İstanbul 22°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

‘Ayağı asfalta değdi’ diyebilir miyiz artık?

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Temmuz 10, 2017

‘Ayağı asfalta değdi’ diyebilir miyiz artık?

KEMAL Kılıçdaroğlu’nun “Adalet Yürüyüşü”, müthiş bir mitingle noktalandı. Muhtemelen bu miting, Cumhuriyet Halk Partisi’nin tarihindeki en büyük, daha doğrusu en kalabalık miting olarak tarihe geçecektir. Yürüyüş başlı başına önemli bir “muhalefet” hareketiydi belki ama beni en çok etkileyen kare son günde geldi. Kılıçdaroğlu’nun son kilometreyi tek başına yürüyüşünü gösteren fotoğraf karesi. Niye etkilediğini az sonra anlatacağım. Nisan ayıydı. 16 Nisan referandumu öncesi, CHP’nin mitinglerinden birindeydim. Yanıma CHP’nin ilçe başkanlarından biri geldi. Sohbete başladık. Şöyle bir cümle kurdu: “Fatih Bey, bizim genel başkan iyi adam, hoş adam, kibar adam ama çok önemli bir eksiği var.” Merak ettim. “Ne o eksik?” dedim. Çok ilginç bir yanıt verdi. “Fatih Bey, Kemal Bey bürokrasiden geliyor. Üst düzey bürokrasiden. Makam odasından çıkmış, makam otomobiline binmiş. Halkla iç içe geçmemiş. Halktan biri ama halkla iç içe yaşamamış. Deyim yerindeyse ayağı asfalta değmemiş. Ne yazık ki konuşmalarında, sahada bunun eksikliğini hissediyoruz.” CHP Lideri dün yürüyüşünü tamamlamak için kavrulan asfaltın üzerinde son adımlarını atarken, aklıma bu sözler geldi. Kılıçdaroğlu’nun ayağı asfalta epey bir değdi. Miting alanında söylediği gibi, “çok şey gördü” yürüdüğü 500 kilometreye yakın yolda. Bakalım artık hiç kimsenin görmediği kadar asfalt gören ayakları, Kılıçdaroğlu’na şişmiş, yara olmuş ayaklar dışında ne kazandırdı? Göreceğiz...   YALNIZLIK GETTOLARI BİRLEŞTİ BU mitingden sonra Türk siyasetinde ne değişir, CHP’de ne gelişir bilmiyorum. Geçen hafta içinde sordum bunu zaten, “600.001’inci adım ne olacak?” diye. CHP’nin de yönetiminin de bu konuda çok net bir şey söyleyebileceğini zannetmiyorum. Zaten çevremde de pek çok kişi, “Yürüdü de şimdi ne olacak?” diyor. Ben bu yürüyüşün ve yürüyüş sonundaki dev mitingin çok önemli bir işe yaradığını düşünüyorum. O da ne biliyor musunuz? “Yalnızlık duygusu”nu öldürdü bu miting ve bu yürüyüş. Uzun zamandır Türkiye’nin önemli bir bölümü, “yalnızlık gettoları”nda yaşıyor. Küçük küçük gruplar. 3-5, bilemedin 10 kişilik “çekirdek gettolar” var Türkiye’de.

Kendini çok yalnız, çok dışlanmış, çok ezilmiş hisseden. Dün Maltepe’deki miting alanı, işte bu gettoları yıktı. Gettolardaki “yalnızlar”ın yalnızlık hissini öldürdü. “O kadar yalnız değilmişiz meğer” duygusunu oluşturdu. O küçük ve yalnız gettoların ahalisinin başka küçük ve yalnız getto ahalileri ile birleşebileceği fikrini ateşledi. Gerçi bu fikir 7 Haziran seçimleri sonrası oluşmuştu. Ama hızla yeniden herkes kendi “tekil” gettolarına dönmüştü. 16 Nisan referandumu sonrası da bu duygu tam oluşacakken katledilmişti ama bu kez daha güçlü ve daha görünür biçimde gettoların duvarları yıkıldı. Kılıçdaroğlu’nun simsiyah yol üzerindeki beyaz gömlekli yalnız yürüyüşü, hiçbir işe yaramadıysa en azından bu işe yaradı. Bakalım bu duvarı yeniden inşa etmek için CHP içinden kimler kendini ortaya atacak?   YOLLAR VE GÖBEKLER SON söz olarak şunu söylemek istiyorum. Ne zaman 1-2 kilo alsam çevremden hemen “Spor yap, bol bol yürü” baskısıyla karşı karşıya kalıyorum. Bundan böyle, bana böyle baskı yapanlara Kılıçdaroğlu’nun fotoğrafını göstereceğim. Neredeyse 500 kilometre yürüdü. Günde hemen hemen 20 kilometre yürüdü. Yine de son etapta hafif bir göbek göze çarpıyordu. Demek ki, yürümekle yollar da aşınmıyor, göbek de erimiyor.   SOMUTLAŞTIRAMAMA KILIÇDAROĞLU’nun miting konuşmasındaki heyecan, alışık olduğumuz konuşmalarından farklıydı. Ama yine de bir şey dikkatimi çekti. CHP de liderleri de “soyutluktan” “somutluğa” geçiş konusunda çok becerikli değiller. Daha doğrusu konuları somuta indirgeme konusunda başarılı değiller. Halkın anlayacağı, meseleyi iliklerinde hissedeceği türden bir konuşma yapamıyorlar. Alt beyne hitap etmeyi bilmiyorlar. “Adalet” gibi halkın rahatsız olduğu bir meseleyi bile soyut kavramlarla izah etme çabasındaydı Kılıçdaroğlu. Ama bunu sabit hassasiyetlere hitap edecek şekilde anlatamadı. “Ey çiftçi kardeş, arazin bir müteahhide verildiği zaman gideceğim tek yer adalet. O adaletin müteahitten yana değil vicdanından yana olmasını istemiyor musun?” diyemedi mesela. “Ey esnaf kardeş, alacağını alamadığın, adam iktidara yakın diye kayrıldığı zaman gideceğin tarafsız bir adalet istemez misin?” demek aklına gelmedi. “Sen iktidara yakın olduğun için adalet önünde kayrılacağını düşünen vatandaşım, senden daha yakın biri çıkıp da senin hakkını yerse başvuracağın tarafsız bir adalet istemiyor musun?” diye sormadı. CHP’nin en büyük eksiği bu bence. Soyut kavramlar üzerinden siyaset ise Türkiye’de ancak yüzde 25 bilemedin yüzde 30 ediyor.   ELİT DEĞİL DOĞAL BU mitingin CHP’nin eski mitinglerinden en önemli farkı neydi diye düşündüm izlerken. Görebildiğim en önemli fark, CHP’nin ilk kez “elitizm”den bu denli uzak duruşu oldu. İlk kez bu kadar farklı kesimlerden bir kitleyi, CHP bayrakları altında olmasa da CHP çatısı altında birlikte gördüm. Gençler hatırlamayacaktır muhtemelen ama meydandaki hava Bülent Ecevit’in “Karaoğlan dönemleri”ndeki gibi kokuyordu. Mitingin “kendiliğindenliği”ydi belki bu havayı oluşturan. Çözemedim. Ama farklıydı.   OLMADAN MİTİNG MİTİNGE katılan sayısı, hayli çelişkili açıklamalara neden oldu. Kimi küçümsüyor, kimi “büyüksüyor”. Tam sayıyı benim bilmem mümkün değil. Gördüğüm kadarıyla 1 milyonun üzerinde bir sayı var. Üç aşağı olabilir, beş yukarı olabilir. Emin olamam. Ama bildiğim bir şey var. Devletin gücü olmadan, belediyelerin gücü olmadan, parasal güç olmadan ve medya gücü olmadan yapılmış bir miting olarak çok büyüktü.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
CHP, beis ve yeis
Köşe Yazıları
CHP, beis ve yeis

Fatih Altaylı

Temmuz 6, 2026

Fikir açıklamama özgürlüğü yok mu!
Köşe Yazıları
Fikir açıklamama özgürlüğü yok mu!

Fatih Altaylı

Temmuz 5, 2026

Deniz Göktaş KKK’na ne dedi
Köşe Yazıları
Deniz Göktaş KKK’na ne dedi

Fatih Altaylı

Temmuz 4, 2026

  • Videolar

Tümü
Yunan metin çevirilerinin bilime katkısı görseli
Dün
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Celal Şengör & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimYunan metin çevirilerinin bilime katkısıShark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 05:01 Solvay Konferansı fotoğrafı 07:11 Solvay Konferansı fotoğrafı bugün çekilebilir mi? 10:36 İrlandalı keşişlerin kopyaladığı eski metinler 13:52 Aristo ve doğa bilimleri 24:32 Hrıstiyanlar nasıl gelişim gösteriyor? 27:53 Modern bilimin başlangıcı 35:44 Galile'den önceki bilim adamları problemleri fark edemediler mi? 38:09 İslam dünyasının geçmiş dönemde bilimde Batı'dan geride kalmasının sebepleri 46:50 Kapanış #işbirliği
Temmuz 5, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Ömürlük koleksiyonu 1,5 yılda yaptım!" görseli
Dün
FatihAltaylı
YouTube
Koleksiyoner Mehmet ÇebiFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Ömürlük koleksiyonu 1,5 yılda yaptım!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:28 Saat koleksiyonu işi nereden çıktı? 19:01 Hangi saat markalarına sahip? 23:53 Koleksiyonerlik pahalı bir iş mi? 29:47 Türk hat sanatı hak ettiği yerde mi? 42:20 Murat Bardakçı'nın "Türk resmini sanattan saymam" cümlesi 51:15 Eserin değerini nasıl belirliyor? 1:05:07 Pandemi döneminde eserlerin fiyatları neden yükseldi? 1:08:36 Çatı Müze işi ne durumda? 1:19:20 Kapanış #işbirliği YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Temmuz 5, 2026
"Ajda Pekkan ve Manifest Kuşağı" görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı & Bedia Ceylan Güzelce"Ajda Pekkan ve Manifest Kuşağı"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:15 Deniz Göktaş'ın stand-up gösterisi 03:27 24 Haziran 2026 Scorpions İstanbul konseri 06:50 Kars'taki Gastronomi Film Festivali 08:36 Dua Lipa'nın evliliği 10:21 Fatih Altaylı evlilik hakkında ne düşünüyor? 13:28 Manifest grubu 17:02 Yaz ayındaki konserler 30:51 Fatih Altaylı'nın yakın tarihteki dünya hakkında düşünceleri 36:18 Christopher Nolan'ın "The Odyssey" filmi 36:40 İstanbul Caz Festivali 37:41 Fatih Altaylı dizi-film izliyor mu? 40:03 Kapanış #işbirliği
Temmuz 2, 2026