İstanbul 22°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Evlilik terapisi

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Mayıs 18, 2017

Evlilik terapisi

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ABD Başkanı Trump’ın görüşmesi “olumlu” sonuçlandı demek lazım. Belli ki, Türkiye’nin hassas olduğu konularda bir ilerleme sağlanamadı. Ama zaten böyle bir ilerleme beklenmiyordu. ABD’nin bir görüşme sonrası “YPG ile işbirliğinden vazgeçtik” demesi aklın alacağı bir şey değildi. Yine de ABD tarafı bir “zarafet” göstererek YPG ile işbirliğini Cumhurbaşkanı’nın ABD ziyareti öncesi açıkladı ve böylelikle zevahiri kurtardı. Eğer o açıklama bugün yapılsaydı, “Görüşme başarılı olmadı, ABD rest çekti” anlamı taşıyacaktı. Görüşmeyi olumlu görmemin nedeni ise basit. Her iki lider de sertlikle kamuoylarını tatmin etmeyi seviyor, ama ikisi de bu kez öyle yapmadı. Buluşmanın kavgayla sonuçlanmaması ve ilişkilerin kopacak noktaya gelmemesi, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın görüşme öncesi deyimiyle “noktalanmamış” olması bile bir başarı sayılmalı. Biz ABD’yi, komşunun bahçesine yerleşmiş ipsiz sapsız biriyle muhabbet halinde yakaladık. ABD ise “O çocuk benim tipim değil. Onunla işim olmaz. Sadece senin komşunun bahçesini temizlesin diye ona alet edevat veriyorum. Komşunun bahçesinin bakımlı olması senin de işine gelir. Senin, benim orayı temizleyecek halimiz yok. Senin bulduğun temizlikçi ise bahçeyi daha beter pisletebilir” diyor. Uzun süredir birliktelik yaşayan bir çift böyle bir duruma düşerse, genellikle aralarında kavga çıkar ve muhtemelen de boşanırlar. Ancak şimdilik boşanma tehlikesi atlatıldı. ABD ile komşudaki serserinin bir aşk ilişkisi olmadığına ikna olduk. ABD de serseriyle çok yakından ilgilenmediğini göstermek için bizim bu serseriye türlü hakaretler etmemize izin verdi, “Bir dakika, o çocuk hakkında öyle konuşamazsın” demedi. Hatta serserinin arkadaşlarının bizim bahçeye girmesine izin vermeyeceğini de açıkladı. Şimdilik bu durum iyidir. Hele hele it kopukla dolu bir mahallede yaşayan bizler için...   FETÖ’nün dişlilerini yağlamak 15 Temmuz darbe girişimi sonrası katıldığım tüm televizyon programlarında, hükümet adına programa katılan herkese söylediğim bir şey vardı: “FETÖ şimdi yurtdışında bir diaspora oluşturup Türkiye’ye büyük zararlar vermeye başlayacak. Buna karşı çok akılcı ve uzun vadeli bir strateji uygulamak lazım. Bunun daha da etkili olması için özellikle hükümet yanlısı olmayan sivil toplum örgütlerinden, hatta muhalefetten destek almak gerekir.” Türkiye ne yazık ki bunu yapmadı. İçeride Gülencilerle, Cumhurbaşkanı dışında kimsenin samimi olmadığı “yarım yamalak” bir “sözde mücadele” sürdürülürken, dışarıda meydan tam anlamıyla Gülencilere bırakıldı. Odaklanılan tek konu, Gülen’in ABD’den iadesi oldu. Oysa asıl mesele Gülen’in getirilip getirilmemesi değil. Sorun FETÖ’nün yurtdışında, kimi istihbarat örgütlerinin de desteğiyle yıllar boyu oya gibi işlediği “network”. Siyasetçiler, entelektüeller, medya, sanat dünyası başta olmak üzere birçok ülkenin fikir önderlerini dört koldan sarmış vaziyetteler. Bunun acısını Cumhurbaşkanı’nın ABD ziyareti öncesi ve sırasında bir kez daha gördük. Washington Post’ta o gün tam sayfaya yakın röportaj yaptıracak güçleri var. Her yanda Türkiye aleyhtarı haberler çıkarabiliyorlar. Türkiye’yi yakından tanıyan ülkelerde bile çok etkili bir Türkiye aleyhtarı hava yaratmayı, bunu toplumun tüm katmanlarını etkileyecek şekilde yaymayı beceriyorlar. Bu network’ü planlı şekilde kırmadıkça Gülen iade edilse ne olur, edilmese ne olur! FETÖ’nün bu propaganda makinesini etkisiz hale getirmeye başlamanın ilk adımı ise Türkiye’de bir “özgürlük havası” yaratmaktan geçiyor. Gözaltına alınan her gazeteci, her siyasetçi, FETÖ ile mücadelede yapılan her haksızlık, her hukuksuzluk FETÖ propaganda makinesinin dişlilerine yağ sürüyor.   EDS, ağır vasıtaları denetlemiyor HÜRRİYET’te Mehmet Yılmaz, “Şehirlerarası yolda giden otobüslerin istiap haddinin üzerinde yolcu alması engellenseydi Muğla’daki kazada bu kadar can kaybı olmazdı” diyerek çok iyi niyetli bir yaklaşım sergilemiş. Sevgili Mehmet, sen hangi denetimden söz ediyorsun, güldürme beni. Türkiye’nin en büyük kenti İstanbul’da her gün trafikte en az 100, belki 150 kilometre yol kat ediyorum. Bir tek trafik polisi görmüyorum, ne denetimi. Eğer yolda polis varsa bundan çıkardığım tek sonuç şu oluyor: “Bir devlet büyüğümüz yoldan geçecek herhalde.” O büyük geçince polisler yine sırra kadem basıyor. Polisi de suçlamıyorum. Zira darbe girişimi sonrası teşkilatta adam kalmadı. Ne yapsınlar. Hadi polis yok, ama yollara kurulmuş “Elektronik Denetleme Sistemi” var. Fakat anladığım kadarıyla bu sistem “ağır vasıtaları” görmemek üzere kurgulanmış. Benim eve giden yolda bu sistemden var. Hız sınırı otomobiller için 90, kamyon ve otobüsler için 70. Eve 90 kilometre hızla giderken yanımdan iki ağır kamyon yarışarak geçiyor. Arkalarından iki otobüs onları geçmek için küçük araçları sıkıştırıyor. Ben ezkaza 100’le gitsem eve ceza makbuzları geliyor, bu kamyonlara, otobüslere hiçbir şey olmuyor ki manyak gibi gitmeye devam ediyorlar. O yüzden denetime bel bağlama Mehmetçiğim. Bize gelirken dikkatli ol, gerisi hikâye.   Ne Zaman Adam Oluruz? Yasaları dürüst vatandaşları değil, namussuzları canından bezdirmek için uyguladığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Kurşun atana af, saçını örene ihraç
Köşe Yazıları
Kurşun atana af, saçını örene ihraç

Fatih Altaylı

Ağustos 20, 2026

Güzelaydın: “Ali Dürüst Sportif A.Ş.’nin başına geçmeli”
Köşe Yazıları
Güzelaydın: “Ali Dürüst Sportif A.Ş.’nin başına geçmeli”

Fatih Altaylı

Ağustos 19, 2026

Yapay zeka tartışmaları
Köşe Yazıları
Yapay zeka tartışmaları

Fatih Altaylı

Ağustos 18, 2026

  • Videolar

Tümü
Osmanlı'da modernleşme görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Emrah Safa Gürkan & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimOsmanlı'da modernleşmeShark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 04:55 Modernleşme nedir? 12:00 Osmanlı'da modernleşmenin ilk adımları 18:40 Modernleşme ve gelenekçilik 23:32 Osmanlı'da bankacılık sistemi neden kurulamadı? --shorts 26:45 Osmanlı'nın zengin tebaası var mıydı? 39:29 Türk aydınları kendi çağdaşları arasında geride mi? 52:25 Batı’nın teknolojisi hariç başka bir şeyini almamak mümkün mü? 56:07 Mısır modernleşmesi niye durdu? 1:03:21 İran modernleşmesi 1:16:48 Kore modernleşmesi 1:21:15 Kapanış #işbirliği
Ağustos 16, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Plajlarda çalmayı sevmiyorum!" görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Faruk SabancıFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Plajlarda çalmayı sevmiyorum!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:04 Neden sanayici olmadı da DJ oldu? 07:46 Zengin bir aileden gelmek bu işte avantaj mı? 09:55 Tiësto onu nasıl keşfetti? 12:29 Nasıl bir hayat geçirdi? 15:16 DJ'liğe nasıl başladı? 17:36 Parçaları sürekli değiştiriyor mu, yoksa aynı parçaları mı çalıyor? 21:47 Günde kaç saat müzik dinliyor? 23:18 Hangi ülkelerde konser verdi? 24:11 Örnek aldığı DJ'ler var mı? 25:28 DJ'likte hedefi ne? 27:07 Türk sanatçılarla projeler düşünüyor mu? 30:15 Canlı orkestrayla birlikte çalmayı planlıyor mu? 30:43 Yapay zekânın DJ'liğe etkisi 35:57 DJ'likte para var mı? 38:05 DJ'likte telif meselesi nasıl oluyor? 38:41 Bir DJ en çok nerede çalmak ister? 42:42 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Ağustos 16, 2026
Üniversiteye gitme isteği azalıyor mu? görseli
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Erhan Erkut & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimÜniversiteye gitme isteği azalıyor mu?Shark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 03:26 Üniversite tercihleri ve önemleri 09:49 Üniversitelerin 3 senelik eğitime düşmesi planlanması 13:00 Üniversite kontenjanlarının dolmaması ve sonrasında azaltılması 17:44 Yapay zeka ile birlikte açılan bölümler 21:48 Üniversite sınavına giren kişi sayısının azalması 26:29 Üniversite fiyatlarının artışı 38:29 Sınavlarda sıfır çeken öğrenci sayısının artması ve eğitime etkisi 41:11 Yurtdışına eğitime gidenlerin sayısı artıyor mu? 43:18 Türkiye'deki öğrenci kalitesi düşüyor mu? 49:58 Devlet üniversitelerinin düşüşü, özel ve vakıf üniversitelerinin yükselişi 53:02 Bugünkü bilgi birikimi ile bir tercih yapacak olsa hangi bölüm ve okulda okumak isterdi? 55:13 Kapanış #işbirliği
Ağustos 9, 2026