İstanbul 24°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Yakışmayan iftira

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Ağustos 3, 2017

Yakışmayan iftira

İFTİRADAN korkarım. Ama yakışanından. İftiracı “hem suçlu hem güçlü” olup da panikle sallamaya başlayınca iftira aslında itirafa dönüşür. Hüseyin Gülence’ye çok basit sorular sordum. En önemlisi de şuydu: - Madem itirafçı oldun, yakından tanıdığın imamların listesini devlete verdin mi, verdinse başta Adil Öksüz olmak üzere hepsi nasıl ortalıkta rahatça gezdi ve darbe girişimine kalkıştılar? - Cumhurbaşkanı’nın yaver kadrosuna kadar giren FETÖ’cüleri niye bildirmedin? Ya bunlar Cumhurbaşkanı’na bir suikast yapsalardı. Gayet basit sorular. Yanıtlar da; a. Ben bu isimleri verdim ama işlem yapılmadı, b. Ben bu isimleri zaten bilmiyordum, c. Ben isim falan vermedim gibi basit ve anlaşılır olmalıydı. Yanıt verilmedi, ama tükürük geldi. Ve 30 yıl FETÖ’nün dizinde oturup şimdi hiçbir itirafta bulunmadan itirafçı olan Gülence’ye destek ise yine bir dönemin FETÖ övücüsünden geldi. Hem de yalanlarla. Yalanı şu: “Ali Fuat Yılmazer’le dostmuşum.” Yok ya! Ali Fuat Yılmazer’le hayatımda bir buçuk kere karşılaştım. İlkinde Habertürk binasında Yiğit Bulut’la yemek yiyordu. Yemek salonuna girdiğimde karşılaşınca, benden de oturmamı rica ettiler. Anlattıklarını da ertesi gün yazdım. Çok sinirlendi. Arayıp tehdit etti. Aramızda burada yazılmayacak kadar kötü bir diyalog geçti. Birkaç gün sonra da görevden alındı zaten. O yemekte Bulut, kendisini televizyon programına çıkmaya ikna etmeye çalışıyor, o ise “bir gazeteci”yi çıkarmasını tavsiye ediyordu. Buçuğuncu karşılaşmamız ise İstanbul Emniyet Müdürlüğü binasında oldu. O dönemde İstanbul Emniyeti, gazetelere FETÖ’cüler tarafından hazırlanmış “bültenler”i haber diye yolluyordu. Biz de Habertürk’te bunları asla kullanmıyorduk. Bunun üzerine muhabirlerimizin Emniyet Müdürlüğü binasına girişi yasaklandı. Bu durum haber yapmamızı engeller hale gelince ajansımızın genel müdürüne, “Bu iş nasıl çözülecek?” dedim. Yasağı koyan, adını ilk kez o gün duyduğum Yurt Atayün’müş. Kalktık kendisine gittik. Orada da tatsız bir görüşmemiz oldu Yurt Atayün’le. Muhabirlerimize konulan yasak da kalkmadı. Biz kendisiyle konuşurken odaya Ali Fuat Yılmazer de geldi. Buçuğuncu görüşmem de budur. Ha bir de iftiracı diyor ki: “2014 yılında gazetesini FETÖ bültenine çevirdi.” Bak işte bu en aptalcası. Ben 2014 yılının şubat ayında Habertürk Genel Yayın Yönetmenliği’nden ayrıldım. 17-25 Aralık döneminde FETÖ’cülerin benimle ilgili iftira kampanyasının gazeteye zarar vermesini engellemek için. Yani 2014’te ben gazetenin başında değildim, gazete de asla FETÖ bülteni olmadı. Şecaat arz ederken sirkatin söyleyenlere de bir hatırlatma yapayım. Bu işler ilginçtir. Bazen ortaya öyle belgeler, öyle bilgiler dökülür ki, iftiracıların aslında ne olduğunu da kabak gibi ortaya çıkarır.   YANLIŞ ŞERİDİN HESABI SORULACAK MI? DÜN Ataköy sahilindeki yapılaşmanın bir mahkeme kararıyla “gayri yasal” hale gelmesinin, geç gelen adaletin ayıbı olduğunu yazdım. Adaletin işin bu hale gelmesinde, binalar bittikten, atı alan Üsküdar’ı geçtikten sonra büyük kabahati olduğunu anlattım. Ama yanlış anlamayın. Tek suçlu elbette ki adalet değil. Sorunun nedeni, Bayındırlık ve İskân Müdürlüğü aslında. Müdürlük, kamunun kendine verdiği görevi “yanlış” yaptığı için tüm bu komplikasyonlar ortaya çıkıyor. Müdürlüğe, imara esas olacak yani kıyıya yapılacak yapılaşmanın önüne geçecek “kıyı şeridini belirleme” görevi veriliyor. Ve Bayındırlık ve İskân Müdürlüğü’nün bu işle görevlendirdiği sözde “uzmanlar”, bu şeridi bilerek veya bilmeyerek “hatalı” belirliyorlar. Bu hata da yapılaşmanın önünü açıyor. Şimdi bu şeridin yanlış belirlendiği ortaya çıktığına göre: - Bu şeridi belirleyen uzmanlar her kimse bunlar hakkında herhangi bir işlem yapılacak mı? - Bu kişilere görevi kötüye kullanmaktan dava açılacak mı? - İtirazlara rağmen hatalı belirlenen kıyı şeridini kabul eden üst düzey görevlilerden hesap sorulacak mı? Yoksa yine yapılan, yapanın yanına kâr mı kalacak!   CERN VE TÜRKİYE’NİN GELİŞMESİ CERN, dünyanın en önemli teknoloji üssü. Oradaki deneyler için yapılan çalışmalar, deneylerin yapılabilmesi için “icat” edilen teknolojiler, kısa süre içinde hayatımızın parçası haline geliyor. Örnek mi? Bugün vazgeçilmezimiz haline gelen, dünyayı kökünden değiştiren internet ilk olarak CERN’de kurulan bir ağla başladı mesela. CERN çalışanlarının birbirleriyle hızlı haberleşmesini ve hızlı veri değiş tokuşunu sağlamak için oluşturulan yapı, zaman içinde interneti doğurdu. Bir örnek daha mı? Bugün artık her yerde gördüğümüz, otomobillerimizde bile bulunan dokunmatik ekran diye bildiğimiz teknoloji, CERN’de deneylerin yapılabilmesi için aynı anda birden fazla karmaşık fonksiyonu elle kumanda edebilmek için bulundu ve oradan yayıldı.

İşte o CERN’e “ekipman” üreten Türk firmalarının olduğunu biliyor musunuz? Ve son yapılan ihalede yine 4 Türk firması, çok üstün teknoloji ve çok yüksek kalite isteyen bu işlerden 4’ünün ihalesini kazandı. Müteahhitlere verilen desteğin yüzde biri bu işleri yapabilecek firmalara verildiği zaman Türkiye çok hızlı başka bir makasa geçecek. Ne yazık ki kimse farkında değil.   NİYE SİNİRLENDİM? ÖNCEKİ akşam Teke Tek programında biraz sinirli olmam izleyicileri şaşırtmış. Haklılar. Uzun zamandır büyük bir sükûnetle yaptığım programda ilk kez öfkelendim. Nedeni anlatmam farz oldu. Programda boşanma sırasında ve sonrasında mağdur olan erkeklerin sorunları tartışılacaktı. Kadın tarafının bakış açısını ise kadın hakları savunucusu Avukat Canan Arın aktaracaktı. Programın ilk reklam arasında bunca yıldır hiç başıma gelmeyen bir şey geldi. Programa mağdur erkekleri savunmak ve sorunlarını anlatmak için Dr. Erkut Erdoğan’la birlikte gelen ve bu konuyla ilgili erkeklerin kurduğu bir derneğin yöneticisi olan 2 kişi, reklam arasında stüdyoya girdi. Önce tartışmaya başladılar. Ardından da Avukat Canan Arın’a sözlü saldırıya geçtiler. Sonunda ben de sertçe konuya müdahil olmak ve bu 2 kişiyi stüdyodan çıkarmak zorunda kaldım. Dr. Erkut Erdoğan da bu duruma çok üzüldü, ama olan oldu. Sinirimin nedeni budur. İzleyicilerden özür dilerim.   NE ZAMAN ADAM OLURUZ Yüksek Askeri Şûra kararları haber olmaktan çıktığı zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Muhalefete kötü haber: Ekonomi iyi gitmiyor
Köşe Yazıları
Muhalefete kötü haber: Ekonomi iyi gitmiyor

Fatih Altaylı

Mayıs 16, 2026

Mazlum Abdi ve sosis imalatı
Köşe Yazıları
Mazlum Abdi ve sosis imalatı

Fatih Altaylı

Mayıs 15, 2026

Tahliye adalet gereğidir
Köşe Yazıları
Tahliye adalet gereğidir

Fatih Altaylı

Mayıs 14, 2026

  • Videolar

Tümü
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Sezen Aksu’nun ilk albüm teklifini reddettim” görseli
FatihAltaylı
YouTube
Emre AltuğFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Sezen Aksu’nun ilk albüm teklifini reddettim”Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 03:38 Konservatuvara ne zaman başladı? 04:36 Şarkıcılık kariyeri nasıl başladı? 08:35 Müzik eğitimi aldı mı? 11:18 Oyunculuk kariyeri nasıl başladı? 14:48 Çağla Şikel ile olan geçmiş evliliği 26:11 Planlanan bir dizi projesi var mı? 29:05 Rusya'daki popülerliği 30:39 "Bir Pop Masalı" projesi 41:54 Evlenmeyi düşünüyor mu? 45:24 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor. #işbirliği
Mayıs 10, 2026
Yapay zeka kimin kontrolünde? görseli
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Altan Çakır & Ozan Sihay - Teke Tek BilimYapay zeka kimin kontrolünde?Espresso, cold brew, filtre kahve; tek cihazda. Ninja Luxe Café Premier'ı keşfedin: https://www.sharkninja.com.tr/collections/ozel-fiyatlar?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_April26 https://www.sharkninja.com.tr/products/ninja-luxe-cafe-premier-espresso-makinesi-es601eu?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_kahve_makinesi_April26 Shark PowerDetect Clean&Empty ile güçlü algılama ve Auto-Empty sistemiyle toza temas etmeden hijyenik temizliği keşfedin: https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-powerdetect-clean-empty-sarjli-dikey-supurge-gold-ip3251eut?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_supurge_April26 #işbirliği 00:00 Giriş 01:58 Üniversitelerdeki "Veri Bilimi ve Analitiği" bölümü 05:10 Üniversitelerin öğretimlerini 3 yıla düşürme planı 09:16 Türkiye ve dünyanın diğer ülkeleri arasında araştırma kültüründe farklılıklar var mı? 18:44 Yapay zeka uygulamalarının birbirlerinden farkları neler? 22:54 Physical AI nedir? 33:50 Yapay zeka ile ilgili neden bu kadar panik var? 38:07 Yapay zeka ile yapılan müziklerin hakları kime ait oluyor? 49:23 Yapay zeka kimlerin kontrolünde? 50:56 Egemen yapay zeka nedir? 54:52 Yapay zeka en hızlı hangi alanlarda gelişiyor? 1:01:15 Yapay zeka hayal edebiliyor mu? 1:13:31 Egemen yapay zekaya sahip olabilecek uluslar 1:19:41 Yapay zeka insanlara karşı kendi uygarlığını oluşturabilir mi? 1:32:13 Yapay zeka kültürü oluşacak mı? 1:46:11 Kapanış
Mayıs 10, 2026
Tatlı su kamyoneti değil! Toyota Hilux GR Sport incelemesi görseli
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı ile Direksiyonda Teke TekTatlı su kamyoneti değil! Toyota Hilux GR Sport incelemesiTeke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 01:06 Hilux’ın tarihi 05:01 Hilux’ın en dolu modeli: Hilux GR Sport 07:45 Hilux’ın donanımları 13:35 Tasarım özellikleri 19:00 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Mayıs 4, 2026