İstanbul 16°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Niyet gizli değildi ki!

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Eylül 14, 2017

Niyet gizli değildi ki!

İSRAİL Genelkurmay Başkan Yardımcısı, “Biz PKK’yı terör örgütü olarak görmüyoruz” dedi. Arkasından Adalet Bakanı, “Bağımsız Kürdistan bizim menfaatimizedir” açıklamasını yaptı. Türkiye az biraz da olsa ayağa kalktı. Sonra da Başbakan Netanyahu sözde noktayı koydu ve “Bu laflar resmi görüşümüz değil. PKK bizim için bir terör örgütüdür” dedi. Ben de güldüm. Tüm bunlar söylenirken Türkiye pek sesini çıkarmıyor. Dinliyor. Göstermelik bir iki çıkış var ama o kadar. Türk basını ise bunları yeni duymuş gibi yapıyor, ilk kez söylenmiş gibi davranıyor ve “sözde” bir şaşkınlık ve tepki gösteriyor. Oysa bu durum artık İsrail’in resmi politikası. Gizli ve saklı da değil. Çok etkili ve çok güçlü Türk medyası, koramiral, oramiral ve tümamiral gemileri dahil kış uykusunun derinliklerindeyken ve bendeniz de köşesini terk etmiş durumdayken, Washington’da Council of Foreign Relations’ta bir toplantı yapıldı. Suudiler ile İsrail arasında. Sonra da toplantının sonuçları bir basın toplantısıyla açıklandı. Suudi tarafını eski istihbarat danışmanı Enver Macid Eşki, İsrail tarafını ise eski büyükelçileri Dare Gold temsil ediyordu. Açıklamada aynen şöyle denildi: “Suudi Arabistan ve İsrail, bağımsız bir ‘Büyük Kürdistan’ projesini desteklemektedir. Kurulacak bir Kürdistan, bölgede İsrail ve Suudi Arabistan’ın ortak hasmı İran’dan, Türkiye’den ve Suriye’den alınacak topraklar üzerinde kurulacağı için iki ülke de bundan memnuniyet duyacak, böylece bölgede genişleme ve neo Osmanlı hayalleri kuran Türkiye de bu hayallerinden vazgeçmek zorunda kalacaktır.” Türk basını bu açıklamayı görmedi. Bunun üzerine ben de Twitter üzerinden bunu duyurdum ve sonrasında bir iki yerde küçük bir haber oldu. Ama kaynadı gitti. Netanyahu ne derse desin, hem İsrail’in, hem Suudi Arabistan’ın bölgedeki politikasının ne olduğu gizli saklı değildir. Bu iki ülkenin ABD ile olan bağı da aşikâr olduğuna göre karşımızdaki tablo budur. Türkiye’yi buraya taşıyan politikalarla buradan çıkılmasının mümkün olmadığı aşikârdır. Yoğurtla suyu karıştırıp her seferinde ayran olmasına şaşırmak gibidir. **************

GAZETECİLİK HANUTÇULUK FARKI

BAŞKASININ işine karışmak işim değil ama Hürriyet ombudsmanı Faruk Bildirici’nin bazen haksızlık yaptığını düşünüyorum. Gazeteci olarak, ilgi alanlarımız veya uzmanlık alanlarımızla ilgili olarak zaman zaman çeşitli etkinliklere davet ediliyoruz. Buralara gidip dünyadaki gelişmeleri aktarmak bizim görevimiz. Bu etkinliklerin pek çoğu ancak davetle olabiliyor. Yani kendi arzumuzla, kendi imkânlarımızla gidebileceğimiz, girebileceğimiz yerler değil. Üstelik buralara sadece Türkiye’den değil, dünyanın her yerinden, medya etiği konusunda gerçekten çok hassas ülkelerden de gazeteciler geliyor. Bu tip gazetecilik olaylarının, bedava konakladığı otelin, bedava yemek yediği restoranın tanıtımını sayfalarca yapmakla aynı şey olduğunu söylemek haksızlık. Faruk bazı açılardan haklı. Yemek yiyip para ödemeyen, kendini zorla oraya buraya davet ettiren, birtakım kişi veya kurumlarla pis ilişkiler kuranlar mutlaka var. Ama her şey “ahlak dışı bir ilişkinin sonucu” değil. Mesela dün gazetelerde yeni iPhone’lar hakkında sayfa sayfa haber vardı. Çünkü okurun önemli bir bölümünü ilgilendiren bir meseleydi. Ya da bir otomobil fuarına davetli olarak gidip haber yapmak, okurun okumaktan hoşnut olacağı bir şey değil mi? Gazetecinin görevi açık, objektif ve gerekiyorsa eleştirel bir gözle bakmak ve kayırıcı olmamak. İyiye iyi, kötüye kötü diyebilmek. Bunları okura aktarmak, gazetecinin işi değil mi? Burada önemli olan, okura fayda sağlamak ama kendine bir avantaj sağlamamak. Kimi kişi veya şirketlerin gazetedeki temsilcisi olmak ile gazetecilik arasındaki farkı düzgün bir şekilde ayırt etmek gerek. **************

BİR SOSYETE SELFİE’Sİ OLARAK Aİ WEİWEİ

ÇİNLİ mimar Ai Weiwei’nin bir kısım eserlerinin Sabancı Müzesi’nde sergileneceğini duyunca, sanata ve kültüre meraklı bir meslektaşımla sohbet sırasında “Ai Weiwei’ye gidecek misin?” diye sordum. Yanıtı hoş oldu: “O kim?” “Kuzey Kore’nin nükleer programının başındaki adam” dedim. Önce bir durakladı, sonra dalga geçtiğimi anladı. “Bilmek zorunda mıyım ulan. Kimmiş söyle de öğrenelim” dedi. Dilim döndüğünce anlattım. Çinli bir mimar olduğunu, aile boyu muhalif olduğunu, uzun yıllar ABD’de yaşadığını, Çin’de rejim baskısına karşı çıkan önemli bir aktivist olarak görüldüğünü, babasını görmek için döndüğü Çin’de tutuklanıp kısa bir süre hapis yattığını, ama Çin’in kendisiyle bir yandan da gurur duyduğunu falan söyledim özetle. Önceki gün Instagram sayfasında Ai Weiwei ile boy boy fotoğraflarını görüp altına yazdıklarını okuyunca güldüm. Ama sadece o mu? Maşallah Ai Weiwei ile “selfie” çektirip sosyal medya hesaplarında yakınlığını sergilemeyen tek bir sosyetik hanımefendi kalmamış. Bakıp bakıp güldüm. Bir sanatseverlik, bir politik duyarlılık sorma gitsin. Gördüğüm kadarıyla Türk sanatçının yalakası, elin sanatçısının ise aktivisti makbul. Tabii Ai Weiwei’nin siyasal muhalif aktivist olduğunu, Çin’de yolsuzluklarla mücadele ettiği için başının belaya girdiğini, deprem sonrası yıkılan okullarda ölen öğrencilerin aslında yolsuzluklar nedeniyle hayatını kaybettiğini dünyaya duyurduğunu biliyorlar mı, ondan da pek emin olamıyorum. Ama selfie’de şık ve entel durduğu kesin. **************

BOŞ YOK

FETÖ ile mücadele kapsamında yapılan işlerle ilgili haberlere ve gelişmelere bakıyorum her gün. Gülesim geliyor. Her gün birileri tutuklanıyor, her gün birileri kaçıyor, her gün birileri yabancı bir ülkeye iltica etmeye çalışıyor. Haberlerde adı geçenlerin alayı çok değil, birkaç yıl önce herkesin önünde düğme iliklediği adamlar. Çoğu genel müdür, müsteşar, müdür, danışman, şu bu! Boş yok. Hepsi bir şey. Hepsi bir mevkide, makamda. Tablo çok açık gösteriyor ki, uzunca bir dönem devletin tamamı FETÖ’cülere emanet edilmiş. Sonra da “paralel devlet kurmuşlar” diyorlar. Ne paraleli kardeşim. Adamlar devlet olmuşlar. Siz şimdi adamlara verdiğiniz devleti geri almaya çalışıyorsunuz. **************

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

En büyük kavgaların ortaklıklar biterken çıktığını anladığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Golü ye, tehlikeyi atlat
Köşe Yazıları
Golü ye, tehlikeyi atlat

Fatih Altaylı

Mayıs 22, 2026

Dostu olmayan adam
Köşe Yazıları
Dostu olmayan adam

Fatih Altaylı

Mayıs 21, 2026

Hiçbir şey yeni değil
Köşe Yazıları
Hiçbir şey yeni değil

Fatih Altaylı

Mayıs 20, 2026

  • Videolar

Tümü
"Atatürk'ü anlamak için tek kitap yeterli değil!" görseli
3 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı - Teke Tek Kitap"Atatürk'ü anlamak için tek kitap yeterli değil!"Kitapyurdu: https://www.kitapyurdu.com/?srsltid=AfmBOorlol9UhdW5ABYzEMpGL1N1tYeOW-RfhiwgTMoyO3DNHb2uF-Z6 🔎 Teke Tek Kitap’ta her ay farklı kitapları mercek altına alıyor, yazarlarını, konularını ve tartışmaya açtıkları meseleleri konuşuyoruz. 00:00 Giriş 03:27 Atatürk hakkındaki kitaplar 05:52 Lord Kinross'un "Atatürk" kitabı 11:13 Nutuk 12:38 Afet İnan'ın "Atatürk hakkında hatıralar ve belgeler" kitabı 20:25 Edward Casey "Mekânın kaderi" kitabı 21:26 Turan Farajova'nın "İstanbul Apartmanları" kitabı 24:21 Fabio Grassi'nin "Atatürk" kitabı 26:07 Ahmet Kuru'nun "İslam" kitabı 34:29 19 Mayıs 36:56 Şiir kitapları 39:12 Kapanış #işbirliği
Mayıs 19, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: “Ticarette başarısız olduğum için tiyatrocu oldum” görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Alper KulFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: “Ticarette başarısız olduğum için tiyatrocu oldum”Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:22 Trabzonlu olması 05:10 Amerika'da neden tiyatro okumaya gitti? 07:34 Boş vakitlerinde hammallık mı yapıyordu? 11:23 Ferzan Özpetek'le Hamam filmindeki rolü neydi? 13:00 BKM'nin kuruluşundan beri orada mı? 19:50 Oynadığı diziler neler? 23:49 Askerlik anıları 29:00 Güldür Güldür'de oynamak yorucu değil mi? 33:53 Güldür Güldür'den neden ayrıldı? 35:33 Barselo oyunu nedir? 38:15 En sevdiği branş hangisi? 39:38 Çocuklarının isimleri 40:27 “Erkekler kendini ifade etmekte zorlanıyor” cümlesi 43:43 Evlilik nasıl gidiyor? 48:21 Ticari girişimlerindeki başarısı? 1:00:11 Şu anda olan oyunları neler? 1:01:09 Ortam sanatçı açısından zorlayıcı mı? 1:04:03 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Mayıs 17, 2026
Hantavirüs, Covid-19’dan daha büyük tehlike mi? görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Önder Ergönül & Fatih AltaylıHantavirüs, Covid-19’dan daha büyük tehlike mi?Espresso, cold brew, filtre kahve; tek cihazda. Ninja Luxe Café Premier'ı keşfedin: https://www.sharkninja.com.tr/collections/ozel-fiyatlar?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_April26 https://www.sharkninja.com.tr/products/ninja-luxe-cafe-premier-espresso-makinesi-es601eu?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_kahve_makinesi_April26 Shark PowerDetect Clean&Empty ile güçlü algılama ve Auto-Empty sistemiyle toza temas etmeden hijyenik temizliği keşfedin: https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-powerdetect-clean-empty-sarjli-dikey-supurge-gold-ip3251eut?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_supurge_April26 #işbirliği 00:00 Giriş 04:08 Hantavirüs nedir? 08:22 Hantavirüs türleri 10:29 Hantavirüs yayılan gemideki ilk vakalar ve dünyadaki geçmişi 24:01 Türkiye'deki hantavirüs vakaları 27:22 Hantavirüsün belirtileri 31:49 Kırım Kongo Kanamalı Ateşi 37:58 Hantavirüs yayılan gemideki insanların karantinaya alınması gerekiyor mu? 39:26 Bu gemideki hantavirüs solunum yolu ile mi yayılıyor? 40:26 Dünya Sağlık Örgütü gemideki insanların durumlarını tek tek takip ediyor mu? 41:38 Koç Üniversitesi'ndeki çalışmaları nasıl gidiyor? 44:38 Hantavirüs ismi nereden geliyor? 45:33 Önümüzdeki dönemlerde korkmamız gereken yeni virüsler olacak mı? 46:27 Grip ve zatürre aşıları 47:46 Aşıların kalp krizi yapma riskleri var mı? 51:03 Kapanış
Mayıs 17, 2026