İstanbul 16°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Böyle yasak olur mu?

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Temmuz 21, 2017

Böyle yasak olur mu?

GENEL kurulda milletvekilerinin döviz, pankart gibi şeyler açması yasaklandı. Bunu yapan milletvekillerine “kınama” cezası verilecek ve maaşlarından kesinti yapılacak. Bu kararı alan milletvekillerinin hangi mantıkla hareket ettiğini anlamak mümkün değil. Orası Türkiye Büyük Millet Meclisi. Oradaki vekillerimizin, hangi görüşten olursa olsun, fikirlerini, düşüncelerini, siyasal inançlarını, tepkileri, beğenilerini veya eleştirilerini uygun gördükleri her türlü yolla ifade edebiliyor olmaları lazım. Şiddet içermediği, şiddeti övmediği veya telkin etmediği müddetçe ister pankart açarlar, ister bildiri dağıtırlar. Bu da yasama ve kürsü dokunulmazlığının, demokratik hakların vazgeçilmez bir parçasıdır. Bundan bir sonraki adım, milletvekillerinin konuşma haklarının kısıtlanması ve hatta tümden yasaklanması olabilir ancak. En kör topal demokraside bile böyle bir yasak olmaz, böyle bir kural uygulanmaz. Bu saçmalığın Anayasa Mahkemesi’nden dönmemesi imkânsızdır.   DIŞ POLİTİKADA TOPLUMSAL AKLISELİM KADİR Has Üniversitesi, 26 ilde 1000 örneklem ile yaptığı Türk Dış Politikası Kamu Algıları Araştırması’nın sonuçlarını yollamış. 1. Katılanların yüzde 86.5’i, Türk dış politikası ile ilgili bilgileri televizyon kanallarından edindiklerini söylemiş. Sosyal ağlar yüzde 37.7, internet haber portalları yüzde 37.5, sosyal çevre yüzde 33.5, gazeteler ise yüzde 30.7 oranında bilgi kaynağı olarak açıklanmış. 2. Türk dış politikasının en önemli meselesi olarak katılımcıların yüzde 44.2’si terörle mücadeleyi gösterirken, onu yüzde 24.6 ile Suriye sorunu, yüzde 8.3 İsrail ile ilişkiler izlemiş; yüzde 6.5 Avrupa Birliği ile ilişkileri, yüzde 4.1 ise ABD ile ilişkileri göstermiş. 3. “Öncelikli olarak sayacaklarımdan hangisidir?” sorusuna verilen yanıtlar ise şöyle olmuş: Yüzde 39.9 “İslam ülkesidir”, yüzde 32.7 “Avrupa ülkesidir”, yüzde 23 ise “Ortadoğu ülkesidir”. 4. “Sizce Türkiye’de dış politikayı hangi kurum ya da kurumlar yapar?” diye sorulduğunda yüzde 69.2 gibi ezici bir oranla “Cumhurbaşkanı” yanıtı verilmiş. “Dışişleri Bakanlığı yapar” diyenler yüzde 37.3, “Genelkurmay Başkanlığı yapar” diyenler yüzde 24.3, “Hükümet yapar” diyenler yüzde 18.9, “Başbakan yapar” diyenler ise yüzde 15.3 olmuş. 5. “Dış politikanın yürütülmesinde hangisi aktiftir?” sorusuna ise yine “Cumhurbaşkanı” cevabı 67.2 oranıyla damgasını vurmuş. “Hükümet” yüzde 34.9, “Dışişleri Bakanı” yüzde 32.7, “Başbakan” yüzde 17.3, “Cumhurbaşkanı Danışmanları” ise yüzde 10.2 oranında ifade edilmiş. 6. “Daha güçlü bir dış politika için hangisine ya da hangilerine ağırlık verilmeli?” sorusunun yanıtları ise ilginç. “Diğer ülkelerle siyasi ilişkilerin kuvvetlendirilmesi” diyenler, yüzde 61.2 oranıyla en ağır basan grup olmuş. Yüzde 38.8, diğer ülkelere ekonomik yardımlara ağırlık vermiş. Diplomatik ve ekonomik yaptırımlar yüzde 30, ekonomik ilişkilerin kuvvetlendirilmesi ise yüzde 25’lik oranda önerilmiş. Araştırmanın gerisini de yarın aktarırım. Ama şurası açık ki, zaman zaman hatalı değerlendirmeler yapıyor olsa bile Türk halkı hiç de bidon kafalı falan değil. Özellikle 6. maddede yazdığım “Daha güçlü bir dış politika için nelere ağırlık verilmeli?” sorusuna verilen yanıta dikkat ederseniz, halkın bugünkü tablodan memnun olmadığını görürsünüz.   AMAN HOCAM OLUR MU HİÇ? PROF. Burhan Kuzu aradı dün. “Bakan olamamamla ilgili onlarca yazı yazıldı ama bir tek senin yazdığına üzüldüm” dedi. Kendisini İdris Naim Şahin’le bir tutmama üzülmüş. “Ben bu partinin kurucusuyum, yıllardır her türlü hizmetini yapmış adamıyım, partime bir gün laf söylememiş, söyletmemiş adamım. Beni onunla nasıl bir tutarsın?” dedi. Vallahi de billahi de böyle bir amacım yoktu. Burhan Hoca’nın sohbetinden her zaman keyif almışımdır. Bazen iyi, bazen kötü esprilerini dahi keyifle izlemiş, yumuşak, eğlenceli anlatımından -katılmasam bile- hoşlanmışımdır. Tatsız tuzsuz ve ne olduğunu asla çözemediğim İdris Naim Şahin’le Burhan Kuzu’yu bir tutmak, aklımdan bile geçmez.   ANTALYA’NIN BÜYÜK YANLIŞI ANTALYA Film Festivali, kendi ayağına ateş etti. Hem de ne etmek. “Domdom kurşunu ile vurup bacağını kopardı” demek daha doğru olur. Türkiye’nin en köklü, en etkili ve hatta en önemli film festivalinin yarışma bölümünü iğdiş etti. Bundan böyle festivalde “Türk filmleri yarışması” olmayacak. Sadece uluslararası yarışma yapılacak. Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel kusura bakmasın ama bu karar külliyen hatalı. Çünkü Antalya Film Festivali’nin Türk sineması ödülleri, Türkiye’deki en önemli sinema ödülleriydi. Belli etmeseler bile sinemacılarımız için de sanatçılarımız için de büyük önem taşıyordu. Antalya Büyükşehir Belediyesi muhtemelen daha önceki yıllarda meydana gelen sansür tartışmalarından, sinemacıların eleştirilerinden yıldı ve böyle bir karar aldı. Hatta anladığım kadarıyla bu tartışmalar yüzünden festivalin başına da 2 yabancı ve önemli sinemacıyı getirdi. Yeni festival direktörleri doğru isimler ama Türk sineması yarışmasını çıkırmak tamamen yanlış. Her ne kadar festival filmlerinin yapımcıları ve yönetmenleri genelde muhalif isimler olsa da ve bundan iktidar kanadı rahatsızlık duysa da sinemacılarımız kılık kıyafetleri ile festivale yakışır tavırlar sergilemese de alınan karar yanlıştır. Türkiye’nin en önemli yarışmasını ortadan aldırıp şu an için Avrupa’da pek de önemsenmeyen bir yarışma ile yola devam etmek akıldışıdır. Antalya Film Festivali’ni Avrupa’da iyi bir yere getirme çabası elbette devam etmelidir. Ama Türk filmlerini ödüllendirmekten vazgeçmek, bu amaca destek değil, köstek olur.   ARDA İLE VOLKAN’I MİLLİ TAKIM’A ÇAĞIR HEMEN FATİH Terim, Alaçatı’da sebebiyet verdiği ya da parçası olduğu olayla ilgili konuştu. Dinledikçe üzüldüm, dinledikçe ülke adına karamsarlığa kapıldım. Pişmanlık yok, üzüntü yok. “Yine olsa yine yaparım” var. Neymiş, damadının kız kardeşine yönelik bazı olaylar olmuş. Belli ki, iki komşu dükkân arası bir sıkıntı yaşanmış. Dükkân sahiplerinden biri kadın olduğu için Terim, “duygulara” hitap ediyor kendince. Türkiye Futbol Direktörü, “İmparator” böyle diyorsa o zaman “töre cinayetlerine” ne diyeceğiz? Terim’in mantığı ile töre cinayetinin mantığı arasında bir fark var mı? İkisi de yasaları değil, kendi “adabını” kabul ettirmeye çalışıyor. Var mı böyle bir şey! Eğer birine yönelik bir olay var ise yasa var, yargı var! Başta da dediğim gibi anlık bir olay olur anlarım, Vallahi anlarım, billahi anlarım ama değil. Dükkâna gideceğine, yargıya git. Madem haklısın, haklıyken haksız konuma düşme. Ha bir de böyle şeyler normalse Arda’dan da kaleci Volkan Demirel’den de özür dile. Onları da hemen Milli Takım’a çağır, hatta ikisini de kaptan yap. Aynı kafaların ikisi suçlu, biri güçlü olamaz. NE ZAMAN ADAM OLURUZ? Okul müfredatları çocukları geçmişe değil geleceğe hazırlamak için oluşturulduğu zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Golü ye, tehlikeyi atlat
Köşe Yazıları
Golü ye, tehlikeyi atlat

Fatih Altaylı

Mayıs 22, 2026

Dostu olmayan adam
Köşe Yazıları
Dostu olmayan adam

Fatih Altaylı

Mayıs 21, 2026

Hiçbir şey yeni değil
Köşe Yazıları
Hiçbir şey yeni değil

Fatih Altaylı

Mayıs 20, 2026

  • Videolar

Tümü
"Atatürk'ü anlamak için tek kitap yeterli değil!" görseli
3 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı - Teke Tek Kitap"Atatürk'ü anlamak için tek kitap yeterli değil!"Kitapyurdu: https://www.kitapyurdu.com/?srsltid=AfmBOorlol9UhdW5ABYzEMpGL1N1tYeOW-RfhiwgTMoyO3DNHb2uF-Z6 🔎 Teke Tek Kitap’ta her ay farklı kitapları mercek altına alıyor, yazarlarını, konularını ve tartışmaya açtıkları meseleleri konuşuyoruz. 00:00 Giriş 03:27 Atatürk hakkındaki kitaplar 05:52 Lord Kinross'un "Atatürk" kitabı 11:13 Nutuk 12:38 Afet İnan'ın "Atatürk hakkında hatıralar ve belgeler" kitabı 20:25 Edward Casey "Mekânın kaderi" kitabı 21:26 Turan Farajova'nın "İstanbul Apartmanları" kitabı 24:21 Fabio Grassi'nin "Atatürk" kitabı 26:07 Ahmet Kuru'nun "İslam" kitabı 34:29 19 Mayıs 36:56 Şiir kitapları 39:12 Kapanış #işbirliği
Mayıs 19, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: “Ticarette başarısız olduğum için tiyatrocu oldum” görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Alper KulFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: “Ticarette başarısız olduğum için tiyatrocu oldum”Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:22 Trabzonlu olması 05:10 Amerika'da neden tiyatro okumaya gitti? 07:34 Boş vakitlerinde hammallık mı yapıyordu? 11:23 Ferzan Özpetek'le Hamam filmindeki rolü neydi? 13:00 BKM'nin kuruluşundan beri orada mı? 19:50 Oynadığı diziler neler? 23:49 Askerlik anıları 29:00 Güldür Güldür'de oynamak yorucu değil mi? 33:53 Güldür Güldür'den neden ayrıldı? 35:33 Barselo oyunu nedir? 38:15 En sevdiği branş hangisi? 39:38 Çocuklarının isimleri 40:27 “Erkekler kendini ifade etmekte zorlanıyor” cümlesi 43:43 Evlilik nasıl gidiyor? 48:21 Ticari girişimlerindeki başarısı? 1:00:11 Şu anda olan oyunları neler? 1:01:09 Ortam sanatçı açısından zorlayıcı mı? 1:04:03 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Mayıs 17, 2026
Hantavirüs, Covid-19’dan daha büyük tehlike mi? görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Önder Ergönül & Fatih AltaylıHantavirüs, Covid-19’dan daha büyük tehlike mi?Espresso, cold brew, filtre kahve; tek cihazda. Ninja Luxe Café Premier'ı keşfedin: https://www.sharkninja.com.tr/collections/ozel-fiyatlar?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_April26 https://www.sharkninja.com.tr/products/ninja-luxe-cafe-premier-espresso-makinesi-es601eu?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_kahve_makinesi_April26 Shark PowerDetect Clean&Empty ile güçlü algılama ve Auto-Empty sistemiyle toza temas etmeden hijyenik temizliği keşfedin: https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-powerdetect-clean-empty-sarjli-dikey-supurge-gold-ip3251eut?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_supurge_April26 #işbirliği 00:00 Giriş 04:08 Hantavirüs nedir? 08:22 Hantavirüs türleri 10:29 Hantavirüs yayılan gemideki ilk vakalar ve dünyadaki geçmişi 24:01 Türkiye'deki hantavirüs vakaları 27:22 Hantavirüsün belirtileri 31:49 Kırım Kongo Kanamalı Ateşi 37:58 Hantavirüs yayılan gemideki insanların karantinaya alınması gerekiyor mu? 39:26 Bu gemideki hantavirüs solunum yolu ile mi yayılıyor? 40:26 Dünya Sağlık Örgütü gemideki insanların durumlarını tek tek takip ediyor mu? 41:38 Koç Üniversitesi'ndeki çalışmaları nasıl gidiyor? 44:38 Hantavirüs ismi nereden geliyor? 45:33 Önümüzdeki dönemlerde korkmamız gereken yeni virüsler olacak mı? 46:27 Grip ve zatürre aşıları 47:46 Aşıların kalp krizi yapma riskleri var mı? 51:03 Kapanış
Mayıs 17, 2026