İstanbul 9°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazılarıFatihAltaylı
detail banner reklam

Almanya’dan Türkiye boykotu

FatihAltaylı
Köşe Yazısı

Fatih Altaylı

Eylül 24, 2017

Almanya’dan Türkiye boykotu

ALMANYA, Türkiye’de yatırım yapacak Alman şirketlerinin Hermes kredilerine sınırlama getirmiş. Bu açıkça, “Türkiye’ye yatırım yapmayın” anlamını taşıyor. İlişkiler bu halde olunca beklenen gelişme. Tabii siyaset farkında mı bilmiyorum ama Alman şirketlerinin, Türkiye karşıtı tavrı yeni değil ve giderek tırmanıyor. Size birkaç somut örnek vereyim, durumun vahametini, en büyük ticari partnerimizle vardığımız noktayı siz hesaplayın. Varan 1: Türkiye’nin önemli, köklü otomotiv yan sanayi şirketlerinden biri, uzun yıllardır kendi alanında dünya devi olan bir firmaya otomobil motorlarının en önemli parçalarından birini üretmektedir. Türkiye’de üretilen motor parçalarını, yurtdışındaki ana firma Türk üreticiden alarak Almanya’nın otomotiv devlerinden birine de vermektedir. Bir süre önce Türkiye’deki firmaya merkezden bir haber gelir. Ana firmanın müşterilerinden biri olan Alman otomotiv devi, “Türkiye’de ürettirdiğiniz parçaları bundan böyle satın almayacağız. Bize satacağınız parçaları Türkiye’de ürettirmeyin” talimatı vermiştir. Yıllardır yapılan üretimde bir kalite sorunu yoktur. Tek sorun “Made in Turkey” olmasıdır. Ana firma, “Kusura bakmayın. Bu üretimi kesmeniz lazım, çünkü sizden alamayacağız” der. Kayıp milyonlarca Euro’dur. Varan 2: Yine otomotiv yan sanayiinde yer alan bir firma, aralarında Alman firmalarının da bulunduğu otomotiv firmalarına otomobilin dış aksamlarını satmaktadır. Yeni modellere üretilecek parçaların dizaynı için Almanya’da oldukları bir sırada firmanın üst düzey yöneticilerinden biri özel bir görüşme ister. Kendilerine firmanın taleplerini iletir: “Sizinle yaptığımız işlerden çok memnunuz. Hem tasarım hem kalite olarak bize çok destek oluyorsunuz. Ancak bir ricamız var. Bu işbirliğinin sürebilmesi için üretiminizi Türkiye dışına kaydırmanızı istiyoruz. Eğer Türkiye’deki fabrikanızı Bulgaristan veya Romanya’ya taşırsanız, işbirliğimiz daha uzun yıllar sürer. Bu konuda size yatırım desteği de sağlarız. Üstelik o ülkelerde daha ucuza mal edebilirsiniz. Yok eğer Türkiye’de üretimde ısrar ederseniz, yeni modeller çıkmaya başladıkça sizinle çalışmayı keseceğiz.” Varan 3: Bir Türk tekstil firmasının en büyük müşterisi, bir Alman markasıdır. Geçen kış koleksiyonu öncesi Alman markanın talebi firmaya iletilir: “Etiketlerinize Made in Turkey ibaresini koymayın. Almanya’da müşterilerle sorun yaşıyoruz.” İki ay sonra yeni talep gelir. “İsviçre veya İtalya’da bir firma kurun ve faturaları bize oradan kesin.” Bu yaz başında da “Üretimi Türkiye dışında yapmanızı istiyoruz. En azından son dikimi Bulgaristan, Romanya, Polonya veya bir başka ülkede yapın” denir. Yurtdışındaki bu firmaların tamamı Türkiye’de yapılan işlerden aslında memnunlar. Ancak Türkiye aleyhine oluşan kamuoyu, hem siyasi olarak, hem müşteri tarafında ciddi bir tepkiye neden oluyor. Dış politikanın faturasını ödemeye hazır olmalıyız. ALMANYA İLE ARAMIZ KÖTÜ  ALMANYA ile yaşadığımız gerilimin ticari yansımalarını anlatırken, olayın bir de Türkiye tarafını düşündüm. Aslında pek fazla düşünmeye gerek yok. Tek bir fotoğraf “milli kaygılarımızı” özetlemeye yeter. Koskoca bakanlarımız Renault ya da FIAT’a binmeyeceğine göre acaba Rolls Royce veya Jaguar’a mı geçerler. Cadillac diyeceğim ama orada da YPG ve FETÖ meselesi var. **************

BÖYLE BİR ANLAŞMA MADDESİ VAR MI?

MGK, bağımsız Kürdistan meselesinde yumruğu masaya vurdu ve “Uluslararası anlaşmalardan doğan haklarımızı kullanırız” diye tonumuzu yükseltti. Uluslararası anlaşmalardan doğan haktan kastımız, muhtemelen Irak’ın toprak bütünlüğünün bozulması halinde, Musul ve Kerkük üzerinde hak iddia etmemizi sağlayacağına inandığımız Ankara Antlaşması’nın devreye girmesi. Bazı milletvekilleri bile böyle bir anlaşmanın varlığından söz ediyor. Açıkçası böyle bir anlaşma var mı yok mu emin değilim. Benim bildiğim, bu konuda Türkiye-İngiltere ve yeni kurulan Irak’ın taraf olduğu 5 Haziran 1926 tarihli “Türk-Irak sınırı ve iyi komşuluk ilişkileri” başlıklı bir anlaşma var, ama orada da böyle bir madde yok. Bilir bilmez herkes internetten yaptığı araştırmayla kafasına göre anlaşma maddeleri, hatta olmayan anlaşmalar uyduruyor. Oysa Türkiye’nin Osmanlı ve Cumhuriyet döneminde yapılmış tüm kanunları ve uluslararası anlaşmaları Tanzimat’tan bu yana TBMM’de yayınlanan “Düstur”da yer alır, bir kişi de orada bir araştırma yapma gereği hissetmiyor. Milletvekili olan zatı muhteremler, TBMM kütüphanesine girmeyi akıl etseler, doğru bilgiye ulaşacak ve halkı bilgilendirecekler. Ama nerede, internet geyiği üzerinden vatan kurtarmak daha kolay. **************

ÇARPMA BÖLME HESABI

2 ile 2’yi çarparak sonucun 1 olmasını beklemek Türk siyasetine mahsus bir durum olsa gerek. Türkiye, Barzani’nin bağımsız Kürdistan girişimine tepkili. “Sonuçlarına katlanır” diyoruz. Askeri  seçeneği masaya sürüyoruz. İyi de Türkiye’de biraz geleceği gören herkes yıllardır şöyle demiyor mu: “Türkiye, Kuzey Irak’ta Kürdistan’ı  kuruyor” Kuzey Irak Kürt otonom bölgesini yıllardır kim imar ediyor? Türkiye ve Türk müteahhitler. Kuzey Irak Kürt otonom bölgesinin otonom olmasının finansmanını yıllardır kim sağlıyor? Barzani’den doğrudan petrol alan ve  para aktaran Türkiye. Barzani’ye kim devlet başkanı muamelesi yapıyor? Çok açık biçimde Türkiye. Peki şimdi Barzani’nin arka tarafının kalkmasından kim şikâyet ediyor? Türkiye. İyi de oraya krikoyu koyan biz değil miyiz de şimdi şaşırmış numarası yapıyoruz. Not: Bugün Murat Bardakçı’nın sayfasını okuyun. Barzani’nin dedelerine Osmanlı’nın neler yaptığını görün. Önce madalya takıp sonra ipe taktıklarını öğrenin. **************

NARMAN NİYE GİTMEDİ?

GALATASARAY’da Başkan Özbek’in en büyük hatalarından biri Levent Nazifoğlu’ydu. Özbek şimdi bunun cezasını çekiyor. Nazifoğlu ise Sportif AŞ yönetimindeyken söylediği ne varsa hepsini yalayıp yutarak, tam tersini söyleyerek prim yapmaya çalışıyor. Nazifoğlu bana yalanlarla saldırırken ağzının suyu akanlar şimdi Nazifoğlu’nun hedefindeler. Ama şunu da söylemem gerek. Yönetimin Disiplin Kurulu’na yolladığı Levent Nazifoğlu’na verilen ceza son derece yanlış ve haksız. Çünkü Nazifoğlu, disipline yollanmasına neden olan Divan Kurulu konuşmasında ne yönetime, ne de başkana hakaret etti. Fikirlerini, biraz bozuk bir üslupla da olsa anlattı sadece. Eğer Nazifoğlu disipline gidip ceza aldıysa, cezayı ondan daha fazla hak eden kişi yönetim kurulu üyesi Alper Narman’dı. Nazifoğlu disipline gidiyorsa onun da disipline gitmesi gerekirdi. **************

KADINA ŞİDDETTE YENİ BOYUT

TÜRKİYE’de erkeklerin kadınlara şiddetini konuşuruz hep haklı olarak. Peki ya kadınların birbirlerine uyguladığı şiddet. Bir süreden beri Gülben Ergen, Seren Serengil ve Yeşim Salkım arasında bulantı ilacı içmemize neden olacak bir tartışma, bir hakaretleşme sürüyor. Birbirlerine uyguladıkları psikolojik şiddetin, cinsel göndermelerin boyutu her şeyin ötesinde. Hatta konuya Ergen’in eski kocalarından birinin akrabası olan bir kadın da baltayla girmiş. Bu iğrenç itişmeyi okumayayım deseniz kaçma şansınız yok. Gazeteler, sosyal medya, internet siteleri herkes ağzının suyu akarak konuyu gündeme taşıyor. Bence kadın hakları savunucuları devreye girmeli. Kadınlara bu kadar kötülüğü, kadına yönelik bu denli şiddeti en ilkel erkekler bile uygulamıyor sanki. **************

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Tetikçi besleyenler eninde sonunda o tetikçinin hedefi olacaklarını bildiği zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

FatihAltaylı
  • Geçmiş yazılar

TümüFatihAltaylı
217
Köşe Yazıları
217

Fatih Altaylı

Şubat 20, 2026

Mevzu bahis
Köşe Yazıları
Mevzu bahis

Fatih Altaylı

Şubat 19, 2026

Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı
Köşe Yazıları
Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı

Fatih Altaylı

Şubat 18, 2026

  • Videolar

TümüFatihAltaylı
"İnsanın kendini izlemesi kolay değil" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Ayça Bingöl"İnsanın kendini izlemesi kolay değil"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:43 Setlerdeki çalışma koşulları ve kendisinin yaptığı işlere ara vermesi 02:48 Üniversitede kimya bölümünden oyunculuğa geçişi 05:31 Çocuklarında sanata dair ilgi ve istek görüyor mu? 09:00 Tiyatroda seyirci bazında nasıl değişimler var? 10:51 Pandemi sonrası tiyatrodaki değişimler? 12:54 Beyaz Tavşan Kırmızı Tavşan oyunu 15:40 Oyunlardan önce yaptığı bir şey var mı? 16:54 Cici filmi 18:09 Kendi oynadığı dizileri izleyebiliyor mu? 18:44 Oynayacağı dizi veya filmleri seçerken nelere bakıyor? 20:32 "Öyle Bir Geçer Zaman ki" dizisi hayatında neleri değiştirdi? 21:47 Sanat ile ilgilenen insanlara tavsiyeleri neler? 26:16 Teknoloji ile ilişkisi nasıl? 28:02 Tek kelimelik soru-cevap
Şubat 13, 2026
"Sanatçının bitti demesi zor" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Zekiye Sarıkartal"Sanatçının bitti demesi zor"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:12 Bir günü nasıl geçiyor? 01:45 Yönünü sanata nasıl çevirdi? 12:01 Öğrencilerine hep neyi anlattı? 16:42 Soru-Cevap 17:56 Kapanış
Şubat 6, 2026
"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Nilgün Öneş"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:10 Süper Baba hikayesi nasıl başladı? 02:14 Kendi görsel dünyasını nasıl geliştirdi? 04:37 Geçmişten günümüze senaryolarda yazılan hikayelerde ne gibi değişiklikler oldu? 07:14 "Ağlamak Yok" kitabı 09:13 Uzun yazılan senaryolar ve hikayeleri insanlara ne katıyor? 11:33 Günümüzde senaryolardaki hikayelerde nasıl değişimler oldu? 13:02 Senaryo yazarken unutamadığı anıları var mı? 15:05 İyi bir senaryo yazarı nasıl çalışır? 18:06 Belirli bir dönemin ya da bir olayın hikayesini yazmak ister miydi? 19:18 "Ayrılık da Sevdaya Dahil" dizisi 23:50 Önümüzdeki süreçte planları neler? 24:29 Senaryo yazarı olarak yapay zekadan faydalanabiliyor mu? 27:12 Sinemada büyük ve uzun hikaye anlatım dönemi bitiyor mu? 28:50 Tek kelimelik soru-cevap 30:32 Kapanış
Ocak 30, 2026