İstanbul 16°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Yakışmayan iftira

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Ağustos 3, 2017

Yakışmayan iftira

İFTİRADAN korkarım. Ama yakışanından. İftiracı “hem suçlu hem güçlü” olup da panikle sallamaya başlayınca iftira aslında itirafa dönüşür. Hüseyin Gülence’ye çok basit sorular sordum. En önemlisi de şuydu: - Madem itirafçı oldun, yakından tanıdığın imamların listesini devlete verdin mi, verdinse başta Adil Öksüz olmak üzere hepsi nasıl ortalıkta rahatça gezdi ve darbe girişimine kalkıştılar? - Cumhurbaşkanı’nın yaver kadrosuna kadar giren FETÖ’cüleri niye bildirmedin? Ya bunlar Cumhurbaşkanı’na bir suikast yapsalardı. Gayet basit sorular. Yanıtlar da; a. Ben bu isimleri verdim ama işlem yapılmadı, b. Ben bu isimleri zaten bilmiyordum, c. Ben isim falan vermedim gibi basit ve anlaşılır olmalıydı. Yanıt verilmedi, ama tükürük geldi. Ve 30 yıl FETÖ’nün dizinde oturup şimdi hiçbir itirafta bulunmadan itirafçı olan Gülence’ye destek ise yine bir dönemin FETÖ övücüsünden geldi. Hem de yalanlarla. Yalanı şu: “Ali Fuat Yılmazer’le dostmuşum.” Yok ya! Ali Fuat Yılmazer’le hayatımda bir buçuk kere karşılaştım. İlkinde Habertürk binasında Yiğit Bulut’la yemek yiyordu. Yemek salonuna girdiğimde karşılaşınca, benden de oturmamı rica ettiler. Anlattıklarını da ertesi gün yazdım. Çok sinirlendi. Arayıp tehdit etti. Aramızda burada yazılmayacak kadar kötü bir diyalog geçti. Birkaç gün sonra da görevden alındı zaten. O yemekte Bulut, kendisini televizyon programına çıkmaya ikna etmeye çalışıyor, o ise “bir gazeteci”yi çıkarmasını tavsiye ediyordu. Buçuğuncu karşılaşmamız ise İstanbul Emniyet Müdürlüğü binasında oldu. O dönemde İstanbul Emniyeti, gazetelere FETÖ’cüler tarafından hazırlanmış “bültenler”i haber diye yolluyordu. Biz de Habertürk’te bunları asla kullanmıyorduk. Bunun üzerine muhabirlerimizin Emniyet Müdürlüğü binasına girişi yasaklandı. Bu durum haber yapmamızı engeller hale gelince ajansımızın genel müdürüne, “Bu iş nasıl çözülecek?” dedim. Yasağı koyan, adını ilk kez o gün duyduğum Yurt Atayün’müş. Kalktık kendisine gittik. Orada da tatsız bir görüşmemiz oldu Yurt Atayün’le. Muhabirlerimize konulan yasak da kalkmadı. Biz kendisiyle konuşurken odaya Ali Fuat Yılmazer de geldi. Buçuğuncu görüşmem de budur. Ha bir de iftiracı diyor ki: “2014 yılında gazetesini FETÖ bültenine çevirdi.” Bak işte bu en aptalcası. Ben 2014 yılının şubat ayında Habertürk Genel Yayın Yönetmenliği’nden ayrıldım. 17-25 Aralık döneminde FETÖ’cülerin benimle ilgili iftira kampanyasının gazeteye zarar vermesini engellemek için. Yani 2014’te ben gazetenin başında değildim, gazete de asla FETÖ bülteni olmadı. Şecaat arz ederken sirkatin söyleyenlere de bir hatırlatma yapayım. Bu işler ilginçtir. Bazen ortaya öyle belgeler, öyle bilgiler dökülür ki, iftiracıların aslında ne olduğunu da kabak gibi ortaya çıkarır.   YANLIŞ ŞERİDİN HESABI SORULACAK MI? DÜN Ataköy sahilindeki yapılaşmanın bir mahkeme kararıyla “gayri yasal” hale gelmesinin, geç gelen adaletin ayıbı olduğunu yazdım. Adaletin işin bu hale gelmesinde, binalar bittikten, atı alan Üsküdar’ı geçtikten sonra büyük kabahati olduğunu anlattım. Ama yanlış anlamayın. Tek suçlu elbette ki adalet değil. Sorunun nedeni, Bayındırlık ve İskân Müdürlüğü aslında. Müdürlük, kamunun kendine verdiği görevi “yanlış” yaptığı için tüm bu komplikasyonlar ortaya çıkıyor. Müdürlüğe, imara esas olacak yani kıyıya yapılacak yapılaşmanın önüne geçecek “kıyı şeridini belirleme” görevi veriliyor. Ve Bayındırlık ve İskân Müdürlüğü’nün bu işle görevlendirdiği sözde “uzmanlar”, bu şeridi bilerek veya bilmeyerek “hatalı” belirliyorlar. Bu hata da yapılaşmanın önünü açıyor. Şimdi bu şeridin yanlış belirlendiği ortaya çıktığına göre: - Bu şeridi belirleyen uzmanlar her kimse bunlar hakkında herhangi bir işlem yapılacak mı? - Bu kişilere görevi kötüye kullanmaktan dava açılacak mı? - İtirazlara rağmen hatalı belirlenen kıyı şeridini kabul eden üst düzey görevlilerden hesap sorulacak mı? Yoksa yine yapılan, yapanın yanına kâr mı kalacak!   CERN VE TÜRKİYE’NİN GELİŞMESİ CERN, dünyanın en önemli teknoloji üssü. Oradaki deneyler için yapılan çalışmalar, deneylerin yapılabilmesi için “icat” edilen teknolojiler, kısa süre içinde hayatımızın parçası haline geliyor. Örnek mi? Bugün vazgeçilmezimiz haline gelen, dünyayı kökünden değiştiren internet ilk olarak CERN’de kurulan bir ağla başladı mesela. CERN çalışanlarının birbirleriyle hızlı haberleşmesini ve hızlı veri değiş tokuşunu sağlamak için oluşturulan yapı, zaman içinde interneti doğurdu. Bir örnek daha mı? Bugün artık her yerde gördüğümüz, otomobillerimizde bile bulunan dokunmatik ekran diye bildiğimiz teknoloji, CERN’de deneylerin yapılabilmesi için aynı anda birden fazla karmaşık fonksiyonu elle kumanda edebilmek için bulundu ve oradan yayıldı.

İşte o CERN’e “ekipman” üreten Türk firmalarının olduğunu biliyor musunuz? Ve son yapılan ihalede yine 4 Türk firması, çok üstün teknoloji ve çok yüksek kalite isteyen bu işlerden 4’ünün ihalesini kazandı. Müteahhitlere verilen desteğin yüzde biri bu işleri yapabilecek firmalara verildiği zaman Türkiye çok hızlı başka bir makasa geçecek. Ne yazık ki kimse farkında değil.   NİYE SİNİRLENDİM? ÖNCEKİ akşam Teke Tek programında biraz sinirli olmam izleyicileri şaşırtmış. Haklılar. Uzun zamandır büyük bir sükûnetle yaptığım programda ilk kez öfkelendim. Nedeni anlatmam farz oldu. Programda boşanma sırasında ve sonrasında mağdur olan erkeklerin sorunları tartışılacaktı. Kadın tarafının bakış açısını ise kadın hakları savunucusu Avukat Canan Arın aktaracaktı. Programın ilk reklam arasında bunca yıldır hiç başıma gelmeyen bir şey geldi. Programa mağdur erkekleri savunmak ve sorunlarını anlatmak için Dr. Erkut Erdoğan’la birlikte gelen ve bu konuyla ilgili erkeklerin kurduğu bir derneğin yöneticisi olan 2 kişi, reklam arasında stüdyoya girdi. Önce tartışmaya başladılar. Ardından da Avukat Canan Arın’a sözlü saldırıya geçtiler. Sonunda ben de sertçe konuya müdahil olmak ve bu 2 kişiyi stüdyodan çıkarmak zorunda kaldım. Dr. Erkut Erdoğan da bu duruma çok üzüldü, ama olan oldu. Sinirimin nedeni budur. İzleyicilerden özür dilerim.   NE ZAMAN ADAM OLURUZ Yüksek Askeri Şûra kararları haber olmaktan çıktığı zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Golü ye, tehlikeyi atlat
Köşe Yazıları
Golü ye, tehlikeyi atlat

Fatih Altaylı

Mayıs 22, 2026

Dostu olmayan adam
Köşe Yazıları
Dostu olmayan adam

Fatih Altaylı

Mayıs 21, 2026

Hiçbir şey yeni değil
Köşe Yazıları
Hiçbir şey yeni değil

Fatih Altaylı

Mayıs 20, 2026

  • Videolar

Tümü
"Atatürk'ü anlamak için tek kitap yeterli değil!" görseli
3 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı - Teke Tek Kitap"Atatürk'ü anlamak için tek kitap yeterli değil!"Kitapyurdu: https://www.kitapyurdu.com/?srsltid=AfmBOorlol9UhdW5ABYzEMpGL1N1tYeOW-RfhiwgTMoyO3DNHb2uF-Z6 🔎 Teke Tek Kitap’ta her ay farklı kitapları mercek altına alıyor, yazarlarını, konularını ve tartışmaya açtıkları meseleleri konuşuyoruz. 00:00 Giriş 03:27 Atatürk hakkındaki kitaplar 05:52 Lord Kinross'un "Atatürk" kitabı 11:13 Nutuk 12:38 Afet İnan'ın "Atatürk hakkında hatıralar ve belgeler" kitabı 20:25 Edward Casey "Mekânın kaderi" kitabı 21:26 Turan Farajova'nın "İstanbul Apartmanları" kitabı 24:21 Fabio Grassi'nin "Atatürk" kitabı 26:07 Ahmet Kuru'nun "İslam" kitabı 34:29 19 Mayıs 36:56 Şiir kitapları 39:12 Kapanış #işbirliği
Mayıs 19, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: “Ticarette başarısız olduğum için tiyatrocu oldum” görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Alper KulFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: “Ticarette başarısız olduğum için tiyatrocu oldum”Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:22 Trabzonlu olması 05:10 Amerika'da neden tiyatro okumaya gitti? 07:34 Boş vakitlerinde hammallık mı yapıyordu? 11:23 Ferzan Özpetek'le Hamam filmindeki rolü neydi? 13:00 BKM'nin kuruluşundan beri orada mı? 19:50 Oynadığı diziler neler? 23:49 Askerlik anıları 29:00 Güldür Güldür'de oynamak yorucu değil mi? 33:53 Güldür Güldür'den neden ayrıldı? 35:33 Barselo oyunu nedir? 38:15 En sevdiği branş hangisi? 39:38 Çocuklarının isimleri 40:27 “Erkekler kendini ifade etmekte zorlanıyor” cümlesi 43:43 Evlilik nasıl gidiyor? 48:21 Ticari girişimlerindeki başarısı? 1:00:11 Şu anda olan oyunları neler? 1:01:09 Ortam sanatçı açısından zorlayıcı mı? 1:04:03 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Mayıs 17, 2026
Hantavirüs, Covid-19’dan daha büyük tehlike mi? görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Önder Ergönül & Fatih AltaylıHantavirüs, Covid-19’dan daha büyük tehlike mi?Espresso, cold brew, filtre kahve; tek cihazda. Ninja Luxe Café Premier'ı keşfedin: https://www.sharkninja.com.tr/collections/ozel-fiyatlar?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_April26 https://www.sharkninja.com.tr/products/ninja-luxe-cafe-premier-espresso-makinesi-es601eu?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_kahve_makinesi_April26 Shark PowerDetect Clean&Empty ile güçlü algılama ve Auto-Empty sistemiyle toza temas etmeden hijyenik temizliği keşfedin: https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-powerdetect-clean-empty-sarjli-dikey-supurge-gold-ip3251eut?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_supurge_April26 #işbirliği 00:00 Giriş 04:08 Hantavirüs nedir? 08:22 Hantavirüs türleri 10:29 Hantavirüs yayılan gemideki ilk vakalar ve dünyadaki geçmişi 24:01 Türkiye'deki hantavirüs vakaları 27:22 Hantavirüsün belirtileri 31:49 Kırım Kongo Kanamalı Ateşi 37:58 Hantavirüs yayılan gemideki insanların karantinaya alınması gerekiyor mu? 39:26 Bu gemideki hantavirüs solunum yolu ile mi yayılıyor? 40:26 Dünya Sağlık Örgütü gemideki insanların durumlarını tek tek takip ediyor mu? 41:38 Koç Üniversitesi'ndeki çalışmaları nasıl gidiyor? 44:38 Hantavirüs ismi nereden geliyor? 45:33 Önümüzdeki dönemlerde korkmamız gereken yeni virüsler olacak mı? 46:27 Grip ve zatürre aşıları 47:46 Aşıların kalp krizi yapma riskleri var mı? 51:03 Kapanış
Mayıs 17, 2026