İstanbul 21°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Bazen kabalaşmak mı lazım!

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Haziran 25, 2017

Bazen kabalaşmak mı lazım!

Star Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Nuh Albayrak, dün bir olayı köşesine taşıdı. FETÖ elebaşısı Fethullah Gülen’in “makbul” sayıldığı dönemler. Gülen’in yanlış hatırlamıyorsam ağabeyi ölmüştü. O günlerde Ekrem Dumanlı, Nuh Albayrak’ı arıyor, “Fethullah Gülen yanımda” diyerek telefonu Gülen’e veriyor ve Nuh Albayrak da başsağlığı dilemek zorunda kalıyor. Ardından da Gülen’in gazetelere verdiği çarşaf çarşaf ilanda arayıp başsağlığı dileyenler arasında Nuh Albayrak’ın da adı çıkıyor. O günleri çok net hatırlıyorum. Büyük ihtimalle aynı gün Ekrem Dumanlı beni de aradı. Okursanız, detaylı biçimde anlatayım. Ofisimde oturuyorum. Telefonum çaldı. Tanımadığım bir numara arıyor. Genelde tanımadığım numaraları pek açmam ama açacağım tuttu. “Buyrun” dedim. “Fatih’ciğim ben Ekrem Dumanlı.” Şaşırdım. Dumanlı ile Başbakan’ın seyahatlerinden tanışıyoruz ama beni pek aramışlığı yok o güne kadar. “Merhaba Ekrem. Hayırdır?” dedim. “Fatih biliyorsun, hocaefendinin kardeşi vefat etti. Ben de şu anda hocaefendinin yanındayım. Telefonu vereyim de bir başsağlığı dile arzu edersen” dedi. Normalde ne yapılır? Efendi, terbiyeli bir insan böyle bir durumda “Tamam” der ve bir başsağlığı diler değil mi? Peki ben ne yaptım? “Ekrem’ciğim, teşekkür ederim aradığın için ama Fethullah Bey’e başsağlığı dilemek gibi bir arzum yok. Eğer böyle bir niyetim olsaydı zaten ben kendisini arardım. Hiç gerek yok başsağlığı dilememe. Ona yeterince başsağlığı dileyen vardır zaten. Benimkine ihtiyacı yoktur” dedim ve kapattım telefonu. Böyle bir kabalığı yapmasaydım, büyük ihtimalle benim de adım o ilanda Gülen’i arayıp başsağlığı “diletilenler” arasında yer alacaktı. Kabalıktan pek hoşlanmam ama bazen gerekli oluyor galiba. Not: Genelde ölümlere saygım vardır. Rast gelirsem hiç tanımadığım insanların bile cenazesine katılmaktan, başsağlığı dilemekten çekinmem. Ama zorla başsağlığı dilemek de bana göre değil.   İYİ BAYRAMLAR Değerli okurlarım, Hepinizin Ramazan Bayramı’nı canı gönülden kutluyorum. Giderek oranı artan küçüklerimin gözlerinden, giderek oranı azalan büyüklerimin ellerinden öpüyorum. Bilirsiniz, eski bir gelenekten ötürü bayramlarda yazı yazmazdım. Ama 2.5 yıla yakın süre yazmaya ara verdiğim için yazı yazmayı özlemişim. Bu bayram ara vermeyeceğim. Hepinize sevgiler, muhabbetler.   Galatasaraylı olmayan Galatasaray Başkanları Cuma akşamı telefonum peş peşe çalmaya başladı. Arayanlar Galatasaraylı dostlarım. “Başkan TRT’de sana sallıyor, açsana” dediler. “Kusura bakmayın açamam. Ne diyorsa siz söyleyin bana” dedim. Benim için şöyle demiş Başkan Dursun Özbek: “Gelsin yüzüme kimin ne sorusu varsa anlatayım. Yüzüme ‘Abi’ diyorlar, klavyede, kamera karşısında bambaşka oluyorlar.” Ehh be Dursun Özbek. Senin de Galatasaraylılığın bu işte. Bak sen Galatasaray’da yenisin, Galatasaray’la ilgili bir şey bilmiyorsun. Anlatayım da öğren. Faruk Süren benim en yakın dostlarımdan biridir, sen de bilirsin. Başkanlığı döneminde ona da çok sert eleştiriler yaptım zaman zaman. Buna rağmen her hafta buluşur, sık sık konuşurduk. Galatasaray için bir şey yapmamı “emrettiği” zaman da iki elim kanda olsa yapmaya gayret ederdim. Keza Özhan Canaydın. Ona da çok ağır eleştiriler yaptım hep. Buna rağmen haftada en az bir, genelde iki kere ofisime gelir, iki kadeh viski içer, Galatasaray konuşurduk. Çok tepesi attığında evime gelir, şarabını seçer, açtırır, saatlerce oturur, Galatasaray konuşurduk. Ünal Aysal’a kadar tüm Galatasaray Başkanlarıyla böyle bir ilişkim vardı. Sadece benim değil, biz tüm Galatasaraylıların ilişkisi böyledir. Eleştiririz ama dostluğumuz sürer. Bunun dışında kalan iki kişi var. Biri Ünal Aysal, diğeri ise sensin Dursun Özbek. Niye biliyor musun? Çünkü ikiniz de Galatasaraylı değilsiniz. İkiniz de hayatınızı Galatasaray’da geçirmediniz. Başkan olmadan önce bir gün maça gitmediniz, kongrelerde görülmediniz, Galatasaray’ın hiçbir şeyiyle ilgilenmediniz. Ancak ve ancak eliniz biraz para görüp o parayla şöhret satın almak istediğiniz zaman Galatasaray’ı hatırladınız. Sen 65 yaşında, Ünal Aysal 70 yaşında Galatasaray’a geldiniz. Galatasaray’ı bilmiyorsunuz, Galatasaray’dan anlamıyorsunuz. “Yüzüme karşı söylesinler” demişsin. Sana defalarca gelip neler anlattık. Ama tek anladığımız, senin doğruları söylemeyen biri olduğun oldu. Divan Kurulu’nda, yazdığım her şeyi çıkıp yüzüne karşı ben söyledim, başkası değil. Yine de sana her gördüğümde Galatasaray terbiyesi gereği “Başkanım” dedim. Halini hatırını sordum. Bundan sonra dersem yüzüme tükürsünler. Sen benim selamıma bile layık olmadığını gösterdin.   Bu bir araştırma bir uydurma değil Yanlış anlamaları engellemek için ilk gün yazının başına yazdım, “Bu araştırmayı yapan Türkiye’nin en muhafazakâr araştırma şirketlerinden biri olan MAK Danışmanlık’tır” diye. Ama yine de “kötü niyeti” engellemek mümkün değil. Bu araştırmayı neden yayınladığım, niye yayınladığım konusunda bir tartışma başlatmaya niyetli bazıları. Gerçi asıl neden, benim bu araştırmayı yayınlamış olmam değil. Mesele Ertuğrul Özkök’ün benim yazımı aynen alıntılayıp bir gün sonra köşesinde yer vermesinde. Özkök’ün bunu yapmasında bence hiçbir mahzur da yok. Ki zaten MAK Danışmanlık bu araştırmayı pek çok basın kurulu- şuyla da paylaşmış. Belli ki, kimi yayınlamayı değer görmemiş, kimi de anlıyorum ki haklı olarak korkmuş yayınlamaya. Bense bu araştırmayı Türkiye’nin sosyolojisini anlamak açısından önemli bulduğum için paylaştım. Anlıyorum ki, çok da iyi yapmışım. Bu araştırmayı eleştirmek değil, okumak lazım.   Hedef halk değil diktatör Dün “Ne zaman adam oluruz?” başlığı altında yazdığım cümleyi sabah gazetede okuyunca kendime bir özeleştiri yapma kararı verdim. Şöyle başlamıştı “Ne zaman adam oluruz”: “Ne Şam’ın şekeri ne Arap’ın yüzü...” Bir atasözünden alıntıladığım bu cümle, sonradan daha iyi anladığım kadarıyla bir miktar “gizli ırkçılık” içeriyor. Oysa benim kastım asla ve asla bir ırk üzerinden eleştiri yapmak değil. Benim “Arap”tan kastım, Arap halklarını yönetenler ve onların Türkiye karşıtı zihniyeti. Elbette ki, 20. yüzyılın baş- larında Arabistan topraklarında askerlerimizin başına gelen felaketleri unutacak halim yok. Ama o yüzyılın dinamikleri içinde, kimler kimlere neler yapmadı ki! Bugün o günün kan davaları üzerinden toplumları yargılamak çok doğru bir düşünce tarzı değil, bizi doğruya götürmez. Ama bugün hâlâ görüyoruz ki, Arap liderlerin Türkiye’ye bakışı o gün neyse bugün de farklı değil. Benim eleştirim bu diktatörlere.   Ne zaman adam oluruz? Herkese her gün bayram olduğu zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
CHP, beis ve yeis
Köşe Yazıları
CHP, beis ve yeis

Fatih Altaylı

Temmuz 6, 2026

Fikir açıklamama özgürlüğü yok mu!
Köşe Yazıları
Fikir açıklamama özgürlüğü yok mu!

Fatih Altaylı

Temmuz 5, 2026

Deniz Göktaş KKK’na ne dedi
Köşe Yazıları
Deniz Göktaş KKK’na ne dedi

Fatih Altaylı

Temmuz 4, 2026

  • Videolar

Tümü
Yunan metin çevirilerinin bilime katkısı görseli
Dün
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Celal Şengör & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimYunan metin çevirilerinin bilime katkısıShark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 05:01 Solvay Konferansı fotoğrafı 07:11 Solvay Konferansı fotoğrafı bugün çekilebilir mi? 10:36 İrlandalı keşişlerin kopyaladığı eski metinler 13:52 Aristo ve doğa bilimleri 24:32 Hrıstiyanlar nasıl gelişim gösteriyor? 27:53 Modern bilimin başlangıcı 35:44 Galile'den önceki bilim adamları problemleri fark edemediler mi? 38:09 İslam dünyasının geçmiş dönemde bilimde Batı'dan geride kalmasının sebepleri 46:50 Kapanış #işbirliği
Temmuz 5, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Ömürlük koleksiyonu 1,5 yılda yaptım!" görseli
Dün
FatihAltaylı
YouTube
Koleksiyoner Mehmet ÇebiFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Ömürlük koleksiyonu 1,5 yılda yaptım!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:28 Saat koleksiyonu işi nereden çıktı? 19:01 Hangi saat markalarına sahip? 23:53 Koleksiyonerlik pahalı bir iş mi? 29:47 Türk hat sanatı hak ettiği yerde mi? 42:20 Murat Bardakçı'nın "Türk resmini sanattan saymam" cümlesi 51:15 Eserin değerini nasıl belirliyor? 1:05:07 Pandemi döneminde eserlerin fiyatları neden yükseldi? 1:08:36 Çatı Müze işi ne durumda? 1:19:20 Kapanış #işbirliği YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Temmuz 5, 2026
"Ajda Pekkan ve Manifest Kuşağı" görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı & Bedia Ceylan Güzelce"Ajda Pekkan ve Manifest Kuşağı"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:15 Deniz Göktaş'ın stand-up gösterisi 03:27 24 Haziran 2026 Scorpions İstanbul konseri 06:50 Kars'taki Gastronomi Film Festivali 08:36 Dua Lipa'nın evliliği 10:21 Fatih Altaylı evlilik hakkında ne düşünüyor? 13:28 Manifest grubu 17:02 Yaz ayındaki konserler 30:51 Fatih Altaylı'nın yakın tarihteki dünya hakkında düşünceleri 36:18 Christopher Nolan'ın "The Odyssey" filmi 36:40 İstanbul Caz Festivali 37:41 Fatih Altaylı dizi-film izliyor mu? 40:03 Kapanış #işbirliği
Temmuz 2, 2026