İstanbul 22°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Patatesleşiyor muyuz?

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Mayıs 27, 2017

Patatesleşiyor muyuz?

Yeni Şafak Gazetesi yazarı Akif Emre’nin ölümünden sonra bizim mahalleden az da olsa bazılarının söylediklerini duyunca utandım. Bizim mahalleden biri ölünce karşı mahalleden de benzer sesler geliyor. Onların yaptığı ne kadar ayıpsa, bizim mahalleden olup da benim de benimseyemediklerimin yaptığı o oranda ayıp. Çok yakından tanımadım Akif Emre’yi. Ama bildiğim, gördüğüm, duyduğum namuslu bir aydın olduğuydu hep. İktidar otlakçısı olmayı asla kendine yediremeyen, samimi bir Müslüman diye bilirdim. Çok tanımadığım ama saygıdeğer olduğunu düşündüğüm biri hakkında uzun uzun yazacak değilim. Benim derdim başka. Gördüğüm şudur aslında; giderek kalabalıklaşıyoruz ama kalabalıklaştıkça da azalıyor adam gibi adamlar. Mesela Türkiye’de 15 yıldır muhafazakâr İslamcı diyebileceğimiz bir iktidar var. Bu iktidarın gücüyle, desteğiyle giderek yaygınlaşan bir medyası var. Var olmasına var ama bütün bu güce, bu desteğe rağmen 15 yıldır niye yeni, yepyeni parlak birini çıkaramıyorlar bir türlü anlamıyorum. Hâlâ eski, bildik isimler; parlayan, ışık saçarak ileri çıkan biri yok. Üç beş küfürbaz çıktı çıkmasına ama bir ikinci Akif Emre çıkmadı mesela. Akif Emre tek değil elbet, başkaları da var, hepsi Milli Görüş’ten kalma, geçmişten kalma. Bir Fehmi Koru’nun bile yenisi çıkmadı, ne gazeteci ne de dört dörtlük bir aydın olarak. Orada çıkmadı da başka yerde çok mu çıktı! Halil İnalcık rahmetlinin yerine koyacak biri çıktı mı? Razıyım “Yarısı kadarı çıktı” dese biri de gösterse. Veya gözümüzün nuru gibi bakmak zorunda olduğumuz İlber Ortaylı’nın bir vârisi var mı? Bir Celal Şengör’ün umman gibi bilgisine, dört yanı sarmalayan kültürüne sahip bir “yeni Celal” çarpıyor mu gözünüze? Yıllardır sağdan say Gürer Aykal, soldan say Rengim Gökmen’den başka orkestra şefi çıkıyor mu? Hâlâ Rıfat Özbek’ten büyük, bırak büyük olmayı onun yanına yaklaşabilen bir modacı çıkarabildik mi? Örnekleri çoğaltmak mümkün. Yazın yazabildiğiniz kadar. Giderek çoğalıyoruz ama giderek eksiliyoruz. Sayımız artıyor ama ağırlığımız azalıyor. Giderek patates bitkisine dönüyoruz. Değerli olan tarafımız, toprağın altında kalıyor...   LED’leri söndürme zamanı BAŞTA İstanbul olmak üzere tüm kentlerimizin rengârenk LED ampullerle aydınlatılmasından duyduğum rahatsızlığı dile getirdim geçen gün. Koskoca bir imparatorluk başkentinin, dünyanın en güzel şehirlerinden birinin geceleri LED ampullerle aydınlatılmış bir Uzakdoğu genelevine döndüğünü yazdım. Bu yazı üzerine Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir aradı. “O kadar haklısınız ki tamamen aynı fikirdeyim. Sizin yaptığınız Uzakdoğu benzetmesini tekrarlayamayacağım ama yazdıklarınızın her kelimesine katılıyorum” dedi. Mustafa Demir bu rezaletin birkaç yıl önce farkına varmış ve mücadeleye başlamış. Tüm LED tabelaları söktürmüş, sökmeyenlerin tabela izinlerini iptal etmiş. Dört koldan bastırıp Fatih ve Eminönü bölgelerinde bu tip tabela kalmaması için savaşmaya başlamış. Mustafa Demir’in bu mücadelesini bilmeden özellikle Sultanahmet, Kumkapı, Eminönü gibi semtlerde bu tür tabelaların giderek azaldığını görmüş ve bunu esnafın duyarlılığına bağlamıştım. Değilmiş. Güzellik zorla olmuş. “Referandum dolayısıyla mücadeleyi biraz zayıflatmıştık, vakit ayıramıyorduk. Şimdi yeniden tüm gücümüzle başlayacağız ve LED tabela bırakmayacağız” dedi. Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir’e teşekkür ettim. İstanbul’un çevresindeki belediyeleri bir kenara bırakırsak, kent içinde bu rezaletin en çok görüldüğü iki yer Beyoğlu ve Beşiktaş bölgeleri. Bence en doğrusu, bu mücadeleyi Büyükşehir Belediyesi’nin ele alması ve zorlayıcı tedbir getirip ilçe belediyeleri üzerinde de etkili olması. İstanbul’un da güzel bir görünüme kavuşması. Ne dersiniz Sayın Topbaş? Yapar mısınız?..   Bond’un en güzel yanı kızlarıdır 55 yıllık Bond tarihinde birkaç James Bond karakteri oldu, ama epey bir Bond kızıyla karşılaştık. Birkaç gündür “En yakışıklı Bond hangisiydi?” ya da “Bond’luk en çok hangisine yakışıyordu?” diye Bond karakterine hayat veren oyuncuları konuşuyoruz. Galiba en sevilen Bond, Roger Moore oldu. Sean Connery ise başlarda bu role hiç uymuyordu. Yaşlandıkça daha iyi oldu ama yerini kaptırmıştı bir kere. Kızlara gelirsek, benim hatırlayabildiğim epey bir Bond kızı var. Bunların iz bırakanları ise şöyle sıralanabilir: 1963’te Dr. No’da Ursula Andress, 1969’da Goldfinger’da Diana Rigg, 1973’te Diamonds are Forever’da Jane Seymour, 1974’te Altın Tabancalı Adam’da Britt Ekland, 1977’de Barbara Bach, 1983’te son Sean Connery’li Asla Asla Deme’de Kim Basinger ve Barbara Bach, 2002’de Halle Berry, 2006’da Eva Green, 2015’te Monica Bellucci. Sinemanın güzel kadınlarının neredeyse hepsi bir kere Bond kızı olmuşlar diyebiliriz. Benim tüm bunlar arasında favorilerim ise şöyle sıralanıyor: 1. Hiç kuşkusuz ve tartışmasız Monica Bellucci. 2. Bazıları esmer sever ama ben sarışınlardan yanayım. Monica Bellucci başka bir şey olduğu için iki numaraya düşen Kim Basinger. 3. Zamanının çok ötesinde bir kadın. İlk androjen ilahe Ursula Andress. Mansiyonu ise Eva Green’e veriyorum. Sizin de sıralamanızı bekliyorum. faltayli@htgazete. com.tr’ye yazabilirsiniz.   Cumartesi-pazar DEĞERLİ okurlar, cumartesi günleri ekonomi sayfalarımızda satın almasanız ya da alamasanız bile bilmekten keyif alacağınız şeyleri yazıyorum. Okumanızı tavsiye ederim. Pazar günleri ise yine aynı sayfalarda ya bir otomobilin deneme sürüşü izlenimlerini aktarıyorum sizlere ya da otomobil tarihinin önemli bir aracını anlatıyorum. Keyif almak için göz atabilirsiniz.   NE ZAMAN ADAM OLURUZ? Nasıl olsa yapıyor diye her işi birisine yüklemediğimiz zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
CHP, beis ve yeis
Köşe Yazıları
CHP, beis ve yeis

Fatih Altaylı

Temmuz 6, 2026

Fikir açıklamama özgürlüğü yok mu!
Köşe Yazıları
Fikir açıklamama özgürlüğü yok mu!

Fatih Altaylı

Temmuz 5, 2026

Deniz Göktaş KKK’na ne dedi
Köşe Yazıları
Deniz Göktaş KKK’na ne dedi

Fatih Altaylı

Temmuz 4, 2026

  • Videolar

Tümü
Yunan metin çevirilerinin bilime katkısı görseli
Dün
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Celal Şengör & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimYunan metin çevirilerinin bilime katkısıShark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 05:01 Solvay Konferansı fotoğrafı 07:11 Solvay Konferansı fotoğrafı bugün çekilebilir mi? 10:36 İrlandalı keşişlerin kopyaladığı eski metinler 13:52 Aristo ve doğa bilimleri 24:32 Hrıstiyanlar nasıl gelişim gösteriyor? 27:53 Modern bilimin başlangıcı 35:44 Galile'den önceki bilim adamları problemleri fark edemediler mi? 38:09 İslam dünyasının geçmiş dönemde bilimde Batı'dan geride kalmasının sebepleri 46:50 Kapanış #işbirliği
Temmuz 5, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Ömürlük koleksiyonu 1,5 yılda yaptım!" görseli
Dün
FatihAltaylı
YouTube
Koleksiyoner Mehmet ÇebiFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Ömürlük koleksiyonu 1,5 yılda yaptım!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:28 Saat koleksiyonu işi nereden çıktı? 19:01 Hangi saat markalarına sahip? 23:53 Koleksiyonerlik pahalı bir iş mi? 29:47 Türk hat sanatı hak ettiği yerde mi? 42:20 Murat Bardakçı'nın "Türk resmini sanattan saymam" cümlesi 51:15 Eserin değerini nasıl belirliyor? 1:05:07 Pandemi döneminde eserlerin fiyatları neden yükseldi? 1:08:36 Çatı Müze işi ne durumda? 1:19:20 Kapanış #işbirliği YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Temmuz 5, 2026
"Ajda Pekkan ve Manifest Kuşağı" görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı & Bedia Ceylan Güzelce"Ajda Pekkan ve Manifest Kuşağı"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:15 Deniz Göktaş'ın stand-up gösterisi 03:27 24 Haziran 2026 Scorpions İstanbul konseri 06:50 Kars'taki Gastronomi Film Festivali 08:36 Dua Lipa'nın evliliği 10:21 Fatih Altaylı evlilik hakkında ne düşünüyor? 13:28 Manifest grubu 17:02 Yaz ayındaki konserler 30:51 Fatih Altaylı'nın yakın tarihteki dünya hakkında düşünceleri 36:18 Christopher Nolan'ın "The Odyssey" filmi 36:40 İstanbul Caz Festivali 37:41 Fatih Altaylı dizi-film izliyor mu? 40:03 Kapanış #işbirliği
Temmuz 2, 2026