İstanbul 18°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Yalandan rahatsızlık

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Temmuz 29, 2017

Yalandan rahatsızlık

ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü hanımefendi, “Cumhuriyet davası sanıklarının salıverilmesini istiyoruz” demiş. ABD dış politikasının tüm açıklamaları gibi inandırıcı olmaktan uzak bir açıklama. ABD’nin halkla ilişkiler faaliyetinin bir parçası. Ama benim asıl meselem bu değil. Cumhuriyet sanıklarının tutuksuz yargılanmalarını ABD gerçekten istiyor mu bilemem ama biz gerçekten istiyoruz. Bu davayı bir utanç, Türkiye’nin başına geçirilmek istenen bir çuval olarak gördüğümüzü başından beri söylüyoruz. Bu davanın da geçmişteki pek çok benzeri gibi bir FETÖ kumpası olduğu aşikâr. Bu kez “kripto” FETÖ’cüler devrede. Ancak yine de bu davayla ilgili ABD’nin “yalan” da olsa tavrı benim kanıma dokunuyor. Türkiye’deki bir davaya müdahil olmak, “ikiyüzlü ve ahlaksız” ABD dış politikasının ne harcı, ne de işi. Bu dava bizimle ilgili, Türkiye’yle ilgili, Türkiye’nin geleceği için kaygılanan Türkiye vatandaşlarıyla ilgili. Nasıl ki, Türkiye ABD’deki davalarla ilgili ahkâm kesmiyor veya kesemiyorsa, ABD’nin de olabilecek en ikiyüzlü biçimde Türkiye’deki davalarla ilgili ahkâm kesmesi kabul edilebilir bir şey değil. Bir yandan FETÖ’ye kol kanat gerecek, Türkiye’nin yaşanmaz bir ülke haline gelmesinde katkıları yadsınamaz Fethullah Gülen’i koruma altında tutacak, yandaşlarına kucak açacaksın... Bir de utanıp sıkılmadan yalandan “Bu davadan rahatsızız” diyeceksin., Bize akıl veremezsiniz kardeşim. Bugün Türkiye bu haldeyse, payınız da, emeğiniz de büyük. O yüzden siz kendi işinize bakın. Yakında başkanınız ülkenizi öyle bir hale getirecek ki kimseden rahatsız olacak haliniz kalmayacak. Bilesiniz! Bize gelince. Kendi söküğümüzü kendimiz dikeceğiz. Ya dikeceğiz, ya dikeceğiz!   Alanın bir yüzü kara, veren ise simsiyah Milli Takım’dan “istifa” eden Fatih Terim’in, Türkiye Futbol Federasyonu’ndan 3.5 milyon Euro tazminat alacağı iddia ediliyor. Yani hemen hemen 15 milyon Türk Lirası. Terim bunu, sözleşmesindeki “görevine son verilmesi” yani “kovulma” maddesine dayanarak talep ediyor. Tabii ediyorsa. Kendi ağzından, “Bu parayı isterim” dediğini duymadım, ama kovulduysa elbette talep edecektir. Bu tip “kovulma” tazminatları sadece Milli Takım’ın değil, kulüp takımlarının da başını ağrıtıyor. Ve futbolseverlerde de haklı olarak büyük bir tepkiye neden oluyor. Çünkü kovulmalar genelde başarısızlık üzerine meydana geliyor, ama bir anlamda başarısızlık ödüllendiriliyor. Peki bu durum, teknik direktörlerin suçu mu, yoksa basiretsiz spor yöneticilerinin mi? Teknik adamlarla yapılan sözleşmelere genellikle “başarıya bağlı” bir prim sistemi koyuluyor. Mesela, 2 milyon Euro artı şampiyonluk için şu kadar, Avrupa’daki galibiyetleri için bu kadar diye bir sistem. Ama her ne hikmetse bunun tersi asla olmuyor. Yani “başarısızlık maddeleri” koyulmuyor. Oysa sözleşmelere, takımın hedeflerine göre “İlk üçe girilemezse ücret şu kadara düşürülür ya da ilk beşe girilemezse sözleşme bedelsiz feshedilir” gibi kulüpleri koruyucu maddeler nedense eklenmiyor. Aynı şey Milli Takım için de geçerli. Gruplarda şu kadar puan alınamazsa, finallere kalınamazsa, finallerde gruplardan çıkılamazsa, sportmenliğe aykırı hareket edilirse gibi koşullara bağlanacak ücret düşürme veya tazminatsız fesih gibi maddeler sözleşmelere koyulmuyor. Öyle olunca da sporseverlerin vicdanını rahatsız eren, kulüpleri ve federasyonları da durduk yerde kamyonla para ödemeye mecbur bırakan durumlar oluşuyor. Ama dediğim gibi, suç bu parayı alanlarda değil. Koşulsuz biçimde bu paraları vermeyi kabul edenlerde.   Açıklaması salaklık olabilir İstanbul’u önceki akşamüzeri vuran “afet”e sokakta yakalandım. Otomobilde. Kimi fındık, kimi ceviz, kimi yumruk büyüklüğündeki dolu taneleri otomobile epey hasar verdi. Boya kaporta sizlere ömür, bir aynam kırıldı, camlar dayandı. İstanbul’un alçak semtlerinden Dolapdere’de yakalandığım için otomobilin neredeyse yarı beline kadar gelen su içinde, kapılardan içeri sızan suyla yol almaya çalıştık. Tabii ki alamadık. Dolapdere alçak, çukurda, tepedeki Taksim’in, Beyoğlu’nun, Kurtuluş’un, Feriköy’ün yağmurunun toplanıp buraya inmesini ve dizi geçen suya teslim olmasını bir nebze olsun açıklamak mümkün. Ancak denize 1 metre mesafedeki Yenikapı’nın, sahil yolunun, Eminönü sahilinin, Üsküdar’ın sular altında kalmasına bir açıklama getirmek bana göre imkânsız. Bu ancak ve ancak salaklıkla, iş bilmezlikle açıklanabilir. Bundan sonraki belediye başkanımızı mimardan değil, DSİ’den seçelim diyeceğim ama o da içime sinmiyor. Mimar başkan şehri mimari açıdan bu hale getirdiyse, DSİ’den gelecek başkanla hep birlikte boğuluruz diye korkarım.   Boğulma tehlikesi Artık belli oldu ki yağmur, dolu, fırtına ve muhtemelen yakında görmeye başlayacağımız hortumlar İstanbul’un yeni iklimi oldu. Kentin altyapısını bu yeni iklime göre yeniden şekillendirmek şart. Tabii bu süre alacaktır. O güne kadar İstanbullulara otomobillerinde zincir, takoz, çekme halatı ve ilkyardım çantası dışında koltuk sayısı kadar da can yeleği bulundurma zorunluluğu getirmek farz oldu. Çünkü artık otomobillerdeki en büyük tehlike, boğulma tehlikesi.   Tıfıl turisti tanıdınız mı? Dün darkwebb adlı bir hesapta bu fotoğrafı gördüm. ABD Başkanı Ronald Reagan, Moskova’yı ziyaret ediyor. O sırada yeni yetme bir KGB ajanı olan Vladimir Putin ise turist ya da gazeteci kılığında ABD Başkanı’nı izliyor. Bu da Putin’in tüm liderleri nasıl parmağında oynattığının tarihçesi olsa gerek.   ‘Ben değilim Büyükanıt’tı’ Emekli Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök bir e-mail yollamış. Şöyle diyor: “Flash disk 2007’de KKK Sayın Org. Başbuğ’a verilmiş. O tarihte Gnkur. Bşk. Org. Sn. Yaşar Büyükanıt idi. Ben 2006’da emekli oldum. Dolayısıyla konuyla benim ilişkim yoktur. Bir internet sitesindeki haberin başlığındaki bana atıfta bulunan yanlış ifade sizi de yanıltmış olmalı ki hakkımda yanlış ve incitici bir yorum yapmışsınız. Düzelteceğiniz inancıyla saygılarımı sunarım. Not: İnceleme Grubu’nu Genelkurmay değil, Hava Kuvvetleri kurdu. Disk, Org. Başbuğ’un resmen açıkladığı üzere ‘Genelkurmay’ın bilgisi dahilinde doğrudan Hava Kuvvetleri’ne gönderilmiştir’. Özkök.”   Atatürk olsaydım Hilmi Özkök’ün yanıtı, oku Yaşar Büyükanıt’a yöneltse de, sonuç olarak böylesine önemli bir bilginin, komutanlar tarafından hiç incelenmeden, doğrudan suçlamaların muhatabı Hava Kuvvetleri’ne gönderilmiş olması, TSK’nın komuta kademesindeki büyük bir zafiyete ya da tembelliğe işaret ediyor. Bana göre her komutan, bir işlemi yaparken “Mustafa Kemal Atatürk olsaydı bu işi nasıl yapardı?” sorusunu kendine sormalıdır.   Ne zaman adam oluruz? Hedefe hızla değil akılla gitmek gerektiğini anladığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Ekrandaki şiddetin sorumlusu RTÜK zihniyeti
Köşe Yazıları
Ekrandaki şiddetin sorumlusu RTÜK zihniyeti

Fatih Altaylı

Nisan 21, 2026

Umursamazlık
Köşe Yazıları
Umursamazlık

Fatih Altaylı

Nisan 20, 2026

Modern zamanın Gertrude Bell özentisi
Köşe Yazıları
Modern zamanın Gertrude Bell özentisi

Fatih Altaylı

Nisan 19, 2026

  • Videolar

Tümü
Adalet bir duygu mudur? görseli
Dün
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı & Bedia Ceylan Güzelce - Teke Tek KitapAdalet bir duygu mudur?Kitapyurdu: https://www.kitapyurdu.com/?srsltid=AfmBOorlol9UhdW5ABYzEMpGL1N1tYeOW-RfhiwgTMoyO3DNHb2uF-Z6 📚 Teke Tek Kitap’ın bu bölümünde Adalet ve Annem Şefika kitaplarını ele aldık. Felsefe ve kişisel anlatı ekseninde farklı perspektifler sunan bu iki eserin anlattıklarını, arka planlarını ve okura sunduğu fikirleri birlikte değerlendirdik. 🔎 Teke Tek Kitap’ta her ay farklı kitapları mercek altına alıyor, yazarlarını, konularını ve tartışmaya açtıkları meseleleri konuşuyoruz. 00:00 Giriş 01:00 Spor izleyicisi olmak 06:01 Kültür-sanat takipçisi olmak 11:15 Michael J. Sandel’in “Adalet” kitabı 34:22 Nuriye Ortaylı’nın “Annem Şefika” kitabı 46:50 “Yan Yana” serileri 55:32 Artemis II 1:02:51 Kapanış
Nisan 20, 2026
"Plastik ambalajlı her ürün tehlikeli!" görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Sedat Gündoğdu & Fatih Altaylı - Teke Tek Bilim"Plastik ambalajlı her ürün tehlikeli!"Espresso, cold brew, filtre kahve; tek cihazda. Ninja Luxe Café Premier'ı keşfedin: https://www.sharkninja.com.tr/products/ninja-luxe-cafe-premier-espresso-makinesi-es601eu?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_kahve_makinesi_April26 Shark PowerDetect Clean&Empty ile güçlü algılama ve Auto-Empty sistemiyle toza temas etmeden hijyenik temizliği keşfedin: https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-powerdetect-clean-empty-sarjli-dikey-supurge-gold-ip3251eut?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_supurge_April26 #işbirliği 00:00 Giriş 01:59 Plastik nedir? 08:27 Plastik poşetlerin üzerindeki geri dönüşüm logoları ne anlama geliyor? 08:43 Monomer ve polimer 10:34 Plastik ve naylon farkları 13:07 Tek kullanımlık plastikler 16:13 Plastik doğada çözünebilir mi? 16:52 Plastik mikroplastiğe nasıl dönüşür? 22:58 Mikroplastiğe en çok nerelerde rastlanıyor? 26:21 Sigaralardaki plastikler 30:26 Bu plastiklerin insana zararı nedir? 37:44 Plastik barındıran en tehlikeli ürünler neler? 38:44 Çöp ithalatı 46:43 Organik çöplerin yakılarak elektriğe dönüştürülmesi 48:15 Çöpler yakılmadan ne yapılabilir? 50:14 Dünyada sıfır atık projesi uygulayan ülke var mı? 54:05 Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile ortak projeleri var mı? 55:01 Türkiye sıfır atık projesinde ne kadar başarılı? 1:01:34 Türkiye dünyada çöp üretimi ve yönetimi konusunda ne durumda? 1:03:30 İthal edilen çöpe para ödeniyor mu? 1:03:46 Çöp ithalatı ile organize suçlar bağlantılı olabilir mi? 1:04:52 Kapanış
Nisan 19, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Seçmediğim işler hep uzun sürdü!" görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Rıza KocaoğluFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Seçmediğim işler hep uzun sürdü!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 01:39 İzmir’de doğmak nasıl bir his? Ailesi nasıldı? 07:07 Düşünceleri yüzünden linç yiyor mu? 08:06 Göztepe taraftarlığı nereden geliyor? 13:09 Oyunculuğa nasıl başladı? 17:30 Belediyenin tiyatro kursundan sonra ne yaptı? 17:58 İlk profesyonel sahne deneyimi neydi? 22:46 Diziye geçiş süreci nasıl oldu? 25:05 Kaçırdığı projelere üzülüyor mu? 26:54 Yılmaz Erdoğan’la çalışmak ve BKM’nin oyunculuğa katkısı 29:19 İnci Taneleri neden bitti? 30:34 Organize İşler süreci nasıl gelişti? 31:42 Çukur dizisi hakkında 33:41 Sanatçı gözüyle siyaset ve gençler 35:03 Kız kardeşi nasıl oyuncu oldu? 36:23 Fit kalmak için neler yapıyor? 40:14 Göz önünde bir hayat yaşamak rahatsız edici mi? 42:43 Gelecek planları neler? 43:36 Yeni proje veya dizi var mı? 45:42 Yargısal süreçler hakkında 46:36 Neden ayda sadece 2-3 oyun sahneliyor? 48:35 Oyunculuğun yanında yazarlık/yönetmenlik düşünüyor mu? 50:00 Gelecekteki projeleri neler? 51:07 Kapanış #işbirliği YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Nisan 19, 2026