İstanbul 16°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Diğer eğitim dernekleri nerede?

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Eylül 16, 2017

Diğer eğitim dernekleri nerede?

EĞİTİM yılı başlarken hatta kimi okullarda başlamışken, biz müfredatı tartışıyoruz. Tartışma genelde Atatürk, cihat gibi meseleler üzerinden yürüyor. Yeni müfredatta ve buna göre yazı- lan ders kitaplarında Atatürk ve Cumhuriyet’in kurucu değerlerine yapılan vurgular azalırken, cihat gibi mevzuların müfredata girmesi eleştiri konusu. Ben kendi adıma konulara böyle bakmam. Müfredatta Atatürk ve Cumhuriyet’in kurucu değerlerine yapılan vurgunun azalması ise kimbilir belki de Atatürk ve onun bu ülkeye getirmek istediği anlayış lehine bir değişimdir. Hemen kızmayın, bunu şu yüzden söylüyorum. Yıllardır Atatürk üzerine yapılan “içi boş” vurgularla yetişenlere bakıyorum ve ortada çok açık bir sorun görüyorum. Bu vurgularla yetişenler, pek de Atatürk’ü sever görünmüyor. Eğer öyle olsaydı bugün Cumhuriyet’in temel değerleri bu denli tahrip ediliyor, Türkiye muasır medeniyete kıçını değil yüzünü dönüyor olurdu. Belli ki, vurgu azaldıkça Atatürk’ün değeri artacak. Bunu her yerde görüyoruz. Ben müfredatın Atatürk üzerinden değil de çağdaş, bilime değer veren, yüzü medeniyete dönük insan yetiştirme konusunda ne kadar başarılı olabileceğinin tartışılmasından yanayım. Açıkçası burada ciddi şüphelerim var. Niye mi? Anlatayım... Milli Eğitim Bakanlığı, yardımcı eğitim hizmetlerinde işbirliği yapmak üzere birtakım vakıf ve derneklerle anlaşmalar yaptı. Bu dernek ve vakıflar bakanlığa ders dışı eğitimde kurslar, yaz okulları, kamplar açarak destek verecekler ve çocukların okul dışı eğitimine katkıda bulunacaklar. Peki bu dernek ve vakıflar hangileri. Başlıcalarını sayayım: Ensar Vakfı. Birlik Vakfı. İlim Yayma Cemiyeti. İHH. Tamamı İslami öncelikli, daha doğrusu İslamcı vakıflar. Tamamı “akli bilimler” alanında değil, “nakli ilimler” alanında çalışan kurumlar. Sakın yanlış anlamayın, bu vakıf ve derneklerin Milli Eğitim Bakanlığı ile çalışmasına, anlaşma yapmasına karşı değilim. Türkiye’de pek çok ana baba, çocuklarının bu gibi vakıf ve derneklerle “eğitim” almasından yana olabilir. Buna karışamayız. Ancak çocuklarının bu gibi dernek ve vakıfların vereceği eğitimden uzak durmasını isteyecek, buralarda alacağı eğitimi arzu etmeyen, gerekli bulmayan milyonlarca ebeveyn de olduğu çok açık. Milli Eğitim Bakanlığı’nın bir vakıfla anlaşma yapması için o kurumun ille de “İslamcı” olması şart mı? Uzun yıllardır eğitim konusunda başarılı çalışmalar yapan ÇYDD veya Eğitim Gönüllüleri Vakfı ya da Türk Eğitim Derneği, hatta Türk Fizik Derneği gibi bilimsel kurumlarla da anlaşmalar yapmak gerekmez mi? İnançlı gençler lazım da, Türkiye’yi bilimsel alanda ileri götürecek olan bilimsel düşünceli gençlere ihtiyaç yok mu? Bu soruyu TBMM Milli Eğitim Komisyonu Başkanvekili Profesör Burhanettin Uysal’a sordum. O da “Bu vakıf ve dernekler projelerle geldiler ve bakanlık kabul etti. Sözünü ettiğiniz dernekler veya diğerleri de bakanlığa projeleriyle gelirlerse onlarla da anlaşılır” dedi. Bakalım bu gibi derneklerden bakanlığa proje götüren olacak mı? Ve tabii götürürlerse ne olacak? Merakla takipçisiyim. ************

PLAJDA BİRA

Bir plajda “bira” içtiği için karakola götürülen iki kadın doktorun haberlerini okumuşsunuzdur gazetelerde ya da sosyal medyada. Şunu söyleyeyim. Aklına estiği yerde aklına estiğini yapmanın rejimle, laiklikle, İslamcılıkla, şunla bunla alakası yoktur. Dünyanın her yerinde “kural” diye bir şey vardır. Amerika Birleşik Devletleri’nde de, İngiltere’de de, laikliğin ağababasını uygulayan Fransa’da da her yerde içki içilmez. Kadın doktorlarımızın içki içtiği plajda da içki içilmiyor olması mümkündür. Birileri şikâyet etmiş olabilir. Bu da mümkündür. Ama böyle bir duruma müdahale etmenin de adabı, yolu yordamı vardır. Plajda içki içen kadına (veya erkeğe), dağdan inip plajda eylem yapmaya hazırlanan PKK’lı terörist muamelesi dünyanın hiçbir yerinde yapılmaz. Bir görevli gelir, kibarca, efendice, nezaketle, “Hanımefendi, burada içki içmek yasal değil. Çevreden de şikâyet var. Rica etsek buna bir son verir misiniz?” denir. Eğer buna rağmen içki içmeye devam ederlerse, “direndiklerine dair” bir tutanak tutulur ve gereği yapılır. Ama iki kadın plajda bira içiyor diye başına terör hücresi yakalamış gibi dört polis dikilmez. Ama ne yazık ki, Türkiye’de artık mesele bir üslup meselesi haline geldi. Bu üslup ve usul bozukluğuyla her mesele olduğundan büyük hale gelir. ************

KILIÇDAROĞLU RİSKİ

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun oğlu askerliğini yapacak. Hakkı olmasına rağmen bedelli askerlik yapmaması takdire şayan. Bir politikacının oğlundan beklenebilecek bir özveri. Ancak bir şeyi çok yanlış buluyorum. Kemal Bey’in oğlunun askerliğini nerede yapacağı detaylı olarak her yerde haber oluyor. Bana sorarsanız bu ciddi bir hata. Hatadan öte bir güvenlik riski. Türkiye’nin geldiği, getirildiği yer ortada. Müthiş bir kamplaşma, müthiş bir ötekileştirme. Neredeyse düşmanlık seviyesinde bir nefret toplumuna dönüştük. Anamuhalefet partisi liderinin oğlunun bulunduğu yerin, böylesine açık bir biçimde yazılıp çizilmesi, bence çok ciddi bir güvenlik riski oluşturuyor. ************

HUKUKÇU TROLLE, ÖRT Kİ ÖLEM!

“SOSYAL medya trolü” deyince aklınıza ne gelir? Daha doğrusu nasıl bir tipleme gelir? Orta veya düşük eğitim düzeyinde, bir baltaya sap olamamış, lümpen eğilimleri olan, işsiz güçsüz, kahve köşesinde oturan, nargile kafede geyik çeviren, bir partinin gençlik kollarına üye olarak yolunu bulmaya çalışan tip gelir... Sizi bilmem ama benim aklımdaki trol tiplemesi budur. Dün çok acı bir biçimde trollerin böyle tipler arasından çıkmadığını öğrendik. CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu’nun uçak yolculuğu sırasında arkasında oturan biri, sosyal medyaya “Uçakta Sezgin Tanrıkulu’nun arkasına oturdum. Telle boğup öldürürsem hapiste bana bakar mısınız?” diye yazıyor. Tipik bir trol tavrı. Sezgin Tanrıkulu durumu öğrenince arkasına dönüyor ve “Bunu siz mi yazdınız?” diye soruyor. Kişi önce inkâr ediyor, sonra kabulleniyor. Buraya kadar bildiğimiz, alıştığımız tipik lümpen, aşağılık, pis trol tavrı. Ama bundan sonrası daha büyük rezalet. Bunu yazan kişi Gazi Üniversitesi’nde öğretim üyesi çıkıyor. Hem de hangi bölümde tahmin edebiliyor musunuz? Hukuk bölümünde. Yani yarın öbür gün avukat, savcı, hâkim olarak karşımıza çıkma olasılığı olan biri. Tanrıkulu’nu seversiniz, sevmezsiniz; son çıkışlarından dolayı, tipinden dolayı, fikrinden zikrinden dolayı eleştirebilirsiniz. Ama böyle bir şey söylemek, bunu sosyal medyada soru haline getirmek... Hele hele bir de hukukçu... Hele hele bir de öğretim üyesi iseniz... Ne diyeyim... Ört ki ölemden gayrı... “Bu ülke dikiş tutar mı?” diye düşünüyoruz ya bazen. Tutar belki tutmasına ama bayağı bir dikmek gerekir. Çünkü bu tipleri dike dike bitiremezsin! ************

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Görünen köye kılavuzla bile gidemeyenlere güvenmediğimiz zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Golü ye, tehlikeyi atlat
Köşe Yazıları
Golü ye, tehlikeyi atlat

Fatih Altaylı

Mayıs 22, 2026

Dostu olmayan adam
Köşe Yazıları
Dostu olmayan adam

Fatih Altaylı

Mayıs 21, 2026

Hiçbir şey yeni değil
Köşe Yazıları
Hiçbir şey yeni değil

Fatih Altaylı

Mayıs 20, 2026

  • Videolar

Tümü
"Atatürk'ü anlamak için tek kitap yeterli değil!" görseli
3 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı - Teke Tek Kitap"Atatürk'ü anlamak için tek kitap yeterli değil!"Kitapyurdu: https://www.kitapyurdu.com/?srsltid=AfmBOorlol9UhdW5ABYzEMpGL1N1tYeOW-RfhiwgTMoyO3DNHb2uF-Z6 🔎 Teke Tek Kitap’ta her ay farklı kitapları mercek altına alıyor, yazarlarını, konularını ve tartışmaya açtıkları meseleleri konuşuyoruz. 00:00 Giriş 03:27 Atatürk hakkındaki kitaplar 05:52 Lord Kinross'un "Atatürk" kitabı 11:13 Nutuk 12:38 Afet İnan'ın "Atatürk hakkında hatıralar ve belgeler" kitabı 20:25 Edward Casey "Mekânın kaderi" kitabı 21:26 Turan Farajova'nın "İstanbul Apartmanları" kitabı 24:21 Fabio Grassi'nin "Atatürk" kitabı 26:07 Ahmet Kuru'nun "İslam" kitabı 34:29 19 Mayıs 36:56 Şiir kitapları 39:12 Kapanış #işbirliği
Mayıs 19, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: “Ticarette başarısız olduğum için tiyatrocu oldum” görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Alper KulFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: “Ticarette başarısız olduğum için tiyatrocu oldum”Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:22 Trabzonlu olması 05:10 Amerika'da neden tiyatro okumaya gitti? 07:34 Boş vakitlerinde hammallık mı yapıyordu? 11:23 Ferzan Özpetek'le Hamam filmindeki rolü neydi? 13:00 BKM'nin kuruluşundan beri orada mı? 19:50 Oynadığı diziler neler? 23:49 Askerlik anıları 29:00 Güldür Güldür'de oynamak yorucu değil mi? 33:53 Güldür Güldür'den neden ayrıldı? 35:33 Barselo oyunu nedir? 38:15 En sevdiği branş hangisi? 39:38 Çocuklarının isimleri 40:27 “Erkekler kendini ifade etmekte zorlanıyor” cümlesi 43:43 Evlilik nasıl gidiyor? 48:21 Ticari girişimlerindeki başarısı? 1:00:11 Şu anda olan oyunları neler? 1:01:09 Ortam sanatçı açısından zorlayıcı mı? 1:04:03 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Mayıs 17, 2026
Hantavirüs, Covid-19’dan daha büyük tehlike mi? görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Önder Ergönül & Fatih AltaylıHantavirüs, Covid-19’dan daha büyük tehlike mi?Espresso, cold brew, filtre kahve; tek cihazda. Ninja Luxe Café Premier'ı keşfedin: https://www.sharkninja.com.tr/collections/ozel-fiyatlar?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_April26 https://www.sharkninja.com.tr/products/ninja-luxe-cafe-premier-espresso-makinesi-es601eu?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_kahve_makinesi_April26 Shark PowerDetect Clean&Empty ile güçlü algılama ve Auto-Empty sistemiyle toza temas etmeden hijyenik temizliği keşfedin: https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-powerdetect-clean-empty-sarjli-dikey-supurge-gold-ip3251eut?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_supurge_April26 #işbirliği 00:00 Giriş 04:08 Hantavirüs nedir? 08:22 Hantavirüs türleri 10:29 Hantavirüs yayılan gemideki ilk vakalar ve dünyadaki geçmişi 24:01 Türkiye'deki hantavirüs vakaları 27:22 Hantavirüsün belirtileri 31:49 Kırım Kongo Kanamalı Ateşi 37:58 Hantavirüs yayılan gemideki insanların karantinaya alınması gerekiyor mu? 39:26 Bu gemideki hantavirüs solunum yolu ile mi yayılıyor? 40:26 Dünya Sağlık Örgütü gemideki insanların durumlarını tek tek takip ediyor mu? 41:38 Koç Üniversitesi'ndeki çalışmaları nasıl gidiyor? 44:38 Hantavirüs ismi nereden geliyor? 45:33 Önümüzdeki dönemlerde korkmamız gereken yeni virüsler olacak mı? 46:27 Grip ve zatürre aşıları 47:46 Aşıların kalp krizi yapma riskleri var mı? 51:03 Kapanış
Mayıs 17, 2026