İstanbul 22°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Eylemi eylemciden koruma dönemi

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Temmuz 9, 2017

Eylemi eylemciden koruma dönemi

HAMBURG savaş meydanı. Muhtemelen 2. Dünya Savaşı’ndan beri kent böyle bir şey görmemiştir. Otomobiller yakılıyor, binalar kundaklanıyor, alışveriş merkezleri, dükkânlar yağmalanıyor. G-20 protestosu adı altında vandalizmin her türü sergileniyor. Hamburg’da G-20 karşıtlarınca yapılan gösterilerin “lideri” olduğunu söyleyen Andreas Blechschmidt ise “Biz böyle bir şey planlamamıştık. İşler zıvanadan çıktı. Yanlış yaptık” diyor. Andreas haklı, işler zıvanadan çıktı. Oysa göstericilerin amacı çok makul görünüyordu. “G-20’nin sahip oldukları zenginliği paylaşmamasını, fakirliğin sürmesini, aşırı sanayileşmenin yarattığı sorunları, finans sistemindeki adaletsizliği, G-20 ülkelerinin çevreye verdiği zararı” protesto edeceklerdi aslında. Yani makul gerekçelerle bir protesto yapılacaktı. Ancak protestonun da tabiatı gereği içerdiği şiddetin de “makuliyet” ölçüsünde kalması gerekiyordu. Kalmadı. Boku çıktı. Haliyle de tepki gördü. Ne yazık ki, dünyanın her yerinde “makul ve anlamlı” protestoları bu hale getiren bir grup “profesyonel ve vandal eylemci” türü var. Bunu biz de yaşadık geçmişte. Muhteşem bir güzellikte başlayan protestolar, gerekli duyarlılığın gösterilmemesiyle artan tansiyonu değerlendiren benzer profesyonel eylemciler ve ortamı uygun bulan lümpen gruplar nedeniyle bir anda başka bir boyuta geçmişti. Aslında bu gibi “profesyonel protestocular” ve “vandallar” hükümetlerin işine yarıyor. Çünkü makul talepler ve masum tepkileri bir anda kabul edilemez olaylar haline getiriyor, hükümetlerin bu eylemlere “aşırı şiddetle” tepki vermesinin önünü açıyor, olaylardan rahatsız olan apolitik kitlenin de hükümetlerin yanında yer almasına neden oluyorlar. Artık haklı toplumsal eylemlerin en büyük düşmanı, bu gibi gruplardır. Bugün Gezi’ye doğru geri bakınca, FETÖ’nün kışkırtıcı ve daha sonra da bağlantıda olduğu terör gruplarıyla buradaki provokasyonu, elindeki medyayla da hükümeti babalayan tavrı daha net görülüyor. Makul ve masum eylem yapmak giderek zorlaşıyor. Bu açıdan bakınca Kemal Kılıçdaroğlu’nun Adalet Yürüyüşü, tüm bunları bertaraf eden şekliyle çok değerli. Çünkü artık eylem yapanların, eylemlerini en çok “eylemcilerden” koruması gerekiyor.   YAPRAK SARMA EYLEMİ HAMBURG’dan gelen görüntüler arasında, savaş alanına dönen bir sokağı ve çatışmaları birinci kattaki evinin balkonunda yaprak sararak izleyen Türk kadınlarının görüntüsü beni çok güldürdü.

Türk olmanın ne demek olduğunu çok net gösteren bir görüntüydü.   NE ALAKASI VAR? OLAY başından sonuna iğrenç. 2 sapık, 2 ruh hastası, 2 aşağılık, 9 aylık hamile bir kadını kaçırıp tecavüz ediyor. Sonrasında da kadını ve 10 aylık oğlunu boğazlayarak öldürüyorlar. Hamile kadının karnındaki bebek de ölüyor. Çoklu tecavüz ve 3 cinayet. Akıl almaz bir vahşet. Sonrasında yazılanlara bakıyorum, akıl, izan her şey kaybolmuş. “Suriyelilere tepki gösterenler yüzünden oldu, ırkçılık yaptınız bakın sonuçlarını görüyor musunuz?” Haydaaaa! Bu kadar hatalı bir mantık yürütme olabilir mi... (Kılıçdaroğlu gibi konuştum:))) Bu rezilliğin Suriyelilikle veya Suriyeli mültecilere karşı olmakla ne alakası var. Bu başlı başına ayrı bir sapkınlık, ayrı bir canilik. Suriyeli mülteciler yüzünden işinden gücünden olmuş yüzlerce, binlerce insan var. Hastane kapısında beklerken ya da hastaneye vereceği ek ödemeyi hesaplarken yanından geçen Suriyeli göçmene hiçbir şey istenmeden ilgi gösterilmesine sinir olan binlerce vatandaşımız var. Günde 100 liraya yaptığı işi, 30 liraya yapan Suriyeliye kaptırdığı için uyuz olan binlerce amele var. Var oğlu var. Bu yüzden de Suriyeli göçmenlere ya da yürütülen politikaya kızıyor olabilirler. Ama bunun bir kadına tecavüz etmekle, hamile bir kadına tecavüz etmekle, kadını ve yanındaki çocuğunu öldürmekle nasıl bir bağlantısı olabilir! Bir Suriyeli, öfkeli kalabalıklar tarafından linç edilse tamam, bu eleştiri haklı olabilir. “Suriyeli işimi elimden aldı, nefret ediyorum bunlardan” diye biri çıkıp bir Suriyeliyi öldürse tamam, bunun adı ırkçılıktır, nefret cinayetidir. Eleştiri biçimini anlarım. Ama bu düpedüz sapıklıktır, caniliktir, insanlık dışı olmaktır. Bu sapıklar için ırkın, dilin, dinin önemi yok. Meseleyi yanlış platformda tartışmayın lütfen.   SAĞLIK VE SİGORTA SAĞLIK sistemimiz, ileriye dönük olarak son derece olumsuz sinyaller veriyor. Özellikle de sağlık eğitimi. Sağlık Bakanlığı’nın uyguladığı prim ve puan sistemi nedeniyle artık emek ve zaman isteyen sinir cerrahisi ve kalp damar cerrahisi gibi branşlara ilgi son derece azalmış. Bu önemli bir sıkıntıya neden olacak gelecekte. Biz yaşamasak bile çocuklarımız, torunlarımız bu hatalı sistemin yarattığı sorunlarla karşı karşıya kalacaklar. Bir diğer mesele ise Ankara Tabip Odası Başkanı’nın sözleriyle ortaya çıkıyor. Hastane ve morg önlerinde avukat simsarları bekliyor ve hasta yakınlarını doktorlara yönelik tazminat davası açmaya ikna ediyorlarmış. Bu yüzden de cerrahi gibi alanlardan cildiye, radyoloji gibi risksiz alanlara kaçış başlamış. Bu ikincisi aslında evrensel bir sorun. Bunun tek çaresi var: “Sigorta.” Bu gibi davalara karşı hekimlerimiz sigorta yaptıracaklar. Ki yaptıranlar var biliyorum. Ve bu gibi sigortalar, hastaneler ya da hekim açısından zorunlu hale getirilecek.   BAĞIŞ PROF. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta, “Fatih Altaylı organ bağışı yaptı mı acaba?” diye sormuş. Yıllar önce işe yarayacak tüm organlarımı yönettiğim televizyonun bir programında bağışladım. Sevgili hocam merak etmesin.   PARASIYLA TECAVÜZ TÜRKİYE’nin en güçlü adamı olsanız da gücünüzü sorgulamak kimsenin haddi olamasa da bazen gücünüz yetmiyor anlaşılan. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın tüm tepkisine ve tarafların “Hemen değiştirdik efendim” demesine rağmen statlardaki Arena ismi hâlâ duruyor. 16/9 Kuleleri hâlâ İstanbul’un siluetini bozuyor. Bodrum Güvercinlik’te Cumhurbaşkanı’nın yolda otomobilini durdurarak, “Ne bu çirkinlik? Bunu durdurun” dediği otel, durdurulmak bir yana açıldı bile.

Yetmezmiş gibi, o otelin hemen arasındaki ormanlık arazi tıraşlandı ve oraya daha da büyük bir site, “otel” adı altında yapılıyor. Ve tüm bunların üstüne, Bodrum’a 5 milyar dolarlık yatırım planlanıyormuş. Bodrum’da tecavüz edilmedik neresi kaldı da 5 milyar dolarlık daha tecavüz edilecek, çok merak ediyorum.   NE ZAMAN ADAM OLURUZ? Müteahhitten hesap sormak, gazeteciye hesap sormak kadar kolay olduğu zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Madring’i görünce İstanbul Park’ın kıymeti anlaşıldı
Köşe Yazıları
Madring’i görünce İstanbul Park’ın kıymeti anlaşıldı

Fatih Altaylı

Eylül 14, 2026

Ağırel üzerinden “Ahlaki sınırımız yok” mesajı
Köşe Yazıları
Ağırel üzerinden “Ahlaki sınırımız yok” mesajı

Fatih Altaylı

Eylül 13, 2026

Özgür Özel nefretin boyutunu algılayamamış
Köşe Yazıları
Özgür Özel nefretin boyutunu algılayamamış

Fatih Altaylı

Eylül 11, 2026

  • Videolar

Tümü
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Yaprak Dökümü hayatımı değiştirdi" & Toygar Işıklı görseli
Dün
FatihAltaylı
YouTube
Videolar yorumluyorFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Yaprak Dökümü hayatımı değiştirdi" & Toygar IşıklıTeke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:39 Toygar Işıklı müziğe nasıl başladı? 06:57 Ay Yapım ile işbirlikleri 08:04 Şimdiye kadar kaç diziye müzik yaptı? 08:38 Dizi müzikleri dışında çalışıyor mu? 11:50 Dizi müzikleri sahnelere göre mi yapılıyor? 16:10 Dizi yönetmeni müziklere karışıyor mu? 21:07 "Ezel" dizi müziğinin Galatasaray marşı olarak uyarlanması 22:48 Gölcük depreminde Gölcük'te miydi? 24:14 Grammy nedir? 24:46 Kaç dalda ödül verilmekte? 25:34 Toplam kaç jüri var? 26:50 Grammy jüriliği nasıl oluyor? 30:43 Toygar Işıklı'nın global işleri 32:56 Grammy Ödülleri'nde aday göstermek nasıl oluyor? 35:47 Para kazanabiliyor mu? 37:28 Güncel hedefleri neler? 44:03 Müziği basite indirgemek 46:24 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Eylül 13, 2026
Hücreler neden yaşlanır? görseli
Dün
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Gökhan Hotamışlıgil & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimHücreler neden yaşlanır?00:00 Giriş 02:43 Trump ve Amerika'daki üniversiteler arasındaki son durum ne? 13:06 İnsan vücudundaki moleküler mimari 16:15 Hücre restorasyonu nasıl başlıyor? 19:02 Mitokondri nedir? 23:33 Endoplazmik Retikulum nedir? 28:24 Bu bilimsel çalışmalardan ne öğreniyoruz? 30:40 Obezite ve yaşlanma ilişkisi 35:16 Oksidatif stres nedir? 41:29 Koenzim Q10 molekülü ve takviyesi 45:11 Koenzim Q10 obeziteyi engelleyebilir mi? 51:26 En karmaşık organ karaciğer midir? 54:26 İnsan doğasında aç kalmak 1:00:05 Yaptıkları işten kazançları ne? 1:06:25 Şeker vücuda ne kadar zararlı? 1:07:23 Zayıflama iğneleri ile ilgili ne düşünüyor? 1:10:43 Zayıflama ilaçları hücreleri düzeltme açısından vücuda katkı sağlıyor mu? 1:19:55 Kapanış #işbirliği
Eylül 13, 2026
Dünyada IQ sorunu var! görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı & Bedia Ceylan Güzelce - Teke Tek KitapDünyada IQ sorunu var!Kitapyurdu: https://www.kitapyurdu.com/?srsltid=AfmBOorlol9UhdW5ABYzEMpGL1N1tYeOW-RfhiwgTMoyO3DNHb2uF-Z6 00:00 Giriş 01:56 Dünyada IQ problemi var! 05:24 Medrese V. Üniversite 21:58 Hangi Liberal Demokrasi 24:38 Konuşulmayan Erkeklik 26:27 Odysseus 28:50 Girne'deki gemi faciası 33:03 Altın Günlerden Kurşun Gecelere 36:06 Clara'ya Mektuplar 38:08 Hermeneutik Dersleri 40:16 A Line In The Sand 43:12 Fatih Altaylı'nın anjiyo hikayesi 48:00 Bilim Tarihi 52:51 Dış haberler servislerine ne oldu? 55:37 Kapanış 🔎 Teke Tek Kitap’ta her ay farklı kitapları mercek altına alıyor, yazarlarını, konularını ve tartışmaya açtıkları meseleleri konuşuyoruz. #işbirliği
Eylül 9, 2026