İstanbul 22°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Kamunun kâr başarısı

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Ağustos 10, 2017

Kamunun kâr başarısı

BANKALARIN “yüksek kârları” konuşulurken en yüksek kâr BOTAŞ’tan geldi. Yılların “zarar rekortmeni” kuruluş, geçen yıl ettiği kârla geçmiş dönem zararlarını kapatmış. Bu yıl da 8.1 milyar TL kâr etmiş. Bu kâr da BOTAŞ’ı vergi rekortmenliğine taşımış. Kurumlar Vergisi’nde birincilik BOTAŞ’ın olmuş ama her ne hikmetse BOTAŞ “adının açıklanmasını istememiş”. Türk basınının tartışmasız en iyi ekibi olan Habertürk Ekonomi Servisi, akıllıca bir araştırmayla vergi şampiyonunun BOTAŞ olduğunu buldu ve dün duyurdu. (Habertürk’ün taşra baskılarından şampiyonun adını öğrenenler de haber yapmışlar ama Habertürk’ün verdiği detayları verememişler.) Ancak “kamu”nun şirket yönetmedeki başarısı BOTAŞ’la sınırlı değil. Geçtiğimiz yıl Türkiye’deki tüm Kamu İktisadi Teşekkülleri yani KİT’ler rekor düzeyde kâr elde etmişler. BOTAŞ’ın ve diğer kamuya ait şirketlerin toplam kârlarında çok ciddi bir “patlama” yaşanmış. Bir yıl önceye oranla bu kârlar neredeyse 10 katından fazla bir artış göstererek 17.4 milyar TL’ye çıkmış. Bu da yaklaşık 4.9 milyar dolar ediyor ki, bu zannederim kamu sektörünün tarihindeki en yüksek kâr düzeyi. Geçmişte de KİT’lerin konsolide olarak çok yüksek kâr ettiği dönemler yok değil. 3 milyar dolarlar düzeyinde kârlar edilen dönemler var, ama o günle bugün çok farklı. O günlerde kamunun elinde bulunan pek çok “kârlı” kuruluş, geçtiğimiz 15-20 yıl içinde özelleştirildi. Şirket sayısı neredeyse yarı yarıya azaldı ve satılanlar da genelde TÜPRAŞ gibi, elektrik dağıtım şirketleri gibi yüksek kârlı şirketlerdi. Bu şirketler satıldığı ve elde kalan şirket sayısı azaldığı halde bu yıl edilen rekor kâr ilginç. Bankaların çok yüksek bir kâr elde ettiği dönemde, bankalardan daha fazla kâr realize eden tek sektörün kamu olması ise ilginç bir tesadüf. **************

İCAT ÇIKARAN ÇOCUK İYİDİR

NEIL Degrasse Tyson adını duydunuz mu bilmiyorum. Amerikalı bir astrofizikçi. Aslına bakarsanız bilim insanı olarak çok çok üst sıralarda yer alan birisi değil belki ama astrofiziğin ve bilimin popülerleşmesinde çok değerli bir isim. Sunuculuğunu yaptığı “Cosmos: Bir Uzayzaman Macerası” adlı belgesel, evrenin bilinenlerini anlatmak açısından çok önemli bir televizyon olayıydı. Şimdi de “Startalk” adı altında popüler bir bilim programı yapıyor. Neil Degrasse Tyson’ın bilim adamı olmasının ilginç bir öyküsü var. Brooklyn’de sıradan bir devlet okulunda okurken bir gün okul gezisinde bir “planetaryum” a götürülüyor. Neil Degrasse Tyson

  10 yaşlarındaki bir çocuk olarak o gün bilime âşık oluyor. Lise yıllarında o planetaryumda gönüllü olarak çalışıyor. Giderek artan merakını tatmin için sürekli okuyor. 10’lu yaşlarında bilim adamlarıyla sohbetlere gitmeye başlıyor. Liseyi bitirince de Harvard’a burslu olarak kabul ediliyor. Şimdi hem bir bilim adamı, hem de bilimin popülerleşmesine müthiş katkılar sunan bir yayıncı. Şimdi diyeceksiniz ki: “Nereden çıktı bu hikaye?” Uzatmadan söyleyeyim. Kâseden çıktı. Hoşaf kâsesinden. Genç bir kız, Kübra, TRT’nin düzenlediği bir yarışmada “katkısız hoşaf” projesiyle finale kalınca, herkes dalga geçmeye başladı. Bana sorarsanız, bunda dalga geçilecek hiçbir şey yok. Bir çocuk, küçük yaşlarında böyle bir şeye kafa yoruyor ve hiçbir katkı maddesi kullanmadan uzun süre saklanabilecek bir şey üretiyorsa, onunla dalga geçmek değil, teşvik etmek gerekir. Bu ülkenin en önemli sorunu icat çıkarmamaktır. 10’lu yaşlarında icat çıkaran çocuklar “iyi” çocuklardır. Bugün hoşaf icat ederler, yarın başka bir şey. Kübra’yla dalga geçenlerin, hayatlarında ne icatları var merak ediyorum. **************

O SİLAH NEYDİ?

BOND fotoğrafım oldukça beğenilmiş. Okurlar soruyor, “Elindeki silahın markası ne?” diye. Emin değilim ama bildiğim şu. Bond’un yazarı Ian Fleming, Bond karakterine silah olarak küçük, hafif, taşıması kolay bir tabanca olan Beretta 418’i uygun görmüştü. Ancak ilk romandan sonra emekli asker olan bir silah koleksiyoncusu, Fleming’e bir mektup yazarak, “Bu silah kadınların kullandığı bir silahtır. Majestelerinin ajanı bunu kullanmaz. Zaten bu silah karşısındaki kişi eğer bir profesyonelse onu durduramayabilir” deyince, Ian Fleming silahı değiştirdi. Daha sonraki romanlarda da Bond’un eline Walther PPK verdi. 7.65 çapında zarif bir silah olan Walther, çok eski bir dizayn olmasına rağmen, çok iyi bir tabanca olarak biliniyordu. Daha sonra zaman zaman Bond’un silahı değişti, ama hep Walther kullandı. Bazen P99, bazen PP. O fotoğraftaki silah da zannederim bir Walther PPK. Fabrique Nationale’ın 7.65’ine çok benzemekle birlikte Alman üretimi bir silah. “Majestelerinin ajanı, Alman silahı kullanır mı?” demeyin sakın. Zaten majesteleri de Alman asıllı. **************

MİMARA ‘UÇ’ DENİLECEK Mİ?

NAGEHAN Alçı, İspanya gezisi sırasında Santiago Calatrava’nın yaptıklarını görünce, “Yeni AKM’yi Calatrava yapmalı” demiş. Karşı çıkmam. Daha önce İstanbul’a yine bir büyük mimarın müthiş bir projesi yapılacaktı. Suna Kıraç ve İnan Kıraç, İstanbul’da Tepebaşı’ndaki TRT binası ve altındaki otoparkın yerine bir kültür merkezi ve müze yapmak için büyük mimar Frank Gehry’ye muazzam bir proje yaptırdılar. Kıraçlar İstanbul’a hediye etmek istedikleri bu yapı için devletten o binayı istediler. Devlet araziyi verecekti, yaklaşık 250 milyon Euro’luk inşaatı ise Kıraçlar’ın vakfı üstlenecekti. Mal sahibi TRT ve İstanbul Belediyesi, Kıraçlar’dan ciddi bir para isteyince proje gerçekleşemedi. Yapılması düşünülen binanın bir benzeri, Paris’te “Louis Vuitton Müzesi” olarak yapıldı ve mimari bir şaheser olarak her yıl milyonlarca ziyaretçi çekiyor. O fırsat kaçtı, ama şimdi AKM projesi yeni bir fırsat. Müthiş bir proje yapılabilir. Ancak Cumhurbaşkanı Erdoğan’la bu konuyu konuştuğumuz zaman şunu gördüm. Erdoğan, böyle bir eserin Türk mimarlar tarafından yapılmasından yana. Bu da olmayacak bir şey değil. Ancak mimar kim olursa olsun, önemli olan “müşteridir”. Biliyorum ki, Türkiye’de de böyle bir projeyi yapabilecek mimarlar var. Bu dünya çapında bir iş de olabilir. Fakat bir şartla. Siparişi veren her kimse mimara, “Uç uçabildiğin kadar” diyecek. Eğer sipariş böyle verilirse, ortaya Türk mimarlarının yüz akı olabilecek bir bina çıkabilir. Önemli olan “uçmaya izin vermek”. Sanatçının kanatları baştan kırılırsa, ister Calatrava olsun, ister başkası, ortaya sıradan bir beton blok çıkar. Tepebaşı'na yapılamayan müzenin bir benzeri Paris'te yapıldı

 

**************

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Merkezlerin içine koyacak kültürü yaratabildiğimiz zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Kurşun atana af, saçını örene ihraç
Köşe Yazıları
Kurşun atana af, saçını örene ihraç

Fatih Altaylı

Ağustos 20, 2026

Güzelaydın: “Ali Dürüst Sportif A.Ş.’nin başına geçmeli”
Köşe Yazıları
Güzelaydın: “Ali Dürüst Sportif A.Ş.’nin başına geçmeli”

Fatih Altaylı

Ağustos 19, 2026

Yapay zeka tartışmaları
Köşe Yazıları
Yapay zeka tartışmaları

Fatih Altaylı

Ağustos 18, 2026

  • Videolar

Tümü
Osmanlı'da modernleşme görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Emrah Safa Gürkan & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimOsmanlı'da modernleşmeShark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 04:55 Modernleşme nedir? 12:00 Osmanlı'da modernleşmenin ilk adımları 18:40 Modernleşme ve gelenekçilik 23:32 Osmanlı'da bankacılık sistemi neden kurulamadı? --shorts 26:45 Osmanlı'nın zengin tebaası var mıydı? 39:29 Türk aydınları kendi çağdaşları arasında geride mi? 52:25 Batı’nın teknolojisi hariç başka bir şeyini almamak mümkün mü? 56:07 Mısır modernleşmesi niye durdu? 1:03:21 İran modernleşmesi 1:16:48 Kore modernleşmesi 1:21:15 Kapanış #işbirliği
Ağustos 16, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Plajlarda çalmayı sevmiyorum!" görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Faruk SabancıFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Plajlarda çalmayı sevmiyorum!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:04 Neden sanayici olmadı da DJ oldu? 07:46 Zengin bir aileden gelmek bu işte avantaj mı? 09:55 Tiësto onu nasıl keşfetti? 12:29 Nasıl bir hayat geçirdi? 15:16 DJ'liğe nasıl başladı? 17:36 Parçaları sürekli değiştiriyor mu, yoksa aynı parçaları mı çalıyor? 21:47 Günde kaç saat müzik dinliyor? 23:18 Hangi ülkelerde konser verdi? 24:11 Örnek aldığı DJ'ler var mı? 25:28 DJ'likte hedefi ne? 27:07 Türk sanatçılarla projeler düşünüyor mu? 30:15 Canlı orkestrayla birlikte çalmayı planlıyor mu? 30:43 Yapay zekânın DJ'liğe etkisi 35:57 DJ'likte para var mı? 38:05 DJ'likte telif meselesi nasıl oluyor? 38:41 Bir DJ en çok nerede çalmak ister? 42:42 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Ağustos 16, 2026
Üniversiteye gitme isteği azalıyor mu? görseli
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Erhan Erkut & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimÜniversiteye gitme isteği azalıyor mu?Shark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 03:26 Üniversite tercihleri ve önemleri 09:49 Üniversitelerin 3 senelik eğitime düşmesi planlanması 13:00 Üniversite kontenjanlarının dolmaması ve sonrasında azaltılması 17:44 Yapay zeka ile birlikte açılan bölümler 21:48 Üniversite sınavına giren kişi sayısının azalması 26:29 Üniversite fiyatlarının artışı 38:29 Sınavlarda sıfır çeken öğrenci sayısının artması ve eğitime etkisi 41:11 Yurtdışına eğitime gidenlerin sayısı artıyor mu? 43:18 Türkiye'deki öğrenci kalitesi düşüyor mu? 49:58 Devlet üniversitelerinin düşüşü, özel ve vakıf üniversitelerinin yükselişi 53:02 Bugünkü bilgi birikimi ile bir tercih yapacak olsa hangi bölüm ve okulda okumak isterdi? 55:13 Kapanış #işbirliği
Ağustos 9, 2026