İstanbul 21°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Ne yargılaması özür dileyin

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Ekim 14, 2017

Ne yargılaması özür dileyin

FETÖ’zede eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ için Anayasa Mahkemesi “kovuşturma izni” talep etmiş. Yani Anayasa Mahkemesi, emekli orgeneral Başbuğ’u yargılamaya hazırlanıyor. İlker Başbuğ geçmiş yıllarda tutuklanıp ağır ceza mahkemesinde yargılanmaya başlandığı zaman bu köşede dedik ki: “Hooop, yargılayamazsınız. Yapılan yasal değişiklik nedeniyle Genelkurmay Başkanı ancak Anayasa Mahkemesi’nde yargılanır.” Kimse tınmadı. O günlerde devlet de yargı da emniyet de FETÖ’cüydü ve usulsüz bir yargılama başladı. Sanıklar ağır cezalara çarptırıldı ama devran değiştiği için serbest kaldı, bütün bu yargılamaların birer FETÖ kumpası olduğu ortaya çıktı. Dünün yargı önünde hesap verenleri, bugünün mağdurları oldular, ki mağdurdular gerçekten de. Şimdi Anayasa Mahkemesi’nin İlker Başbuğ hakkında yeniden yargılama yapmak istemesi, türlü dedikodulara neden oluyor. En çok söylenen şu: “İlker Başbuğ bir kesimin Cumhurbaşkanı adayı olarak zikrediliyordu. Şimdi onun önünü kesmek için bir yargılama icat edildi.” Ben öyle olduğunu düşünmüyorum. Çünkü yargılama başlasa bile 2019’a kadar biteceğini zannetmiyorum. Bitmeyince de Başbuğ’un adaylık için önü açık kalır. Ama yine de FETÖ işi bir komplonun bugün Anayasa Mahkemesi eliyle sürdürülmek istenmesini biraz “garip” buluyorum. Başbuğ’a Türk yargısı bir şey yapacaksa bu yargılama değil, ancak bir “özür” olmalıdır. *************

Çangal: Cumhurbaşkanı Gül hâlâ çok aktif

TELEFONDA bir âdetim var, tanımadığım numaralara genelde yanıt vermiyorum. Ancak telefon ısrarla birkaç kez çalınca ve arayan numara torpilli numara gibi görününce, “Açayım bari” dedim. “Merhaba Fatih Bey, ben Osman Çangal” dedi telefondaki ses. Osman Çangal, eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün Başbakanlık koltuğuna oturduğu günden beri, Dışişleri Bakanlığı ve Cumhurbaşkanlığı dönemlerinde de yanından ayrılmamış “koruma müdürü”. “Cumhurbaşkanımız Abdullah Bey yazınızı okumuş ve bana ‘Fatih Bey’i ara, makam otomobili meselesinde kendisine bilgi ver’ dedi. O nedenle arıyorum” dedi ve anlattı. Konu, benim önceki gün yazdığım “Eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’e 18 araç tahsis edilmiş” yazım. Çangal şu bilgileri verdi. - Cumhurbaşkanı Gül’e tahsis edilen araç sayısı 18 değil 17 imiş. - Benim de tahmin ettiğim gibi bunlardan biri Abdullah Bey’in, diğeri ise eşinin makam otomobilleri, bir de yedek makam otomobili varmış. - Her makam aracının önünde eskortluk yapan bir araç, bir de takip aracı varmış. - Bunların dışındaki 11 araç, Cumhurbaşkanı Gül’ün yanında görevli yaklaşık 40 kişilik ekibin taşınması, sekretaryasının işleri, günlük bürokratik işler için kullanılıyormuş. Çangal, “Sayın Gül emekli değil. Çok aktif bir eski Cumhurbaşkanı. Sürekli geziyoruz. Mesela şu an Urfa’dayız. Geçen ay içinde bir Londra, iki de Arap ülkesi ziyaretimiz oldu. İstanbul’daki ofiste de çok yoğun bir programımız var. Zaten 40 kişilik personelin önemli bir bölümü koruma. Konut koruması, ofis koruması. Yolda koruma gibi zorunluluklar var” dedi. Çangal’ın verdiği bilgiye göre, eskiden eski Cumhurbaşkanlarını ikamet ettikleri ilin emniyet müdürlüğü korurmuş. Ancak Gül döneminde, aynen ABD’de olduğu gibi Cumhurbaşkanlığı Koruma Müdürlüğü’nün eski Cumhurbaşkanlarının da koruma ve araç ihtiyacını karşılamasına yönelik bir yönetmelik değişikliği yapılmış. Bunları anlatan Osman Çangal şunu de ekledi: “Sayın Gül görevden ayrılalı daha 3 yıl oldu ve çok aktif olarak hâlâ çalışıyor. Kendisine saygımız sonsuz ve asla kabalık etmiş olduğumu düşünmeyin, ama o kadar aktif olmayan eski Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’e tahsis edilen araç sayısı da 2 değil. Eşine ve kendisine Cumhurbaşkanlığı tarafından tahsis edilen 2 araç dışında, eski yönetmeliğe göre kendisine Emniyet Genel Müdürlüğü’nce tahsis edilmiş 2 koruma aracı, eşine tahsis edilmiş bir koruma aracı ve ayrıca biri İstanbul’da diğeri Ankara’da yaşayan 2 oğluna tahsis edilmiş birer makam birer de koruma aracı olmak üzere 9 araç verilmiştir. Bu da son derece normaldir. Emin olun Cumhurbaşkanımız Sayın Gül’ün aktif temposuna verilen araçlar yetmiyor desem yeridir.” *************

Boynukalın: Ahmet Hakan’ın dövülmesiyle alakam yok

BİR telefon da Hürriyet Gazetesi baskınıyla gündeme gelen ve şu anda Spor Bakanı Yardımcısı olarak görev yapan eski AK Parti Gençlik Kolları Başkanı Abdurrahim Boynukalın’dan geldi. Habertürk’ün spor sayfalarında yayımlanan röportajımda, “Arda’ya niye kızıyorsunuz? Bu ülkede gazete basan, gazeteci Ahmet Hakan’ı döven bakan yardımcısı yapılarak ödüllendiriliyor” demiştim çarşamba günü. Boynukalın bunun için aramış. “Ahmet Hakan’a yapılan saldırıyla beni ilişkili tutmuşsunuz, ama benim o olayla ilgili olmadığım kanıtlandı. Ahmet Hakan ile hukukumuz çok eskiye dayanır ve o da dövülmesiyle benim ilgim olmadığını biliyor ve zaten ben konudan sorumlu tutulmadım” dedi. Ben de kendisine, “Basında öyle yazıldı ve aksi bir durumu Ahmet Hakan da asla belirtmediği için herkesin kafasında o olayla bağlantılı olduğunuz düşüncesi kaldı” dedim. “Yok, Ahmet Hakan gayet iyi biliyor benimle alakası olmadığını. Benim öyle işler yapan çakal taifesiyle işim olmaz” dedi. Hürriyet Gazetesi baskınıyla ilgili olarak ise “Bir gün uğrar bir kahvenizi içerim, o konuyu da önüyle arkasıyla size anlatırım” dedi. Meraklandım. En kısa zamanda kahveye bekliyorum. *************

Ecdadın bahçesine girmek

HEM “Ecdadımıza sahip çıkıyoruz” diyeceksin hem de ecdadın İstanbul’daki en eski eseri olan Topkapı Sarayı’nın çevresi için “imar izni” çıkaracaksın. Neymiş efendim, kontrollü imar olacakmış. Görüyoruz etrafımızdaki “kontrollü imarı”. 2 gün önce Londra’da Kensington Sarayı’nda bir ödül törenindeydim. Önünde koskoca yemyeşil bahçe uzanıyor, şehrin göbeğinde Londra halkına da açık. Yanımdaki biri, “Bizde olsa kalır mıydı burası” dedi. Ben de salak gibi, “Kalırdı herhalde. Sarayın bahçesine de tecavüz edecek halleri yok ya” dedim. Yanılmışım. Ne saray tanıyoruz ne de “sözde” çok sevdiğimiz “ecdat”. Bu tavra bakınca ecdat merakı anlaşılıyor ama ona biz “Ecdadı sevmek” demiyoruz. Ne denildiğini ise yazamayacağım, kusura bakmayın. *************

Lahana turşusu

DENİZ Akkaya dün Instagram’daki hesabında bir moda dergisi için verdiği pozu paylaşmış. Öyle çok açık saçık bir poz değil. Zaten çok açık şeyleri Instagram da kabul etmiyor. Takipçilerinden birileri fotoğrafın altına, “Bugün mübarek cuma, bu fotoğrafı paylaşmaya utanmıyor musun?” gibisinden birtakım zırvalar yazmış. Deniz Akkaya bu fotoğrafı sokaklarda billboard’lara koymuyor. TRT’ye de yayınlatmıyor. Kendine ait bir yerde yayınlıyor. Hem bundan rahatsız olacak kadar muhafazakâr geçineceksin hem de genelde bu tip fotoğraflar paylaşan Deniz Akkaya’nın Instagram sayfasını takip edeceksin. Yesinler sizin “sözde” muhafazakârlığınızı. *************

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

İyi bir sistemi alıp aynen uygulamanın kötü sistemler yaratmaktan daha akıllıca olduğunu anladığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
CHP, beis ve yeis
Köşe Yazıları
CHP, beis ve yeis

Fatih Altaylı

Temmuz 6, 2026

Fikir açıklamama özgürlüğü yok mu!
Köşe Yazıları
Fikir açıklamama özgürlüğü yok mu!

Fatih Altaylı

Temmuz 5, 2026

Deniz Göktaş KKK’na ne dedi
Köşe Yazıları
Deniz Göktaş KKK’na ne dedi

Fatih Altaylı

Temmuz 4, 2026

  • Videolar

Tümü
Yunan metin çevirilerinin bilime katkısı görseli
Dün
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Celal Şengör & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimYunan metin çevirilerinin bilime katkısıShark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 05:01 Solvay Konferansı fotoğrafı 07:11 Solvay Konferansı fotoğrafı bugün çekilebilir mi? 10:36 İrlandalı keşişlerin kopyaladığı eski metinler 13:52 Aristo ve doğa bilimleri 24:32 Hrıstiyanlar nasıl gelişim gösteriyor? 27:53 Modern bilimin başlangıcı 35:44 Galile'den önceki bilim adamları problemleri fark edemediler mi? 38:09 İslam dünyasının geçmiş dönemde bilimde Batı'dan geride kalmasının sebepleri 46:50 Kapanış #işbirliği
Temmuz 5, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Ömürlük koleksiyonu 1,5 yılda yaptım!" görseli
Dün
FatihAltaylı
YouTube
Koleksiyoner Mehmet ÇebiFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Ömürlük koleksiyonu 1,5 yılda yaptım!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:28 Saat koleksiyonu işi nereden çıktı? 19:01 Hangi saat markalarına sahip? 23:53 Koleksiyonerlik pahalı bir iş mi? 29:47 Türk hat sanatı hak ettiği yerde mi? 42:20 Murat Bardakçı'nın "Türk resmini sanattan saymam" cümlesi 51:15 Eserin değerini nasıl belirliyor? 1:05:07 Pandemi döneminde eserlerin fiyatları neden yükseldi? 1:08:36 Çatı Müze işi ne durumda? 1:19:20 Kapanış #işbirliği YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Temmuz 5, 2026
"Ajda Pekkan ve Manifest Kuşağı" görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı & Bedia Ceylan Güzelce"Ajda Pekkan ve Manifest Kuşağı"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:15 Deniz Göktaş'ın stand-up gösterisi 03:27 24 Haziran 2026 Scorpions İstanbul konseri 06:50 Kars'taki Gastronomi Film Festivali 08:36 Dua Lipa'nın evliliği 10:21 Fatih Altaylı evlilik hakkında ne düşünüyor? 13:28 Manifest grubu 17:02 Yaz ayındaki konserler 30:51 Fatih Altaylı'nın yakın tarihteki dünya hakkında düşünceleri 36:18 Christopher Nolan'ın "The Odyssey" filmi 36:40 İstanbul Caz Festivali 37:41 Fatih Altaylı dizi-film izliyor mu? 40:03 Kapanış #işbirliği
Temmuz 2, 2026