İstanbul 16°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Yerli otomobili kurulmadan halka açın

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Kasım 5, 2017

Yerli otomobili kurulmadan halka açın

MUHTEMELEN farkındasınız, Türkiye’nin “yerli” otomobil ve yerli “Türk otomobil markası” yaratma girişimi, beni epeyce heyecanlandırmış vaziyette. Yapılması planlanan otomobil patlamalı motorlu bir otomobil olsaydı emin olun umurumda olmazdı. Hatta “Boşuna uğraşmayın” diye yazardım buradan. Ancak geliştirilmesi planlanan aracın elektrikli olması, heyecan verici. Hiç kuşkusuz ki dünya istese de istemese de bu yöne doğru gidecek. Bizim de o yöne gitmemiz şarttı ve öyle olacak. İki prototip, üç-beş çizime aldanıp “Modeller hazır” diyenlere de katılacak değilim. O “Modeller hazır” dediklerinizden, ben her televizyon programında en az iki tane çiziyorum. Yoğunlaşılması gereken alan modeller değil. O işin en kolay kısmı. Asıl mesele “enerjiyi saklama” alanında çalışmak. Yani batarya teknolojisi. Bu konuda Çin’le işbirliği yapmak en mantıklısı gibi görünüyor. Araştırma üniversitelerimize de bu konuda “görevler” verilmeli. Yüksek verimlilikli elektrik motorları üzerinde çalışılmalı. Enerji saklamakta da kullanılabilecek şasi teknolojileri geliştirmek için mühendislik grupları oluşturulmalı. 5 babayiğitten daha çok, bu gibi teknolojiyi geliştirmeye yönelik küçük şirketler desteklenmeli. Ana şirket, bu teknolojileri buralarda geliştirecek teknolojilerden satın almalı. Otonomi konusunda yazılım şirketleri desteklenmeli. Google, Apple gibi bilinen veya bilinmeyen şirketler ve otonomik araç konusunda çalışmaları olan firmalarla işbirliği imkânları zorlanmalı. Otomotivde gelişmenin tek bir büyük şirketle değil, ana şirketi destekleyen küçük araştırma şirketleriyle olabileceği ve ana şirketin asıl görevinin bunları motive etmek ve yönlendirmek olduğu unutulmamalı. Ve bu işi yapacak şirket “halkın” olmalı. Bu işi yapmak için oluşturulacak şirket, kuruluş aşamasında “halka açık bir ortaklık” olarak kurulmalı. Şirketin en az yüzde 50’si halka açık olurken, geri kalan yüzde 50 babayiğitler arasında paylaşılmalı. Bu işe inanan her Türk vatandaşı, bu şirketin hissedarı olmalı. **************

UNUTTURAMAZ SENİ HİÇBİR ŞEY 

ALKOLLÜ bir biçimde ve aşırı süratle kullandığı otomobille yaptığı kaza sonucu 3 kişilik bir ailenin yok olmasına yol açan Emrah Serbes isimli vatandaşımız, cezaevinde mutlu olduğunu ima etmiş, cezasını çekmek istediğini belirtmiş ve eklemiş: “Beni unutsunlar.” Peki bunu nerede söylemiş? Bir röportajda. Unutulmayı isteyen biri için ilginç bir tercih, değişik bir yol. Türkiye’nin en çok satan gazetelerinden birine sayfa sayfa röportaj vereceksin... Bir sürü irikıyım ama içi boş laf edeceksin... Sonra da “Beni unutsunlar” diye bitireceksin. Vallahi bravo. Bu röportaj daha çok şarkı sözüne benziyor: “Unutma beni, unutama beni” gibi...

**************

İKİ KAZA, İKİ TAVIR

BİR polis memurunun şehit düşmesine neden olduğu kaza sonrası Rüzgar Çetin’in peşine düşen Türk medyası, ne hikmetse Emrah Serbes’in cinayet gibi kazasına son derece mesafeli duruyor. Sakın yanlış anlamayın, Rüzgar Çetin’e haksızlık yapıldı, peşine düşülmeseydi falan demiyorum. Ama Rüzgar Çetin kadar hatalı olan ve eyleminin sonucunda bir aileyi ortadan kaldıran Emrah Serbes, medyamızın taarruzuna pek de maruz kalmıyor gibi. Acaba daha entel havaları atan bir çevreye yakın olduğu için mi? Kendince bir siyasal duruşu varmış gibi yaptığı için mi? Niye? Merak ediyorum gerçekten.

**************

BİZİM POLİTİKAMIZ NE, BİLEN VAR MI? 

TÜRKİYE, Ortadoğu başta olmak üzere çıkar alanı olarak gördüğü coğrafyalarda sürekli çeşitli hamleler yapıyor. Bazen müttefikleriyle tartışıyor, bazen yeni ittifaklar kurmaya çalışıyor, dün dost olduğuyla yarın düşman, dün düşman gördüğüyle ertesi gün dost olabiliyor. Dış politikada bunların hepsi mümkün ve doğru veya yanlış yapılıyor demek için zaman geçmesi gereken konular. Bunlardan bir rahatsızlık duyduğum yok. Beni rahatsız eden ise Türkiye’nin uyguladığı politikaların genelde “tepkisel” oluşu. Yani bir durum oluşuyor ve Türkiye buna bir tepki vererek politika uyguluyor. Mesela, Barzani’yle derin bir işbirliği yapıyoruz, bir ülke kurmasına yadım ediyoruz. Gidişatın sonu bağımsızlık, açıkça belli ama biz desteğe devam ediyoruz, sanki bağımsız bir Kürdistan’ı istermiş gibi davranıyoruz. Olabilir, isteyebilir, çıkarlarımıza uygun görebiliriz, buna da itirazım yok. Ama sonra Barzani bağımsızlık girişiminde bulununca, bu kez en sert tepkiyi gösteriyor, dönüp Irak hükümetiyle işbirliği yapıyoruz. Ya da yıllarca Esad’ı destekliyor, sonra Esad’la kavgada en ön sıraya geçmek için uğraşıyoruz. Buna da bir itirazım yok, olabilir. Ben sadece bir şeyi merak ediyorum. Türkiye’nin önümüzdeki 5 yıl, 10 yıl, 30 yıl için bir Ortadoğu planı, bir Avrupa planı var mı? Nasıl bir Ortadoğu görmek istiyoruz, Avrupa’yla nasıl bir ilişki tasavvurumuz var. Yoksa bütün politikamızı başkalarının politikalarında işimize gelmeyenleri engellemek olarak mı inşa ettik. **************

SERSERİ MAYINLAR ÜLKESİ 

TÜRKİYE nereye koşturuluyor merak ediyorum. Bir lümpenlik cehennemine mi? Gazeteci ve yazar Sabahattin Önkibar, bir kitap fuarında, imza gününde bir grubun saldırısına uğruyor. Kendisini üç-beş görmüşlüğüm ya vardır ya yoktur. Bir dönem, bir cemaat (FETÖ değil) gazetesinde yazarlık ve galiba yöneticilik yapardı. Sonra aralarına kara kedi girdi. Önkibar farklı bir çizgiye geçti. Ne önceki çizgisini beğenirdim ne sonraki çizgisinin hastası oldum. Ben şunu bilirim, bir yazara verilebilecek en büyük ceza o yazarı okumamak, o yazarı ciddiye almamaktır. Eğer Önkibar’ı veya herhangi bir yazarı sevmiyorsanız, beğenmiyorsanız, fikirlerini yanlış buluyorsanız, güvenilir bulmuyorsanız ve kendisini cezalandırmak istiyorsanız, yapabileceğiniz en sert hareket o yazarı okumamaktır. Bundan bir fazlası, medeni bir ülkede olmaz. Bir yandan “medeniyet” toplantıları yapıp öte yandan böyle saldırılara izin vermek ya da hoşgörmek tutarlı bir hareket de değildir. Böyle bir hoşgörünün sonucu, Türkiye’yi herkes için güvensiz bir hale getirecek serseri mayınlar ülkesine dönüştürmektir. **************

İLGİLENMİYORUM

İSTİFA ettirilen belediye başkanlarının yerine kimlerin seçileceğiyle ilgili haberlere dönüp bakmıyorum bile. Tamamen zaman kaybı. Kimi seçerlerse seçsinler, benim için zerre kıymeti yok. Yarın bir hareketle yerini terk edecek birinin kim olduğu beni zerre ilgilendirmiyor. *************

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Fikirlerini değiştirenlerin değil, ilkelerini sürekli değiştirenlerin tehlikeli olduğunu anladığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Golü ye, tehlikeyi atlat
Köşe Yazıları
Golü ye, tehlikeyi atlat

Fatih Altaylı

Mayıs 22, 2026

Dostu olmayan adam
Köşe Yazıları
Dostu olmayan adam

Fatih Altaylı

Mayıs 21, 2026

Hiçbir şey yeni değil
Köşe Yazıları
Hiçbir şey yeni değil

Fatih Altaylı

Mayıs 20, 2026

  • Videolar

Tümü
"Atatürk'ü anlamak için tek kitap yeterli değil!" görseli
3 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı - Teke Tek Kitap"Atatürk'ü anlamak için tek kitap yeterli değil!"Kitapyurdu: https://www.kitapyurdu.com/?srsltid=AfmBOorlol9UhdW5ABYzEMpGL1N1tYeOW-RfhiwgTMoyO3DNHb2uF-Z6 🔎 Teke Tek Kitap’ta her ay farklı kitapları mercek altına alıyor, yazarlarını, konularını ve tartışmaya açtıkları meseleleri konuşuyoruz. 00:00 Giriş 03:27 Atatürk hakkındaki kitaplar 05:52 Lord Kinross'un "Atatürk" kitabı 11:13 Nutuk 12:38 Afet İnan'ın "Atatürk hakkında hatıralar ve belgeler" kitabı 20:25 Edward Casey "Mekânın kaderi" kitabı 21:26 Turan Farajova'nın "İstanbul Apartmanları" kitabı 24:21 Fabio Grassi'nin "Atatürk" kitabı 26:07 Ahmet Kuru'nun "İslam" kitabı 34:29 19 Mayıs 36:56 Şiir kitapları 39:12 Kapanış #işbirliği
Mayıs 19, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: “Ticarette başarısız olduğum için tiyatrocu oldum” görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Alper KulFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: “Ticarette başarısız olduğum için tiyatrocu oldum”Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:22 Trabzonlu olması 05:10 Amerika'da neden tiyatro okumaya gitti? 07:34 Boş vakitlerinde hammallık mı yapıyordu? 11:23 Ferzan Özpetek'le Hamam filmindeki rolü neydi? 13:00 BKM'nin kuruluşundan beri orada mı? 19:50 Oynadığı diziler neler? 23:49 Askerlik anıları 29:00 Güldür Güldür'de oynamak yorucu değil mi? 33:53 Güldür Güldür'den neden ayrıldı? 35:33 Barselo oyunu nedir? 38:15 En sevdiği branş hangisi? 39:38 Çocuklarının isimleri 40:27 “Erkekler kendini ifade etmekte zorlanıyor” cümlesi 43:43 Evlilik nasıl gidiyor? 48:21 Ticari girişimlerindeki başarısı? 1:00:11 Şu anda olan oyunları neler? 1:01:09 Ortam sanatçı açısından zorlayıcı mı? 1:04:03 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Mayıs 17, 2026
Hantavirüs, Covid-19’dan daha büyük tehlike mi? görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Önder Ergönül & Fatih AltaylıHantavirüs, Covid-19’dan daha büyük tehlike mi?Espresso, cold brew, filtre kahve; tek cihazda. Ninja Luxe Café Premier'ı keşfedin: https://www.sharkninja.com.tr/collections/ozel-fiyatlar?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_April26 https://www.sharkninja.com.tr/products/ninja-luxe-cafe-premier-espresso-makinesi-es601eu?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_kahve_makinesi_April26 Shark PowerDetect Clean&Empty ile güçlü algılama ve Auto-Empty sistemiyle toza temas etmeden hijyenik temizliği keşfedin: https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-powerdetect-clean-empty-sarjli-dikey-supurge-gold-ip3251eut?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_supurge_April26 #işbirliği 00:00 Giriş 04:08 Hantavirüs nedir? 08:22 Hantavirüs türleri 10:29 Hantavirüs yayılan gemideki ilk vakalar ve dünyadaki geçmişi 24:01 Türkiye'deki hantavirüs vakaları 27:22 Hantavirüsün belirtileri 31:49 Kırım Kongo Kanamalı Ateşi 37:58 Hantavirüs yayılan gemideki insanların karantinaya alınması gerekiyor mu? 39:26 Bu gemideki hantavirüs solunum yolu ile mi yayılıyor? 40:26 Dünya Sağlık Örgütü gemideki insanların durumlarını tek tek takip ediyor mu? 41:38 Koç Üniversitesi'ndeki çalışmaları nasıl gidiyor? 44:38 Hantavirüs ismi nereden geliyor? 45:33 Önümüzdeki dönemlerde korkmamız gereken yeni virüsler olacak mı? 46:27 Grip ve zatürre aşıları 47:46 Aşıların kalp krizi yapma riskleri var mı? 51:03 Kapanış
Mayıs 17, 2026