İstanbul 11°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Bu zammı yapamazsınız!

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Eylül 28, 2017

Bu zammı yapamazsınız!

MALİYE Bakanı Naci Ağbal, vergi artışlarını açıkladı. En ağır artış Motorlu Taşıtlar Vergisi’nde, daha doğrusu otomobil vergilerinde Çünkü “ticari araç” vergileri yeniden değerleme oranında artırılıyor fakat otomobillerde vergi artış oranı yüzde 40. Bunun adı vergi değil “zulümdür”. Bir yandan “Tüm vatandaşlarımızı otomobil sahibi yaptık” diye övüneceksin, diğer yandan otomobil sahibi olmak için dişinden tırnağından artırmış, ince ince hesaplar yapmış vatandaşa bindireceksin; yok öyle şey. Vatandaş otomobilini alırken vergisini de düşünüyor, ona göre hesap yapıyor. Devlet ise “Tuttum bir kere” diyerek kıstırdığı vatandaşa vergiyi fahiş artışlarla bindiriyor. Ancak ben size söyleyeyim, böyle bir artış “yasal” değil. Tam aksine gayri yasal. Öncelikle Anayasa’nın 73. maddesi “vergi yükünün adaletli dağıtılması” gerektiğini söylüyor. Sadece otomobil sahiplerine böyle bir zam adaletli değil. Ki zaten mümkün de değil. Motorlu Taşırlar Vergisi Kanunu’nun 10. maddesinin 1. fıkrası, çok açık biçimde bu artışa engel. Kanun diyor ki: “Motorlu Taşıtlar Vergisi her yıl başında yeniden değerleme oranında artırılır.” Yine aynı madde ekliyor: “Bakanlar Kurulu bunu yeniden değerleme oranının yüzde 50’sini geçmemek üzere artırabilir, yüzde 20’sini geçmemek üzere azaltabilir.” Yani Motorlu Taşıtlar Vergisi’ne yapılacak zam, 2017 yılı için açıklanan yeniden değerleme oranı yüzde 9.7’nin en fazla yüzde 50 üzerinde olabilir. O da yuvarlak hesap yüzde 15 olur. Bunun üzerindeki vergi zammı yasaya aykırıdır. Bir tüketici hakları koruma derneğinin yapacağı itirazla bu artış yargıdan döner. Tabii Türkiye’de yargı diye bir şey kaldıysa. **************

TARİKAT YURDUNDA MI ÖPSEYDİ?

KADRİ Gürsel’in cezaevi kapısında eşiyle öpüşmesi bazılarını çok rahatsız etti. Tarikat yurtlarında olanbiten rezilliklerden rahatsız olmayanların, en azından rahatsız olduğunu söyleyemeyenlerin, karı-kocanın mahpus sonrası kavuşma anında öpüşmesinden rahatsızlık duymaları ilginç bir durum. Ama en ilginci, cezaevindeyken FETÖ’cü olmakla suçlanan Kadri’nin, öpüşünce “Kemalist” olarak suçlanması oldu.

**************

O GÜN KURDURDUK 

TÜRKİYE’nin yıllardır devlet başkanı muamelesi yaptığı Barzani, “Muamelesini gördük, bari devletini de kuralım” deyince, Türkiye kızdı. Tabii işin özüne bakarsak, Barzani’nin geldiği konumun Türkiye’nin ona yaptığı muameleyle pek ilgisi yok. Ama bu “Meselenin bu hale gelmesiyle Türkiye’nin ilgisi yok” anlamına gelmiyor. Barzani ve yarın öbür gün karşımıza çıkması muhtemel diğerleri, Kürdistan’ın temelini 1 Mart 2003 günü attılar. Yani Türkiye’nin 1 Mart Tezkeresi’ni reddettiği gün. O gün çok taze olan AK Parti hükümeti, ABD’yle anlaşmış, tezkerenin geçeceğinin garantisi verilmiş, on binlerce ABD askeri, kuzeyden Irak’a girmek üzere Türkiye’ye doğru gemilerle yola çıkmıştı. Ancak ne olduysa oldu, tezkere Meclis’te çoğunluk oylarını aldığı halde içtüzük gereği kabul edilmiş sayılamadı. Bakın bu satırların yazarı fakir, 1 Mart Tezkeresi TBMM’ye gelmeden 5 gün önce, 26 Şubat 2003’te ne yazmış: “Finlandiya’da savaş karşıtı olmak ile Türkiye’de savaş karşıtı olmak aynı şey değil. Kuzey Irak’taki sözde Kürdistan’da gelişen tavra bakarsanız, Türkiye’de en azından devlet yöneticisi düzeyindeki savaş karşıtlarının iki kez düşünmesi gerekiyor... Kuzey Irak’ta bir Kürt devleti kurulması Türkiye için zaten bir savaş sebebi değil mi?.. ABD’nin yapacağı operasyonun dışında kaldığımız zaman, aleyhimize olması muhtemel gelişmeleri engellememiz kolaylaşacak mı? Kuzey Irak’taki Kürt grupların tavrı ortada. Üstelik ABD’de başta basın ve yönetimlere yakın isimler şimdiden ‘Kürtçü duygu sömürüsü’ yapıyorlar.... Türkiye bu gelişmeleri göz ardı edebilir mi? Türkiye’deki savaş karşıtları orada bir Kürt devleti kurulmaya başladığında da ‘Bırakınız kursunlar’ diyerek tezkere karşıtı olabilecekler mi?” Söyleyeceğim şudur ki, hiçbir gelişme sürpriz değildir. Cahiller için ise her şey bir sürpriz niteliği taşır. **************

İÇ POLİTİKA DIŞ POLİTİKA 

BAŞBAKAN Yıldırım, “Savaş falan çıkmaz, merak etmeyin” diyor. Aynı gün Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bir gece ansızın gelebiliriz” diyor. Ertesi gün Ekonomi Bakanı Zeybekci, “Ekonomik ambargo tehlikeli söylem” diyor. Cumhurbaşkanı, “Yiyecek bulamayacaklar” diyerek ekonomikten de öte bir ambargoyu gündeme getiriyor. Peki bunlardan hangisi Türkiye’nin gerçek tavrı? AK Parti’de ve ülke yönetiminde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın lafının üzerine laf söylenmesi hayal bile edilemeyeceğine göre, benim görüşüm şudur: Başbakan Yıldırım ve Ekonomi Bakanı Zeybekci, Cumhurbaşkanı’ndan da onaylı bir biçimde Türkiye’nin dış politikasını anlatıyorlar. Cumhurbaşkanı Erdoğan ise özellikle Devlet Bahçeli’ye yönelik olarak iç politikayı dile getiriyor. Bence yanlış bir tavır değil. Tabii yanılmıyorsam... **************

ŞEHİT PROTOKOLÜ

ŞEHİT cenazelerinde, bir şehit cenazesi olmasının ötesinde yüreğimi sızlatan bir şey var. Bir görüntü. Bazı fotoğraflarda dikkatimi çeken. Bu cenazelere, genelde “protokol” de iştirak ediyor. Bakanlar, milletvekilleri, vali, belediye başkanı, kaymakam gibi “önemli” insanlar. Ve bu “önemli” zevat, kendilerinde doğal hak gördükleri için şehidin tabutunun tam önüne sıralanıyorlar. Ve şehit yakınları, çocukları, kardeşleri, eşleri, ana babaları genelde oraya gelemiyorlar. Ya kenarlarda ya da arka sıralarda yer bulabiliyorlar. Babalarına, eşlerine, evlatlarına veda etmeye hazırlananların “protokole” kurban gitmesine emin olun içim sızlıyor. **************

JÜRİ HERHALDE BİLİYORDU

NUR içinde yatsın, rahmetli Mustafa Koç adına eşi Caroline Koç bir spor ödülü ihdas etti ve bu yıl ödüllerin ilki verildi. Çok şık, çok zarif bir davet ve törenle. Her şey dört dörtlüktü. Mustafa Koç adına verilen ödülleri Olimpiyat Şampiyonu’muz, defalarca Dünya Şampiyonu’muz ve bu yaz yeni bir dünya şampiyonluğunu son anda kaçıran güreşçimiz Taha Akgül ile paralimpik şampiyon sporcumuz Gizem Girişmen aldı. Caroline Koç törende yaptığı konuşmada bu ödüllerin genç sporcuları destekleme amacını taşıdığını söyledi ki, son derece doğru bir amaç. Ancak yarışmanın saygıdeğer jürisine bir küçük hatırlatma yapmak isterim. Gizem kardeşimiz, 1992 yılında geçirdiği bir kaza sonrası engelli olarak Bilkent Üniversitesi’ni başarıyla bitirmekle kalmadı. Paralimpik dünya şampiyonalarında ve olimpiyatlarında defalarca kürsünün zirvesinde yer aldı. Büyük bir sporcu. Yüz akımız. Ama ne yazık ki, 8 yıl önce sporu bıraktı. **************

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Sevgiden değil sevgisizlikten rahatsız olduğumuz zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Gazeteci ile kavga edilir mi!
Köşe Yazıları
Gazeteci ile kavga edilir mi!

Fatih Altaylı

Nisan 6, 2026

Bu benzetme haksızlık
Köşe Yazıları
Bu benzetme haksızlık

Fatih Altaylı

Nisan 5, 2026

Uğurcan
Köşe Yazıları
Uğurcan

Fatih Altaylı

Nisan 3, 2026

  • Videolar

Tümü
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!" görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Mert Ramazan DemirFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli 00:00 Giriş 01:29 Yeni aldığı motoru 04:14 Hayatının göz önünde olmasından rahatsız mı? 06:10 Karşı cinsin ilgisinden rahatsız mı? 07:10 Oyunculuğa ne zaman başladı? 14:19 Ailesi neler yapıyor? 15:42 İstanbul'daki ilk günleri 22:15 Dijital platform işlerini özellikle mi seçti? 26:23 Disney'deki yeni işi onu tatmin etti mi? 27:30 Yapım işlerine dahil oluyor mu? 28:01 Tiyatro hakkında ne düşünüyor? 29:33 Kazandığı parayı nasıl değerlendiriyor? 33:15 Ailesi dizilerine dair yorum yapıyor mu? 33:56 Evlilik düşüncesi var mı? 35:06 Gelecek planları neler? 36:58 Oyunculuğu nasıl öğrendi? 38:28 Spor yapıyor mu? 46:24 Kapanış Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Nisan 5, 2026
Geçmişten günümüze kütüphaneler görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Celal Şengör & Oğuz Selim Başar & Fatih AltaylıGeçmişten günümüze kütüphanelerhttps://www.sharkninja.com.tr/collections/hava-temizleyicisi?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_hava_temizleyici_kampanyasi_march26 https://www.sharkninja.com.tr/collections/kablosuz-supurgeler?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_supurge_kampanyasi_march26 #işbirliği 00:00 Giriş 04:50 Kütüphane nedir? 06:06 Bir yerin kütüphane olması için kaç kitap barındırması gerekli? 11:50 Parşömen nedir? 22:16 Eski kütüphaneler 27:19 İskenderiye Kütüphanesi 31:36 İskenderiye Kütüphanesi nasıl yok oldu? 35:46 Bergama Kütüphanesi 42:56 Celcus Kütüphanesi 44:13 Beytü'l Hikme 45:39 Joanina Kütüphanesi 47:03 Bodlean Kütüphanesi 58:43 Düşes Anna Amalia Kütüphanesi 1:01:49 Klementinum Kütüphanesi 1:04:02 Avusturya Milli Kütüphanesi 1:06:04 Bibliothèque nationale de France 1:06:45 Kitaplar nasıl muhafaza edilmeli? 1:13:25 Britanya Milli Kütüphanesi 1:15:58 ABD Kongre Kütüphanesi 1:17:58 Cumhurbaşkanlığı Kütüphanesi 1:21:03 Oğuz Selim Başar'ın kütüphane merakı nereden geliyor? 1:24:08 Efemera nedir? 1:29:21 Bir kütüphane nasıl kullanılmalı? 1:32:50 Kapanış
Nisan 5, 2026
"Her sanatçı çağının tanığıdır" görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Fırat Engin"Her sanatçı çağının tanığıdır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 02:32 Heykel bölümü nasıldı, imkanlar neydi? 03:11 Heykel bölümünde öğrenciyken hangi malzemeleri sevdi? 08:33 Sanatçının yolculuğunda farklı dönemler nasıl belli oluyor? 11:13 "Bu iş oluyor" dediği nokta neresiydi? 12:10 Bugünün dünyası sanatını nasıl etkiledi? 14:33 Yeni hangi projelerle uğraşıyor? 15:12 Teknolojinin heykele katkısı nasıl? 17:26 Kapanış
Nisan 3, 2026