İstanbul 21°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Yazarlar, sosyal medya ve pazarlama

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Temmuz 11, 2017

Yazarlar, sosyal medya ve pazarlama

Bir süredir Doğan Grubu’nun kimi yazarları ve yayın sorumlularıyla ilgili çeşitli iddialar ortalıkta dolaşıyor. Bunlardan bazıları çok felaket iddialar. Burada tekrarlamaya bile utanırım. Doğru olmamasını temenni ederim. Burada yazmakta beis görmeyeceğim iddia ise bizzat Hürriyet Gazetesi’nin ombudsmanı tarafından dile getirildiği için tekrarlamamda mahzur yok. Belki de bu konuyla ilgili kararı verecek olan Sevgili Volkan Vural’a bir fikir vermiş olurum. Hürriyet’in kimi yazarlarının, Twitter ve Instagram gibi sosyal medya hesaplarından reklam amaçlı paylaşım yaptığı, bunun için para aldığı söyleniyor. Sosyal medyada çok sayıda takipçisi olup bunu bir reklam mecrası gibi kullanan ve “sosyal medya fenomeni” olarak tanımlanan pek çok kişi var. Bu bir iş. Buradaki mesele, gazetecilik gibi “yarı kamusal” bir görev yapan ve “güvenilir olması” gereken kişilerin bu nevi paylaşımları para karşılığı yapmasında düğümleniyor. Gazeteci bunu yapar mı? Benden duymuş olmayın ama dünyada da bunu yapan gazeteciler var. Ancak Batı medyası, özellikle de Amerikan medyası bunu kurallara bağlamış durumda. Bu paylaşımlar, gazetenin denetiminde, gazetenin yönetiminde ve geliri gazeteci ile çalıştığı kurum arasında belirli oranda paylaşılarak yapılıyor. Gazete, kendi sosyal medyasında bu nevi paylaşımları reklam olarak, bedel karşılığı yapabildiği gibi, gazete veya televizyonun “starları” da gazetenin bilgisi dahilinde bunu yapıyor ve geliri gazeteyle paylaşıyorlar. Genelde bu gibi reklam anlaşmalarını gazete yapıyor. Reklamveren, bu kampanyaya dahil olacak yazarları da belirliyor. Yazarın veya TV yüzünün kabulüyle bu iş iki tarafın da gelir elde etmesine yarıyor. Sosyal medya etkinliği, gazetecinin gelirine ve piyasa değerine de yansıyor. Gazetesine veya televizyonuna reklam potansiyeli sağlayan gazeteci daha yüksek ücret elde ediyor, hatta transfer olma imkânlarını artırıyor. Ancak gazetecinin ve televizyoncunun bunu bağlı olduğu kurumdan bağımsız olarak yapması, kabul gören bir şey değil. Çünkü güç bir anlamda ortak bir güç. Hürriyet örneğinden yola çıkarsak, Hürriyet yazarının sosyal medya üzerindeki gücü, Hürriyet yazarı olmasından mı kaynaklanıyor yoksa tekil gücü mü? Bu sorunun yanıtını bulmak her zaman kolay değil. Ama yanıt her ne olursa olsun, gazetecinin gazetedeki konumundan faydalanarak bunu “bireysel” bir gelir kaynağı haline getirmesi kabul edilebilir bir şey değil. Çünkü onun gücünde, o gazetenin yayın yönetmeninden editörüne, muhabirinden sayfa sekreterine, matbaa işçisine kadar herkesin payı var.   GÖZLERİ BAĞLANACAK MI! BAŞAKŞEHİRLİ futbolcuların Rize’de gazetecileri dövmesi olayı, Futbol Federasyonu tarafından başarıyla örtbas edilmiş, ceza bile sayılmayacak cezalarla kurtulmuşlardı. Ancak Rize’deki dava, Federasyon’un yolundan gitmedi ve Başakşehirli futbolculara “1 yıl seyirden men cezası” geldi. Yani bu 4 futbolcu, 1 yıl boyunca spor müsabakalarının yapıldığı alanlara giremeyecek ve maç izleyemeyecekler. Federasyon’un ilkesizliğinin yüzüne vurulması bir yana, benim merak ettiğim, bu futbolcular nasıl sahaya çıkacaklar? Müsabaka alanlarına girmeleri yasak. Maç izlemeleri de yasak. Sahaya çıkamayacaklar gibi duruyor. Hadi çıktılar diyelim. Maçı izlemeleri yasak. Gözleri bağlı olarak mı sahada olacaklar!.. Volkan Babacan

BABAYİĞİT DEĞİL GENÇLER YAPSIN

HOLLANDALI genç girişimci ve mucitlerin kurduğu bir şirket, güneş enerjisi depolayarak yol alacak bir otomol yapmışlar. Biz ülke olarak hâlâ tartışırken, gençlerin böyle bir işe imza atması ilginç. Bu otomobillerin üzeri güneş pilleriyle kaplı olacakmış ve güneşle akülerini şarj edeceklermiş. Güneşi bol yerlerde yılda 20.000 km’yi güneşten aldıkları güçle yapacaklarmış. Aynı zamanda prizle şebekeden şarj etmek de mümkün olacakmış. Fiyatı ise hayli pahalı. Yaklaşık 120 bin Euro olacakmış. Ki bu Avrupa’da bayağı lüks bir otomobilin fiyatının da üzerinde. Otomobili güneş pilleriyle donatmak fikri yeni değil. Daha önce Fisker de benzer bir şey yapmıştı ama pek verimli değildi. Demek ki, Hollandalı gençler bu işi de çözme yoluna girmişler. Galiba Türkiye’de de bir “babayiğit” aramayı bırakıp bu işi gençlere mi havale etsek.   MEYDAN MESELESİ AK Parti miting yapıp sayı açıkladığı zaman muhalefet, “Orada o kadar insan yoktu, sayı abartılı” diyor. CHP miting yapıp sayı açıkladığı zaman AK Parti, “Hadi canım. Nereden çıktı bu sayı” diye dalga geçmeye başlıyor. Her iki tarafın birbirini küçümsemeye çalışması artık komik boyutta. Her iki taraf da, özellikle her iki tarafı destekleyen medyalar da bu “komiklikten” paylarını alıyorlar. Aynı meydanı AK Parti doldurunca “2.5 milyon kişi” diyenler, CHP yakın bir kalabalığa ulaşınca, “Varsa yoksa 175 bin” demekte bir beis görmüyorlar. Tabii CHP’liler de aynı şeyi yaptığı için eşitlik sağlanmış oluyor. Ben onu bilmem. Onca adamı tek tek sayacak halim de yok. Bildiğim, gördüğüm şudur. Adalet mitingi oldukça başarılı, hayli görkemli bir mitingdi. “Bu mitinge sadece CHP’liler katılmadı” demenin bir anlamı olabilir. Ama “Miting alanı boştu” demek, ancak komik olmanıza neden olur. Hele hele 55.000’i 4’le çarpıp 110 bin eder derseniz... Komikten de öte bir şey olursunuz.   ‘CÜ’ OLMAYA KARAKTERLERİ UYGUN DEĞİL FETÖ operasyonlarında yine bazı kamu görevlileri ve akademisyenler gözaltına alındı. Çoğuyla ilgili bir fikrim yok. Tanıdığım ve takıldığım tek isim Koray Çalışkan. Koray Çalışkan’ın FETÖ’cü olabileceğine inanmam imkânsıza yakın. Aynen Kadri Gürsel’in FETÖ’cü olma ihtimalini sıfıra yakın bulduğum gibi. Fikri, inancı, şunu bunu bir tarafa koyun, Çalışkan da, Gürsel de son derece güçlü “egolara” sahip iki isim. Bu ikisi de hayata ve aynaya bakış olarak “birici” olacak karakterde değiller. Bunlardan Kadri olsa olsa “Gürselci” olur, Koray ise ancak “Çalışkancı”. Gazeteci veya akademisyen kimlikleriyle herkesle konuşmuş, herkesle görüşmüş olmaları mümkün. Ama “birici” olmaları pek mümkün değil. Hele hele FETÖ’cü... Not: Yukarıdaki yazıyı okuyunca “Diğerleri olabilir” anlamını sakın çıkarmayın. Yıllardır tanıdığım Musa Kart’ı da farklı bir yere koyamam.   ADAM OLMAK OKURLAR sormuş, “Dün niye ‘Ne zaman adam oluruz’ köşesi yoktu” diye. Yoktu, çünkü dün yazı günüm değildi. Sağolsunlar gazete yönetiminin “özel isteği” üzerine mitingi yazdım sadece. Yoksa adam olmaktan umudu kesmiş değilim.   NE ZAMAN ADAM OLURUZ? Parayla değil yürekle babayiğit olunduğunu anladığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
CHP, beis ve yeis
Köşe Yazıları
CHP, beis ve yeis

Fatih Altaylı

Temmuz 6, 2026

Fikir açıklamama özgürlüğü yok mu!
Köşe Yazıları
Fikir açıklamama özgürlüğü yok mu!

Fatih Altaylı

Temmuz 5, 2026

Deniz Göktaş KKK’na ne dedi
Köşe Yazıları
Deniz Göktaş KKK’na ne dedi

Fatih Altaylı

Temmuz 4, 2026

  • Videolar

Tümü
Yunan metin çevirilerinin bilime katkısı görseli
Dün
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Celal Şengör & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimYunan metin çevirilerinin bilime katkısıShark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 05:01 Solvay Konferansı fotoğrafı 07:11 Solvay Konferansı fotoğrafı bugün çekilebilir mi? 10:36 İrlandalı keşişlerin kopyaladığı eski metinler 13:52 Aristo ve doğa bilimleri 24:32 Hrıstiyanlar nasıl gelişim gösteriyor? 27:53 Modern bilimin başlangıcı 35:44 Galile'den önceki bilim adamları problemleri fark edemediler mi? 38:09 İslam dünyasının geçmiş dönemde bilimde Batı'dan geride kalmasının sebepleri 46:50 Kapanış #işbirliği
Temmuz 5, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Ömürlük koleksiyonu 1,5 yılda yaptım!" görseli
Dün
FatihAltaylı
YouTube
Koleksiyoner Mehmet ÇebiFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Ömürlük koleksiyonu 1,5 yılda yaptım!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:28 Saat koleksiyonu işi nereden çıktı? 19:01 Hangi saat markalarına sahip? 23:53 Koleksiyonerlik pahalı bir iş mi? 29:47 Türk hat sanatı hak ettiği yerde mi? 42:20 Murat Bardakçı'nın "Türk resmini sanattan saymam" cümlesi 51:15 Eserin değerini nasıl belirliyor? 1:05:07 Pandemi döneminde eserlerin fiyatları neden yükseldi? 1:08:36 Çatı Müze işi ne durumda? 1:19:20 Kapanış #işbirliği YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Temmuz 5, 2026
"Ajda Pekkan ve Manifest Kuşağı" görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı & Bedia Ceylan Güzelce"Ajda Pekkan ve Manifest Kuşağı"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:15 Deniz Göktaş'ın stand-up gösterisi 03:27 24 Haziran 2026 Scorpions İstanbul konseri 06:50 Kars'taki Gastronomi Film Festivali 08:36 Dua Lipa'nın evliliği 10:21 Fatih Altaylı evlilik hakkında ne düşünüyor? 13:28 Manifest grubu 17:02 Yaz ayındaki konserler 30:51 Fatih Altaylı'nın yakın tarihteki dünya hakkında düşünceleri 36:18 Christopher Nolan'ın "The Odyssey" filmi 36:40 İstanbul Caz Festivali 37:41 Fatih Altaylı dizi-film izliyor mu? 40:03 Kapanış #işbirliği
Temmuz 2, 2026