İstanbul 10°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Burası müze olarak kalır ama siz de haddinizi bilin

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Haziran 25, 2017

Burası müze olarak kalır ama siz de haddinizi bilin

Yazıya başlarken, oluşabilecek yanlış anlamaları baştan bertaraf etmek amacıyla söyleyeyim. “Bana göre Ayasofya, insanlığın ortak mirası, peş peşe biri Hıristiyan, diğeri Müslüman iki Roma İmparatorluğu’nun en görkemli ibadet mekânı kimliğiyle müze olarak kalmalıdır.” Ancaaaaak! Kimse unutmasın ki, Ayasofya adındaki mabet, 564 senedir Türkiye diye bilinen ülkenin sınırları dahilindedir. Ömrünün yaklaşık 1000 yılını kilise olarak geçirmiş, daha sonra İstanbul’un fethini takiben 481 yıl boyunca cami olarak inananların mekânı olmaya devam etmiştir. Üstelik de 16. yüzyılda Osmanlı Mimarbaşı Sinan’ın statik açıdan güçlendirici müdahalesi olmasaydı, bugün Ayasofya diye bir yer olmayacak, yüz yıllar önce yıkılıp gitmiş olacaktı. Bu mabet, geçen yüzyılın ortalarında, 1934 yılında Türk milletinin bir alicenaplığı olarak müzeye çevrilip tüm insanlığa armağan edildi. Çok da iyi yapıldığı kanaatindeyim. Şimdi orada bir akşam Müslümanlar dua etti diye Yunanistan’ın kıyamet koparmaya zerre hakkı yoktur. Yunanistan, ne Bizans diye anılan Doğu Roma İmparatorluğu’nun mirasçısıdır, ne de Ayasofya’nın hamisi ya da bir dönemliğine bile olsa hâkimidir. Üstelik biz Türkler 400 yılı aşkın bir süre Yunanistan’ın hâkimi olduğumuz halde, bugün Atina ya da Yunanistan’ın herhangi bir yerindeki eski eserin Yunanlılar tarafından nasıl değerlendirileceği konusuna karışmıyorsak, onlar da Ayasofya’ya karışamazlar. Yunanistan yetmezmiş gibi, dün de ABD Dışişleri Sözcüsü, “Ayasofya’yla ilgili gelişmeleri kaygıyla izliyoruz” gibisinden bir saçmalık atmış ortaya. “Hoooop” derler... Bir dakika. Biz Ayasofya’yı cami olarak da kullanabilecekken bir büyüklük gösterip bunu ortak miras haline getiren milletiz. Ama sizler de haddinizi bileceksiniz. Bizim kendi memleketimizde neyi nasıl yapacağımıza siz karışamazsınız. Biz sizin New York ya da Washington’u nasıl kullanacağınıza karışıyor muyuz! HANİ BİZ DİN KARDEŞİYDİK! Arap ülkeleri Katar’a ültimatom gibi bir liste vermiş. Listenin bir bölümünden zaten bilgimiz vardı. Mesela bize ulaşan bilgilere göre El Cezire televizyonunun yayınlarının yumuşatılması ve Arapça yayınına son verilmesi talepler arasındaydı. Ancak bizim bilmediğimiz bir önemli madde daha varmış. “Din kardeşlerimiz”, Katar’dan Türkiye’ye verilen askeri üssün kapatılmasını talep etmişler. Türkiye İran’a destek vermiyor, Türkiye Yemen’deki iç savaşta Şii grupları desteklemiyor. Türkiye’nin bölge ülkelerine yönelik düşmanca hiçbir tavrı bugüne kadar olmadı. Ama Suudi, Mısır, BAE ortaklığının ilk isteği, Türk üssünün kapatılması. Herhalde bu taleplerden sonra Türkiye’nin yüzünü Arap yarımadasına çeviren politikaları destekleyenler, Türk dış politikasına nasıl bir hasar verdiğini, stratejik derinlikte nasıl boğulduğumuzu bir kez daha görüp yüzümüzü nereye çevirmemiz gerektiğini konusunda bir karar değişikliğine giderler.   YASA MI BOZUK HÂKİMLER Mİ? Adam demeye dilimin varmayacağı yaratık evinin balkonundan ateş ediyor. Küçücük iki çocuğu sırtından vuruyor. Allah koruyor da çocuklar hayatta kalıyor. Yaratık mahkemeye çıkarılıyor. Çocukların ailesi yaratığın bilerek ve isteyerek, gürültü yaptıkları için çocuklara ateş ettiğini söylüyor. Yaratık ise “Canım sıkıldığı için ateş ettim. Çocuklara nişan almamıştım” diyor. Mahkeme adı altında toplanan heyet ne yapıyor? Yaratığı serbest bırakıyor. Bir başlık, bir haber nedeniyle insanlar tutuklanırken, yolda oynayan iki bebeyi camdan ateş edip vuran yaratık serbest. Buna karar veren mercinin adı sözde adalet, bu kararı veren kişi sözde hâkim. Allah’tan sonrasında savcının itirazı üzerine yaratık tutuklanıyor. Ama sadece bu mu! Biliyorsunuz, her gün bir yerde birilerini bacağından, ayağından, orasından burasından vuran biri daha var. O da sürekli serbest kalıp duruyor. Polis yakalıyor, mahkeme serbest bırakıyor. Bir değil, iki değil, beş değil. Burada ya hâkimlerde bir iş var ya da yasalarda. Suç hangisinde bilemem ama böyle bir adalet gerçekten olmaz.   PİŞMAN MISINIZ! Milliyetçi Hareket Partisi, askerlerimizin bir ay içinde 2. kez zehirlenmesine neden olan yemek şirketi hakkında zehir zemberek açıklamalar yaptı. Halbuki ben onların yerinde olsam susar, bu konuyla ilgili sicilimi unutturmaya çalışırdım. Niye mi? Gayet basit. Birkaç gün önce de ucundan değindim. Bir askerimizin “yemek şehidi” olmasına neden olan ilk zehirlenme olayı sonrasında bir grup milletvekili, söz konusu olayı ve zehirlenmeye neden olan yemek şirketini soruşturmak üzere TBMM’de bir komisyon kurulması ve olayın derinlemesine araştırılması için bir önerge verdi. Bu önerge ne yazık ki, TBMM’de iki partinin oylarıyla reddedildi. Bu partilerden biri iktidar partisiydi, diğeri ise MHP. Şimdi yüksek sesle meydan okuyanlar ve kıyamet koparanlar o gün TBMM’de ret yerine destek verseydi belki de 2. zehirlenme vakası yaşanmayacaktı. “Pişman mısınız?” diye soracağım, ama hiç zannetmiyorum.   NE ZAMAN ADAM OLURUZ? “Ne Arap’ın yüzü ne Şam’ın şekeri” diyen atalarımızın tecrübesine saygı duyduğumuz zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Gazeteci ile kavga edilir mi!
Köşe Yazıları
Gazeteci ile kavga edilir mi!

Fatih Altaylı

Nisan 6, 2026

Bu benzetme haksızlık
Köşe Yazıları
Bu benzetme haksızlık

Fatih Altaylı

Nisan 5, 2026

Uğurcan
Köşe Yazıları
Uğurcan

Fatih Altaylı

Nisan 3, 2026

  • Videolar

Tümü
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!" görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Mert Ramazan DemirFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli 00:00 Giriş 01:29 Yeni aldığı motoru 04:14 Hayatının göz önünde olmasından rahatsız mı? 06:10 Karşı cinsin ilgisinden rahatsız mı? 07:10 Oyunculuğa ne zaman başladı? 14:19 Ailesi neler yapıyor? 15:42 İstanbul'daki ilk günleri 22:15 Dijital platform işlerini özellikle mi seçti? 26:23 Disney'deki yeni işi onu tatmin etti mi? 27:30 Yapım işlerine dahil oluyor mu? 28:01 Tiyatro hakkında ne düşünüyor? 29:33 Kazandığı parayı nasıl değerlendiriyor? 33:15 Ailesi dizilerine dair yorum yapıyor mu? 33:56 Evlilik düşüncesi var mı? 35:06 Gelecek planları neler? 36:58 Oyunculuğu nasıl öğrendi? 38:28 Spor yapıyor mu? 46:24 Kapanış Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Nisan 5, 2026
Geçmişten günümüze kütüphaneler görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Celal Şengör & Oğuz Selim Başar & Fatih AltaylıGeçmişten günümüze kütüphanelerhttps://www.sharkninja.com.tr/collections/hava-temizleyicisi?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_hava_temizleyici_kampanyasi_march26 https://www.sharkninja.com.tr/collections/kablosuz-supurgeler?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_supurge_kampanyasi_march26 #işbirliği 00:00 Giriş 04:50 Kütüphane nedir? 06:06 Bir yerin kütüphane olması için kaç kitap barındırması gerekli? 11:50 Parşömen nedir? 22:16 Eski kütüphaneler 27:19 İskenderiye Kütüphanesi 31:36 İskenderiye Kütüphanesi nasıl yok oldu? 35:46 Bergama Kütüphanesi 42:56 Celcus Kütüphanesi 44:13 Beytü'l Hikme 45:39 Joanina Kütüphanesi 47:03 Bodlean Kütüphanesi 58:43 Düşes Anna Amalia Kütüphanesi 1:01:49 Klementinum Kütüphanesi 1:04:02 Avusturya Milli Kütüphanesi 1:06:04 Bibliothèque nationale de France 1:06:45 Kitaplar nasıl muhafaza edilmeli? 1:13:25 Britanya Milli Kütüphanesi 1:15:58 ABD Kongre Kütüphanesi 1:17:58 Cumhurbaşkanlığı Kütüphanesi 1:21:03 Oğuz Selim Başar'ın kütüphane merakı nereden geliyor? 1:24:08 Efemera nedir? 1:29:21 Bir kütüphane nasıl kullanılmalı? 1:32:50 Kapanış
Nisan 5, 2026
"Her sanatçı çağının tanığıdır" görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Fırat Engin"Her sanatçı çağının tanığıdır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 02:32 Heykel bölümü nasıldı, imkanlar neydi? 03:11 Heykel bölümünde öğrenciyken hangi malzemeleri sevdi? 08:33 Sanatçının yolculuğunda farklı dönemler nasıl belli oluyor? 11:13 "Bu iş oluyor" dediği nokta neresiydi? 12:10 Bugünün dünyası sanatını nasıl etkiledi? 14:33 Yeni hangi projelerle uğraşıyor? 15:12 Teknolojinin heykele katkısı nasıl? 17:26 Kapanış
Nisan 3, 2026