İstanbul 14°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Tek müslüman biz miyiz?

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Temmuz 23, 2017

Tek müslüman biz miyiz?

İSRAİL, alışkanlığı olduğu üzere Mescid-i Aksa’da terör estiriyor. Gerekçesi terörle mücadele. En azından, “Yahu ne yapıyorsunuz?” diye arayan Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı’na söyledikleri bu: “Terörle mücadele ediyoruz.” Terörle mücadele her ülkenin hakkı. Her ülke de bilmeli ki “Benim teröristim kötüdür, senin teröristin iyidir” deme hakkına sahip değildir. Ama terörle mücadele ettiğini söyleyen her devlet de bilmelidir ki devletler terör uygulayamaz. Terörle mücadele ederken haklı ile haksızı, terörist ile terör uygulamayan muhalifi ayırmak zorundadır. Belli ki İsrail de bu ayrımı yapamayan ülkelerden biri. Hatta bazen birincisi. Ve bilin bakalım İsrail’in bu hukuk dışı, bırakın hukuku insanlık dışı tavrına Müslüman ülkelerden hangileri tepki gösteriyor? Aslında çoğul eki gereksiz. Sadece bir ülke... Türkiye... İslam âlemi denilen şey her ne ise onun “entelektüel lideri” olduğunu iddia eden Mısır’dan “tık” var mı? Elbette yok. Hadi Mısır, İsrail’le epeydir iyi geçiniyor ve sorun çıksın istemiyor diyelim. Hadi Mısır kendi ülkesinde de İslamcılardan çok çekti ve onlarla mücadele ederken İsrail’e laf etmez diyelim. Ya İslam âlemi’nin “kasası” olmakla övünen, dünyanın her yerinde cihatçı gruplara parasal destek sağlayan, Vehhabiliğin kalesi Suudi Arabistan’dan “tık” var mı? Ondan da yok. Tam aksine, Suudiler, İsrail’le tam bir işbirliği içindeler. Türkiye’nin Katar’daki üssüne karşı çıkarken İsrail’in kendi “kutsal topraklarında” üs kurmasına izin veren Suudiler. Her alanda İsrail’le işbirliği yapan Suudiler. Türkiye’yi bölmek, sınırlarımızı da içine alan bir Kürt devleti kurmak için İsrail’le birlikte plan yapan Suudiler. İran’a karşı İsrail’i destekleyen Suudiler... Ve elbette Filistin’de, Kudüs’te, Gazze’de Müslümanlara yapılanlara da sessiz kalan Suudiler. Durum böyle olunca diğerlerini saymaya bile gerek yok. Elbette reel politik böyle bir şey, din iman dinlemiyor, biliyorum. Bilmediğim ise şu: Türkiye bu reel politiğin neresinde? Tepki göstermeyelim demiyorum, dini ne olursa olsun, hatta dini olmasın, her insanın derdine dertlenmeliyiz de... “Müslüman dostlarımız”daki “dost” lafı reel politiğin neresinde, onu merak ediyorum.   SÜPER HAREKET KADINLAR şahane bir organizasyon yaptılar. Bir sosyal medya grubu kurdular ve “Kıyafetime karışma” diyorlar. Son derece de haklılar. Kimin kimin kıyafetine karışmaya hakkı var? Geçmişte başörtülü öğrenciler üniversiteye alınmazken, “Aynı düşüncedeki erkekler üniversiteye girerken, kızları başları örtülü diye üniversiteye sokmamak ayrımcılıktır” demiştim dönemin YÖK Başkanı’na. Bu durum üniversiteyle sınırlı değil. Erkekler istediğini giyiyor, kadınlar ise türlü ayrımcılığa maruz kalıyor. Kimi açıldığı için, kimi kapandığı için hakarete, tacize, dışlanmaya maruz kalıyor. “Kıyafetime karışma” hareketini düzenleyen kadınlar arasında başı açık olan da var, kapalı olan da. Ayak tırnağına kadar örtünen de var, göbeğini açıkta bırakan da. Bu hareket önemlidir. Her kadın ve aklı başında her erkek buna destek vermek zorundadır.   ŞARTLI BEDELLİ YASASI TÜRKİYE Büyük Millet Meclisi zaman zaman bir “bedelli askerlik yasası” çıkarıyor. Bir bedel belirliyor ve birkaç bin kişi başvurup bu haktan yararlanıyor. Sonra bu belirlenen başvuru süresi doluyor. Sürenin dolduğunun ertesi günü mail veya sosyal medya yağmuru başlıyor: “İşim var, aileme bakıyorum. Bedelli askerlik istiyoruz. Milyonlar bunu bekliyor. Bize destek olun” Kimi işini kaybetmemek için, kimi özürlü kardeşine, muhtaç ana babasına baktığı için bedelli istiyor. Yağmur bir süre sonra sağanağa dönüşüyor. Her gün binlerce mail, binlerce sosyal medya mesajı. Hepsinde de “milyonlarca genç, yüz binlerce genç” cümlesi. Fakat bu baskılar sonucu bir yasa çıktığında başvuru miktarı bunun onda biri, ne onu yüzde biri kadar bile olmuyor. Benim bir önerim var. Eğer TBMM bir daha böyle bir yasa çıkarırsa bir sayı şartı koysun. “Bedelli askerlik için başvuranların sayısı, toplam kaçak ve bakaya sayısının üçte birinden az olursa bu yasanın sağladığı imkânlardan hiç kimse faydalanamayacaktır” desin. Milyonlarca gencin bedelli askerlik beklediğini iddia eden milyonlarca genç, var mısınız böyle bir yasaya!   SAĞLIKLI ÖLÜM DÜN Habertürk internet sitesinde “En zararlı 50 yiyecek” diye bir başlık görünce okudum. Okumaz olaydım. Zararlı diye bildiğimiz her şey zararlı. Faydalı diye bildiğimiz her şey de zararlı. Anladığım kadarıyla yemek yemek zararlı bir faaliyet. Eğer hastalanmamak ve sağlıklı kalmak istiyorsak hiçbir şey yemeyeceğiz. O zaman muhtemelen açlıktan öleceğiz, ama sağlıklı bir biçimde.   KANMAK MI KANDIRILMAK MI? AHMET Davutoğlu, AB ile Türk vatandaşlarının vizesiz Avrupa’ya giriş çıkışlarıyla ilgili anlaşmaya varıldığını ve birkaç yıl içinde vizesiz seyahatin başlayacağını açıkladığı gün, köşem olmadığı için mecburen Twitter’da, “Böyle bir şey asla olmayacak, var mısınız iddiaya?” demiştim. Der demez de hükümet yanlısı kişilerden ve Davutoğlu hayranlarından işitmediğim hakaret kalmamıştı. Tabii ki haklı çıktım, o anlaşma asla yürürlüğe girmedi. Hatta belki imzalanmadı bile. Stratejinin “S”sinden bile anlamayan bir derin stratejistin hatalarından biriydi. Şimdi Almanya ile gerginliğin dibine vurduğumuz şu günlerde, Alman tarafı “Artık bizi mülteci akınıyla da korkutamazsınız. Gelmezler, gelemezler” deyince bizim iktidara destek veren dostlarımız, “O gün bizi vize serbestisiyle kandırıp önlem aldılar. Şimdi artık korkmuyorlar” diye veryansına başladı. Bakın sevgili arkadaşlar. Kandırılmak ayrı bir şeydir, olmayacak şeylere inanıp kanmak ayrı bir şey. Asıl olan kanmamaktır. Yakın tarihimizde gördüğümüz üzere herkes kandırmak ister. Uyanık olan kanmaz.   BAŞA DÖNMEK YILLAR öncenin çok güldüğüm hikâyesidir. Padişah Abdülhamid’in oğlu Osman Efendi’nin bir oğlu olur. Abdühamid’in torununa aile “Ertuğrul” adını verir. Bunu duyan Süleyman Nazif şöyle der: “S.çtık, yeniden başa dönüyorlar.” Diyeceksiniz ki, “Bu da nereden çıktı şimdi?” Futbol Federasyonu’ndan çıktı, nereden çıkacak. Geçen hafta kebapçı baskınıyla gündeme gelen ve eleştirilen Fatih Terim’in yardımcılığına bir kez daha Şifo Mehmet getirildi. Yani Mehmet Özdilek. Mehmet kardeşimiz daha önce de Terim’in yardımcısıydı. Ne zaman hatırlıyor musunuz? O meşhur İsviçre maçı döneminde. Hani İsviçreli futbolculara sahada saldırıp dövdüğümüz rezil maç sırasında. Kebapçı basan ve bundan pişman olmayıp ileride de başka yerleri basabileceğinin mesajını veren Terim, futbolda da “başa dönmeye” karar vermiş. Bakalım sırada hangi konuk milli takımın futbolcularını dövmek var.   NE ZAMAN ADAM OLURUZ? Suçun da cezanın da bireysel olduğunu unutmadığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Amaç siyasi zararı azaltmak
Köşe Yazıları
Amaç siyasi zararı azaltmak

Fatih Altaylı

Ekim 4, 2026

TFF’de istifa ya da istifalar yakın
Köşe Yazıları
TFF’de istifa ya da istifalar yakın

Fatih Altaylı

Ekim 2, 2026

SPK hâlâ suç duyurusunda bulunmadı
Köşe Yazıları
SPK hâlâ suç duyurusunda bulunmadı

Fatih Altaylı

Ekim 1, 2026

  • Videolar

Tümü
Hilux'un hızlı evrimi! Yeni Toyota Hilux görseli
3 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı ile Direksiyonda Teke TekHilux'un hızlı evrimi! Yeni Toyota HiluxYeni Toyota Hilux tüm gücüyle sahnede! Direksiyonda Teke Tek’in bu bölümünde Fatih Altaylı, gelişmiş arazi performansı ve sportif detaylarıyla öne çıkan bu özel versiyonu test ediyor. Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim
Ekim 2, 2026
Yapay zeka 2030'da insanlığı yok edecek mi? görseli
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Emre Onur Kahya & Fatih AltaylıYapay zeka 2030'da insanlığı yok edecek mi?00:00 Giriş 01:34 Yapay zeka üzerine çalışma yapmak için yurtdışına gitmesi 04:36 Jacob Coxon'un paylaştığı twit ve yapay zeka tehlikesi 20:51 Hugging Face saldırısı 36:33 Hugging Face nedir? 39:41 Hugging Face bu saldırıyı farketmese ne olurdu? 46:52 Yapay zeka devletlerin elinde daha mı güvenli? 55:41 Yapay zekanın gelişimi insanlara gösterilenin daha mı ilerisinde? 1:13:33 Yapay zeka çok tehlikeli hale gelmesi durumunda fişini çekmek mümkün mü? 1:19:03 Kapanış #işbirliği
Eylül 27, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Şampiyon olacağım dedim oldum!" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Ali Türkkan & Fatih AltaylıFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Şampiyon olacağım dedim oldum!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 01:33 Dünya Gençler Şampiyonluğu ne demek? 02:30 Kaç pilot yarışıyor? 03:37 Ralli pahalı bir spor mu? 04:33 Otomobil sporuna nasıl başladı? 06:42 Bu işten ne zaman para kazanmaya başladı? 07:01 Neden ralliyi tercih etti? 08:59 Ralli mi, pist mi daha zor? 10:09 Dünya Şampiyonası’na nasıl katıldı? 11:29 Sponsorları az mı? 13:07 Yarışlarını nasıl izleyebiliriz? 14:37 Bu seneki hedefi ne? 17:57 WRC ile WRC2 arasında ne fark var? 19:18 Rallide araç kullanımında başka bir boyuta geçiliyor mu? 21:22 Dünya şampiyonu olunca ne hissetti? 22:48 Eğitim hayatı nasıl ilerledi? 23:59 Kariyer planlaması nasıl olacak? 25:20 Ford ile şampiyon olmaya devam edebilir mi? 26:55 Bir yıllık çalışma takvimi nasıl ilerliyor? 27:52 WRC2’de hedefi ne? 28:22 Federasyon yeterince destekliyor mu? 30:01 Formula 1 izliyor mu? 30:30 En zor otomobil sporu hangisi? 32:12 Nasıl bir antrenman programı izliyor? 33:14 Özel hayatını nasıl etkiliyor? 34:37 İşin duygusal boyutu nasıl? 38:54 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Eylül 27, 2026