İstanbul 22°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

İtiraz mercii

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Haziran 17, 2017

İtiraz mercii

Kuzey Irak’ta “bağımsız Kürdistan için” referanduma gidiliyor ve Türkiye tepkili. Diyarbakır’da “Megri megri” diyen Barzani, bağımsız Kürdistan’ın kurucusu olma peşinde. Türkiye, hamisi olduğu Barzani’yi uyarıyor, “Yapmayın” diye. Ben ise geçmişte yaşadığım bir olayı bir kez daha hatırlatma gereği duyuyorum. 1990’lı yılların ortası. Yanlış hatırlamıyorsam 1996 senesi. Kuzey Irak’ta Selahaddin kentinde, Barzani’nin kente hâkim bir tepede kurulmuş ofisinde karşılıklı oturmuşuz. Barzani’nin Türkiye’ye “bağımlı” olduğu yıllar. Barzani’ye bağlı peşmergeler, PKK’ya karşı yürütülen operasyonlarda Türk askeriyle birlikte çarpışıyor. Tabii bedeli mukabilinde. Her ay Türkiye’den Barzani’ye çuvalla dolar gittiği yıllar. Ben de ofisinde Barzani ile sohbet ediyorum. Konularımız çeşitli: Türkiye, Irak, Saddam, Halepçe, PKK. Ve tabii yüzyıllık Kürdistan devleti rüyası. Bağımsız Kürdistan deyince Barzani’nin gözleri parlıyor. “Şu an için hayal. Olma ihtimali yok. Ama gelecekte niye olmasın. Bu bölgede her millet, devletini kurdu, Kürtler hariç” diyor. Sonra kalkıp, kente ve ilerisinde uzanan ovaya hâkim ofisinin penceresine doğru yürüyor. Tül perdeyi çekiyor ve bana “Gel bak” diye işaret ediyor. Yanına gidiyorum ve camdan manzaraya bakıyorum. “Ne görüyorsun” diyor. “Çorak bir arazi” diyorum. “Hayır” diyor Barzani, “Ben bambaşka bir şey görüyorum. Bu topraklar aslında bir petrol denizinin üzerinde yüzen bir ada. Altımızda muazzam bir zenginlik var. Amerika izin verdiği gün bu zenginlik bizim olacak ve biz burada Kürdistan’ı kuracağız. Bu zenginlik, Kürt halkının zenginliği. Bugün bu zenginlikten faydalanamıyoruz belki ama her şey ABD’ye bağlı. Onlar izin verdiği gün, bu zenginlik Kürt halkının olacak” Bu sohbetimizin üzerinden 20 küsur yıl geçti. Barzani’nin söyledikleri dün gibi aklımda. Barzani’de bir değişiklik olduğunu zannetmiyorum. Değişiklik varsa ABD’de var. İtirazımız varsa merci orası. Tabii dinlerlerse...   YAPAY ZEKÂ NEREDE FAŞİST OLUR? Dünyanın en büyük yazılım şirketlerinden biri, geliştirdiği yapay zekâyı sosyal medya üzerinde denemek için bu yapay zekâ tarafından kullanılacak bir Twitter hesabı açar. Naif bir genç kız kimliği olarak açılan hesap, yapay zekâ tarafından kullanılacak ve milyonlarca sosyal Twitter hesabını izleyerek genel yönelimleri tespit edecek ve buna bağlı olarak da çok talep gören bir hesap haline gelmeye çalışacaktır. Yazılım şirketi birkaç gün sonra yapay zekânın kullandığı bu Twitter hesabını kapatmak zorunda kalır. Çünkü yapay zekâ, sosyal medyayı izleyerek çok kısa bir süre içinde faşist eğilimleri olan, cinsiyetçi, ırkçı ve şiddet yanlısı bir kişinin hesabı haline dönüşür. Trump’ı ABD başkanlığına taşıyan seçim ekibinin de yapay zekâdan yararlandığını ve sosyal medyadaki “Bigdata”dan faydalanarak “aşırı söylemlerini” oluşturduğunu da söylemeden geçmeyeyim. Görünen o ki, dünya garip bir yöne doğru gidiyorsa, bunda sosyal medyanın payı büyük. Ve giderek daha da kötü olacak gibi duruyor.   ORTASI VAR AMA... TÜRKİYE’de ünlü olmak zor iş. Hülya Avşar, Cumhurbaşkanı’nın Huber Köşkü’nde verdiği iftar davetine straples bir elbiseyle katılmış. Anında kıyamet koptu. Muhafazakâr olduğunu iddia eden bir grup, özellikle sosyal medya denilen rezillik üzerinden Avşar’a saldırıya geçti, “Kapan, kapanmazsan biz kapatırız” demeye başladılar. Bunun tersi olsaydı ve Hülya Avşar boğazına kadar kapalı bir kıyafet giyseydi bu sefer de diğer taraf, Avşar’ın dekolte fotoğrafları ile bu fotoğrafını yan yana koyup, “Dışarıda böyle, Huber’de böyle” diye saldırıya geçecekti. Haklı olarak şöyle diyebilirsiniz: “Peki bunun ortası yok mu?” Var elbette. Ama ortadan gidince Hülya Avşar olamazsınız ki!   YÜRÜMEKLE YOLLAR AŞINMAZ  CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun yürüyüşünü neredeyse tüm medya “Enis Berberoğlu için yürüyor” anlamı çıkacak şekilde duyuruyor. Oysa Kılıçdaroğlu bir kişi için yürümüyor. “Adalet” için yürüyor ve bence geç kalmış bir yürüyüş. Bu yürüyüş Türkiye’de 50 yıl önce, 60 yıl önce, 100 yıl önce başlamalıydı. Dünkü yazımda Hürriyet yazarlarının, Enis Berberoğlu’nun tutuklanmasıyla ilgili bir şey yazmadığına değinmiştim. Bir gün gecikmeyle de olsa yazdılar. Umursamaz değil, sadece tembellermiş.   SAĞLIK İÇİN DEMOKRASİ  Kılıçdaroğlu günde 15-20 km arası yürüyecek. Toplamda neredeyse 500 km. Demokrasi arayışının faydalarını biliyorduk ama yeni bir faydası daha olacak. Günde bu kadar yol yürümek sağlık için de iyidir. Demokrasi arayışı sağlığa da iyi gelirmiş. Bunu da öğrendik.   BAŞARISIZLIĞI ARAZİLE FİNANSE EDECEK Galatasaray’ın Riva arazisiyle ilgili ihale sonuçlandı ve herkes, “Galatasaray’a Riva piyangosu” diyor. “Galatasaray, Riva’dan 942.4 milyon TL gelir elde edecek” diye yazıyorlar. Gelecek para güzel görünmekle beraber durum aslında pek de iyi değil. Galatasaray, gelecek olan bu 942.8 milyon TL’nin 508 milyon TL’sini zaten bankalara teminat olarak göstererek borçlandı. Daha doğru anlaşılabilir bir şekilde söylersek 508 milyon TL’sini kırdırdı ve 341 milyon TL aldı. Bu da yaklaşık 92 milyon dolar etti. Şimdi alacağı 434 milyon TL kaldı. Bunu da aynı oranlardan kırdırırsa üç aşağı beş yukarı 290 milyon TL daha alacak. Bu da yaklaşık 80 milyon dolar edecek. Böylelikle Galatasaray’ın Riva arazisinden elde ettiği toplam para 172 milyon dolar civarında olacak. Emlak Konut’un Florya için öngördüğü Galatasaray payı ise 120 milyon TL. O da yaklaşık 33 milyon dolar. Galatasaray’ın arazilerinden kazandığı para, üç aşağı beş yukarı 205 milyon dolar olacak. Kulüp iyi yönetiliyor olsaydı bu para Galatasaray’a ciddi bir nefes aldırır, kulübün ve Sportif AŞ’nin 270 milyon dolar civarındaki borçlarını makul bir seviyeye indirirdi. Ancak mevcut durumda öyle olmayacak. Bu para Dursun Özbek’in kendi döneminde ettiği zararların finansmanını anca sağlayacak. Yani Riva ve Florya’nın satışından gelen para, Dursun Özbek’in başkanlık koltuğunda oturmasının faturasını ödemekten öte bir işe yaramayacak. Üstelik de hiçbir sportif başarı olmadan. Sakın yanlış anlamayın. “Özbek kötü de öncesi iyiydi” demiyorum. Ünal Aysal da sermaye artırımı yoluyla Galatasaray’ın kasasına neredeyse bir Riva arazisi kadar para sokmuş ve bu parayı çarçur ederek gitmişti. Tek farkı, onun döneminde sportif başarı olmasıydı. Ama onun da mimarı Aysal değil, Ali Dürüst ve Abdurrahim Albayrak’tı.   NE ZAMAN ADAM OLURUZ? Yağmuru hissetmeyenler buluttan nem kapmadığı zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Kurşun atana af, saçını örene ihraç
Köşe Yazıları
Kurşun atana af, saçını örene ihraç

Fatih Altaylı

Ağustos 20, 2026

Güzelaydın: “Ali Dürüst Sportif A.Ş.’nin başına geçmeli”
Köşe Yazıları
Güzelaydın: “Ali Dürüst Sportif A.Ş.’nin başına geçmeli”

Fatih Altaylı

Ağustos 19, 2026

Yapay zeka tartışmaları
Köşe Yazıları
Yapay zeka tartışmaları

Fatih Altaylı

Ağustos 18, 2026

  • Videolar

Tümü
Osmanlı'da modernleşme görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Emrah Safa Gürkan & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimOsmanlı'da modernleşmeShark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 04:55 Modernleşme nedir? 12:00 Osmanlı'da modernleşmenin ilk adımları 18:40 Modernleşme ve gelenekçilik 23:32 Osmanlı'da bankacılık sistemi neden kurulamadı? --shorts 26:45 Osmanlı'nın zengin tebaası var mıydı? 39:29 Türk aydınları kendi çağdaşları arasında geride mi? 52:25 Batı’nın teknolojisi hariç başka bir şeyini almamak mümkün mü? 56:07 Mısır modernleşmesi niye durdu? 1:03:21 İran modernleşmesi 1:16:48 Kore modernleşmesi 1:21:15 Kapanış #işbirliği
Ağustos 16, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Plajlarda çalmayı sevmiyorum!" görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Faruk SabancıFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Plajlarda çalmayı sevmiyorum!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:04 Neden sanayici olmadı da DJ oldu? 07:46 Zengin bir aileden gelmek bu işte avantaj mı? 09:55 Tiësto onu nasıl keşfetti? 12:29 Nasıl bir hayat geçirdi? 15:16 DJ'liğe nasıl başladı? 17:36 Parçaları sürekli değiştiriyor mu, yoksa aynı parçaları mı çalıyor? 21:47 Günde kaç saat müzik dinliyor? 23:18 Hangi ülkelerde konser verdi? 24:11 Örnek aldığı DJ'ler var mı? 25:28 DJ'likte hedefi ne? 27:07 Türk sanatçılarla projeler düşünüyor mu? 30:15 Canlı orkestrayla birlikte çalmayı planlıyor mu? 30:43 Yapay zekânın DJ'liğe etkisi 35:57 DJ'likte para var mı? 38:05 DJ'likte telif meselesi nasıl oluyor? 38:41 Bir DJ en çok nerede çalmak ister? 42:42 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Ağustos 16, 2026
Üniversiteye gitme isteği azalıyor mu? görseli
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Erhan Erkut & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimÜniversiteye gitme isteği azalıyor mu?Shark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 03:26 Üniversite tercihleri ve önemleri 09:49 Üniversitelerin 3 senelik eğitime düşmesi planlanması 13:00 Üniversite kontenjanlarının dolmaması ve sonrasında azaltılması 17:44 Yapay zeka ile birlikte açılan bölümler 21:48 Üniversite sınavına giren kişi sayısının azalması 26:29 Üniversite fiyatlarının artışı 38:29 Sınavlarda sıfır çeken öğrenci sayısının artması ve eğitime etkisi 41:11 Yurtdışına eğitime gidenlerin sayısı artıyor mu? 43:18 Türkiye'deki öğrenci kalitesi düşüyor mu? 49:58 Devlet üniversitelerinin düşüşü, özel ve vakıf üniversitelerinin yükselişi 53:02 Bugünkü bilgi birikimi ile bir tercih yapacak olsa hangi bölüm ve okulda okumak isterdi? 55:13 Kapanış #işbirliği
Ağustos 9, 2026