İstanbul 23°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Yakışmayan iftira

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Ağustos 3, 2017

Yakışmayan iftira

İFTİRADAN korkarım. Ama yakışanından. İftiracı “hem suçlu hem güçlü” olup da panikle sallamaya başlayınca iftira aslında itirafa dönüşür. Hüseyin Gülence’ye çok basit sorular sordum. En önemlisi de şuydu: - Madem itirafçı oldun, yakından tanıdığın imamların listesini devlete verdin mi, verdinse başta Adil Öksüz olmak üzere hepsi nasıl ortalıkta rahatça gezdi ve darbe girişimine kalkıştılar? - Cumhurbaşkanı’nın yaver kadrosuna kadar giren FETÖ’cüleri niye bildirmedin? Ya bunlar Cumhurbaşkanı’na bir suikast yapsalardı. Gayet basit sorular. Yanıtlar da; a. Ben bu isimleri verdim ama işlem yapılmadı, b. Ben bu isimleri zaten bilmiyordum, c. Ben isim falan vermedim gibi basit ve anlaşılır olmalıydı. Yanıt verilmedi, ama tükürük geldi. Ve 30 yıl FETÖ’nün dizinde oturup şimdi hiçbir itirafta bulunmadan itirafçı olan Gülence’ye destek ise yine bir dönemin FETÖ övücüsünden geldi. Hem de yalanlarla. Yalanı şu: “Ali Fuat Yılmazer’le dostmuşum.” Yok ya! Ali Fuat Yılmazer’le hayatımda bir buçuk kere karşılaştım. İlkinde Habertürk binasında Yiğit Bulut’la yemek yiyordu. Yemek salonuna girdiğimde karşılaşınca, benden de oturmamı rica ettiler. Anlattıklarını da ertesi gün yazdım. Çok sinirlendi. Arayıp tehdit etti. Aramızda burada yazılmayacak kadar kötü bir diyalog geçti. Birkaç gün sonra da görevden alındı zaten. O yemekte Bulut, kendisini televizyon programına çıkmaya ikna etmeye çalışıyor, o ise “bir gazeteci”yi çıkarmasını tavsiye ediyordu. Buçuğuncu karşılaşmamız ise İstanbul Emniyet Müdürlüğü binasında oldu. O dönemde İstanbul Emniyeti, gazetelere FETÖ’cüler tarafından hazırlanmış “bültenler”i haber diye yolluyordu. Biz de Habertürk’te bunları asla kullanmıyorduk. Bunun üzerine muhabirlerimizin Emniyet Müdürlüğü binasına girişi yasaklandı. Bu durum haber yapmamızı engeller hale gelince ajansımızın genel müdürüne, “Bu iş nasıl çözülecek?” dedim. Yasağı koyan, adını ilk kez o gün duyduğum Yurt Atayün’müş. Kalktık kendisine gittik. Orada da tatsız bir görüşmemiz oldu Yurt Atayün’le. Muhabirlerimize konulan yasak da kalkmadı. Biz kendisiyle konuşurken odaya Ali Fuat Yılmazer de geldi. Buçuğuncu görüşmem de budur. Ha bir de iftiracı diyor ki: “2014 yılında gazetesini FETÖ bültenine çevirdi.” Bak işte bu en aptalcası. Ben 2014 yılının şubat ayında Habertürk Genel Yayın Yönetmenliği’nden ayrıldım. 17-25 Aralık döneminde FETÖ’cülerin benimle ilgili iftira kampanyasının gazeteye zarar vermesini engellemek için. Yani 2014’te ben gazetenin başında değildim, gazete de asla FETÖ bülteni olmadı. Şecaat arz ederken sirkatin söyleyenlere de bir hatırlatma yapayım. Bu işler ilginçtir. Bazen ortaya öyle belgeler, öyle bilgiler dökülür ki, iftiracıların aslında ne olduğunu da kabak gibi ortaya çıkarır.   YANLIŞ ŞERİDİN HESABI SORULACAK MI? DÜN Ataköy sahilindeki yapılaşmanın bir mahkeme kararıyla “gayri yasal” hale gelmesinin, geç gelen adaletin ayıbı olduğunu yazdım. Adaletin işin bu hale gelmesinde, binalar bittikten, atı alan Üsküdar’ı geçtikten sonra büyük kabahati olduğunu anlattım. Ama yanlış anlamayın. Tek suçlu elbette ki adalet değil. Sorunun nedeni, Bayındırlık ve İskân Müdürlüğü aslında. Müdürlük, kamunun kendine verdiği görevi “yanlış” yaptığı için tüm bu komplikasyonlar ortaya çıkıyor. Müdürlüğe, imara esas olacak yani kıyıya yapılacak yapılaşmanın önüne geçecek “kıyı şeridini belirleme” görevi veriliyor. Ve Bayındırlık ve İskân Müdürlüğü’nün bu işle görevlendirdiği sözde “uzmanlar”, bu şeridi bilerek veya bilmeyerek “hatalı” belirliyorlar. Bu hata da yapılaşmanın önünü açıyor. Şimdi bu şeridin yanlış belirlendiği ortaya çıktığına göre: - Bu şeridi belirleyen uzmanlar her kimse bunlar hakkında herhangi bir işlem yapılacak mı? - Bu kişilere görevi kötüye kullanmaktan dava açılacak mı? - İtirazlara rağmen hatalı belirlenen kıyı şeridini kabul eden üst düzey görevlilerden hesap sorulacak mı? Yoksa yine yapılan, yapanın yanına kâr mı kalacak!   CERN VE TÜRKİYE’NİN GELİŞMESİ CERN, dünyanın en önemli teknoloji üssü. Oradaki deneyler için yapılan çalışmalar, deneylerin yapılabilmesi için “icat” edilen teknolojiler, kısa süre içinde hayatımızın parçası haline geliyor. Örnek mi? Bugün vazgeçilmezimiz haline gelen, dünyayı kökünden değiştiren internet ilk olarak CERN’de kurulan bir ağla başladı mesela. CERN çalışanlarının birbirleriyle hızlı haberleşmesini ve hızlı veri değiş tokuşunu sağlamak için oluşturulan yapı, zaman içinde interneti doğurdu. Bir örnek daha mı? Bugün artık her yerde gördüğümüz, otomobillerimizde bile bulunan dokunmatik ekran diye bildiğimiz teknoloji, CERN’de deneylerin yapılabilmesi için aynı anda birden fazla karmaşık fonksiyonu elle kumanda edebilmek için bulundu ve oradan yayıldı.

İşte o CERN’e “ekipman” üreten Türk firmalarının olduğunu biliyor musunuz? Ve son yapılan ihalede yine 4 Türk firması, çok üstün teknoloji ve çok yüksek kalite isteyen bu işlerden 4’ünün ihalesini kazandı. Müteahhitlere verilen desteğin yüzde biri bu işleri yapabilecek firmalara verildiği zaman Türkiye çok hızlı başka bir makasa geçecek. Ne yazık ki kimse farkında değil.   NİYE SİNİRLENDİM? ÖNCEKİ akşam Teke Tek programında biraz sinirli olmam izleyicileri şaşırtmış. Haklılar. Uzun zamandır büyük bir sükûnetle yaptığım programda ilk kez öfkelendim. Nedeni anlatmam farz oldu. Programda boşanma sırasında ve sonrasında mağdur olan erkeklerin sorunları tartışılacaktı. Kadın tarafının bakış açısını ise kadın hakları savunucusu Avukat Canan Arın aktaracaktı. Programın ilk reklam arasında bunca yıldır hiç başıma gelmeyen bir şey geldi. Programa mağdur erkekleri savunmak ve sorunlarını anlatmak için Dr. Erkut Erdoğan’la birlikte gelen ve bu konuyla ilgili erkeklerin kurduğu bir derneğin yöneticisi olan 2 kişi, reklam arasında stüdyoya girdi. Önce tartışmaya başladılar. Ardından da Avukat Canan Arın’a sözlü saldırıya geçtiler. Sonunda ben de sertçe konuya müdahil olmak ve bu 2 kişiyi stüdyodan çıkarmak zorunda kaldım. Dr. Erkut Erdoğan da bu duruma çok üzüldü, ama olan oldu. Sinirimin nedeni budur. İzleyicilerden özür dilerim.   NE ZAMAN ADAM OLURUZ Yüksek Askeri Şûra kararları haber olmaktan çıktığı zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
CHP, beis ve yeis
Köşe Yazıları
CHP, beis ve yeis

Fatih Altaylı

Temmuz 6, 2026

Fikir açıklamama özgürlüğü yok mu!
Köşe Yazıları
Fikir açıklamama özgürlüğü yok mu!

Fatih Altaylı

Temmuz 5, 2026

Deniz Göktaş KKK’na ne dedi
Köşe Yazıları
Deniz Göktaş KKK’na ne dedi

Fatih Altaylı

Temmuz 4, 2026

  • Videolar

Tümü
Yunan metin çevirilerinin bilime katkısı görseli
Dün
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Celal Şengör & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimYunan metin çevirilerinin bilime katkısıShark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 05:01 Solvay Konferansı fotoğrafı 07:11 Solvay Konferansı fotoğrafı bugün çekilebilir mi? 10:36 İrlandalı keşişlerin kopyaladığı eski metinler 13:52 Aristo ve doğa bilimleri 24:32 Hrıstiyanlar nasıl gelişim gösteriyor? 27:53 Modern bilimin başlangıcı 35:44 Galile'den önceki bilim adamları problemleri fark edemediler mi? 38:09 İslam dünyasının geçmiş dönemde bilimde Batı'dan geride kalmasının sebepleri 46:50 Kapanış #işbirliği
Temmuz 5, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Ömürlük koleksiyonu 1,5 yılda yaptım!" görseli
Dün
FatihAltaylı
YouTube
Koleksiyoner Mehmet ÇebiFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Ömürlük koleksiyonu 1,5 yılda yaptım!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:28 Saat koleksiyonu işi nereden çıktı? 19:01 Hangi saat markalarına sahip? 23:53 Koleksiyonerlik pahalı bir iş mi? 29:47 Türk hat sanatı hak ettiği yerde mi? 42:20 Murat Bardakçı'nın "Türk resmini sanattan saymam" cümlesi 51:15 Eserin değerini nasıl belirliyor? 1:05:07 Pandemi döneminde eserlerin fiyatları neden yükseldi? 1:08:36 Çatı Müze işi ne durumda? 1:19:20 Kapanış #işbirliği YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Temmuz 5, 2026
"Ajda Pekkan ve Manifest Kuşağı" görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı & Bedia Ceylan Güzelce"Ajda Pekkan ve Manifest Kuşağı"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:15 Deniz Göktaş'ın stand-up gösterisi 03:27 24 Haziran 2026 Scorpions İstanbul konseri 06:50 Kars'taki Gastronomi Film Festivali 08:36 Dua Lipa'nın evliliği 10:21 Fatih Altaylı evlilik hakkında ne düşünüyor? 13:28 Manifest grubu 17:02 Yaz ayındaki konserler 30:51 Fatih Altaylı'nın yakın tarihteki dünya hakkında düşünceleri 36:18 Christopher Nolan'ın "The Odyssey" filmi 36:40 İstanbul Caz Festivali 37:41 Fatih Altaylı dizi-film izliyor mu? 40:03 Kapanış #işbirliği
Temmuz 2, 2026