İstanbul 9°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazılarıFatihAltaylı
detail banner reklam

Demek ‘Yeri burası’ Caner Bey

FatihAltaylı
Köşe Yazısı

Fatih Altaylı

Haziran 8, 2017

Demek ‘Yeri burası’ Caner Bey

Gazetecilik ölmüş. Ya da gerçek gazetecilik ölmüş. Olayın en yakın tanığı Habertürk’ten Vedat Danacı’nın anlattıkları manşet olacak cinsten, ama olayın asıl unsurunu Vedat’ın anlatımında bile açıkça “büyütemiyorsan” gazetecilikten söz edemezsin. Arda Turan, Bilal Meşe’ye yumruğu sallıyor. Vedat Danacı, Arda’nın elini havada yakalıyor. Küfür kıyamet derken konu kapanıyor. Selçuk ve bir-iki futbolcu daha araya giriyor; Vedat, futbolculara “Alın Arda’yı götürün buradan. Bu meseleyi gündeme getirmenin yeri burası mı?” diyor. Yanıt Caner’den geliyor: “Yeri burası. Sen karışma.” Futbolcu gazeteciye saldırıyor, yumruklamaya kalkışıyor, bir başka gazeteci “Yeri burası mı?” diyor ve milli futbolcu Caner, “YERİ BURASI, SEN KARIŞMA” diyor. Evet tekrarlıyorum ve büyük harflerle yazıyorum. Ve çok haklı bir kararla Arda, Milli Takım kadrosundan çıkarılıyor. Peki ya Caner... “YERİ BURASI” diyerek Arda’nın tüm sözlerine ve yaptıklarına “hak veren, arka çıkan” Caner. O hâlâ Milli Takım’da. Belli ki, bunlar Arda’yı fiştekleyen, dolduran ve kullanan ekip. Ve onlara bir şey olmayacak. Soruyorum şimdi Fatih Terim’e. Arda’nın yaptıklarına tam destek veren Caner’in yeri o Milli Takım mı? “Gazetecilik bitmiş” dediğim yer de tam burası işte. Caner’in bu sözünü “büyük harfle” yazmak, bir gün gecikmeyle bana kalıyor. Meslektaşları, saldırıya uğrayan spor yazarları dururken...   DM’DEN YÜRÜYENLER Arda ile Caner’in çok ortak yönü var zaten. Her ikisi de 1-2 yıldır futboldaki başarılarıyla spor sayfalarının değil, futbol sahası dışındaki “yürümeleriyle” magazin sayfalarının malzemesi halindeler. Ya DM’den yürüyorlar ya da gazetecilerin üzerine... Not: DM, Instagram gibi sosyal medya hesapları üzerinde direkt mesaj anlamına geliyormuş.   ŞEYTANLIK Arda'nın yaptıklarını savunan tek kişi çıktı. Rıdvan Dilmen. Bu da beni neredeyse bir yıl önce verdiğim bir röportaja götürdü. “Bu işte bir ‘Şeytanlık’ var” demiştim Fransa’da Arda’nın ilk olayı patlayınca. Arda, 1 yıldan beri Federasyon’u hedef tahtasına oturtuyor. Fatih Terim’i hedef tahtasına oturtuyor. “Hak etmiyorlar, şahane bir Futbol Federasyonu var” diyecek halim yok. Federasyon tel tel dökülüyor, hepimiz biliyoruz, görüyoruz. Tel tel dökülen Federasyon’u düşürmek için de Arda dolduruluyor belli ki! Zaten “Şeytanlık” da burada saklı sanki. Arda vuracak, Arda sallayacak Federasyon yıpranacak ve düşecek. Peki sonra sizce kim Federasyon Başkanlığı’na aday olacak? Arda’nın çevresine bakın, savunanlara bakın. Şeytanlığı anlarsınız.   ‘MİŞ’ GİBİ MÜCADELE Türkiye çok garip bir ülke oldu. Vurdumduymaz bir ülke. Ne olursa olsun normal, ne olursa olsun sıradan. Balatayı sıyırmışız gibi bir hal var. Dün şöyle bir yazı yazıyorum. “Halen görevde olan 12 vali, ByLock kullanıyor” diyorum. İçişleri Bakanlığı’ndan “çıt” yok. “Bir büyükşehrin valisi, ByLock’tan tam tamına 1800 kere mesajlaşmış” diye yazıyorum. Aktif değil, çok aktif kullanıcı. Yine çıt yok. “Bunların belgesi, bilgisi savcılarda ve savcılar bunu saklamıyor, üzerini örtmüyor” diyorum. Adalet Bakanlığı’ndan da “çıt” yok. Sonra Cumhurbaşkanı’na, “FETÖ ile süper mücadele ediyoruz efendim” diyor herkes. Yemezler arkadaşlar yemezler. FETÖ ile mücadele eden falan yok. “Miş gibi” yapan ise çok.     YER MİSİN YEMEZ MİSİN! Katar’a abluka başlatılıyor. Katar, teröre ve İran’a destek verdiği iddiasıyla köşeye sıkıştırılıyor. İki gün sonra İran’da mecliste ve Humeyni’nin mezarında silahlar konuşuyor, bombalar patlıyor, 10’dan fazla kişi ölüyor. İran’daki saldırıyı kim yapıyor dersiniz? Türkiye’nin DEAŞ, dünyanın IŞİD dediği terör örgütü. 5 yıldır Ortadoğu’nun tamamına kan kusturduğu halde İran’a hiç ama hiç bulaşmayan DEAŞ, bir anda İran’da aktif hale geliyor. Ve sonra bizim bu DEAŞ’ın bağımsız, kendi kendine ortaya çıkmış bir terör örgütü olduğuna inanmamızı bekliyorlar. “Yer misiniz?” Bu soruya verilecek yanıt belli: “Hayvan terli, yemez.”   ZEYTİNLİ İKİYÜZLÜLÜK Zeytinlikleri sanayiye ve imara açan yasa tartışıldı ve şimdilik tehlike geçti diye seviniyorsunuzdur muhtemelen. Ben bu yasaya gösterilen tepkileri komik buluyorum. Yasayı desteklediğimden değil, yasa elbette geçmemeli, böyle bir şey düşünülmemeli bile. Komik bulduğum, bu milletin ikiyüzlülüğü. Ege sahilinde, Güre’nin tepelerinde yıllardır gittiğim bir köy vardır. Köy, bomboş bir köy. Ahalisi terk etmiş. Köyü terk etmemekte direnen, gözleri görmeyen bir yaşlı teyze vardı. O da gitti. Tek bir yaşayanı yok. İçinde dere akar, şahane bir yerdir. 25 yıldır her yaz en az bir kere o bomboş köye giderim, saatlerce oturur oradan Ege’yi seyrederim. 25 yıl kadar önce ilk gittiğimde köyden görünen manzara şuydu: Yemyeşil bir zeytin denizi ve onun bittiği yerde başlayan masmavi Ege. Sonra yavaş yavaş Ege ile zeytin denizi arasında tek tük yapılar başladı. Şimdi ise zeytin denizi, denize birkaç yüz metre kala bitiyor, arada geneli beyaz, çirkin ötesi bir mimariye sahip yazlık evler yeşil ile mavinin, zeytin ile Ege’nin kucaklaşmasını engelliyor. Binlerce dönüm zeytinlik, senede 2 ay kullanılan yazlık çirkinliklere dönüşmüş durumda. Peki bu rezalet olurken böyle bir yasa var mıydı? Yoktu. Zeytinlikler yok oldu mu? Oldu. Geçen gün o yazlıklardan birinde oturan bir tanıdığım mail atmış, “Zeytinlikleri kurtaralım” diye. Ben de ona cevap yazdım: “Senin evi yıkarak başlayalım.”  

NE ZAMAN ADAM OLURUZ? Zeytinliklerin yasayla değil kafayla korunabileceğini anladığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

FatihAltaylı
  • Geçmiş yazılar

TümüFatihAltaylı
217
Köşe Yazıları
217

Fatih Altaylı

Şubat 20, 2026

Mevzu bahis
Köşe Yazıları
Mevzu bahis

Fatih Altaylı

Şubat 19, 2026

Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı
Köşe Yazıları
Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı

Fatih Altaylı

Şubat 18, 2026

  • Videolar

TümüFatihAltaylı
"İnsanın kendini izlemesi kolay değil" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Ayça Bingöl"İnsanın kendini izlemesi kolay değil"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:43 Setlerdeki çalışma koşulları ve kendisinin yaptığı işlere ara vermesi 02:48 Üniversitede kimya bölümünden oyunculuğa geçişi 05:31 Çocuklarında sanata dair ilgi ve istek görüyor mu? 09:00 Tiyatroda seyirci bazında nasıl değişimler var? 10:51 Pandemi sonrası tiyatrodaki değişimler? 12:54 Beyaz Tavşan Kırmızı Tavşan oyunu 15:40 Oyunlardan önce yaptığı bir şey var mı? 16:54 Cici filmi 18:09 Kendi oynadığı dizileri izleyebiliyor mu? 18:44 Oynayacağı dizi veya filmleri seçerken nelere bakıyor? 20:32 "Öyle Bir Geçer Zaman ki" dizisi hayatında neleri değiştirdi? 21:47 Sanat ile ilgilenen insanlara tavsiyeleri neler? 26:16 Teknoloji ile ilişkisi nasıl? 28:02 Tek kelimelik soru-cevap
Şubat 13, 2026
"Sanatçının bitti demesi zor" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Zekiye Sarıkartal"Sanatçının bitti demesi zor"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:12 Bir günü nasıl geçiyor? 01:45 Yönünü sanata nasıl çevirdi? 12:01 Öğrencilerine hep neyi anlattı? 16:42 Soru-Cevap 17:56 Kapanış
Şubat 6, 2026
"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Nilgün Öneş"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:10 Süper Baba hikayesi nasıl başladı? 02:14 Kendi görsel dünyasını nasıl geliştirdi? 04:37 Geçmişten günümüze senaryolarda yazılan hikayelerde ne gibi değişiklikler oldu? 07:14 "Ağlamak Yok" kitabı 09:13 Uzun yazılan senaryolar ve hikayeleri insanlara ne katıyor? 11:33 Günümüzde senaryolardaki hikayelerde nasıl değişimler oldu? 13:02 Senaryo yazarken unutamadığı anıları var mı? 15:05 İyi bir senaryo yazarı nasıl çalışır? 18:06 Belirli bir dönemin ya da bir olayın hikayesini yazmak ister miydi? 19:18 "Ayrılık da Sevdaya Dahil" dizisi 23:50 Önümüzdeki süreçte planları neler? 24:29 Senaryo yazarı olarak yapay zekadan faydalanabiliyor mu? 27:12 Sinemada büyük ve uzun hikaye anlatım dönemi bitiyor mu? 28:50 Tek kelimelik soru-cevap 30:32 Kapanış
Ocak 30, 2026