İstanbul 10°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Doğru söylemek suç mu?

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Ağustos 6, 2017

Doğru söylemek suç mu?

AK Partili Ayhan Ogan’ın “Yeni bir devlet kuruyoruz” cümlesi 3 gündür tartışılıyor. Aslına bakarsanız “Tartışılıyor” lafı yanlış. Bölünmüş Türkiye’nin mahallelerinden birinden Ogan’a yönelik sert eleştiriler var. Diğer mahalle ise sessiz. İki mahallenin ortasında hangi mahalleye yerleşeceğine tam olarak karar veremeyen Devlet Bahçeli ise sessizliğinin ardından dün öğleden sonra, “Bu devleti yıkacak daha anasından doğmamıştır” diyerek bildik üslubuyla konuya dahil oldu. Bizim mahalleden Ayhan Ogan’a dümdüz gidenlerin aksine ben Ogan’a hiç ama hiç kızmadım. Çünkü doğru söyleyene kızmak gibi bir âdetim yok. Ayhan Ogan, doğruları söylüyor. Katılırsınız katılmazsınız, kurdurursunuz kurdurmazsınız ama Ogan’ın dediği gibi “Yeni bir Türkiye” kurmak istiyor AK Parti. Ogan’ın bunu söylemesinden önce biz kendi aramızda bu konuyu tartışıyorduk, şimdi de tartışacağız. Ama iktidarın niyeti açık ve bunu söylemese de saklamıyor. Yeni bir devlet anlayışı geliştirmek istiyorlar, yeni bir devlet kurmak istiyorlar. Yeni Türkiye söylemi bunun dışa vurulmuş ifadesi. Daha muhafazakâr, daha dindar, çoğulcu değil çoğunlukçu, halka değil ama aydınlara karşı daha otoriter, kuvvetler birliğine dayalı yeni bir devlet. Aslına bakarsanız, biraz da dünya modasına uygun... Tabii “yeni” bir devlet kurmak için önce “eskisini” yıkmak gerek. Çünkü boş ya da boşaltılmış bir arazi lazım. 15 Temmuz darbe girişimi bu açıdan çok önem taşıyor. FETÖ’nün Türkiye’ye yaptığı en büyük kötülük olarak tarihe geçecek olan 15 Temmuz, yeni Türkiye’nin kuruluş günü olmaya aday. Peki 15 Temmuz’la temelleri iyiden iyiye sarsılan devletin yerine yenisini kurmak kolay mı? Açıkçası ben kolay olduğunu zannetmiyorum. Bir devleti kurmak için öncelikle bir ideoloji ve ilkeler lazım. Yerli veya ithal. Yeni Türkiye’nin kurucu bir ideolojisi var gibime gelmiyor. Ortaya koyulan tek fikir İslamcılık gibi görünüyor. Ama İslam bir “din”... Ve din üzerine ideoloji bina etmek kolay değil. Çünkü birbirinden o kadar farklı İslam anlayışları var ki, mevcut durumda bile farklı İslamcı ideolojiler birbirleriyle anlaşamıyorlar. Bu denli farklılaşmış malzemeden oluşturulacak bir temel üzerine sağlam bir bina inşa etmek mümkün değil. Edilse bile binanın sağlam ve güvenilir olması kabil görünmüyor. Yani Ayhan Ogan doğrusunu söylüyor. Yeni devlet kurma çabası var. Ama kolay değil...   DOSTLUĞA KIZILIR MI? ALMANYA’nın en yüksek tirajlı gazetesi Bild’in eski yayın yönetmeni Kai Diekmann, tatilini Bodrum’da geçiriyormuş. Sosyal medya hesaplarına da Bodrum’da olduğunu ve keyif aldığını söyleyen bir paylaşım koymuş, güzel bir Bodrum fotoğrafıyla. Türk medyasından inanılmaz bir hücum. Vay efendim nasıl koyarmış böyle bir şey, Bild Türkiye’ye düşmanlık yaparken, bu da neymiş. Bu hücumu yapan Türk medyasına akıl erdirmek mümkün değil. Almanya’nın en ünlü gazetecisi tatilini Türkiye’de yapıyor diye eleştirmek neyin nesi! Hele hele bir de bunu tüm Almanya’ya duyururken. Bu tam aksine Türkiye’nin lehine değil mi? Almanlara, “Türkiye’ye gidebilirsiniz, gayet güvenli ve keyifli” anlamını taşımıyor mu bu paylaşım. Diekmann’ın yaptığı Türkiye’ye dostluk değil mi? Zaten işin ilginci, Almanya’da Diekmann’a tepki büyük. Bu paylaşımının altına yüzlerce, “Türkiye’ye nasıl gidersin, Türkiye’de ne işin var, Erdoğan’ın ülkesinde tatil yapmaya utanmıyor musun?” diye hakaret yazılmış. Diekmann’ın ise bunlara yanıtı şöyle: “Türkiye gayet güzel bir ülke ve Erdoğan’dan ibaret değil.” Ben bizim medyanın neye niçin kızdığını ve neyi niçin eleştirdiğini anlamadan gideceğim bu dünyadan, ona yanıyorum.   YENİ AKM YİNE AKM OLMALI DÜN Hürriyet’te Atatürk Kültür Merkezi’nin yerine yapılacak “yeni AKM”nin haberi vardı. Planlar hazırlanmış, yıkım ve inşaat yakında başlayacakmış. Eski binanın yıkılmasına engel olan kayıt da yakında iptal edilecekmiş. Sevindim. Çünkü AKM’ye baktıkça içim acıyordu ve 18 milyonluk İstanbul’un doğru düzgün bir opera binasına sahip olmaması beni çok üzüyordu. Önceki ay bu köşede “Yeni Atatürk Kültür Merkezi nasıl olmalı?” diye bir yazı yazdım ve bir plan koydum sayfaya. Gördüğüm kadarıyla benim söylediğime benzer bir yerleşim planlanmış. Sadece benim “Kamulaştırılsın ve AKM arazisine dahil edilsin” dediğim Mete Caddesi üzerindeki binalara dokunulmamış, AKM’nin bir bölümü binaların arkasında yükselecek. Ona da itirazım yok. Şimdi iki dileğim var. Birincisi bu binanın mimarisi. Bu tip binalar dünyanın her yerinde kendi başlarına bir sanat eseri oluyorlar. İçinde sergilenenler kadar bina da çekici ve önemli oluyor. Umarım proje böyle bir proje olur. İkinci dileğim ise yeni yapılacak kültür merkezinin adının yine “Atatürk” olması. O bana çok kızdığınız programda, o dönemin Başbakan’ı Erdoğan’a “Atatürk Havalimanı ve Atatürk Kültür Merkezi, ikisi de yıkılıyor. Adları Atatürk olduğu için mi?” diye sormuştum. O da bana çok açık biçimde, “Yeni yapılacak kültür merkezinin adı değişmeyecek, yine Atatürk Kültür Merkezi olacak” demişti. Bu sözünü tutacağından zerre kuşkum yok.   BADEM CEZAEVİNDEKİ FETÖ sanıklarına tek tip elbise fikri hayata geçiyor. Hazırlıklar tamamlanmış, renk ve modeller belirlenmiş. Renk seçimi çok önemli ve bence son dönemlerin moda tabiriyle “sübliminal mesaj” içeriyor. FETÖ sanıklarına giydirilecek tek tipler “kurutulmuş badem” renginde olacakmış. Bence bu renk seçimi ve rengin ifadesi son derece anlamlı. Mesela niye kahverengi, açık kahverengi, taba, koyu taba, açık taba falan değil de, “badem rengi”? Bunun anlamı FETÖ’cülere çok önceden beri “Badem” denilmesi. Bıyıklarından mı, tavırlarından mı neden bilmem ama Gülen Cemaati’nden pek de hoşlanmayan diğer İslamcı gruplar, FETÖ’cülere “Bademler” derdi. Bana öyle geliyor ki, bu renk seçiminin ve rengin “kurutulmuş badem rengi” olarak açıklanmasının nedeni bu olabilir. Bir yandan da “Badem oldunuz” mesajı verilmek istenmiş olabilir. Yoksa pantone kataloğunda renk mi yok da “Badem rengi” denilsin.   NE ZAMAN ADAM OLURUZ? Yıkmanın güç, yapmanın beceri gerektirdiğini anladığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Gazeteci ile kavga edilir mi!
Köşe Yazıları
Gazeteci ile kavga edilir mi!

Fatih Altaylı

Nisan 6, 2026

Bu benzetme haksızlık
Köşe Yazıları
Bu benzetme haksızlık

Fatih Altaylı

Nisan 5, 2026

Uğurcan
Köşe Yazıları
Uğurcan

Fatih Altaylı

Nisan 3, 2026

  • Videolar

Tümü
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!" görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Mert Ramazan DemirFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli 00:00 Giriş 01:29 Yeni aldığı motoru 04:14 Hayatının göz önünde olmasından rahatsız mı? 06:10 Karşı cinsin ilgisinden rahatsız mı? 07:10 Oyunculuğa ne zaman başladı? 14:19 Ailesi neler yapıyor? 15:42 İstanbul'daki ilk günleri 22:15 Dijital platform işlerini özellikle mi seçti? 26:23 Disney'deki yeni işi onu tatmin etti mi? 27:30 Yapım işlerine dahil oluyor mu? 28:01 Tiyatro hakkında ne düşünüyor? 29:33 Kazandığı parayı nasıl değerlendiriyor? 33:15 Ailesi dizilerine dair yorum yapıyor mu? 33:56 Evlilik düşüncesi var mı? 35:06 Gelecek planları neler? 36:58 Oyunculuğu nasıl öğrendi? 38:28 Spor yapıyor mu? 46:24 Kapanış Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Nisan 5, 2026
Geçmişten günümüze kütüphaneler görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Celal Şengör & Oğuz Selim Başar & Fatih AltaylıGeçmişten günümüze kütüphanelerhttps://www.sharkninja.com.tr/collections/hava-temizleyicisi?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_hava_temizleyici_kampanyasi_march26 https://www.sharkninja.com.tr/collections/kablosuz-supurgeler?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_supurge_kampanyasi_march26 #işbirliği 00:00 Giriş 04:50 Kütüphane nedir? 06:06 Bir yerin kütüphane olması için kaç kitap barındırması gerekli? 11:50 Parşömen nedir? 22:16 Eski kütüphaneler 27:19 İskenderiye Kütüphanesi 31:36 İskenderiye Kütüphanesi nasıl yok oldu? 35:46 Bergama Kütüphanesi 42:56 Celcus Kütüphanesi 44:13 Beytü'l Hikme 45:39 Joanina Kütüphanesi 47:03 Bodlean Kütüphanesi 58:43 Düşes Anna Amalia Kütüphanesi 1:01:49 Klementinum Kütüphanesi 1:04:02 Avusturya Milli Kütüphanesi 1:06:04 Bibliothèque nationale de France 1:06:45 Kitaplar nasıl muhafaza edilmeli? 1:13:25 Britanya Milli Kütüphanesi 1:15:58 ABD Kongre Kütüphanesi 1:17:58 Cumhurbaşkanlığı Kütüphanesi 1:21:03 Oğuz Selim Başar'ın kütüphane merakı nereden geliyor? 1:24:08 Efemera nedir? 1:29:21 Bir kütüphane nasıl kullanılmalı? 1:32:50 Kapanış
Nisan 5, 2026
"Her sanatçı çağının tanığıdır" görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Fırat Engin"Her sanatçı çağının tanığıdır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 02:32 Heykel bölümü nasıldı, imkanlar neydi? 03:11 Heykel bölümünde öğrenciyken hangi malzemeleri sevdi? 08:33 Sanatçının yolculuğunda farklı dönemler nasıl belli oluyor? 11:13 "Bu iş oluyor" dediği nokta neresiydi? 12:10 Bugünün dünyası sanatını nasıl etkiledi? 14:33 Yeni hangi projelerle uğraşıyor? 15:12 Teknolojinin heykele katkısı nasıl? 17:26 Kapanış
Nisan 3, 2026