İstanbul 10°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

İslamcılar Srebrenitsa’yı unuttular mı?

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Haziran 29, 2017

İslamcılar Srebrenitsa’yı unuttular mı?

Dün İslamcı medyaya baktım önce.

Gözlerime inanamadım. Sonra hükümeti destekleyen medyaya baktım. Gözlerime bir kez daha inanamadım. Sonra merkez medyaya baktım. Orada zaten fazla bir beklentim yoktu, Srebrenitsa katliamını hatırlayanlarınız vardır. Hatırlamayanlar için ben hatırlatayım. Yugoslavya’daki iç savaş sırasında yüzlerce Müslüman erkek, Sırp milisler tarafından alınıp infaz edilmişlerdi. Ve bu infaz Hollandalı Barış Gücü askerlerinin gözü önünde gerçekleştirilmişti. İnfaz edilenlerin yakınları o gün bugündür “adalet” arıyorlardı ve bu nedenle Hollanda aleyhine, Hollanda mahkemelerinde davalar açmışlardı. O günlerde Türkiye’de herkes ama özellikle İslamcı kesim büyük bir tepki göstermiş, olay günlerce manşetlerden inmemişti. Önceki gün işte bu dava sonuçlandı. Hollanda Yüksek Mahkemesi, Hollanda’yı bu katliamdan “kısmen sorumlu” tuttu. Kurbanların ailelerine talep ettikleri tazminatın yüzde 30’unun ödenmesine hükmetti. Yüzde 30 meselesi ayrı bir rezalet ama sonuç olarak Hollanda’nın “suçunu” üstendiği kesinleşti. Hem de kendi yargısı tarafından. İşte benim İslamcı basında da, hükümete yakın medyada da arayıp göremediğim haber buydu. Bu kararı umursamamışlardı bile. Oysa o kadar geçmişi, neredeyse 20 yıl öncesini hatırlamasalar bile en azından 16 Nisan referandumu öncesini hatırlamaları gerekirdi. Çünkü o günlerde Hollanda’yla yaşadığımız derin kriz sırasında Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hollanda’ya sert çıkmış ve Hollanda’nın Srebrenitsa’daki 8 bin canın kaybından sorumlu olduğunu meydanlarda haykırmıştı. Hollanda Yüksek Mahkemesi’nin kararı, yakın siyasi gündemimiz açısından bile önemliydi bu yüzden. Ama bunu haber yapma, 1. sayfalarına taşıma gereği bile görmediler. Nedenini gerçekten merak ediyorum.   YÜZDE 70 AYIBI SREBRENİTSA katliamıyla ilgili Hollanda yargısının aldığı kararda tazminatların yüzde 30’unun ödenmesi de karara bağlandı. Kararın gerekçesi hukuk adına utanç verici. Mahkeme şöyle diyor: “Hollandalı askerler duruma müdahil olamazdı. Böyle bir yetkileri yoktu. Ayrıca müdahil olsalar bile oradaki insanların yaşama şansı ancak yüzde 30’du. Bu yüzden de tazminat taleplerinin yüzde 30’unu karşılamamız gerekir.” Kelime kelime böyle değil elbet ama anlamı bu. Yargının, insanların yaşama olasılıklarını belirleyecek kadar kibirli olmasını açık söyleyeyim epey yadırgadım.   HELAL SANA DÜZCELİ AMCA CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu yola çıktığı gün “AK Parti’nin güçlü olduğu yerlerden geçerken sorunlar çıkacak” demiştim hatırlarsanız. Açık söylemek gerekirse iyi bile dayandı yürüyüş. Ama rezalet Düzce’de patladı. Anlaşıldığı kadarıyla Düzce Belediyesi’nin organizasyonuyla Kılıçdaroğlu’nun konakladığı karavanın önüne bir kamyon tezek bırakıldı. Bunun belediyenin halt yemesi olduğunu ben söylemiyorum, sosyal medyaya düşen bir videoda AK Partili olduğunu açıkça söyleyen “aklı başında” bir Düzceli söylüyor. Hem Belediye Başkanı’na “Pisliği kaldır” diyor, hem de İl Başkanı’na bu rezaletin hesabını soruyor, “Düzce’ye pislediniz” diyor. Açık söylemek gerekirse, Türkiye’ye lazım olan insan tipi işte o Düzceli amca. Siyasi rakibinin yoluna tezek dökülmesine tepki gösteren ve pislik atılanın değil, pisliği dökenin kirlendiğini son derece çelebi bir tavırla partisinin İl Başkanı’na anlatan o amca. “Temizlemezseniz sizi Tayyip’e şikâyet ederim” diyecek kadar da içten. Bize böyle adamlar lazım. Pisliği dökenler değil, temizletenler...   YOL İZLENİMLERİ BAYRAM tatilinde Ayvalık’a anne ziyaretlerine gittim. Karayolunu tercih ettim. Yavuz Sultan Selim ve Osmangazi köprülerini, Bursa’ya kadar olan kısmı tamamlanmış İstanbul-İzmir otoyolunu kullandım. Çok işime yaradıklarını, yolu yarı yarıya kısaltmaları bir yana çok da rahat bir seyahat imkânı sağladıklarını söyleyerek izlenimlerimi aktarayım: 1. Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nün bağlantı otoyolları son derece kötü. Asfalt daha 1 yıl olmadan yer yer bozulmaya başlamış. 2. Bu köprünün bağlantı yolları köprüyle eşzamanlı yapılmadığı için TEM’e bağlantı sağlayan bölümü rezalet. Bu yüzden küçük araçlar pek kullanmıyor, mecburen kullanan ağır vasıtalar ciddi sıkıntı çekiyor. 3. Osmangazi Köprüsü, yapı olarak Yavuz Sultan Selim Köprüsü gibi estetik değil. Hatta kaba saba ama çok işlevsel. Otoyolun Bursa’ya kadar olan kısmı tamamlandığı için Bursa’ya gitmek muazzam kolay olmuş. 4. Ancak bu kolaylık pahalı bir kolaylık. Otoyol dahil köprüden geçiş 148 TL. 5. Otoyol pahalı ama yakıt tasarrufu göz önüne alındığı zaman çok da pahalı değil gibime geldi. 6. Osmangazi Köprüsü’nü Bursa’ya bağlayan otoyol iddia ediyorum, Türkiye’deki en yüksek standartlardaki otoyol. Özellikle Orhangazi sapağına kadar olan bölümdeki asfalt müthiş. 7. Özel şirketlere ait bu köprülerde otomobiller de sınıflara ayrılmış. Lüks araçlardan daha yüksek geçiş ücreti alınıyor. Haklı bir uygulama diyebilirsiniz. O zaman 1. ve 2. köprülerde de bu uygulamaya geçilsin. 8. Her iki köprünün otoyollarında bolca tünel var. Tünele geldiğiniz anda hız limiti 70’e düşüyor. Böyle bir saçmalık görmedim. Sürücüler tünele girerken ani fren mi yapacak? Bu limit 90 veya 100 olmalı. Kent içi tünellerde bile hız limiti 70. 9. Her iki otoyolda da çok şık mola yerleri kurulmuş. 10. Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nün Anadolu tarafında yol bir yerde kapanıyor ve sözde güvenlik için tek şeride düşüp bir mola yerinin içinden geçiyor. Nedenini çözemedim ama güvenlik içinse boşa uğraş. Ben geçerken güvenlik görevlileri Land Rover’larının içinde cep telefonlarında oyun oynuyorlardı. 11. Sonuç olarak son derece medeni bir yolculuk yaptım. Öyle veya böyle sonuçta gelecek için iyi yatırımlar.   DÜNYANIN 3. ZENGİNİ BİZDENMİŞ TÜRK Tarih Kurumu’nun eski Başkanı Metin Hülagü ciddi adamdır. Boş konuşmaz. Demiş ki: “Padişah 2. Abdülhamid döneminin dünyadaki en zengin 3. kişisiydi. Çoğu Alman bankası olmak üzere yabancı Avrupa bankalarında 250 milyon dolara tekabül eden parası vardı. Mirasçıları bu paranın peşine düşsün.” Hülagü’nün verdiği bilgi garibime gitti. O dönem Osmanlı gırtlağına kadar borçta. Borçların ödenebilmesi için yabancı devletlerin kontrolünde Düyun-u Umumiye kurulmuş. Dört cephede savaşan ordusu yokluk içinde. Ama padişahın 250 milyon doları yabancı bankalarda. Ne desem bilemedim.   NE ZAMAN ADAM OLURUZ? İlkelerimizi sadece gücümüzün yettiğine uygulamadığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Gazeteci ile kavga edilir mi!
Köşe Yazıları
Gazeteci ile kavga edilir mi!

Fatih Altaylı

Nisan 6, 2026

Bu benzetme haksızlık
Köşe Yazıları
Bu benzetme haksızlık

Fatih Altaylı

Nisan 5, 2026

Uğurcan
Köşe Yazıları
Uğurcan

Fatih Altaylı

Nisan 3, 2026

  • Videolar

Tümü
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!" görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Mert Ramazan DemirFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli 00:00 Giriş 01:29 Yeni aldığı motoru 04:14 Hayatının göz önünde olmasından rahatsız mı? 06:10 Karşı cinsin ilgisinden rahatsız mı? 07:10 Oyunculuğa ne zaman başladı? 14:19 Ailesi neler yapıyor? 15:42 İstanbul'daki ilk günleri 22:15 Dijital platform işlerini özellikle mi seçti? 26:23 Disney'deki yeni işi onu tatmin etti mi? 27:30 Yapım işlerine dahil oluyor mu? 28:01 Tiyatro hakkında ne düşünüyor? 29:33 Kazandığı parayı nasıl değerlendiriyor? 33:15 Ailesi dizilerine dair yorum yapıyor mu? 33:56 Evlilik düşüncesi var mı? 35:06 Gelecek planları neler? 36:58 Oyunculuğu nasıl öğrendi? 38:28 Spor yapıyor mu? 46:24 Kapanış Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Nisan 5, 2026
Geçmişten günümüze kütüphaneler görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Celal Şengör & Oğuz Selim Başar & Fatih AltaylıGeçmişten günümüze kütüphanelerhttps://www.sharkninja.com.tr/collections/hava-temizleyicisi?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_hava_temizleyici_kampanyasi_march26 https://www.sharkninja.com.tr/collections/kablosuz-supurgeler?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_supurge_kampanyasi_march26 #işbirliği 00:00 Giriş 04:50 Kütüphane nedir? 06:06 Bir yerin kütüphane olması için kaç kitap barındırması gerekli? 11:50 Parşömen nedir? 22:16 Eski kütüphaneler 27:19 İskenderiye Kütüphanesi 31:36 İskenderiye Kütüphanesi nasıl yok oldu? 35:46 Bergama Kütüphanesi 42:56 Celcus Kütüphanesi 44:13 Beytü'l Hikme 45:39 Joanina Kütüphanesi 47:03 Bodlean Kütüphanesi 58:43 Düşes Anna Amalia Kütüphanesi 1:01:49 Klementinum Kütüphanesi 1:04:02 Avusturya Milli Kütüphanesi 1:06:04 Bibliothèque nationale de France 1:06:45 Kitaplar nasıl muhafaza edilmeli? 1:13:25 Britanya Milli Kütüphanesi 1:15:58 ABD Kongre Kütüphanesi 1:17:58 Cumhurbaşkanlığı Kütüphanesi 1:21:03 Oğuz Selim Başar'ın kütüphane merakı nereden geliyor? 1:24:08 Efemera nedir? 1:29:21 Bir kütüphane nasıl kullanılmalı? 1:32:50 Kapanış
Nisan 5, 2026
"Her sanatçı çağının tanığıdır" görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Fırat Engin"Her sanatçı çağının tanığıdır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 02:32 Heykel bölümü nasıldı, imkanlar neydi? 03:11 Heykel bölümünde öğrenciyken hangi malzemeleri sevdi? 08:33 Sanatçının yolculuğunda farklı dönemler nasıl belli oluyor? 11:13 "Bu iş oluyor" dediği nokta neresiydi? 12:10 Bugünün dünyası sanatını nasıl etkiledi? 14:33 Yeni hangi projelerle uğraşıyor? 15:12 Teknolojinin heykele katkısı nasıl? 17:26 Kapanış
Nisan 3, 2026