İstanbul 22°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Hüseyin ‘Gülence’yi nasıl bilirsiniz?

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Temmuz 30, 2017

Hüseyin ‘Gülence’yi nasıl bilirsiniz?

HÜRRİYET Gazetesi’ndeki yazar dostlarımız kafayı Hüseyin Gülerce’ye takmış vaziyetteler. Hüseyin Gülerce’yi tanıyorsunuz herhalde. Cemaat’in “makbul” olduğu dönemlerde The Cemaat’in “yüzü”ydü. Ya da kendini öyle lanse ediyordu. Gülen Cemaati adına ahkâm kesilecekse Gülerce keserdi. Fethullah Gülen’den bir mesaj varsa Gülerce açıklardı. Gülerce’nin “Cemaat benim” havası bastığı dönemlerdi. Söylemlerine bakan onun Fethullah Gülen’in sözcüsü, sağ kolu, her şeyi olduğunu zannederdi. Öyle miydi, değil miydi bilinmez, ama böyle algılanmaktan bir rahatsızlığı yoktu. Gülenciler “The Cemaat”se, Gülerce için de “He is the Cemaat” demek mümkündü. Böyle bilinmekten de keyif alırdı. Öyle ki, ben Hüseyin Gülerce’ye “Hüseyin Gülence” lakabını takmıştım. Çünkü “Gülence” konuşurdu hep. Sonra 17-25 Aralık süreci başladı. O güne kadar “Mr. Cemaat” olan Gülerce birdenbire Cemaat’le arasına mesafe koydu. En azından öyle görünmeyi başardı. Cemaat’in görünürdeki “karakutusu” birdenbire “sütten çıkmış ‘ak’ kutu” haline geldi. “Cemaat hata yaptı, Cemaat yanlış yaptı, ben onları tanımamışım, yanlış tanımışım”, Gülerce’nin yeni mottosu oldu. Hürriyet’teki arkadaşlar da şimdi buna takılmışlar. Dün Mehmet Yılmaz, Ahmet Hakan ve Akif Beki, Gülerce’ye, “Bu kadar da kolay sıyrılamazsın” demişler. Haklılar mı? Kâğıt üzerinde haklılar. Çünkü Cemaat’in karakutusu asla kutuyu açmadı. Çok iyi tanıdığı ve bildiği kesin olan “imam” listelerini vermemiş olmalı ki, 15 Temmuz felaketi başımıza geldi. Ancak Hürriyet yazarları da, bugün Gülerce’ye kucak açanlar da bir şeyi unutuyorlar. Bu Hüseyin Gülerce’ler her zaman vardır. Dün Gülenciydi, bugün Gülen karşıtı. Yarın Gülen’in yeniden güçlendiğini görse koşa koşa yeniden Gülenci olur. “Cemaati korumak için onların yanına geçmiş gibi göründüm. Benim gönlüm hep hocaefendiyleydi” der. Demezse yüzüme tükürün. Allah göstermesin ama bir gün öyle bir şey olursa “Fatih söylemişti” dersiniz. O yüzden uğraşmayın Gülerce’yle. Ondan kimseye yâr olmaz. Olsa olsa ortaya karışık olur!   TERİM, DENİZLİ’Yİ NASIL YEDİ? FATİH Terim’in “kovulmadığı” Türkiye Futbol Direktörlüğü’nden “kovulma” tazminatı alması herkesin gündemi. Şekip Mosturoğlu, “Kovulmadıysa bu para niye veriliyor?” diye isyan etmiş haklı olarak. Aslında dalga geçiyor Fenerbahçeliler. Biliyorlar kovulduğunu. Kovulması için de az uğraşmadılar camia olarak. Gelin ben de sizi biraz daha geriye götüreyim ve Terim’in Milli Takım’a gelme hikâyesini anlatayım. Federasyonun aklında Terim’i Milli Takım’ın başına getirmek gibi bir düşünce yoktu o günlerde. Terim, Galatasaray’ın başındaydı ve üst üste 2 şampiyonluk kazanmış bir teknik direktördü. Federasyon yönetimi, Galatasaray’ın hocasını almayı falan da düşünmüyordu. Futbol Federasyonu, Milli Takım’ın başına Mustafa Denizli’yi getirmeyi planlıyordu. Denizli ile gayri resmi görüşülüyor, nabız yoklanıyordu. Terim ise Galatasaray’da mutsuzdu. Dürüst ve Albayrak, Ünal Aysal tarafından yönetimden çıkarılmıştı. Çünkü Aysal, şampiyonlukların bu ikiliye mal edilmesinden mutsuzdu, egosu inciniyordu. Üçüncü mutsuzluk kaynağı ise Terim’di. Taraftar şampiyonlukları Dürüst-Albayrak-Terim üçlüsünün eseri olarak görüyordu. Dürüst ile Albayrak gitmiş, Aysal, Terim’le didişmeye başlamıştı.

Mustafa Denizli - Fatih Terim Hoca takımda kalamayacağını biliyordu. Federasyonun hoca aradığını duyunca ve ibrenin Denizli’ye dönük olduğunu öğrenince haber yolladı: “Beni alın.” Ankara’dan da desteği buldu ve takımın başına “iki takımın hocası” olarak geldi. Böylece kalıcı olmadığı Galatasaray’ın yanında bir alternatifi olmuştu. Aysal ise aradığı fırsatı bulmuştu ve Terim’in Galatasaray’daki görevine son verdi. Sonrasını hepimiz biliyoruz. Şimdi Milli Takım’a yine hoca aranıyor. Terim ise yine Galatasaray’la birlikte anılıyor. Durun bakalım ne olacak!   BİLİM VE GAZETELERİMİZ GAZETELERİMİZDEN bir ricam var. Ya bilim haberi yapmayın ya da bu haberleri yapmak istiyorsanız, ki yapmanız gerek ve bence en okunmaya değer haberler bunlar, ciddi birer “bilim editörü” bulundurun. Önceki gün hemen hemen tüm gazetelerde bir haber vardı: “Hepimiz aslında yıldız tozuymuşuz.” Oldukça uzun süredir bilinen bu gerçeği, dün keşfedilmiş yeni bir olay gibi okura sunmak çok ayıptır. Evet hepimiz yıldız tozuyuz, ama bu yeni öğrenilen bir gerçek değil. Geçen yüzyıldan kalan bir bilgi. Evrende hidrojen ve helyum dışındaki tüm elementler yıldızlar sayesinde var. Basitçe anlatmak gerekirse, elementler tablosunda yer alan elementlerin demire kadar olanları yıldızların yanma sürecinde. Daha ağır elementler ise yıldızların kendini tüketmesinden sonra meydana gelen dönemde, yıldızların kendini patlatarak yok olmalarından sonra meydana gelen ortamlarda oluşuyor. Yani yıldızlar yanıp tükenmese, bilinen evrende kaya gezegenler dediğimiz gezegenlerin, büyük gaz devlerinin, ağır elementlerin, yaşamı başlatan karbonun zerresi bile olmayacaktı. Ve gazetelerimiz çok şaşırmış olabilirler, ama bu uzun süredir bilinen bir gerçek.   NE ZAMAN ADAM OLURUZ? Amerika’ya ilk kez giden biri, Amerika’yı kendisinin keşfettiğini zannetmediği zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Kurşun atana af, saçını örene ihraç
Köşe Yazıları
Kurşun atana af, saçını örene ihraç

Fatih Altaylı

Ağustos 20, 2026

Güzelaydın: “Ali Dürüst Sportif A.Ş.’nin başına geçmeli”
Köşe Yazıları
Güzelaydın: “Ali Dürüst Sportif A.Ş.’nin başına geçmeli”

Fatih Altaylı

Ağustos 19, 2026

Yapay zeka tartışmaları
Köşe Yazıları
Yapay zeka tartışmaları

Fatih Altaylı

Ağustos 18, 2026

  • Videolar

Tümü
Osmanlı'da modernleşme görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Emrah Safa Gürkan & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimOsmanlı'da modernleşmeShark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 04:55 Modernleşme nedir? 12:00 Osmanlı'da modernleşmenin ilk adımları 18:40 Modernleşme ve gelenekçilik 23:32 Osmanlı'da bankacılık sistemi neden kurulamadı? --shorts 26:45 Osmanlı'nın zengin tebaası var mıydı? 39:29 Türk aydınları kendi çağdaşları arasında geride mi? 52:25 Batı’nın teknolojisi hariç başka bir şeyini almamak mümkün mü? 56:07 Mısır modernleşmesi niye durdu? 1:03:21 İran modernleşmesi 1:16:48 Kore modernleşmesi 1:21:15 Kapanış #işbirliği
Ağustos 16, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Plajlarda çalmayı sevmiyorum!" görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Faruk SabancıFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Plajlarda çalmayı sevmiyorum!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:04 Neden sanayici olmadı da DJ oldu? 07:46 Zengin bir aileden gelmek bu işte avantaj mı? 09:55 Tiësto onu nasıl keşfetti? 12:29 Nasıl bir hayat geçirdi? 15:16 DJ'liğe nasıl başladı? 17:36 Parçaları sürekli değiştiriyor mu, yoksa aynı parçaları mı çalıyor? 21:47 Günde kaç saat müzik dinliyor? 23:18 Hangi ülkelerde konser verdi? 24:11 Örnek aldığı DJ'ler var mı? 25:28 DJ'likte hedefi ne? 27:07 Türk sanatçılarla projeler düşünüyor mu? 30:15 Canlı orkestrayla birlikte çalmayı planlıyor mu? 30:43 Yapay zekânın DJ'liğe etkisi 35:57 DJ'likte para var mı? 38:05 DJ'likte telif meselesi nasıl oluyor? 38:41 Bir DJ en çok nerede çalmak ister? 42:42 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Ağustos 16, 2026
Üniversiteye gitme isteği azalıyor mu? görseli
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Erhan Erkut & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimÜniversiteye gitme isteği azalıyor mu?Shark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 03:26 Üniversite tercihleri ve önemleri 09:49 Üniversitelerin 3 senelik eğitime düşmesi planlanması 13:00 Üniversite kontenjanlarının dolmaması ve sonrasında azaltılması 17:44 Yapay zeka ile birlikte açılan bölümler 21:48 Üniversite sınavına giren kişi sayısının azalması 26:29 Üniversite fiyatlarının artışı 38:29 Sınavlarda sıfır çeken öğrenci sayısının artması ve eğitime etkisi 41:11 Yurtdışına eğitime gidenlerin sayısı artıyor mu? 43:18 Türkiye'deki öğrenci kalitesi düşüyor mu? 49:58 Devlet üniversitelerinin düşüşü, özel ve vakıf üniversitelerinin yükselişi 53:02 Bugünkü bilgi birikimi ile bir tercih yapacak olsa hangi bölüm ve okulda okumak isterdi? 55:13 Kapanış #işbirliği
Ağustos 9, 2026