İstanbul 22°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Korku seçimi

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Mayıs 6, 2017

Korku seçimi

“Fransa'da seçim havası yok” dedim ya dün. Gerçekten yok. Hele hele Paris’te hiç yok. Marine Le Pen, Paris’in merkezini boşvermiş gibi. Sokaklarda tek tük Macron afişleri. Gönüllülerin dağıttığı küçük tanıtım broşürlerinde de genelde Macron var. Başkentin göbeğinde Macron rüzgârı daha fazla. Ancak Paris dışına çıktıkça Le Pen’in etkisi artmaya başlıyor. Paris’in dışında işçi semtlerinde Milliyetçi Cephe lideri görünmeye başlıyor. İki lider adayı da son gezilerini, son ziyaretlerini yapıyorlar. Bu ziyaretlerin ne Macron’u ne de Le Pen’i mutlu ettiğini zannediyorum. Macron ziyaret ettiği bir sanayi tesisinde işçiler tarafından protesto ediliyor. Le Pen ise sokak arasında selamlamaya çalıştığı halk tarafından yuhalanıyor, üzerine çöp atılıyor. Televizyon tartışmasının kazananı Macron biraz daha moralli. Ancak üzerinde bir gerilim var niyeyse. Fransız gazeteci dostlarımız bu durumu “Favori hale geldiği için gergin” diye yorumluyorlar. Kaybedecek hiçbir şeyi olmadan başladığı yürüyüşte artık kaybedecek bir başkanlığı var. Bu da Macron’u kırılgan hale getirmiş. Macron’u taşıyan en önemli güç hiç kuşkusuz “korku”. Le Pen’den duyulan korku. İşini gücünü, konumunu kaybetmekten korkanlar Macron’a oy veriyor. Kaybetmekten korkacak bir şeyi olmayanlar ya da mevcut durumun sürmesi halinde kaybedeceğini düşünenler ise Le Pen’e. Yani Fransızlar korkulardan korku beğeniyor. Sandığı korku dolduruyor. Galiba dünyada önümüzdeki dönem tüm ülkelerde sandığa hâkim olacak duygu da bu olacak. AŞIRI SOL-AŞIRI SAĞ BİRLİĞİ Gazetelerde ise Le Pen’in “yalancılığı” manşette. Tatışma programında 13 büyük yalan söylediği tespit edilmiş ve bunlar sıralanıyor. Açıkçası medya tüm gücüyle Macron’u destekliyor. Le Pen’e medya desteği neredeyse yok gibi. İkinci tur öncesi saflar bir yandan sıklaşırken, bir yandan da beklenmedik işbirlikleri ortaya çıkmaya başlıyor. En garip olanı, aşırı sağcı lidere ikinci turda en büyük desteğin aşırı soldan gelmesi. Fransız komünistleri ve bazı radikal sendikalar, ikinci turda Le Pen’i destekleyeceklerini açıklıyorlar. Aşırı uçlar birleşiyor. Merkez ise Macron’a kayıyor. Kuzeyde, özellikle Normandiya’da Le Pen’e destek artıyor. Güneydoğu’da da Le Pen diyenler çokça. Bazı istisnalar hariç eğitim veya gelir arttıkça Le Pen düşüyor. Varoşlarda ise kıran kırana bir durum var. Kuzey ve Orta Afrika kökenliler, gelir veya eğitim düzeyi ne olursa olsun genelde Macron’cu ama bunlar arasında bile Le Pen diyenler var ve aralarında sıkı bir kavga çıkıyor zaman zaman. Umutsuz Fransızlar ise daha çok Le Pen’ci. LE PEN’İN DALGA UMUDU Le Pen’in umudu İngiltere’yi Brexit’e, Trump’ı ise ABD başkanlığına taşıyan dalganın Fransa’yı da etkilemesi. Le Pen’in tahmini tutar ve aşırı sağcı lider böyle bir dalganın üzerinde sörf yaparsa, oluşacak tsunami Avrupa’nın üzerinden geçebilir.   KORKUTAN KAZANMIYOR İlk tur sonunda tahminler Macron’un ikinci turda yüzde 70’e yaklaşan bir oyla Fransa’nın gelmiş geçmiş en genç cumhurbaşkanı olacağı yolundaydı. Ancak ilk turda silinen iki büyük merkez partinin Macron’a tam destek sayılabilecek bir yönelim içinde olmaması, erken tahminlerin yanılma olasılığını artırıyor. İktidar partisi dahil tüm merkez partilerin seçim dışı kalması bana Türkiye’deki 2002 seçimlerini hatırlatıyor. Tüm anketlerde Macron önde. Seçmenin yüzde 59’u asla Le Pen’e oy vermeyeceğini söylüyor. IPSOS’un anketinde partisi 2. tura kalmayan seçmenlerin yüzde 44 ila 45’inin Macron’a, yüzde 30’unun ise Le Pen’e yöneleceği ortaya çıkmış. Diğerleri ise kararsız gibi. Sandığa gitmemeleri büyük olasılık ancak IPSOS’un başkanı, “Belli olmaz. Le Pen’in kazanma olasılIğı var gibi görünürse katılım çok yüksek olabilir. Hem Le Pen’i istemeyenler hem de Le Pen’e oy verecekler aynı anda sandığa gitme kararı verebilir. Bu da katılımı rekor seviyeye taşıyabilir” diyor. Fransız siyasetini iyi bilen gazetecilerin söylediği bir şey çok ilginç. “İkinci turlar genelde güçlü olana değil daha az ayrımcı olana yarar. Cepheleşmeden yana olanlar genelde ikinci turu geçemezler. Çünkü bu ülkede cepheleşme yanlıları her zaman bir adım daha geridedir. İlk turu geçenler ikinci turda kucaklayıcı olmazlarsa genelde 2. turda kaybederler.” HAMASET, PROGRAMA KARŞI Le Pen siyasi geleceğini AB ve yabancı karşıtlığı ile İslamcı teröre bağlamış durumda. Kapıları kapatıp AB’den çıkarsa tüm sorunları çözeceğine inanan hamaset dolu bir politika izliyor. Le Pen alt beyine oynuyor. Macron ise frontal loba hitap etmeye çalışıyor. Detaylı bir programı var. Vergileri düşürecek ve sermaye kaçışını engelleyecek bir reform, çalışma kanununu basitleştirecek bir çalışma, AK Parti’nin uyguladığının benzeri bir emeklilik ve sağlık reformu, 15 milyar Euro’luk bir yatırımla istihdamın artırılması, bireysel güvenliğin artırılması amacıyla polis ve jandarmada yeniden yapılanma, doğum oranlarının yükseltilmesi için kadınlara yönelik bazı avantajlar, ekolojik ürünlerin üretim ve pazarlanmasında yüzde 50’lik bir zorunluluk getirilmesi Macron’un vaatleri arasında. “Bölünmüş değil birleşmiş bir Fransız toplumu” diyor. Her konuşmasına, “Fransa’yı bölmek mi yoksa birleştirmek mi istiyorsunuz?” diye sorarak başlıyor.   MACRON ÇİFTİNİN 1980’LERDEKİ İLK TATİLİ! Sokaktaki lümpen Le Pen taraftarlarının en büyük dalga konusu ise Macron’un evliliği. Kendinden 24 yaş büyük bir eşi olan Macron’la dalga geçiyorlar. Bu fotoğraf da Le Pen taraftarlarının sosyal medyada yaydığı bir sevimsiz şaka.   CEHALETİN KUTSANMASI Paris’te bol bol kitapçı geziyor, bol bol kitap alıyorum. Her girdiğim kitapçıda dikkatimi çeken bir bölüm oluşmuş. “Cehalet” üzerine yazılmış kitaplar. Kimi Fransızların yazdığı, kimi çeviri onlarca kitap bu konuyu ele alıyor. “Cehaletin Yükselişi”, “Cehaletin Kutsanması”, “Cehaletin İktidarı” gibi başlıklarla yazılmış onlarca kitap. Politik yönelimlerde az okumuş veya okumamış, az bilgili veya bilgisiz kitlelerin neden giderek daha etkili olduğunu çözümlemeye, anlamaya çalışan çalışmalar. Entelektüel düzeyi çok da yüksek olmayan kitlelerin, siyasette nasıl etki altına alındığını ve ülkelerin siyasetini nasıl etkilediğini anlatan düşünsel egzersizler. İlgimi çeken bir iki tanesini aldım. Biraz tepeden bakan analizler olduğu açık. Ama yine de iyi niyetle yazılmışlar. En azından bir anlama çabası var. Bunların hemen yanında ise “Yeni Milliyetçilik” olarak tanımlanabilecek isimler altında başka kitaplar gözüme çarpıyor. Birinin kapağında dört liderin çizimi yer alıyor. Bu dört lider Trump, May, Erdoğan ve Putin. Gözüme çarpan bir başka şey ise Aslı Erdoğan ile Sema Kaygusuz’un Fransızca çevirileri...   TELEVİZYONLAR, RESTORANLARI BOŞALTMIŞ Hazır Paris’teyken akşam yemeği için iyi bir restorana gitmek istiyorum. Ancak gazetenin görevlendirmesiyle apar topar geldiğim için önceden yer ayırtamadığımdan fazla da umudum yok. Gitmeyi düşündüğüm restorana normal şartlarda 1 ay önceden rezervasyon yaptırarak yer bulabiliyorsunuz. Yine de şansımı denemek istiyorum. Hatta “Şu saatte gelebilirsiniz” demek yerine, “Kaçta gelmek istersiniz?” sorusuyla şaşırıyorum. “9 iyi mi?” soruma “Nasıl isterseniz” yanıtı geliyor. Kapısından girdiğim restoran neredeyse boş. 20 kadar masanın yarısı dolu. Maitre’e “Ne o Fransa battı mı?” diye takılıyorum. “Fransa batmamıştır umarım ama seçimler bizi batıracak” diyor. Seçimlerden dolayı tüm restoranlarda doluluk neredeyse yarı yarıya azalmış. “Millet parasını harcamak istemiyor mu?” diye soruyorum. “Hayır, bizim müşteriler üst seviye. Hepsi evde televizyonlarda tartışma programlarını izlemeyi tercih ediyor. Herkes televiyon başında. Pazardan itibaren yine çok doluyuz” yanıtını alıyorum.   BATI’DA YENİ SÖYLEM: İSLAMİZM Son iki haftadır Avrupa’nın iki büyük başkentinde epey vakit geçiriyorum. Türkiye’deyken hissettiğim ama buralara geldiğim zaman net bir biçimde gördüğüm iki gerçek var. Bunlardan biri bazı liderlerin dünya siyasetinin şekillenmesinde büyük etkisi var. Bu liderlerden biri Erdoğan. Adının geçmediği bir tartışma yok gibi. Olumlu veya olumsuz ama etkin. Bir diğeri de Putin. Üçüncü ülkelerin iç siyasetlerini bile etkiliyorlar. Bir diğer dikkat çekici değişim ise siyasi söylemlerde. Batı, İslam’la ilgili söylemini giderek artan bir hızda değiştiriyor. “İslami terör” ve “siyasal İslam” kavramları rafa kalkıyor, yerini tek bir tanım alıyor: “İslamizm.” Açık söylemek gerekirse bu tanım pek de pozitif bir anlam içermiyor. Ötekileştirici ve son yıllarda İslam’a yüklenmiş bütün olumsuz anlamları bir araya getiren bir “sepet” kavram. Türkiye’de iktidar gücü adına konuştukları izlenimi vermeye çalışan bazı yazarların bu yönde başlattıkları tartışma bu açıdan önemli. Ben bu tartışmayı ve hatta “dışlamacı söylemi” başlatanların bu kararı kendi başlarına verdikleri kanaatinde değilim. Belli ki “birileri” Türkiye’yi ötekileştirme amaçlı bir Batı tavrının önünü kesmek, Türkiye’nin elini rahatlatmak için bazı adımlar atmak ve bu adımları atarken bazı bağlayıcı yüklerden arınmak istiyor. Avrupa’da iki haftadır gördüklerimden anladığım kadarıyla Türkiye’nin bu yeni politikası eğer başarılabilirse doğru politika olacak.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Kurşun atana af, saçını örene ihraç
Köşe Yazıları
Kurşun atana af, saçını örene ihraç

Fatih Altaylı

Ağustos 20, 2026

Güzelaydın: “Ali Dürüst Sportif A.Ş.’nin başına geçmeli”
Köşe Yazıları
Güzelaydın: “Ali Dürüst Sportif A.Ş.’nin başına geçmeli”

Fatih Altaylı

Ağustos 19, 2026

Yapay zeka tartışmaları
Köşe Yazıları
Yapay zeka tartışmaları

Fatih Altaylı

Ağustos 18, 2026

  • Videolar

Tümü
Osmanlı'da modernleşme görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Emrah Safa Gürkan & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimOsmanlı'da modernleşmeShark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 04:55 Modernleşme nedir? 12:00 Osmanlı'da modernleşmenin ilk adımları 18:40 Modernleşme ve gelenekçilik 23:32 Osmanlı'da bankacılık sistemi neden kurulamadı? --shorts 26:45 Osmanlı'nın zengin tebaası var mıydı? 39:29 Türk aydınları kendi çağdaşları arasında geride mi? 52:25 Batı’nın teknolojisi hariç başka bir şeyini almamak mümkün mü? 56:07 Mısır modernleşmesi niye durdu? 1:03:21 İran modernleşmesi 1:16:48 Kore modernleşmesi 1:21:15 Kapanış #işbirliği
Ağustos 16, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Plajlarda çalmayı sevmiyorum!" görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Faruk SabancıFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Plajlarda çalmayı sevmiyorum!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:04 Neden sanayici olmadı da DJ oldu? 07:46 Zengin bir aileden gelmek bu işte avantaj mı? 09:55 Tiësto onu nasıl keşfetti? 12:29 Nasıl bir hayat geçirdi? 15:16 DJ'liğe nasıl başladı? 17:36 Parçaları sürekli değiştiriyor mu, yoksa aynı parçaları mı çalıyor? 21:47 Günde kaç saat müzik dinliyor? 23:18 Hangi ülkelerde konser verdi? 24:11 Örnek aldığı DJ'ler var mı? 25:28 DJ'likte hedefi ne? 27:07 Türk sanatçılarla projeler düşünüyor mu? 30:15 Canlı orkestrayla birlikte çalmayı planlıyor mu? 30:43 Yapay zekânın DJ'liğe etkisi 35:57 DJ'likte para var mı? 38:05 DJ'likte telif meselesi nasıl oluyor? 38:41 Bir DJ en çok nerede çalmak ister? 42:42 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Ağustos 16, 2026
Üniversiteye gitme isteği azalıyor mu? görseli
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Erhan Erkut & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimÜniversiteye gitme isteği azalıyor mu?Shark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 03:26 Üniversite tercihleri ve önemleri 09:49 Üniversitelerin 3 senelik eğitime düşmesi planlanması 13:00 Üniversite kontenjanlarının dolmaması ve sonrasında azaltılması 17:44 Yapay zeka ile birlikte açılan bölümler 21:48 Üniversite sınavına giren kişi sayısının azalması 26:29 Üniversite fiyatlarının artışı 38:29 Sınavlarda sıfır çeken öğrenci sayısının artması ve eğitime etkisi 41:11 Yurtdışına eğitime gidenlerin sayısı artıyor mu? 43:18 Türkiye'deki öğrenci kalitesi düşüyor mu? 49:58 Devlet üniversitelerinin düşüşü, özel ve vakıf üniversitelerinin yükselişi 53:02 Bugünkü bilgi birikimi ile bir tercih yapacak olsa hangi bölüm ve okulda okumak isterdi? 55:13 Kapanış #işbirliği
Ağustos 9, 2026