İstanbul 15°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Japonların süper sporu 500 bin Euro’luk Honda NSX

Otomobil Yazıları

Fatih Altaylı

Kasım 19, 2017

Japonların süper sporu 500 bin Euro’luk Honda NSX

Amerika Birleşik Devletleri’nde Acura NSX, dünyanın geri kalanında Honda NSX olarak 1990’da sahneye çıktığı zaman, muhtemelen zamanının “En gelişmiş” spor otomobiliydi. Dönemi için son derece ilerici teknolojiler içeren otomobilin gövdesi alüminyum, süspansiyon bağlantıları titanyum, 3 silindirli 3 litrelik motoru da alüminyumdan yapılmıştı. Şasi ve gövdenin geliştirilmesinde efsanevi yarışçı Aryton Senna’nın büyük payı vardı ve muhteşem bir otomobildi. Ferrari 348’le piyasadaydı, Lamborghini can çekişiyordu, Porsche ise henüz teknolojisini değiştirmemiş, hava soğutmalı motorlarıyla durumu idare ediyordu. NSX tam bir devrimdi. 1990’ların ortasında ABD’de kullanma imkânı bulduğum otomobilin verdiği sürüş keyfi inanılmazdı. F-16 savaş uçaklarından esinlenerek yapılmış kokpit muazzamdı. Yol tutuş özellikleri tüm rakiplerinin ötesindeydi. 270 beygirlik motor, düşük torkuna rağmen iyi bir performans veriyordu. NSX o günlerde spor otomobil dünyasının muhtemelen en keyiflisi, en sürülebilir olanıydı. Ferrari 348, 512 ve 512M ile elbette ki yine kraldı, ama NSX günlük kullanıma uygun ve Ferrari’ye oranla çok daha rahat ve sürülebilir bir otomobil olarak “rüya otomobildi”. Honda bu muhteşem aracı 15 yıl süreyle, 2005 yılına kadar üretimde tuttu. 90’ların sonunda 3 litrelik motorun yerini 3.2 litrelik yeni bir versiyon alsa da otomobil temelde aynı kaldı. Sonrasında da sahneden çekildi.

Aradan tam 11 yıl geçtikten sonra, NSX yeniden doğdu. Hem de muhteşem bir görünümle. Hakan Özenen arayıp, “Bu hafta bir NSX gelecek” deyince inanamadım. Bu kadar önemli bir otomobilin Türkiye’de test sürüşlerine tahsis edilmesi Honda’nın özgüvenini gösteriyordu. Ve NSX kapıya geldiği zaman, “yakışıklılığına” hasta olmamak elimde değildi. Son derece şık, iddialı ve sportif bir görünümü vardı. Eski NSX’e oranla çok daha sportif ve ilerici görünüyordu. Kırmızı renk muhteşem, alaşım jantlar ise şimdiye kadar gördüğüm jantların en güzeliydi. Kırmızı gövde üzerinde karbon tavan, geniş ön cam, son dönemin trendlerine uygun olarak arkadaki motoru gösteren cam arka kaput, geniş hava girişleri ve dört bir taraftaki aerodinamik detaylar harikaydı. Genel hatlar olarak Audi R8’e, arkadan görünüm olarak Chevrolet Corvette’e, iç dizayn olarak yer yer Audi R8, yer yer McLaren’e benzeyen noktalar vardı ama bir bütün olarak yine de harikaydı. Honda NSX’in arka kaputunun altında ise şahane bir 3.5 litrelik 6 silindirli motor yer alıyordu. Dışardan bakınca fazla bir şeyi gözükmese de, içerde “bir şeylerin” saklandığı belliydi ve motoru çalıştırdığınız anda o bir şeylerin homurtusu keyif veriyordu. Bu homurtunun kaynağı Honda’nın geliştirdiği V6’ydı. 3.5 litrelik çift turbo motor 500 beygir güç üretiyordu ama otomobilin gücü bununla sınırlı değildi. Önde iki, arkada ise 1 adet elektrik motoru da NSX’e ekstradan 81 beygirlik güç veriyor, toplam gücü 581 beygire yükseltiyordu. NSX’in 3 sürüş seçeneğinden “Quiet” yani sessizi seçmeniz halinde, otomobil fırsat bulduğu her an elektrik gücüyle ilerliyor. Ancak önceki hafta yazdığım Porsche’ninki gibi bir hibrit beklemeyin, çünkü zayıf aküler hızlı boşalıyordu. İyi tarafı ise yine hızlı şarj olmasıydı akülerin. Sürüş modunu Sport’ta tutarsanız, yine elektrik gücü kullansa da genelde benzinli motor devrede oluyor ve otomobil daha bir spor otomobil haline geliyordu.

BASİT HATALARI VAR NSX sürüş özellikleriyle bana Audi R8’i anımsattı. Neredeyse ikiz diyeceğimiz kadar benzer bir hissi var. Ancak Honda çok büyük bir hata yapmış ve bu otomobili ABD’de üretmiş. Niye mi? Her Amerikan üretimi otomobil gibi çok ciddi kalite sorunları var. Yan camlardan içeri hafif de olsa su sızdırıyor. Sağ kapı fitili yerinden çıkıp durdu. Arka kaputtan içeri su giriyor ve motor kapağında buhar oluyor. Ve en olmayacağı, yepyeni otomobil arka sağ stop lambası içine nem alıyor. Açıkçası 500 bin Euro fiyat etiketi olan bir otomobil için kabul edilemeyecek şeyler.

Otomobil firmalarının her yıl düzenli olarak hazırladığı bir endeks vardır. Bu endekste kilometre başına en az sorun çıkaran otomobiller sıralanır. Honda uzun yıllar bu endeksin zirvesinde yer aldı ve en az sorunlu otomobil olmayı başardı. Ancak NSX’in bu hali markaya hiç yakışmıyor. Üretici belli ki her detaya odaklanmış, çok iyi olması gereken bir model yaratmış. Bu basit hatalar ve rakiplere oranla bir tık daha aşağıda kalan performans, fiyat etiketini yüksek hale getiriyor. Bu otomobilin Türkiye’de olması gereken fiyat 300, bilemedin 350 bin Euro olmalıydı. Ama ne yalan söyleyeyim, çok ama çok güzel görünüyor. Bana sorarsanız tip olarak hepsinden iyi. Ama sadece o kadar.   FERRARİ İLE PEK FARKI YOK Asıl NSX Sport+ modunda ortaya çıkıyordu. Akıl alıcı bir depar ve hızlanma ile otomobil ileri fırlıyordu. Ferrari, Lamborghini ve Porsche’lerden farkı kalmıyordu. 4 tekerden çekiş özelliği ile NSX saydığım otomobillerin pek çoğundan da daha iyi bir yol tutuşa sahipti. Ancak sert virajlarda kayma halinde, Ferrari kadar hızlı toparlayamıyor, biraz Amerikan spor otomobillerine benzeyen tepkiler veriyordu. Frenler ise gerçekten çok çok iyiydi.

KOKPİTİ 11 YIL ÖNCEKİ KADAR ÖZEL HİSSETTİRMEDİ İçine bindiğiniz zaman da görünümdeki güzellik azalmıyordu. Basit ama işlevsel bir dijital ekrandaki devir saati, ortasında da dijital olarak kilometre saati ve diğer faydalı bilgiler vardı. İç mekânının tamamı deri, alkantara, süet kaplamalar, alüminyum ve abanoz detaylarla süslenmişti. Ortadaki bilgi ekranı çok mükemmel bir yazılıma sahip olmasa da fena değildi. McLaren’i andıran orta konsol arkaya doğru akarken, ortasında vites butonları ve sürüş tarzını kumanda eden yuvarlak bir buton yer alıyordu. Sportif koltuklar amaca uygundu. Deri direksiyon simidi üzerindeki kumandalar bir spor otomobilden çok bir aile otomobili tarzı olsa da, nispeten ince direksiyon simidi tam benim sevdiğim ebatlardaydı.

Çalıştırma düğmesi de bir spor otomobilden çok, bir sedanın çalıştırma butonunu anımsatıyordu. Ancak görüş açıları çok iyi, geniş ve yatık cam çok sportifti ve yansıma yapmaması da çok iyi bir özellikti. Yine de kokpit, ilk jenerasyon NSX’in kendi döneminde yarattığı farklılığı yaratamıyor ve sıradan bir spor otomobil olmanın ötesine geçemiyordu. 11 yıllık bir aradan sonra açıkçası insan daha farklı bir şey bekliyordu.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Gazeteci ile kavga edilir mi!
Köşe Yazıları
Gazeteci ile kavga edilir mi!

Fatih Altaylı

Nisan 6, 2026

Bu benzetme haksızlık
Köşe Yazıları
Bu benzetme haksızlık

Fatih Altaylı

Nisan 5, 2026

Uğurcan
Köşe Yazıları
Uğurcan

Fatih Altaylı

Nisan 3, 2026

  • Videolar

Tümü
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!" görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Mert Ramazan DemirFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli 00:00 Giriş 01:29 Yeni aldığı motoru 04:14 Hayatının göz önünde olmasından rahatsız mı? 06:10 Karşı cinsin ilgisinden rahatsız mı? 07:10 Oyunculuğa ne zaman başladı? 14:19 Ailesi neler yapıyor? 15:42 İstanbul'daki ilk günleri 22:15 Dijital platform işlerini özellikle mi seçti? 26:23 Disney'deki yeni işi onu tatmin etti mi? 27:30 Yapım işlerine dahil oluyor mu? 28:01 Tiyatro hakkında ne düşünüyor? 29:33 Kazandığı parayı nasıl değerlendiriyor? 33:15 Ailesi dizilerine dair yorum yapıyor mu? 33:56 Evlilik düşüncesi var mı? 35:06 Gelecek planları neler? 36:58 Oyunculuğu nasıl öğrendi? 38:28 Spor yapıyor mu? 46:24 Kapanış Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Nisan 5, 2026
Geçmişten günümüze kütüphaneler görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Celal Şengör & Oğuz Selim Başar & Fatih AltaylıGeçmişten günümüze kütüphanelerhttps://www.sharkninja.com.tr/collections/hava-temizleyicisi?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_hava_temizleyici_kampanyasi_march26 https://www.sharkninja.com.tr/collections/kablosuz-supurgeler?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_supurge_kampanyasi_march26 #işbirliği 00:00 Giriş 04:50 Kütüphane nedir? 06:06 Bir yerin kütüphane olması için kaç kitap barındırması gerekli? 11:50 Parşömen nedir? 22:16 Eski kütüphaneler 27:19 İskenderiye Kütüphanesi 31:36 İskenderiye Kütüphanesi nasıl yok oldu? 35:46 Bergama Kütüphanesi 42:56 Celcus Kütüphanesi 44:13 Beytü'l Hikme 45:39 Joanina Kütüphanesi 47:03 Bodlean Kütüphanesi 58:43 Düşes Anna Amalia Kütüphanesi 1:01:49 Klementinum Kütüphanesi 1:04:02 Avusturya Milli Kütüphanesi 1:06:04 Bibliothèque nationale de France 1:06:45 Kitaplar nasıl muhafaza edilmeli? 1:13:25 Britanya Milli Kütüphanesi 1:15:58 ABD Kongre Kütüphanesi 1:17:58 Cumhurbaşkanlığı Kütüphanesi 1:21:03 Oğuz Selim Başar'ın kütüphane merakı nereden geliyor? 1:24:08 Efemera nedir? 1:29:21 Bir kütüphane nasıl kullanılmalı? 1:32:50 Kapanış
Nisan 5, 2026
"Her sanatçı çağının tanığıdır" görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Fırat Engin"Her sanatçı çağının tanığıdır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 02:32 Heykel bölümü nasıldı, imkanlar neydi? 03:11 Heykel bölümünde öğrenciyken hangi malzemeleri sevdi? 08:33 Sanatçının yolculuğunda farklı dönemler nasıl belli oluyor? 11:13 "Bu iş oluyor" dediği nokta neresiydi? 12:10 Bugünün dünyası sanatını nasıl etkiledi? 14:33 Yeni hangi projelerle uğraşıyor? 15:12 Teknolojinin heykele katkısı nasıl? 17:26 Kapanış
Nisan 3, 2026