlaştırarak uygulamaya sokulan bir senaryoyu gerçekleştirme çabasındalar. Bu senaryo, bölge devletlerini bölme senaryosuna Türkiye’yi de katma senaryosudur ve bunun uluslararası altyapısı kurulmaya çalışılıyor. Türkiye’yi yönetenlerin tüm hatalarına ve yanlış değerlendirmelerine rağmen bu milleti oluşturan tüm unsurlar, buna izin vermez. Bu sahne ve buradaki oyuncular bu senaryoya uygun değil. Oyuna dışarıdan dahil edilen Paralı Kiralık Katiller sahnede terör estirseler de, o senaryo burada oynanamaz. Ve gelelim bu sayfaların benden beklediği yazıya... Her ne kadar artık otomobil deyince aklımıza “bombalı araçlar” gelmeye başladıysa da! Bu hafta sayfamızın konuğu Audi’nin Q7’si. 10 yıldan biraz daha uzun süre önce Audi’nin ilk SUV’u olarak tanıdık Q7’yi. O dönem Audi’nin Amiral gemisi olan A8’in arazi versiyonu gibiydi. Güçlü, konforlu, ultra lüks donanım seviyesinde bir SUV’du. Ardından kardeşleri sökün etti. Q5, Q3 gibi. Doğrusu benim hiçbir zaman favori SUV’larım arasında yer almadı Q7’nin ilk nesli. Bana hep biraz hantal, fazla yuvarlak hatlı, arka stopları sevimsiz, biraz saltanat kayığı gibi göründü ilk nesil Q7. Buna karşın, içindeki konfora, donanım seviyesi yüksekliğine ve kaliteye de hayran olmamak elde değildi. Piyasaya çıktığı dönem için hiç kuşkusuz en lüks SUV’du. Mercedes’in M, BMW’nin de X5’inin üzerinde bir konumu vardı. Bugün anlatacağım otomobil işte o Q7’nin son versiyonu. Yeni Q7, ilk neslin bana göre dış görünüşteki olumsuz tüm özelliklerini bertaraf etmiş görünüyor. Keskinleşmiş hatlar, otomobile çok güçlü bir görünüm veren ve farlar, sis farları, alt hava girişleriyle müthiş bir uyum sağlayan heybetli ön radyatör hava ızgarası, metalik çerçevesiyle birlikte çok ama çok güzel. Yandan bakınca önde hâlâ hafif bir burun kavisi varsa da hatlar çok daha keskin ve belirgin. Çamurluklardaki bombeler öndeki güç vurgusunu destekliyor ve kapı altına doğru hafif çıkışlar yapan yan çizgiler sporcu bir görüntü sağlıyor. Geniş ve büyük jantlar da genelle uyumlu. Arkada ise eski çirkin stopların yerini daha net hatlı, Audi dizayn anlayışına uygun arka lambalar, led ampuller ile gayet modern duruyor. Krom metalik egzoz çıkışları da artık lüks markaların olmazsa olmazı olarak burada da yerini almış. Otomobil dış dizaynda ileri bir atılım yaparken, içeride sanki biraz gerilemiş. Yanlış anlamayın, kötü, kalitesiz, gereksiz bir şey görmek mümkün değil ama ilk nesildeki lüks vurgusu burada biraz aşağı çekilmiş. Lüks azaltılmış, işlevsellik öne çıkmış. Büyük dijital kadran, sizin sürüş isteğiniz veya ihtiyaçlarınıza göre farklı şekiller alabilecek şekilde bir yazılıma sahip. Çok kullanışlı ve bayağı iyi. Dashboard’un üzerindeki büyük ekran içeri girip çıkarak bir Audi klasiği halinde ortada duruyor. Altında ise dashboard boyunca ilerleyen havalandırma ızgaraları şimdiye kadar hiçbir otomobilde görmediğim bir şey. Güzel duruyor. Sanki evlerde veya işyerlerinde rastladığımız havalandırma delikleri gibi. Onun hemen altında havalandırma kontrolleri var. Biraz Audi, biraz BMW karışımı gibi. TEKNİK ÜSTÜNLÜĞÜ HİSSEDİYORSUNUZ Audi yeni Q7’yi çok farklı motor seçenekleriyle donatmış ancak Türkiye’ye özel sipariş olmadıkça iki farklı motor seçeneğiyle geliyor. 2 litre TFSI ve 3 litre turbo dizel. Turbo dizel motor 272 beygir gücünde. Benim denediğim aracın kaputunun altında ise 2 litrelik TFSI motor var. Muhteşem 2 litrelik motorlar kervanına Audi de bu motorla katılmış. BMW ve Jaguar’ın şahane 2 litreleri gibi, bu motor da 200 beygir barajının üzerine çıkıyor ve çok iyi bir 252 beygir güç üretiyor. Turbo sayesinde tutarlı ve yeterli bir 270 nm torka da sahip. Sürekli 4 çeker aracın tekerleklerine gücü aktaran 8 ileri tiptronic bir vites kutusu var. Otomobili kullanmaya başladığınız anda Audi’nin muazzam teknik üstünlüğünü ve quattro başarısını hissetmeye başlıyorsunuz. Gaza yüklenince motorun 2 litre olduğuna inanmak çok güç. Bayağı iyi bir hızlanma sağlıyor. 1985 kiloluk ağırlığıyla cüssesine göre hayli hafif olan araç, sıfırdan yüze 6.9 saniye gibi rekor bir sürede çıkıyor. Audi Q7 2.0 TFSI Quattro’nun fiyatı da verdiklerine oranla son derece makul. Eskiden fiyat listesinde yeri oldukça ulaşılmaz duran Q7 şimdi 360 bin TL’nin biraz üzerinde bir fiyata sahip ki, bu diğer Alman markalarının benzer sınıftaki otomobillerinde pek bulunamayacak bir fiyat. Sonuç olarak Audi yeni Q7’de içerideki lüks algısını bir tık aşağı çekmiş ama fiyatı da birkaç tık aşağı alarak dengelemiş. Kimbilir belki de bir Q8 hazırlığı vardır ve bu altyapısını oluşturmak için yapılmıştır. Deri direksiyon ısıtmalı ve ele çok iyi oturuyor. Deri koltuklar ısıtmalı ve soğutmalı, elektrik kontrollü. Arka taraf ise bayağı geniş. İyi bir diz mesafesi sağlıyor. Bagaj alanı da hayli büyük bir hacme sahip. İstenirse bagaj bölümüne iki ekstra koltuk da eklemek mümkün. Nasıl tarif edilir bilemiyorum ama Q7’nin içinde kalite duygusu var fakat lüks duygusu yok. Kullanıcı bir A8 içi bekliyor fakat değil. Ya da Bentayga’nın biraz altında bir lüks olmalı diye düşünüyor insan. O da değil. Ne bileyim en azından dashboard’un üzerinde bir deri kaplama falan.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

FatihAltaylı
  • Geçmiş yazılar

TümüFatihAltaylı
217
Köşe Yazıları
217

Fatih Altaylı

Şubat 20, 2026

Mevzu bahis
Köşe Yazıları
Mevzu bahis

Fatih Altaylı

Şubat 19, 2026

Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı
Köşe Yazıları
Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı

Fatih Altaylı

Şubat 18, 2026

  • Videolar

TümüFatihAltaylı
"İnsanın kendini izlemesi kolay değil" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Ayça Bingöl"İnsanın kendini izlemesi kolay değil"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:43 Setlerdeki çalışma koşulları ve kendisinin yaptığı işlere ara vermesi 02:48 Üniversitede kimya bölümünden oyunculuğa geçişi 05:31 Çocuklarında sanata dair ilgi ve istek görüyor mu? 09:00 Tiyatroda seyirci bazında nasıl değişimler var? 10:51 Pandemi sonrası tiyatrodaki değişimler? 12:54 Beyaz Tavşan Kırmızı Tavşan oyunu 15:40 Oyunlardan önce yaptığı bir şey var mı? 16:54 Cici filmi 18:09 Kendi oynadığı dizileri izleyebiliyor mu? 18:44 Oynayacağı dizi veya filmleri seçerken nelere bakıyor? 20:32 "Öyle Bir Geçer Zaman ki" dizisi hayatında neleri değiştirdi? 21:47 Sanat ile ilgilenen insanlara tavsiyeleri neler? 26:16 Teknoloji ile ilişkisi nasıl? 28:02 Tek kelimelik soru-cevap
Şubat 13, 2026
"Sanatçının bitti demesi zor" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Zekiye Sarıkartal"Sanatçının bitti demesi zor"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:12 Bir günü nasıl geçiyor? 01:45 Yönünü sanata nasıl çevirdi? 12:01 Öğrencilerine hep neyi anlattı? 16:42 Soru-Cevap 17:56 Kapanış
Şubat 6, 2026
"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Nilgün Öneş"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:10 Süper Baba hikayesi nasıl başladı? 02:14 Kendi görsel dünyasını nasıl geliştirdi? 04:37 Geçmişten günümüze senaryolarda yazılan hikayelerde ne gibi değişiklikler oldu? 07:14 "Ağlamak Yok" kitabı 09:13 Uzun yazılan senaryolar ve hikayeleri insanlara ne katıyor? 11:33 Günümüzde senaryolardaki hikayelerde nasıl değişimler oldu? 13:02 Senaryo yazarken unutamadığı anıları var mı? 15:05 İyi bir senaryo yazarı nasıl çalışır? 18:06 Belirli bir dönemin ya da bir olayın hikayesini yazmak ister miydi? 19:18 "Ayrılık da Sevdaya Dahil" dizisi 23:50 Önümüzdeki süreçte planları neler? 24:29 Senaryo yazarı olarak yapay zekadan faydalanabiliyor mu? 27:12 Sinemada büyük ve uzun hikaye anlatım dönemi bitiyor mu? 28:50 Tek kelimelik soru-cevap 30:32 Kapanış
Ocak 30, 2026