İstanbul 10°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Ne kadar ekmek o kadar köfte sigortası

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Haziran 15, 2017

Ne kadar ekmek o kadar köfte sigortası

Trafik sigortası primlerinin ne kadar olacağı aylardır memleketin meselesi haline geldi. Sigorta şirketlerinden genelde pek hazzetmemekle beraber bu konuda haksız olmadıklarını düşünüyorum. Kesin olan şey ise mevcut sistemin son derece adaletsiz olduğu. Her gün kazaya karışsanız da, hayatınızda kaza yapmamış olsanız da aynı primi ödemek hiç ama hiç makul değil. Adil hiç değil. Ben bu meselenin çözümünün de bu kadar çetrefilli ve karmaşık olduğu kanaatinde değilim. Medeni ülkelerde bu konu bir şekilde hallediliyor. Zorunlu sigorta primi hesaplanırken çeşitli kriterler bu primin yükselip alçalmasını sağlıyor. 1- Yaş: Ehliyetinizi yeni almışsanız, gençseniz, kanınız biraz daha deli akıyorsa otomobil sahibi olmak istediğiniz zaman priminiz de yükseliyor. Mesela ABD’de 19 yaşında birisi Ferrari almaya kalkarsa sigorta ödemeleri neredeyse otomobilin fiyatına yaklaşıyor. 2- Kaza sicili: Eğer sürekli kaza yapıyorsanız ve bu kazalar kayıtlara giriyorsa, ki sigortadan ödeme alabilmeniz için kayıtlara girmesi şart, her yaptığınız kaza sonrası priminiz geometrik olarak yükseliyor. Buna karşılık kaza yapmadığınız her dönemde primleriniz aynı şekilde düşüyor. Belirli bir noktadan sonra sigorta şirketleri sizin araçlarınızı sigortalamayı kabul etmiyor ve siz de otomobil sahibi olamıyorsunuz. Bunu aşmak için eşinizin veya çocuğunuzun üzerine otomobil almanız da mümkün değil; çünkü otomobili kullananın siz olduğunuz ortaya çıkarsa sigorta ödeme yapmıyor. 3- Ceza sicili: Kaza yapmıyor olabilirsiniz ama kurallara uymadığınız için trafiği tehlikeye düşürüyor veya başkalarının kaza yapmasına neden oluyor olabilirsiniz. Aldığınız her trafik cezası, size sigorta priminde artış olarak dönüyor. 4- Otomobilin değeri: Otomobilin değeri arttıkça sigorta pirimi de artıyor. Diyebilirsiniz ki, “Bu karşı tarafı korumak için yapılan bir sigorta kasko değil ki”. Önemi yok. Sonuçta siz yolda pahalı bir risk oluşturuyorsunuz. Ucuz bir otomobil size çarptığı zaman sigorta sizin masraflarınızı karşılıyor. Evet bir tavan var ama lüks otolarda en küçük bir kazada o tavana ulaşılıyor. Sonuç olarak sisteme katkınız, yarattığınız risk oranında olmalı. Böylesi kriterlerle hazırlanacak bir sigorta sistemine kimsenin itiraz edebileceğini zannetmiyorum.   DUYGU Enis Berberoğlu ile Hürriyet Gazetesi’nde 10 küsur yıl birlikte çalıştık. Odalarımız arasında 3 metre mesafe vardı. Bir ara Aydın Doğan’ı kızdırınca bir süre Radikal’de sürgün hayatı yaşadı. Sonra Hürriyet’e geri döndü. Ardından ben Hürriyet’ten ayrılıp Sabah’a genel yayın yönetmeni oldum. Biz Habertürk’ü kurduktan kısa bir süre sonra Enis de Hürriyet’e genel yayın yönetmeni oldu. Başbakan’ın gezilerinde karşılaşırdık hep. Hürriyet’in yayın yönetmenliğini bırakınca yazar olarak devam etmek istemedi. Üniversitede görev yapmak istiyordu ama siyasete girdi. CHP’den milletvekili oldu. Zaman zaman konuşurduk. Siyaseti de pek sevememişti. Gazeteci tarafı ağır basıyordu hep. Sonrasında Cumhuriyet’te yayınlanan “MİT TIR’ları” haberini Can Dündar’a onun verdiği iddiasıyla hakkında soruşturma açıldı. Can Dündar “kaçtı”. Enis “kaçmadı”. Son olarak birkaç ay önce konuştuk. Davadan söz ettik. “Aslına bakarsan ortada bir suç yok ama biliyorum ki, boş geçmezler. Birkaç yıl verirler” demişti. Birkaç yıl değil, Abdullah Öcalan’a verilenle aynı cezaya, “müebbet”e hükmetti mahkeme. Sonra da 25 yıla indirmiş cezayı. O belgeleri Can Dündar’a Enis mi verdi, kim verdi bilmiyorum. Bildiğim şu. Can Dündar Avrupa’da cumhurbaşkanlarının, başbakanların masalarında ağırlanır, özgürlük ödülleri alırken Enis Berberoğlu’na verilen bu ceza bende adalet duygusu uyandırmıyor. Diğer Cumhuriyet yazarlarının, Musa Kart’ın, Kadri Gürsel’in ve diğerlerinin tutukluluklarının uyandırmadığı gibi.   ALINGANLIK FETÖ soruşturmasını yürüten savcıyla yaptığımız sohbeti yazarken bir örnek olarak “Devletin valisi dediğimiz adam Sakarya’da mesela bir marangozdan emir alıyormuş. Karşımda ifade verirken sordum, ‘Nasıl olur da bir marangozdan talimat alırsınız’ diye” cümlesini aktardım. Halihazırda Sakarya Valisi olan Hüseyin Avni Coş bu sözlerin kendisini hedef aldığını düşünmüş. Bahse konu olan vali kendisi olmadığı gibi, zaten kendisinden bu soruşturmalarla ilgili olarak ifade de alınmadığı için böyle bir konuşmanın öznesi olması da mümkün değil. Bahse konu olan kişi, zaten şu anda valilik makamında da oturmuyor.   ‘SELF MADE’ SEKSİ Ertuğrul Özkök, Posta Gazetesi seçici kurulu tarafından kendisine layık görülen “50 yaş üzeri 10 seksi erkekten biri” ödülünü iade etme kararı almış. Çünkü arkadaşları tarafından çok fazla hücuma maruz kalmış. Bence hiç aldırmasın, ödülü iade falan da etmesin. Çünkü ben, Özkök’ün seçimi kazanmak için yıllardır verdiği uğraşların en önemli tanığıyım. Diğer adaylar bu ödül için hiçbir gayret sarf etmeden sahip olurken Sevgili Özkök bu ödüle giden yolun taşlarını elleriyle döşedi. Zaman zaman gittiğimiz yemeklerde, hepimiz önümüze gelen her şeyi lüpletirken Ertuğrul Özkök, “47 gram fazlam var” diyerek bizi seyretmekle yetindi sık sık. Her sabah çırılçıplak ayna karşısına geçip vücudundaki eksiklikleri ve fazlalıkları inceledi. Pek çok defa giyim mağazalarını dolaştığına, “Bu gömleği şu ceketle giyerim” diyerek aldığına ya da mevcut bir ceketine uyacak gömlek için dükkân dükkân gezdiğine şahit oldum. Benim asla giymeye cesaret edemeyeceğim çiçekli böcekli gömlekler, rengârenk tişörtleri kombine etme çabalarını gördüm. Yani Sevgili Ertuğrul Abimiz. Sakın o ödülü geri verme. Ali Koç, Faruk Süren gibi “Allah vergisi” seksi adamlar o ödülü hak etmiyorlar. Onların başarısı anne-babalarına ait. Sen ise “self made seksisin”. O ödül ananın ak sütü gibi helal sana.   NE ZAMAN ADAM OLURUZ? Özel okul zamları enflasyonu katlamadığı zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Gazeteci ile kavga edilir mi!
Köşe Yazıları
Gazeteci ile kavga edilir mi!

Fatih Altaylı

Nisan 6, 2026

Bu benzetme haksızlık
Köşe Yazıları
Bu benzetme haksızlık

Fatih Altaylı

Nisan 5, 2026

Uğurcan
Köşe Yazıları
Uğurcan

Fatih Altaylı

Nisan 3, 2026

  • Videolar

Tümü
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!" görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Mert Ramazan DemirFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli 00:00 Giriş 01:29 Yeni aldığı motoru 04:14 Hayatının göz önünde olmasından rahatsız mı? 06:10 Karşı cinsin ilgisinden rahatsız mı? 07:10 Oyunculuğa ne zaman başladı? 14:19 Ailesi neler yapıyor? 15:42 İstanbul'daki ilk günleri 22:15 Dijital platform işlerini özellikle mi seçti? 26:23 Disney'deki yeni işi onu tatmin etti mi? 27:30 Yapım işlerine dahil oluyor mu? 28:01 Tiyatro hakkında ne düşünüyor? 29:33 Kazandığı parayı nasıl değerlendiriyor? 33:15 Ailesi dizilerine dair yorum yapıyor mu? 33:56 Evlilik düşüncesi var mı? 35:06 Gelecek planları neler? 36:58 Oyunculuğu nasıl öğrendi? 38:28 Spor yapıyor mu? 46:24 Kapanış Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Nisan 5, 2026
Geçmişten günümüze kütüphaneler görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Celal Şengör & Oğuz Selim Başar & Fatih AltaylıGeçmişten günümüze kütüphanelerhttps://www.sharkninja.com.tr/collections/hava-temizleyicisi?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_hava_temizleyici_kampanyasi_march26 https://www.sharkninja.com.tr/collections/kablosuz-supurgeler?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_supurge_kampanyasi_march26 #işbirliği 00:00 Giriş 04:50 Kütüphane nedir? 06:06 Bir yerin kütüphane olması için kaç kitap barındırması gerekli? 11:50 Parşömen nedir? 22:16 Eski kütüphaneler 27:19 İskenderiye Kütüphanesi 31:36 İskenderiye Kütüphanesi nasıl yok oldu? 35:46 Bergama Kütüphanesi 42:56 Celcus Kütüphanesi 44:13 Beytü'l Hikme 45:39 Joanina Kütüphanesi 47:03 Bodlean Kütüphanesi 58:43 Düşes Anna Amalia Kütüphanesi 1:01:49 Klementinum Kütüphanesi 1:04:02 Avusturya Milli Kütüphanesi 1:06:04 Bibliothèque nationale de France 1:06:45 Kitaplar nasıl muhafaza edilmeli? 1:13:25 Britanya Milli Kütüphanesi 1:15:58 ABD Kongre Kütüphanesi 1:17:58 Cumhurbaşkanlığı Kütüphanesi 1:21:03 Oğuz Selim Başar'ın kütüphane merakı nereden geliyor? 1:24:08 Efemera nedir? 1:29:21 Bir kütüphane nasıl kullanılmalı? 1:32:50 Kapanış
Nisan 5, 2026
"Her sanatçı çağının tanığıdır" görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Fırat Engin"Her sanatçı çağının tanığıdır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 02:32 Heykel bölümü nasıldı, imkanlar neydi? 03:11 Heykel bölümünde öğrenciyken hangi malzemeleri sevdi? 08:33 Sanatçının yolculuğunda farklı dönemler nasıl belli oluyor? 11:13 "Bu iş oluyor" dediği nokta neresiydi? 12:10 Bugünün dünyası sanatını nasıl etkiledi? 14:33 Yeni hangi projelerle uğraşıyor? 15:12 Teknolojinin heykele katkısı nasıl? 17:26 Kapanış
Nisan 3, 2026