İstanbul 10°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazılarıFatihAltaylı
detail banner reklam

Biz O’nu hep sevdik

FatihAltaylı
Köşe Yazısı

Fatih Altaylı

Kasım 10, 2017

Biz O’nu hep sevdik

BUGÜN 10 Kasım. Bu ülkeyi kuran, herkesin sahip olduğu her şeyi borçlu olduğu adamın bizi kederimiz ve kaderimizle baş başa bırakıp gittiği gün. Bize elinden geldiğince parlak bir gelecek çizmek için varını yoğunu ortaya koyan adamdan yoksun kaldığımız gün. Çok şükür biz o adamın değerini sonradan anlayanlardan olmadık. Biz O’nun değerini bilerek büyüdük. Doğduğumuz günden itibaren evde, gittiğimiz günden itibaren okulda bize O’nun yaptıkları anlatıldı. Biraz aklı olan zaten yaptıklarını görünce büyüklüğünü anlardı. Benim büyüdüğüm ortamda Cumhuriyet Bayramlarında, 30 Ağustos’larda O’nun yaptıklarına duyduğumuz heyecandan, 10 Kasım’larda yoksunluğundan duyduğumuz üzüntüden ağlardık. Dedelerim, anneannem, babaannem, babam, annem, hepsi bize her şeyimizi O’na borçlu olduğumuzu anlattılar. Dedem, Atatürk’e laf eden siyasetçileri duyduğu zaman bir küfür savurur, “Osmanlı kalsa sarayın kapısının önünden geçirilmeyecek adamlar Atatürk sayesinde oturdukları koltuktan Atatürk’e sövüyorlar. Buna arsızlık da değil hayâsızlık denir” derdi. O’nun getirdiği Cumhuriyet sayesinde bu ülkenin çobanının bile önünde sınırsız ufuklar açılmıştı. Bunu kimi bizim gibi doğduğu gün öğrendi, kimi sonradan anladı. Önemli olan anlaşılmış olması. Gerisi boş, hikâye. Kimseyi, “Sen dün Atatürk’ü sevmezdin” diye kızacak, eleştirecek değiliz. Önemli olan anlaması. Eminim ki O’nun ne yapmak istediğini herkes anlayıp o doğrultuda yürümeye başlayınca Türkiye’nin bugün sorun dediği şeylerin tamamı çok hızlı biçimde ortadan kalkacaktır. Büyük kişiliği önünde saygıyla eğilirken, içimden “Geri geleceğini bilsem canımı verirdim” demek geliyor. Bunu diyecek milyonlar var bu ülkede ve bu ülke bugün hâlâ bu yüzden ayakta.

**************

HERKES KENDİ PAYINA DÜŞENİ ALMALI

ESKİ Cumhurbaşkanlarından Abdullah Gül, Türkiye’nin dış politikasını yönlendirenleri ince ince eleştirmiş, ince ince ama oldukça ağır konuşmuş. Bahçeşehir Üniversitesi’nde yaptığı konuşmada dış politikadaki hataları anlatmış ve her şeyi komplo teorilerine ve dış güçlere bağlamayı eleştirerek, “Peki o liderlerin, o yöneticilerin hiç mi aklı yokmuş?” demiş. Gül’ün dış politikadaki hassasiyetini ve dış politikada hatadan kaçınmanın önemini iyi bildiğini daha önce de yazdım. Yazdım ama şunu da söylemesem içimde kalır. Türkiye’nin bugün dış politikası nedeniyle içine düştüğü durumun önde gelen sorumlularından birinin, hatta birincisinin Ahmet Davutoğlu olduğunu bilmeyenimiz, kabul etmeyenimiz yok gibi. Davutoğlu’nun öğrencileri ve takipçileri bile bu hataları sıralamaktan imtina etmiyorlar. İyi de Davutoğlu’nu bu hataları yaparak Türkiye’yi sıkıntıya sokabileceği bir konuma kim getirdi Sevgili Abdullah Bey! 2003 yılında 1 Mart tezkeresi öncesi Ankara’da gazete yöneticileriyle birlikte olduğunuz yemekte yanınızda “Başbakanlık Dış Politika Başdanışmanı” olarak oturan Sayın Davutoğlu ile benim yaptığım tartışmayı herhalde anımsıyorsunuzdur! Davutoğlu Türkiye’nin Ortadoğu’da izleyeceği politikayı anlatırken benim yüksek sesle itiraz ettiğimi, hatta bir ara kendisi ile tartışmaya girdiğimi ve “Ahmet Bey, bu politikayı izlersek Ortadoğu felaket bir hale gelir ve Türkiye ile ABD karşı karşıya kalır. Bir Türk-Amerikan çatışması patlak verir” dediğimi herhalde hatırlıyorsunuzdur! Ahmet Davutoğlu fikir cimnastikleriyle saygın ve değerli akademik bir çalışma yürütmüş olabilir ama Türkiye ve Ortadoğu’nun akademik çalışmanın test sahası haline getirilmesinde, kendisini o konuma getirenlerin hiç mi hatası yoktur Abdullah Bey? Sizi 1990’ların başından beri tanırım, çok severim, çok da saygı duyarım Abdullah Bey. Ama burada kendi payınıza düşeni de unutmayın lütfen.

**************

YOK ARTIK, CAM FİLMİ DE Mİ! 

YEMİN ederim bu ülkede en acıdığım kişi Cumhurbaşkanı Erdoğan. Türkiye’nin dört yanı, içi dışı sorunlar yumağı olmuş, Cumhurbaşkanı bir yandan ABD’yle, bir yandan Rusya’yla, bir yandan Irak’la ve Suriye’yle, bir yandan da İran’la uğraşıyor. AB ülkeleriyle uğraşması zaten başlı başına bir mesele. Ekonomi, dolar, faiz, enflasyon desen ondan soruluyor. Büyük yatırımlar ondan soruluyor. Enerji işleri ondan soruluyor. Uydu, füze, yerli otomobil, Elon Musk onun işi. Partiyi yeniden toparlamak, oy oranını yükseltmek, belediye başkanları, yerel yönetimler, genel yönetimler ondan soruluyor. Tüm bunlar yetmezmiş gibi bir de “cam filmi” ondan sorulur oldu. Ayıptır yahu. Bu cam filmi yasağının saçma sapan bir hale geldiğini, bir gün serbest bırakıp öbür gün yeniden yasaklamanın vatandaşın tepesini attırdığını gören bir tek Allah’ın kulu yok da, bunu da mı Cumhurbaşkanı halledecek? Bunca bakan, bunca bürokrat ne işe yarar!

**************

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

“Yapalım”ın anlamı “Birisi yapsın” olmadığı zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

FatihAltaylı
  • Geçmiş yazılar

TümüFatihAltaylı
217
Köşe Yazıları
217

Fatih Altaylı

Şubat 20, 2026

Mevzu bahis
Köşe Yazıları
Mevzu bahis

Fatih Altaylı

Şubat 19, 2026

Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı
Köşe Yazıları
Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı

Fatih Altaylı

Şubat 18, 2026

  • Videolar

TümüFatihAltaylı
"İnsanın kendini izlemesi kolay değil" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Ayça Bingöl"İnsanın kendini izlemesi kolay değil"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:43 Setlerdeki çalışma koşulları ve kendisinin yaptığı işlere ara vermesi 02:48 Üniversitede kimya bölümünden oyunculuğa geçişi 05:31 Çocuklarında sanata dair ilgi ve istek görüyor mu? 09:00 Tiyatroda seyirci bazında nasıl değişimler var? 10:51 Pandemi sonrası tiyatrodaki değişimler? 12:54 Beyaz Tavşan Kırmızı Tavşan oyunu 15:40 Oyunlardan önce yaptığı bir şey var mı? 16:54 Cici filmi 18:09 Kendi oynadığı dizileri izleyebiliyor mu? 18:44 Oynayacağı dizi veya filmleri seçerken nelere bakıyor? 20:32 "Öyle Bir Geçer Zaman ki" dizisi hayatında neleri değiştirdi? 21:47 Sanat ile ilgilenen insanlara tavsiyeleri neler? 26:16 Teknoloji ile ilişkisi nasıl? 28:02 Tek kelimelik soru-cevap
Şubat 13, 2026
"Sanatçının bitti demesi zor" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Zekiye Sarıkartal"Sanatçının bitti demesi zor"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:12 Bir günü nasıl geçiyor? 01:45 Yönünü sanata nasıl çevirdi? 12:01 Öğrencilerine hep neyi anlattı? 16:42 Soru-Cevap 17:56 Kapanış
Şubat 6, 2026
"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Nilgün Öneş"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:10 Süper Baba hikayesi nasıl başladı? 02:14 Kendi görsel dünyasını nasıl geliştirdi? 04:37 Geçmişten günümüze senaryolarda yazılan hikayelerde ne gibi değişiklikler oldu? 07:14 "Ağlamak Yok" kitabı 09:13 Uzun yazılan senaryolar ve hikayeleri insanlara ne katıyor? 11:33 Günümüzde senaryolardaki hikayelerde nasıl değişimler oldu? 13:02 Senaryo yazarken unutamadığı anıları var mı? 15:05 İyi bir senaryo yazarı nasıl çalışır? 18:06 Belirli bir dönemin ya da bir olayın hikayesini yazmak ister miydi? 19:18 "Ayrılık da Sevdaya Dahil" dizisi 23:50 Önümüzdeki süreçte planları neler? 24:29 Senaryo yazarı olarak yapay zekadan faydalanabiliyor mu? 27:12 Sinemada büyük ve uzun hikaye anlatım dönemi bitiyor mu? 28:50 Tek kelimelik soru-cevap 30:32 Kapanış
Ocak 30, 2026