İstanbul 17°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

İmparatorluk başkenti böyle mi ışıklandırılır?

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Mayıs 25, 2017

İmparatorluk başkenti böyle mi ışıklandırılır?

Geçen hafta sonu sevgili dostum İlber Ortaylı, Hürriyet’te müthiş bir yazı kaleme aldı. İstanbul ile Roma’yı karşılaştırarak iki antik Roma başkentini yazdı. Roma’nın nasıl korunduğunu, İstanbul’un ise nasıl heba edildiğini anlattı. İlber Hoca haklı olmasına haklı da Roma da İstanbul kadar göç alsaydı kendini koruyabilir miydi, emin değilim. Hocanın bahsettiği İstanbul’un kafasına sıkan Demokrat Parti iktidarıdır. Sonrası kendiliğinden geldi. Menderes’in devirdiği İstanbul’a gelen geçen tekme attı, atmaya da devam ediyor. Ona yapacak bir şey yok artık, ama benim şimdiki İstanbul’u daha da berbat hale getiren bir meseleden sıkıntım var. Şu “Light Emitting Diode” denilen şeyi, yani LED aydınlatmayı kim bulduysa gidip dövesim var. Gerçi mucidi de bu lambaların İstanbul’daki kullanımını görse büyük ihtimalle icadını çöpe atardı, ama ne yazık ki icat etmiş bulundu. Yemin ederim, geceleri İstanbul’da gezmek tam bir ıstıraba dönüştü. Her tarafta çirkin, rengârenk LED aydınlatmalar, küçüklü büyüklü tabelalar. Sürekli renk değiştiren, akan, kayan yazılar. İki büyük imparatorluğun bize miras kalan başkentinden daha çok Uzakdoğu genelevlerine benzeyen bir ışıklandırma. Felaket, yıllar önce rengârenk plastik palmiyelerin saldırısıyla başladı ve yayılarak bugünkü haline geldi. En lüks otelden döviz bürosuna, tostçudan nargileciye, otoparktan köprülere kadar her tarafta sürekli yanıp sönen, renk değiştiren ışıklar, tabelalar. Belediyelerin ise umurunda değil, hatta galiba onlar da bu işi seviyorlar; çünkü belediyelere ait tesislerde bile aynı ışıklandırmalar var. Bu iş nasıl çözülür bilmiyorum. İnşallah bir gün Cumhurbaşkanı Erdoğan bu konuda iki kelam eder de bu felaketten kurtuluruz.  

YAPMA ORAY
GAZETEMİZİN “taze” sayılabilecek yazarlarından Oray Eğin’i yıllardır bazen kızarak, bazen gülerek, sıklıkla da beğenerek okurum. Sayıları giderek azalan iyi yazarlardan biri, nispeten genç sayılabilecek kuşağın önemli bir temsilcisi olarak gördüm. Dün de gazetede sayfa sırasına göre okurken Oray’ın yazısına gelince gözlerime inanamadım. Biliyorsunuz, Oray Eğin bir süredir ABD’de yaşıyor, yazılarını oradan yazıyor. Dünkü yazısında CNN Turk’te yıllardır anchorwoman’lık yapan Nevşin Mengü’yle ilgili yazmış. Başlığı da “Nevşin Mengü yazık etti”. Oray özetle diyor ki: “Nevşin Mengü epeydir hedefteydi. O da onlara bariz şekilde malzeme verdi. Erdoğan’ın ABD ziyaretiyle ilgili yorumunda alaycı bir dil kullandı. Ses tonunda küçümseme vardı.” Allah aşkına Oray, bir televizyoncunun, bir anchorwoman’ın ses tonuna bakarak işine son verilmesine ya da ekrandan çekilmesine nasıl “hak etti” diyecek kadar “hatalı” bir yorum yapabilirsin. Çok açık söyleyeyim. Nevşin Mengü’nün haber sunum tarzını asla çok beğenmedim. Fazla sert, fazla kişiselleştirilmiş buldum, hafif “dayılanan” tavrını sevmekle birlikte abartılı gördüm. Ama ses tonunda küçümseme var diye görevinden alınmasını asla normal bulmam Oray’cığım. Sen ABD’de yaşıyorsun. Orada televizyonlarda kimler hakkında neler söyleniyor görüyorsun, biliyorsun. Diyelim ki, Nevşin Mengü ziyaretin süresini “küçümseyen” bir tonda konuştu. Diyelim ki, Nevşin Mengü, Trump ile Çin Devlet Başkanı görüşmesinin de hemen hemen ayrı süre içinde tamamlandığını bilmiyordu. Bu onun işinden olmasını doğru yapar mı? Birileri de küçümsesin, birileri de farklı bir fikri savunsun. De ki, birileri de sana göre yanlış yapsın. Ecevit’e, Demirel’e neler dedik hatırlamıyor musun? O kadar mı gençsin! Özal’ı dergilere nasıl kapak yapardık, görmediysen de duymadın mı! Sen ki, böyle kelle avcılarından ötürü ABD’ye gitmek zorunda kaldın. Sen yapma bari Oray. Sen yapma... Not: Açıkçası ben Nevşin Mengü’yle ilgili siyasetten de böyle bir emir, talep geldiğini zannetmiyorum.   YA MOORE, YA BROSNAN HABERTÜRK, eski James Bond’lardan Roger Moore’un ölümünü “En yakışıklı Bond öldü” diye duyurmuş. Hemen Ayşe Özek Karasu’yu aradım, “Sen mi attın bu başlığı?” diye. İşin içinde parmağı olduğunu hissetmiştim. Bu başlığa katılıyorum. Herkesin aksine, ilk James Bond, Sean Connery’yi bu role hiç yakıştıramadım ben. Başka rollerde hayranı olduğum Connery, bana göre kötü bir Bond’du. Ben Bond’u Roger Moore’la sevdim. Moore’un role kattığı “yavşaklık” çok hoşuma giderdi. Hafif komik, biraz alaycı, biraz sorumsuz Bond, biraz şehla bakışlarıyla benim favorimdi. Ancak yapımcılar bu kadar “laubali” bir Bond istemedikleri için yerine Shakespeare oyuncusu Timothy Dalton’u getirdiler. O hiç olmadı. Sonra gelen Pierce Brosnan da müthişti bence. Ama onu Thomas Crown Affair’de daha çok sevdim. Oraya daha çok yakışınca Bond olarak gözümden düştü. Son olarak Daniel Craig farklı, çok sert, hafif “Jason Bourne”vari bir Bond oldu ki, o da bambaşka bir Bond olarak çok çok iyi. Yine de favorim, toprağı bol olsun, Sir Roger Moore. Sizin favoriniz hangisi ise faltayli@ htgazete.com.tr adresine yazın. Bakalım hangisi kazanacak?   MAGAZİN BASINI ÇOK MU GADDAR? GAZETECİLİK genelde “gaddar” bir iştir. Yaptığımız haberler, o habere konu olan insanların hayatında derin ve genelde olumsuz izler bırakır. Ama diğer yandan daha kalabalık kitlelerin, toplumun, düzgün vatandaşların haklarının korunması, toplum vicdanının etkin olması için bunu yapmamız gerekir. Dikkat etmemiz gereken şey, doğrudan yana olmak, yaptığımız haberlerin gerçek olmasıdır. Eğer yanıldığımız anlar olursa, bu vicdanlarımızda ölünceye kadar sürecek bir yük olarak kalır. Tabii sübjektif konularda bu hassasiyet biraz daha zorlu hale geliyor. Hele hele de magazin basınının ele aldığı konularda. Ne bileyim mesela Caner Erkin-Asena Atalay arasında sürüp giden davalarda. Magazinci arkadaşlarımızın bu konularda da bir hassasiyet içinde olmaya çalıştığını görüyorum, ama bazen magazin basınının çok gaddarlaşabildiğini düşünüyorum. Mesela geçen hafta bir haber. Bir sanatçı konser vermiş, fazla giden olmamış. Son derece alaycı bir başlıkla veriliyor haber. Yahu kadın zaten üzülmüş, bu haberin böyle verilmesinde okura fayda ne? Ya da 70’ine merdiven dayamış bir sanatçı, belli ki alelacele evinden çıkmış: “Bu kılıkla yakalandı.” Zannedersin ki, bunu yazanlar sürekli lord gibi geziyorlar. Evde otururken ipek pijama üzerine ropdöşambır giyiyorlar. Bizim işimiz insanları aşağılayıp kendilerini durduk yerde kötü hissettirmek değil arkadaşlar.   NE ZAMAN ADAM OLURUZ? Özgürlüğü “Ama”sızca savunduğumuz zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Golü ye, tehlikeyi atlat
Köşe Yazıları
Golü ye, tehlikeyi atlat

Fatih Altaylı

Mayıs 22, 2026

Dostu olmayan adam
Köşe Yazıları
Dostu olmayan adam

Fatih Altaylı

Mayıs 21, 2026

Hiçbir şey yeni değil
Köşe Yazıları
Hiçbir şey yeni değil

Fatih Altaylı

Mayıs 20, 2026

  • Videolar

Tümü
"Atatürk'ü anlamak için tek kitap yeterli değil!" görseli
3 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı - Teke Tek Kitap"Atatürk'ü anlamak için tek kitap yeterli değil!"Kitapyurdu: https://www.kitapyurdu.com/?srsltid=AfmBOorlol9UhdW5ABYzEMpGL1N1tYeOW-RfhiwgTMoyO3DNHb2uF-Z6 🔎 Teke Tek Kitap’ta her ay farklı kitapları mercek altına alıyor, yazarlarını, konularını ve tartışmaya açtıkları meseleleri konuşuyoruz. 00:00 Giriş 03:27 Atatürk hakkındaki kitaplar 05:52 Lord Kinross'un "Atatürk" kitabı 11:13 Nutuk 12:38 Afet İnan'ın "Atatürk hakkında hatıralar ve belgeler" kitabı 20:25 Edward Casey "Mekânın kaderi" kitabı 21:26 Turan Farajova'nın "İstanbul Apartmanları" kitabı 24:21 Fabio Grassi'nin "Atatürk" kitabı 26:07 Ahmet Kuru'nun "İslam" kitabı 34:29 19 Mayıs 36:56 Şiir kitapları 39:12 Kapanış #işbirliği
Mayıs 19, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: “Ticarette başarısız olduğum için tiyatrocu oldum” görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Alper KulFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: “Ticarette başarısız olduğum için tiyatrocu oldum”Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:22 Trabzonlu olması 05:10 Amerika'da neden tiyatro okumaya gitti? 07:34 Boş vakitlerinde hammallık mı yapıyordu? 11:23 Ferzan Özpetek'le Hamam filmindeki rolü neydi? 13:00 BKM'nin kuruluşundan beri orada mı? 19:50 Oynadığı diziler neler? 23:49 Askerlik anıları 29:00 Güldür Güldür'de oynamak yorucu değil mi? 33:53 Güldür Güldür'den neden ayrıldı? 35:33 Barselo oyunu nedir? 38:15 En sevdiği branş hangisi? 39:38 Çocuklarının isimleri 40:27 “Erkekler kendini ifade etmekte zorlanıyor” cümlesi 43:43 Evlilik nasıl gidiyor? 48:21 Ticari girişimlerindeki başarısı? 1:00:11 Şu anda olan oyunları neler? 1:01:09 Ortam sanatçı açısından zorlayıcı mı? 1:04:03 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Mayıs 17, 2026
Hantavirüs, Covid-19’dan daha büyük tehlike mi? görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Önder Ergönül & Fatih AltaylıHantavirüs, Covid-19’dan daha büyük tehlike mi?Espresso, cold brew, filtre kahve; tek cihazda. Ninja Luxe Café Premier'ı keşfedin: https://www.sharkninja.com.tr/collections/ozel-fiyatlar?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_April26 https://www.sharkninja.com.tr/products/ninja-luxe-cafe-premier-espresso-makinesi-es601eu?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_kahve_makinesi_April26 Shark PowerDetect Clean&Empty ile güçlü algılama ve Auto-Empty sistemiyle toza temas etmeden hijyenik temizliği keşfedin: https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-powerdetect-clean-empty-sarjli-dikey-supurge-gold-ip3251eut?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_supurge_April26 #işbirliği 00:00 Giriş 04:08 Hantavirüs nedir? 08:22 Hantavirüs türleri 10:29 Hantavirüs yayılan gemideki ilk vakalar ve dünyadaki geçmişi 24:01 Türkiye'deki hantavirüs vakaları 27:22 Hantavirüsün belirtileri 31:49 Kırım Kongo Kanamalı Ateşi 37:58 Hantavirüs yayılan gemideki insanların karantinaya alınması gerekiyor mu? 39:26 Bu gemideki hantavirüs solunum yolu ile mi yayılıyor? 40:26 Dünya Sağlık Örgütü gemideki insanların durumlarını tek tek takip ediyor mu? 41:38 Koç Üniversitesi'ndeki çalışmaları nasıl gidiyor? 44:38 Hantavirüs ismi nereden geliyor? 45:33 Önümüzdeki dönemlerde korkmamız gereken yeni virüsler olacak mı? 46:27 Grip ve zatürre aşıları 47:46 Aşıların kalp krizi yapma riskleri var mı? 51:03 Kapanış
Mayıs 17, 2026