İstanbul 30°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Bari yüksek gerilimden koruyalım

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Haziran 2, 2017

Bari yüksek gerilimden koruyalım

Güneydoğu’da çok askeri helikoptere binmişliğim vardır. Zannederim bu kadar insanüstü koşullarda uçuş gerçekleştiren helikopter pilotlarını başka bir orduda bulamazsınız. Yıllar önce Diyarbakır’dan Şırnak’a uçuyoruz. Helikopterimiz neredeyse altımızdaki fıstık ağaçlarına çarpacak kadar alçaktan uçuyor. Tepe veya dağa geldiğimiz zaman yamacı çok alçaktan takip ederek tırmanıyor, yamaçtan aşağıya da yamaca paralel alçak uçuşla hızla iniyoruz. Bir yandan da makineli tüfeğin başındaki astsubay sürekli eli tetikte açık kapıdan aşağıyı gözlüyor. Sonunda dayanamayıp pilota, “Deli miyiz, niye bu kadar alçaktan uçuyoruz?” diye sordum. “Mecburuz Fatih Bey. Aşağıdan PKK roket atıyor. Onlara atış açısı vermemek için yere paralel uçmak zorundayız. Çünkü ateş edebilmeleri için minimum bir açı lazım. O açıyı vermiyoruz. Ancak tam altımızda kalırlarsa o açıyı bulabilirler ki, bu da olasılık olarak bizim lehimize” demişti. Sonra da ekledi. “Korkmayın. Biz böyle uçmaya çok alışkınız. Tek sıkıntımız yüksek gerilim hatları. Güneşe karşı uçtuğumuz zaman yüksek gerilim hatlarını görmekte çok zorluk çekiyoruz.” “Bunları gösteren sistemleriniz yok mu?” diye sorduğumda ise “Aslında birçok farklı sistem var, ama bizim helikopterlerimizin çoğunda bu sistemlerden hiçbiri yok” demişti. Bu sohbetimizin üzerinden neredeyse bir 15-20 yıl geçti. O günden bugüne pek çok helikopterimiz yüksek gerilim hatlarına takılarak düştü. Son hatırladığım, 2013 yılında Ankara yakınlarında meydana gelmişti. Daha önce de bir Cougar helikopter, Erzincan-Erzurum arasında yüksek gerilim hattına çarpmış ve 6 askerimiz şehit olmuştu. Önceki gün hayatını kaybeden 13 şehidimiz için ağlıyoruz yine. Peki bu kader mi? Bence değil. Helikopterlerin özellikle yüksek gerilim hatlarına çarparak düşmesini engellemeye yönelik pek çok sistem var. Bunlardan biri “Engel Kaçış Radarı” denilen bir erken uyarı sistemi. Bir diğeri ise “Lazer Esaslı Engel Tespit Sistemi”. Bu iki sistem de pilotu yüksek gerilim hattına gelmeden çok önce uyarıyor. Çok zor koşullarda uçan helikopterlerimizde bu sistemler var mı? Varsa niye bu kazalar oluyor, yoksa niye takılmıyor yıllardır? Bir diğer önlem ise Jeppesen’in “Engel Veri Tabanı”nı helikopterlerin bilgisayarlarına yüklemek. Diğer iki sistem kadar iyi olmasa da bu bile bir önlem. Bu vatan evlatları ağaçta yetişmiyor! Terörle savaşmaktan kaçmayan bu aslanları en azından yüksek gerilim hatlarından koruyamıyor muyuz?   BU YARGILAMA ÖRNEK OLSUN ATATÜRK’ün annesini kendi anneleri gibi zannettikleri için gözaltına alınan ve tutuklanan “utanmazlar” hakkında iddianame hızla hazırlandı ve sanıklar hemen yargı karşısına çıkarıldılar. Mahkeme bunlardan en “terbiyesiz” olanın tutukluluk halinin sona erdirilmesini kararlaştırdı. Yargılama sürecek ama adam tutuklu olmayacak. Şimdi herkes kızgın. “Nasıl serbest bırakırsınız?” diyorlar. Ben ise konuya başka bir açıdan bakmak istiyorum. Türk yargısını hızından ve tutuksuz yargılamayı esas alması bakımından kutluyorum. Çünkü suçluların delilleri ortadan kaldırması, karartması mümkün değil. Yüce Türk adaletinin, bu davanın savcı ve hâkimlerini örnek almasını istiyorum. Cumhuriyet, Sözcü ve diğer tüm davalarda Türk adaletinin aynı şekilde hızla iddianame hazırlamasını, dava sürecini hızla başlatmasını ve bu davalardaki sanıkların da hemen tahliye edilerek tutuksuz yargılanmalarının yolunun bu dava emsal alınarak sağlanmasını umuyorum. Sağlanmazsa mı? Başlayayım öyle adalete o halde!   YERLİ OLMALI, ELEKTRİKLİ OLMALI DÜN yerli otomobil mevzuuna girince okurlardan çok sayıda mail geldi. Konuyla yakından ilgili herkesin farklı fikirleri var. Ben önce kendi düşüncelerimi yazayım. Onları da daha sonra tartışırız. Eğer Türkiye gerçekten “yerli markalı” bir otomobil yaratmayı düşünüyorsa önünde tek bir yol var: Elektrikli otomobil. Çünkü Türkiye, dün sözünü ettiğim sistemle bu yola bugün çıksa ilk otomobilin banttan çıkması en az 5 yıllık bir süreç. Bu da 2023 demek. Dünyaya baktığınız zaman Avrupa’da pek çok ülke, 2025 yılından itibaren içten yanmalı motorların satılmasını, bir 10 yıl içinde de bu tip araçların trafiğe çıkışlarını kısıtlayacağını açıklamaya başladı bile. Buna paralel giden bir başka gelişme ise “otonom” araçlar. Yani gelecek, “otonom elektrikli ulaşım aracı” üretenlerin olacak. Burada en önemli teknolojik atlama pil teknolojisinde olacak ve bu konuda Çin’de ciddi gelişmeler var. İki ülke arasında bu konuda çok ciddi bir işbirliği de olabilir. Türkiye’nin otomobil üretimindeki bilgi gücü ve kalitesi ile Çin’in teknolojik avantajları bir araya gelirse önemli bir mesafe kat edilebilir. Çin açısından da Avrupa pazarları büyük bir getiri olur.   FUTBOLCULARA HAKSIZLIK DÜN gazetelerde futbolcular ve otomobilleriyle ilgili bir araştırma vardı. “Kaç dakika çalışma karşılığı hangi otomobilleri almışlar” diye. Messi 31 dakikalık emeği karşılığı Ferrari 430’a biniyormuş. Ronaldo 5.5 saatlik çalışması karşılığı Bugatti Veyron’a. Bizim Arda ise 2.5 saat çalışıp Mercedes SLS AMG almış. Tercihinden dolayı kendisini kutluyorum. Ancak bu değerlendirme futbolcular için haksızlık. Futbolcular haftada 90 dakika çalışmıyorlar. Haftada 6 gün saatler süren antrenmanlar yapıyorlar. Yılın 100 günü oradan oraya saatler süren seyahatlerdeler. Hayatlarının yarısı kamplarda, otellerde, tesislerde geçiyor. Sakatlık halinde hastanelerde, kliniklerde, fizik tedavilerde epey bir zaman harcıyorlar. Hele hele bir de ağır sakatlık geçirirlerse çöpe atılıyorlar. O yüzden bu çocuklara, “Yarım saat çalışıp bir Ferrari alıyorlar” demek haksızlık.   BUNLARIN GELECEĞİ VAR MI GERÇEKTEN? İKİ şirketin piyasa değerlerini anlamakta zorlanıyorum. Bunlardan birincisi UBER. ABD’deki değerinin 50 milyar doların üzerinde olduğu söyleniyor. Anlamıyorum. Çünkü otonom araçların piyasaya çıkmasıyla birlikte bu şirketin değeri sıfıra inecek. Cep telefonunuzla size her türlü hizmeti verecek bir sürücüsüz araç varken UBER neye yarayacak! Bu değeri anlamıyorum. Bir diğeri ise dün de sözünü ettiğim elektrikli otomobil üreticisi TESLA. - Yarısından fazlası boş dev bir fabrikası var. - Pazar payı çok küçük ve hâlâ teknoloji geliştirme aşamasında. - Vaatlerinin büyük bölümünü yerine getiremeyen “dâhi” bir patronu var. - Şirketin henüz beş kuruş kârı yok. - Teknoloji geliştiği zaman da şansı çok fazla olmayacak; çünkü aynı teknolojiyi büyük üreticiler de kullanmaya başlayacaklar ve TESLA’yı ezmeleri mümküm. Bu iki şirketin niye değerli olduğunu anlayamıyorum.   NE ZAMAN ADAM OLURUZ? Kendimiz için istemediğimizi başkasına reva görmediğimiz zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Dün tükürdüklerini bugün neşeyle yalayanlar
Köşe Yazıları
Dün tükürdüklerini bugün neşeyle yalayanlar

Fatih Altaylı

Temmuz 8, 2026

Milli piyango mu bu!
Köşe Yazıları
Milli piyango mu bu!

Fatih Altaylı

Temmuz 7, 2026

CHP, beis ve yeis
Köşe Yazıları
CHP, beis ve yeis

Fatih Altaylı

Temmuz 6, 2026

  • Videolar

Tümü
Yunan metin çevirilerinin bilime katkısı görseli
3 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Celal Şengör & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimYunan metin çevirilerinin bilime katkısıShark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 05:01 Solvay Konferansı fotoğrafı 07:11 Solvay Konferansı fotoğrafı bugün çekilebilir mi? 10:36 İrlandalı keşişlerin kopyaladığı eski metinler 13:52 Aristo ve doğa bilimleri 24:32 Hrıstiyanlar nasıl gelişim gösteriyor? 27:53 Modern bilimin başlangıcı 35:44 Galile'den önceki bilim adamları problemleri fark edemediler mi? 38:09 İslam dünyasının geçmiş dönemde bilimde Batı'dan geride kalmasının sebepleri 46:50 Kapanış #işbirliği
Temmuz 5, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Ömürlük koleksiyonu 1,5 yılda yaptım!" görseli
3 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Koleksiyoner Mehmet ÇebiFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Ömürlük koleksiyonu 1,5 yılda yaptım!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:28 Saat koleksiyonu işi nereden çıktı? 19:01 Hangi saat markalarına sahip? 23:53 Koleksiyonerlik pahalı bir iş mi? 29:47 Türk hat sanatı hak ettiği yerde mi? 42:20 Murat Bardakçı'nın "Türk resmini sanattan saymam" cümlesi 51:15 Eserin değerini nasıl belirliyor? 1:05:07 Pandemi döneminde eserlerin fiyatları neden yükseldi? 1:08:36 Çatı Müze işi ne durumda? 1:19:20 Kapanış #işbirliği YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Temmuz 5, 2026
"Ajda Pekkan ve Manifest Kuşağı" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı & Bedia Ceylan Güzelce"Ajda Pekkan ve Manifest Kuşağı"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:15 Deniz Göktaş'ın stand-up gösterisi 03:27 24 Haziran 2026 Scorpions İstanbul konseri 06:50 Kars'taki Gastronomi Film Festivali 08:36 Dua Lipa'nın evliliği 10:21 Fatih Altaylı evlilik hakkında ne düşünüyor? 13:28 Manifest grubu 17:02 Yaz ayındaki konserler 30:51 Fatih Altaylı'nın yakın tarihteki dünya hakkında düşünceleri 36:18 Christopher Nolan'ın "The Odyssey" filmi 36:40 İstanbul Caz Festivali 37:41 Fatih Altaylı dizi-film izliyor mu? 40:03 Kapanış #işbirliği
Temmuz 2, 2026