İstanbul 10°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazılarıFatihAltaylı
detail banner reklam

Sergilere değil psikiyatrlara git

FatihAltaylı
Köşe Yazısı

Fatih Altaylı

Ekim 27, 2017

Sergilere değil psikiyatrlara git

AR edip susacağına, arsızlık edip “Kesin tıraşı, inceden uzayın” diyor. Bir sergide sergilenen sanat eserlerine “küfretme” özgürlüğünü korumak istiyor. Kendisinin herkese ve her şeye “tıraş yapma hakkı var”, ama başkası “Bu tıraş iyi olmamış” deyince “Uzayın”. Benim boyum 1.90 yavrucuğum, uzamak sana yakışır ama bu yaştan sonra uzayamazsın, bu yaştan sonra sınıf atlayamayacağın gibi. “Ben istediğimi söylerim, size ne?” diyor. Sen sanata, sanatçıya hakaret edip hedef göstermemiş gibi yaparak hedef gösterirsen, senden bir tık aşağıda bir kültüre sahip olanlar da gider o sergiyi basar evladım, bu mu istediğin. Şaptan şeker olmaz, şeker kutusuna koysan da olmaz, şeker kutusuna koyulan şap kendini şeker zannetse, hatta birilerine şeker olduğunu yuttursa da olmaz. Senden de olmaz ve zaten sen de bunun farkındasın. O yüzden de diyebileceğin tek şey, “Penislerin karşısında el pençe divan mı duracağız?” olur. Vallahi hangi cinsel organın karşısında el pençe divan duracağına biz karışamayız ama koskoca bir heykele bakıp orada sadece penisi görmeye çabalıyorsan, sana tavsiyem sergilere değil, psikiyatrlara gitmen olacaktır. Biz sana “Beğenmelisin” demedik. “Hakaret edemezsin” dedik. Nasıl ki birtakım gazeteci müsveddelerinin sana, fikirlerine hakaret etmesinden hoşlanmıyorsan, sen de bir sanatçıyı, bir sergiyi, bir eseri hakaretlerle aşağılayamazsın, hedef gösteremezsin. Dediğimiz bu. Zorla sergilere git, karşısında el pençe divan dur diyen yok. Ama hem sınıf atlama hevesinle her yere koşacaksın, kendini göstermeye çalışacaksın hem de dönüp hakaret edeceksin. Sonra da bunu eleştirince “İkile, uza” diyeceksin. Aslına bakarsan, sana da boşuna kızıyoruz. Aslında kızdığımız tavrın değil. Bu tavırdan çok var. Kimi içine tükürür sanatın, kimi basar, kırar döker. Aynı kültürün ürünüsünüz hepiniz. Benim kızdığım, olmadığın bir şey gibi görünme çaban ve bunu iki kadeh şarap kadar ucuza ve kolaya mal etmeye çalışman. Bu nedenle bizim bir yere uzayacağımız falan yok. Ama sen istediğin zaman hâlâ aklının ve kafa dengi arkadaşlarının kaldığı mahallene geri uzayabilirsin. Hem İsa’ya hem Musa’ya aynı anda yaranamayacağını öğrenmiş olarak. **************

GAGALAMAK

ADAMIN biri Picasso’nun yanına gider ve şöyle der: - Renkleri karıştırmaktan ve iç içe geçmiş çizgiler yapmaktan başka bir yeteneğin yok gibi geliyor bana... Picasso fırçasını alır ve yere bir buğday tanesi çizer. Çizim o kadar gerçekçidir ki bir tavuk yemek için gagalamaya başlar. Gördüğü manzaradan şaşkına dönen adam, Picasso’ya dönerek şunu der: - Bu kadar mükemmel resim yapabiliyorken niçin bu garip resimleri yapmakta ısrar ediyorsunuz? Picasso’nun yanıtı Ahmet’i bile kendine getirecek kadar güzeldir: - Çünkü ben tavuklar için resim yapmıyorum. **************

HATADAN DÖNMEK ELEŞTİRİLMEZ

OKURLAR birkaç gündür mail ya da sosyal medya yoluyla mesaj gönderip “Irak Devlet Başkanı İbadi’ye ağzımıza gelen hakareti edip şimdi karşılıklı oturup fikir birliği yapmamızla ilgili bir eleştiride bulunmayacak mısın?” diye soruyorlar. Hayır efendim, bulunmayacağım. Çünkü bana göre yanlış olan, komşu veya değil bir ülkenin cumhurbaşkanına, başbakanına hakaret etmektir. Daha kötüsü ise bunu bir kan davası haline getirmektir. Böyle düşünürken, nasıl olur da bunun tersini eleştiririm? Yapılan son derece doğrudur. Bölgesel sorunları da küresel sorunları da birbirimize hakaret ederek değil, oturup konuşarak çözebiliriz. Önemli olan ise konuşmak için oturduğun zaman hem ekonomik hem askeri hem de siyasi olarak güçlü olmaktır. Ülkeler arası meseleler kan davasına dönüştürülerek çözülmez. Yapılan sonuna kadar doğrudur. Schröder’in aracılığıyla veya değil, tutuklu Alman vatandaşı sanıkların tutuklu olmadan yargılanmasını sağlamak da doğru adımdır, aynı şeyi Büyükada toplantısı nedeniyle tutuklanan Af Örgütü yöneticileri için yapmak da doğrudur. Bu adımlar eleştirilmez. Hatada ısrar etmemenin eleştirilecek yönü yoktur.

**************

900 CİHATÇIYI TAKİP EDİYOR MUYUZ? 

ABD merkezli Soufan Center adlı kuruluş, Suriye ve Irak’ta uğradığı yenilginin ardından 5 bin 600 kadar IŞİD militanının ülkelerine geri döndüğünü belirten bir rapor yayınlamış. En fazla cihadist, geldikleri Rusya’ya geri dönmüş. Cihadistlerin geri döndüğü ülkeler arasında Türkiye 3. sırada. Türkiye’ye de 900 kadar IŞİD militanı dönüş yapmış. Ve bu kişiler ellerini kollarını sallayarak Türkiye’ye gelmiş. Soufan Center, bu kişilerin döndükleri ülkeler için de birer tehdit unsuru olduğunu belirtiyor ve Türkiye’nin IŞİD’e katılım olan ülkeler arasında zaten 7. sırada bulunduğunu aktarıyor. Benim merak ettiğim ise dönen bu 900 IŞİD militanının Türkiye’de bir kayıtlarının tutulup tutulmadığı ve takibe alınıp alınmadığı. Eğer gerçekten ellerini kollarını sallayarak geldilerse, ellerini kollarını sallayarak ülkeyi kana boğabilirler. **************

YUNANİSTAN ALIRKEN İYİ DE!

NATO’dan yine terbiyesiz bir açıklama geldi. “S-400’leri alırsanız NATO üyeliğinizi tartışmaya açmış olursunuz.” Birkaç hafta önce sorduğum soruyu bir kez daha yineleyeyim: “Yunanistan Rus yapımı S-300 füzelerini öyle veya böyle alır ve NATO üyesi Türkiye’nin karşısına dikerken gıkınız çıkmıyor da, sınırları ateş hattı olan Türkiye S-400 alınca mı size batıyor?”

**************

TARAFTAR GRUPLARI VE YÖNETİMLER

TARAFTAR grubu Ultraslan yöneticileri, ne demekse, tribün şovunun FETÖ bağlantılı olduğu iddiaları üzerine gidip ifade vermişler. İyi de, o stat Ultraslan’ın malı değil. Onlara o izni kimin verdiği de araştırılsa ve kulüp yönetimleri ile taraftar grupları arasındaki “pis” ilişkiler ortaya çıkarılsa daha iyi olmaz mı? O pankart ve gösteri FETÖ bağlantılı değildir muhtemelen ama ne idüğü belirsiz, kimin sızabileceği tartışmalı, para peşindeki taraftar gruplarının yarın öbür gün kulüplerimizin başına ne belalar açabileceğini kestirebilir miyiz? **************

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

İnanmayı değil düşünmeyi öğretmenin toplumları ileri götürdüğünü anladığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

FatihAltaylı
  • Geçmiş yazılar

TümüFatihAltaylı
217
Köşe Yazıları
217

Fatih Altaylı

Şubat 20, 2026

Mevzu bahis
Köşe Yazıları
Mevzu bahis

Fatih Altaylı

Şubat 19, 2026

Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı
Köşe Yazıları
Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı

Fatih Altaylı

Şubat 18, 2026

  • Videolar

TümüFatihAltaylı
"İnsanın kendini izlemesi kolay değil" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Ayça Bingöl"İnsanın kendini izlemesi kolay değil"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:43 Setlerdeki çalışma koşulları ve kendisinin yaptığı işlere ara vermesi 02:48 Üniversitede kimya bölümünden oyunculuğa geçişi 05:31 Çocuklarında sanata dair ilgi ve istek görüyor mu? 09:00 Tiyatroda seyirci bazında nasıl değişimler var? 10:51 Pandemi sonrası tiyatrodaki değişimler? 12:54 Beyaz Tavşan Kırmızı Tavşan oyunu 15:40 Oyunlardan önce yaptığı bir şey var mı? 16:54 Cici filmi 18:09 Kendi oynadığı dizileri izleyebiliyor mu? 18:44 Oynayacağı dizi veya filmleri seçerken nelere bakıyor? 20:32 "Öyle Bir Geçer Zaman ki" dizisi hayatında neleri değiştirdi? 21:47 Sanat ile ilgilenen insanlara tavsiyeleri neler? 26:16 Teknoloji ile ilişkisi nasıl? 28:02 Tek kelimelik soru-cevap
Şubat 13, 2026
"Sanatçının bitti demesi zor" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Zekiye Sarıkartal"Sanatçının bitti demesi zor"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:12 Bir günü nasıl geçiyor? 01:45 Yönünü sanata nasıl çevirdi? 12:01 Öğrencilerine hep neyi anlattı? 16:42 Soru-Cevap 17:56 Kapanış
Şubat 6, 2026
"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Nilgün Öneş"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:10 Süper Baba hikayesi nasıl başladı? 02:14 Kendi görsel dünyasını nasıl geliştirdi? 04:37 Geçmişten günümüze senaryolarda yazılan hikayelerde ne gibi değişiklikler oldu? 07:14 "Ağlamak Yok" kitabı 09:13 Uzun yazılan senaryolar ve hikayeleri insanlara ne katıyor? 11:33 Günümüzde senaryolardaki hikayelerde nasıl değişimler oldu? 13:02 Senaryo yazarken unutamadığı anıları var mı? 15:05 İyi bir senaryo yazarı nasıl çalışır? 18:06 Belirli bir dönemin ya da bir olayın hikayesini yazmak ister miydi? 19:18 "Ayrılık da Sevdaya Dahil" dizisi 23:50 Önümüzdeki süreçte planları neler? 24:29 Senaryo yazarı olarak yapay zekadan faydalanabiliyor mu? 27:12 Sinemada büyük ve uzun hikaye anlatım dönemi bitiyor mu? 28:50 Tek kelimelik soru-cevap 30:32 Kapanış
Ocak 30, 2026