İstanbul 22°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

MİT’e komploda Gülerce parmağı

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Ağustos 4, 2017

MİT’e komploda Gülerce parmağı

ZAMAN su gibi akıp geçiyor, hafızası zayıf toplumlar unutuyor, “kriptolar” bu zayıf hafızaya güvenerek iş kotarmaya çalışıyor. Madem öyle, hafızaları tazelemek de bizlere düşüyor. Fethullahçı Terör Örgütü’nün seçilmiş iktidara, devlete ve özellikle dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’a karşı “somut ve sert biçimde” saldırıya geçmesinin miladı, 7 Şubat 2012 olarak kayıtlara geçti. O gün Başbakan Erdoğan ciddi bir ameliyat geçirdiği sırada, FETÖ elindeki yargı gücünü kullanarak MİT’e bir operasyon başlattı. Bu operasyonun hedefinin Başbakan Erdoğan olduğu açıktı ve bu durum o gün de yazıldı. Peki hafızası zayıflara bir hatırlatma yapalım. MİT’e operasyon yapılması gerekliliğini o günlerde Cemaat içinde ilk dile getiren, bunu somut biçimde “kayıt altına” alan yazıları kim yazdı? Elbette ki Hüseyin Gülerce. FETÖ’nün MİT üzerinden Başbakan’a karşı harekete geçmesinden tam 40 gün önce Gülerce, ilk işaret fişeğini attı. 28 Aralık 2011 günü Gülerce köşesinde şöyle seslendi: “MİT’e bir operasyon yapılmalıdır. Başbakanlık’a bağlı Milli İstihbarat Teşkilatı’nda bir soruşturma başlatılmalıdır.” Gülerce bununla da yetinmedi. 2 gün sonra, 30 Aralık günü, Gülerce yazısını benzer biçimde tekrarladı: “MİT hakkında derhal bir soruşturma başlatılmalı.” Gülerce’nin ikinci yazısından tam 38 gün sonra, Başbakan Erdoğan’ın hasta yatağında olmasından da istifade edilerek, Gülerce’nin hedef gösterdiği kuruma yönelik bir operasyon FETÖ’cü savcılar marifetiyle başlatıldı. Erdoğan hastane yatağından aynı darbe girişiminde yaptığı gibi duruma el koymasa, FETÖ daha bu ilk hamlesinde başarıya ulaşacaktı. Gülerce işareti vermiş, FETÖ’cü savcılar gereğini yapmaya kalkışmış, ama Erdoğan’a toslamışlardı. Bu operasyonda Gülerce’nin parmağı olduğu aşikârdı. Düğmeye onun parmağı basmıştı. İktidara yakın gazeteci Fikri Akyüz, o günlerde köşesinde Gülerce’nin bu yazısına dikkat çekti. Zaman zaman Ergenekon davalarına da eleştirel yaklaşımlar sergileyen Akyüz, iktidara yakın bir isim olarak bilinmesine rağmen o gün bugündür işsiz. Gülerce ise “sözde” itirafçı ve makbul. Ve Gülerce’ye bazıları, “Devletin adamı” diyor. Belli devletin adamı. Ama paralel olanın.   İNSANLIK NAMINA BİR SES DUVARI GEÇEN akşam, bir arkadaşımın İstanbul’un biraz dışındaki bir sitede bulunan evine gittim. Son yıllarda çok yoğun yerleşim alan bir yer. Hava güzel, şurup gibi bir İstanbul gecesi. Bahçede oturuyoruz ve sohbet etmeye çalışıyoruz. Çalışıyoruz ama mümkün değil. Çünkü kaynağı belirsiz müthiş bir uğultu var. “Bu ses ne böyle?” diye sordum. Arkamı işaret ettiler. Birkaç yüz metre ileriden 3. çevreyolunun Yavuz Sultan Selim Köprüsü’ne giden bir viyadüğü geçiyor. Yolu ağır vasıtalar, genelde de kamyonlar kullandığı için inanılmaz bir gürültü. “Hep mi böyle?” diyorum. Hep öyleymiş, ama geceleri daha da beter oluyormuş. Gürültünün yoğunluğunu anlatamam. Konuşmak mümkün değil, bırakın konuşmayı gece uyumak bile ıstırap olmalı. Doğrusu inanamadım. O şekilde yaşamak mümkün değil. Üstelik de bunun çok kolay bir çözümü var. Gelişmiş ülkelerde de yerleşim merkezlerinin çok yakınından geçen bu tür yollar var. Ama onlar “gelişmiş” olmanın “insana değer vermek” olduğunu bildikleri için yolun o kesimlerine “ses duvarı” yapıyorlar. Bu duvarlar sesi en az yüzde 70, hatta 80 oranında azaltıyor. 3. çevreyolunun pek az bir bölümü, yerleşim merkezlerine bu kadar yakın geçiyor. Buralara bir ses duvarı yapmak çok da zor olmasa gerek. Üstelik sadece bir yanına yapılsa bile yeterli olacak gibi. Karayolları mı yapar yoksa yolun işletmecisi mi bilmiyorum, ama insanlık namına bunu yapmak lazım.   MOTOSİKLETLERE DENETİM FARZ HER gün gazetelerde motosiklet sürücülerinin ölüm haberleri. Okuduğum istatistikler doğru ise gerçekten durum vahim. Motorlu araçların her türlüsünü meraklı olmama rağmen, motosiklete bir türlü kanım ısınmadı. Çünkü korkuyorum. Sürücülerin büyük bölümü motosikletlilere karşı saygısız, hatta zaman zaman düşmanca bir tavır içinde. Onları araçtan saymıyorlar. İnsanın bedeninin kaporta olduğu bir araçta, bu saygısızlığın sonuçları çok acı oluyor. Bu nedenle motosiklete binmek bana göre değil. Yollarımızın kalitesi de ayrı bir motosiklet düşmanlığı. Ama benim gördüğüm kadarıyla motosiklet sürücülerinin en azından bazıları, kendilerine karşı en az diğer araç sürücüleri kadar düşmanca bir tavır içinde. Her gün yollarda gördüğüm motosikletli manzaraları yüreğimi hoplatıyor. Mesela günde en az bir kere otoyolda çok yüksek süratle giderken ön tekerleğini havaya kaldırarak araçların arasından uçarcasına giden sürücüler görüyorum. Bunların büyük bölümünün yaşam sürelerinin çok kısa olduğu kanaatindeyim. Hem kendi hem de başkalarının hayatlarını tehlikeye atıyorlar. Kasksız sürücüler, kendi kask takarken arkasına aldığı yolcuya kask takmayanlar, kaskı olan ama üzerinde atlet ve şortla motora binenler, yolda 150 km/s hızla giderken motosikletin üzerine yatanlar, parmak kadar çocukları motora bindirip arkasına ya da önüne oturtanlar, arkaya eşini, ortaya çocuğunu alıp maaile motosikletle dolaşanlar, araçların arasından büyük bir hızla geçenler, saniyede üç şerit değiştirenler hep motorcular. Ve belli ki, bunlara doğru düzgün bir denetim de yok. Sonra felaket denebilecek motosiklet istatistikleri...   BİR TAVSİYE ÇOK sıcak ve nemli bir hafta sonu geliyor. Ben de öğrendiğim bir şeyi tavsiye etmek istiyorum. Sıcağın vücudunuz üzerindeki etkisini azaltmak için yapılabilecek en işi şey, avuç içlerinizi soğutmak. Spor sırasında vücut ısısı aşırı yükselen atletlerin avuç içleri soğutulduğu zaman vücutlarını daha hızlı soğuttukları ve performanslarını daha uzun süre yüksek tutabildikleri ortayı çıkmış. Filler vücutlarını kulaklarından soğuturken, insanlar da avuç içlerinden soğutuyormuş. Aklınızda bulunsun.   NE ZAMAN ADAM OLURUZ? Anlamsız konuşmaktansa konuşmamanın daha iyi olduğunu anladığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Dolce far niente ya da aylak herifin notları
Köşe Yazıları
Dolce far niente ya da aylak herifin notları

Fatih Altaylı

Ağustos 16, 2026

Cemaat döverken sirkatin söylemek
Köşe Yazıları
Cemaat döverken sirkatin söylemek

Fatih Altaylı

Ağustos 14, 2026

Ankete inanmayın, anketsiz kalmayın
Köşe Yazıları
Ankete inanmayın, anketsiz kalmayın

Fatih Altaylı

Ağustos 13, 2026

  • Videolar

Tümü
Üniversiteye gitme isteği azalıyor mu? görseli
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Erhan Erkut & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimÜniversiteye gitme isteği azalıyor mu?Shark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 03:26 Üniversite tercihleri ve önemleri 09:49 Üniversitelerin 3 senelik eğitime düşmesi planlanması 13:00 Üniversite kontenjanlarının dolmaması ve sonrasında azaltılması 17:44 Yapay zeka ile birlikte açılan bölümler 21:48 Üniversite sınavına giren kişi sayısının azalması 26:29 Üniversite fiyatlarının artışı 38:29 Sınavlarda sıfır çeken öğrenci sayısının artması ve eğitime etkisi 41:11 Yurtdışına eğitime gidenlerin sayısı artıyor mu? 43:18 Türkiye'deki öğrenci kalitesi düşüyor mu? 49:58 Devlet üniversitelerinin düşüşü, özel ve vakıf üniversitelerinin yükselişi 53:02 Bugünkü bilgi birikimi ile bir tercih yapacak olsa hangi bölüm ve okulda okumak isterdi? 55:13 Kapanış #işbirliği
Ağustos 9, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: Atelier Rebul'un 130 senelik hikayesi görseli
FatihAltaylı
YouTube
Kerim MüderrisoğluFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: Atelier Rebul'un 130 senelik hikayesiTeke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:46 Atelier Rebul nasıl kuruldu? 08:58 Beyoğlu'ndaki eczane duruyor mu? 10:20 Parfüm yapmaya nasıl başladılar? 13:01 Kokuları nasıl üretiyorlar? 16:04 Parfümörlük nedir? 16:37 Rebul parfümlerindeki oryantal havası 20:33 Bir parfüm nasıl oluşur? 23:45 İyi bir parfüm nasıl belli oluyor? 28:21 Yapay zekanın sektördeki yeri 40:30 Türkiye'de esans üretimi 43:41 Parfüm şişeleri nasıl tasarlanıyor? 47:42 Rebul parfümleri neden leke yapmıyor? 50:37 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Ağustos 9, 2026
Türk AI girişimine 4 milyon dolar! görseli
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı & Dr. İbrahim Ethem HamamcıTürk AI girişimine 4 milyon dolar!Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 01:51 İbrahim Ethem Hamamcı kimdir ve akademik çalışmaları neler? 10:54 Kendi şirketlerini kurma süreçleri 11:37 ETH Zurich'de bu araştırma fikri ile nasıl karşılandı ve neden bu araştırmayı tercih etti? 12:39 Yapay zekayı kullanarak tıpta ne geliştirmeyi amaçlıyorlar? 16:33 Yapmaya çalıştıkları gelişim için ne kadar sürede tamamlanmasını öngörüyorlar? 17:08 Kendisine gelen iş tekliflerini neden kabul etmedi? 18:38 Şirketleri nerede ve ekipleri nasıl? 19:07 Şirketlerine yatırım alabiliyorlar mı? 19:48 Şirketlerinin gelişme planları nasıl? 20:27 Şirketlerinde tam olarak ne üretiyorlar? 23:33 Üzerinde çalıştıkları yapay zekanın kişiye özel ilaç üretiminde bir faydası olacak mı? 24:36 10 yıl sonra bu geliştirdikleri iş ile kendisini nerede görüyor? 25:03 Üniversite tercihi yapacak olan gençlere tavsiyeleri neler? 30:48 Bu yaptıkları işi Türkiye'ye taşımayı düşünüyorlar mı? 31:48 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Ağustos 4, 2026