İstanbul 14°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Yazarlar, sosyal medya ve pazarlama

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Temmuz 11, 2017

Yazarlar, sosyal medya ve pazarlama

Bir süredir Doğan Grubu’nun kimi yazarları ve yayın sorumlularıyla ilgili çeşitli iddialar ortalıkta dolaşıyor. Bunlardan bazıları çok felaket iddialar. Burada tekrarlamaya bile utanırım. Doğru olmamasını temenni ederim. Burada yazmakta beis görmeyeceğim iddia ise bizzat Hürriyet Gazetesi’nin ombudsmanı tarafından dile getirildiği için tekrarlamamda mahzur yok. Belki de bu konuyla ilgili kararı verecek olan Sevgili Volkan Vural’a bir fikir vermiş olurum. Hürriyet’in kimi yazarlarının, Twitter ve Instagram gibi sosyal medya hesaplarından reklam amaçlı paylaşım yaptığı, bunun için para aldığı söyleniyor. Sosyal medyada çok sayıda takipçisi olup bunu bir reklam mecrası gibi kullanan ve “sosyal medya fenomeni” olarak tanımlanan pek çok kişi var. Bu bir iş. Buradaki mesele, gazetecilik gibi “yarı kamusal” bir görev yapan ve “güvenilir olması” gereken kişilerin bu nevi paylaşımları para karşılığı yapmasında düğümleniyor. Gazeteci bunu yapar mı? Benden duymuş olmayın ama dünyada da bunu yapan gazeteciler var. Ancak Batı medyası, özellikle de Amerikan medyası bunu kurallara bağlamış durumda. Bu paylaşımlar, gazetenin denetiminde, gazetenin yönetiminde ve geliri gazeteci ile çalıştığı kurum arasında belirli oranda paylaşılarak yapılıyor. Gazete, kendi sosyal medyasında bu nevi paylaşımları reklam olarak, bedel karşılığı yapabildiği gibi, gazete veya televizyonun “starları” da gazetenin bilgisi dahilinde bunu yapıyor ve geliri gazeteyle paylaşıyorlar. Genelde bu gibi reklam anlaşmalarını gazete yapıyor. Reklamveren, bu kampanyaya dahil olacak yazarları da belirliyor. Yazarın veya TV yüzünün kabulüyle bu iş iki tarafın da gelir elde etmesine yarıyor. Sosyal medya etkinliği, gazetecinin gelirine ve piyasa değerine de yansıyor. Gazetesine veya televizyonuna reklam potansiyeli sağlayan gazeteci daha yüksek ücret elde ediyor, hatta transfer olma imkânlarını artırıyor. Ancak gazetecinin ve televizyoncunun bunu bağlı olduğu kurumdan bağımsız olarak yapması, kabul gören bir şey değil. Çünkü güç bir anlamda ortak bir güç. Hürriyet örneğinden yola çıkarsak, Hürriyet yazarının sosyal medya üzerindeki gücü, Hürriyet yazarı olmasından mı kaynaklanıyor yoksa tekil gücü mü? Bu sorunun yanıtını bulmak her zaman kolay değil. Ama yanıt her ne olursa olsun, gazetecinin gazetedeki konumundan faydalanarak bunu “bireysel” bir gelir kaynağı haline getirmesi kabul edilebilir bir şey değil. Çünkü onun gücünde, o gazetenin yayın yönetmeninden editörüne, muhabirinden sayfa sekreterine, matbaa işçisine kadar herkesin payı var.   GÖZLERİ BAĞLANACAK MI! BAŞAKŞEHİRLİ futbolcuların Rize’de gazetecileri dövmesi olayı, Futbol Federasyonu tarafından başarıyla örtbas edilmiş, ceza bile sayılmayacak cezalarla kurtulmuşlardı. Ancak Rize’deki dava, Federasyon’un yolundan gitmedi ve Başakşehirli futbolculara “1 yıl seyirden men cezası” geldi. Yani bu 4 futbolcu, 1 yıl boyunca spor müsabakalarının yapıldığı alanlara giremeyecek ve maç izleyemeyecekler. Federasyon’un ilkesizliğinin yüzüne vurulması bir yana, benim merak ettiğim, bu futbolcular nasıl sahaya çıkacaklar? Müsabaka alanlarına girmeleri yasak. Maç izlemeleri de yasak. Sahaya çıkamayacaklar gibi duruyor. Hadi çıktılar diyelim. Maçı izlemeleri yasak. Gözleri bağlı olarak mı sahada olacaklar!.. Volkan Babacan

BABAYİĞİT DEĞİL GENÇLER YAPSIN

HOLLANDALI genç girişimci ve mucitlerin kurduğu bir şirket, güneş enerjisi depolayarak yol alacak bir otomol yapmışlar. Biz ülke olarak hâlâ tartışırken, gençlerin böyle bir işe imza atması ilginç. Bu otomobillerin üzeri güneş pilleriyle kaplı olacakmış ve güneşle akülerini şarj edeceklermiş. Güneşi bol yerlerde yılda 20.000 km’yi güneşten aldıkları güçle yapacaklarmış. Aynı zamanda prizle şebekeden şarj etmek de mümkün olacakmış. Fiyatı ise hayli pahalı. Yaklaşık 120 bin Euro olacakmış. Ki bu Avrupa’da bayağı lüks bir otomobilin fiyatının da üzerinde. Otomobili güneş pilleriyle donatmak fikri yeni değil. Daha önce Fisker de benzer bir şey yapmıştı ama pek verimli değildi. Demek ki, Hollandalı gençler bu işi de çözme yoluna girmişler. Galiba Türkiye’de de bir “babayiğit” aramayı bırakıp bu işi gençlere mi havale etsek.   MEYDAN MESELESİ AK Parti miting yapıp sayı açıkladığı zaman muhalefet, “Orada o kadar insan yoktu, sayı abartılı” diyor. CHP miting yapıp sayı açıkladığı zaman AK Parti, “Hadi canım. Nereden çıktı bu sayı” diye dalga geçmeye başlıyor. Her iki tarafın birbirini küçümsemeye çalışması artık komik boyutta. Her iki taraf da, özellikle her iki tarafı destekleyen medyalar da bu “komiklikten” paylarını alıyorlar. Aynı meydanı AK Parti doldurunca “2.5 milyon kişi” diyenler, CHP yakın bir kalabalığa ulaşınca, “Varsa yoksa 175 bin” demekte bir beis görmüyorlar. Tabii CHP’liler de aynı şeyi yaptığı için eşitlik sağlanmış oluyor. Ben onu bilmem. Onca adamı tek tek sayacak halim de yok. Bildiğim, gördüğüm şudur. Adalet mitingi oldukça başarılı, hayli görkemli bir mitingdi. “Bu mitinge sadece CHP’liler katılmadı” demenin bir anlamı olabilir. Ama “Miting alanı boştu” demek, ancak komik olmanıza neden olur. Hele hele 55.000’i 4’le çarpıp 110 bin eder derseniz... Komikten de öte bir şey olursunuz.   ‘CÜ’ OLMAYA KARAKTERLERİ UYGUN DEĞİL FETÖ operasyonlarında yine bazı kamu görevlileri ve akademisyenler gözaltına alındı. Çoğuyla ilgili bir fikrim yok. Tanıdığım ve takıldığım tek isim Koray Çalışkan. Koray Çalışkan’ın FETÖ’cü olabileceğine inanmam imkânsıza yakın. Aynen Kadri Gürsel’in FETÖ’cü olma ihtimalini sıfıra yakın bulduğum gibi. Fikri, inancı, şunu bunu bir tarafa koyun, Çalışkan da, Gürsel de son derece güçlü “egolara” sahip iki isim. Bu ikisi de hayata ve aynaya bakış olarak “birici” olacak karakterde değiller. Bunlardan Kadri olsa olsa “Gürselci” olur, Koray ise ancak “Çalışkancı”. Gazeteci veya akademisyen kimlikleriyle herkesle konuşmuş, herkesle görüşmüş olmaları mümkün. Ama “birici” olmaları pek mümkün değil. Hele hele FETÖ’cü... Not: Yukarıdaki yazıyı okuyunca “Diğerleri olabilir” anlamını sakın çıkarmayın. Yıllardır tanıdığım Musa Kart’ı da farklı bir yere koyamam.   ADAM OLMAK OKURLAR sormuş, “Dün niye ‘Ne zaman adam oluruz’ köşesi yoktu” diye. Yoktu, çünkü dün yazı günüm değildi. Sağolsunlar gazete yönetiminin “özel isteği” üzerine mitingi yazdım sadece. Yoksa adam olmaktan umudu kesmiş değilim.   NE ZAMAN ADAM OLURUZ? Parayla değil yürekle babayiğit olunduğunu anladığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Amaç siyasi zararı azaltmak
Köşe Yazıları
Amaç siyasi zararı azaltmak

Fatih Altaylı

Ekim 4, 2026

TFF’de istifa ya da istifalar yakın
Köşe Yazıları
TFF’de istifa ya da istifalar yakın

Fatih Altaylı

Ekim 2, 2026

SPK hâlâ suç duyurusunda bulunmadı
Köşe Yazıları
SPK hâlâ suç duyurusunda bulunmadı

Fatih Altaylı

Ekim 1, 2026

  • Videolar

Tümü
Hilux'un hızlı evrimi! Yeni Toyota Hilux görseli
3 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı ile Direksiyonda Teke TekHilux'un hızlı evrimi! Yeni Toyota HiluxYeni Toyota Hilux tüm gücüyle sahnede! Direksiyonda Teke Tek’in bu bölümünde Fatih Altaylı, gelişmiş arazi performansı ve sportif detaylarıyla öne çıkan bu özel versiyonu test ediyor. Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim
Ekim 2, 2026
Yapay zeka 2030'da insanlığı yok edecek mi? görseli
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Emre Onur Kahya & Fatih AltaylıYapay zeka 2030'da insanlığı yok edecek mi?00:00 Giriş 01:34 Yapay zeka üzerine çalışma yapmak için yurtdışına gitmesi 04:36 Jacob Coxon'un paylaştığı twit ve yapay zeka tehlikesi 20:51 Hugging Face saldırısı 36:33 Hugging Face nedir? 39:41 Hugging Face bu saldırıyı farketmese ne olurdu? 46:52 Yapay zeka devletlerin elinde daha mı güvenli? 55:41 Yapay zekanın gelişimi insanlara gösterilenin daha mı ilerisinde? 1:13:33 Yapay zeka çok tehlikeli hale gelmesi durumunda fişini çekmek mümkün mü? 1:19:03 Kapanış #işbirliği
Eylül 27, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Şampiyon olacağım dedim oldum!" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Ali Türkkan & Fatih AltaylıFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Şampiyon olacağım dedim oldum!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 01:33 Dünya Gençler Şampiyonluğu ne demek? 02:30 Kaç pilot yarışıyor? 03:37 Ralli pahalı bir spor mu? 04:33 Otomobil sporuna nasıl başladı? 06:42 Bu işten ne zaman para kazanmaya başladı? 07:01 Neden ralliyi tercih etti? 08:59 Ralli mi, pist mi daha zor? 10:09 Dünya Şampiyonası’na nasıl katıldı? 11:29 Sponsorları az mı? 13:07 Yarışlarını nasıl izleyebiliriz? 14:37 Bu seneki hedefi ne? 17:57 WRC ile WRC2 arasında ne fark var? 19:18 Rallide araç kullanımında başka bir boyuta geçiliyor mu? 21:22 Dünya şampiyonu olunca ne hissetti? 22:48 Eğitim hayatı nasıl ilerledi? 23:59 Kariyer planlaması nasıl olacak? 25:20 Ford ile şampiyon olmaya devam edebilir mi? 26:55 Bir yıllık çalışma takvimi nasıl ilerliyor? 27:52 WRC2’de hedefi ne? 28:22 Federasyon yeterince destekliyor mu? 30:01 Formula 1 izliyor mu? 30:30 En zor otomobil sporu hangisi? 32:12 Nasıl bir antrenman programı izliyor? 33:14 Özel hayatını nasıl etkiliyor? 34:37 İşin duygusal boyutu nasıl? 38:54 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Eylül 27, 2026