İstanbul 10°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazılarıFatihAltaylı
detail banner reklam

Sorular ve yanıtları

FatihAltaylı
Köşe Yazısı

Fatih Altaylı

Kasım 25, 2017

Sorular ve yanıtları

TÜRKİYE Zarrab davasına bayağı bir kilitlenmiş. Siyasetten iş dünyasına, mahalle kahvesinden sosyetik davete kadar her yerde mevzu bu. Herkesin birbirine sorduğu ve sanki kimilerinin New York’un havalı “law firm”lerinden birinde çalışıyormuşçasına bilgiç bir edayla yanıtlamaya çalıştığı sorular şöyle: -Zarrab öttü mü, ötmedi mi? -İtirafçı olup Oklahoma’da yeni bir hayata mı başlayacak? -Giderken ABD ile anlaşarak mı gitmişti? -Türkiye’de öldürülme korkusu nedeniyle mi ABD’ye gitmeyi tercih etti? -Türkiye kendisini İran’a satar diye mi korktu? -İran ajanları kendisini kaçırıp Zencani ile birlikte yargılayacak diye mi tüydü? -Sanıklıktan çıkıp tanık olması, sanık sandalyesine Türk siyasetçilerini oturtmak anlamına mı geliyor? -Zarrab ve işbirlikçileri Türkiye’de adam gibi yargılansaydı bu işler başımıza gelir miydi? -Zarrab’ın Türkiye’deki mal varlığına niye el konulmuyor? Kızıp daha çok öter diye mi? -Zarrab mal kaçırmak için boşanma davasında malların büyük bölümünü Ebru Gündeş’e tazminat olarak mı verecek? -Bu işi niye milli bir mesele haline getirdik ki, bize ne Zarrab’dan? -Zarrab yargılanırken niye Cumhurbaşkanı’mız hedef alınmış oluyor? Bugünlerde herkesin birbirine sorduğu sorular bunlar. Yanıtları ise pek yakında New York sinemalarında. “Zarrab’ın ötmesi önemli mi?” sorusuna aydınlatıcı bir misal ise hemen alttaki yazıda... *************

BÜYÜK ABİ HER ŞEYİ GÖZLÜYOR

TÜRKİYE’deki bir dış ticaret şirketinin üst düzey yöneticisi, oğlunun üniversiteye kaydolması nedeniyle eşiyle birlikte bir süreliğine ABD’ye gider. Yaklaşık 1 ay kalacakları için küçük bir daire kiralamayı tercih ederler. ABD’ye gidişlerinin 1. haftasında bir sabah erken saatte evin kapısı çalınır. Adam kapıyı açar. Karşısında takım elbiseli iki adam ve döpiyesli bir kadın durmaktadır. FBI kimliklerini gösterip kendisine birkaç soru sormak istediklerini, arzu ederse aşağıdaki bir kafede veya otomobilde konuşabileceklerini söylerler. Adam, “Gerek yok, buyurun evde konuşalım” der ve 3 FBI ajanını eve davet eder. Herkese kahve hazırlar ve masaya otururlar. Ekibin lideri olduğu anlaşılan kadın, adamın şirketinin İran’la yaptığı ticaret konusunda çok detaylı sorular sormaya başlar. “Bu teklifi niye verdiniz?” “Bu ürünü niye sizden almadılar?” “Bazı tekliflerinizde fiyatlar çok yüksek? Niye?” gibi sorular ardı ardına gelir. Adam da bazı malları İran’a satmamaları konusunda temsil ettikleri ABD şirketinin onayıyla satışı gerçekleştirmemek için bilerek yüksek fiyat verdikleri gibi detaylara kadar tamamı yüzde yüz doğru yanıtlar verir. 1 saat kadar süren “sorgu sohbetin” ardından FBI ajanları yanlarındaki çantadan, Türkiye’deki şirketin İran’la yaptığı tüm yazışmaların kopyasını çıkarır ve masaya koyarlar. Müdürün verdiği bilgiler ile FBI’ın elindeki belgeler bire bir örtüşmektedir. Kadın ajan, “Bize doğru yanıtlar verdiğiniz için çok teşekkür ederiz” der ve giderler. Türkiye’deki şirketin müdürü, İran’la yaptıkları tüm yazışmaların birer kopyasının FBI’ın elinde olmasından dolayı bugün bile şaşkındır. Anlayacağınız, bugünün dünyasında süper güçler için gizli saklı bir şey pek yok. Sadece işlerine geldiği gibi kullanmayı, çıkarlarına uygun zamanda ortaya dökmeyi tercih ediyorlar. ************

Samimi yanıtınızı bekliyorum  

PORTOLU oyuncu Aboubakar, takımının puan kaybettiği maç sonunda, bir üst tura çıkmayı garantileyen bir dönem kiralık olarak formasını giydiği Beşiktaş tribünleriyle üçlü çekmiş. Herkes pek bir memnun. Bence de sorun yok ama Aboubakar’ın bu hareketinden memnun olan taraftara bir sualim var. Aynı şeyi şu anda Beşiktaş forması giyen bir futbolcu, eski takımı Beşiktaş karşısında bir başarı elde ettiği zaman yaparsa ne yaparsınız? “Ne vefakâr bir sporcumuz var, helal olsun” mu dersiniz yoksa futbolcuya ana avrat küfreder ve “Atın bu şerefsiz haini takımdan” diye mi bağırırsınız? Hangi takımı tutarsanız tutun... Samimi bir yanıt verin lütfen. ************

Şükran Günü’müz eksik

GERÇEKTEN cıvıtmaya başladık galiba. Cadılar Bayramı geleneğinin Türkiye’ye ithal edilmesini “Çocuklar eğleniyor” diyerek normal görmeye çalıştım ama artık işin cılkı çıkıyor. Şimdi de “Black Friday” saçmalığı milli gün haline getirilmeye çalışılıyor. Neymiş efendim, o gün ABD’de çok ürün satılıyormuş, birçok indirim oluyormuş, ekonomi canlanıyormuş, cartmış, curtmuş. İyi de bunu Türk kaşığıyla Amerikan pisliği yiyecek şekilde ABD ile aynı gün ve aynı isimle yapmak şart mıdır? Böyle bir şeyi kendimize özgün, kendimize göre bir tavır ve kendi belirleyeceğimiz bir zamanda yapamaz mıyız? Şart mıdır “Kara Cuma” ya da bilmem ne cuma demek? Ayıp değil midir koskoca bir medya grubunun yazarlarının, o gruba ait internet pazarlama şirketinin satış yapmasına sağlayacak şekilde yazılar yazmaları. Korkarım pek yakında “Thanks Giving Day” diyerek “Şükran Günü”nü de kutlamaya başlarız. Hele bir medya grubu da hindi üretim işine girerse... Kesin başlarız. Maliye ve İçişleri mi! KAÇAK sigara mevzuunda okurlar, “Vergi böyle olunca tabii ki kaçak sigara içeriz” diyor yüzlerce mail’de ve “Keşke vergi konusunu da dile getirseydiniz” diye sitem ediyorlar. İlk gün getirdim oysa. Zaten konu, fahiş vergilerin kaçağı getirmesinden başladı bu köşede. Garip olan hem vergi koyup kaçağı teşvik eden bir yönetim anlayışı var hem de kaçakla mücadele etmeyen. Bence burada Maliye Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığı arasında bir uyum sorunu var. ************

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Kötüye tepki göstermemenin iyilere yapılmış haksızlık olduğunu anladığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

FatihAltaylı
  • Geçmiş yazılar

TümüFatihAltaylı
217
Köşe Yazıları
217

Fatih Altaylı

Şubat 20, 2026

Mevzu bahis
Köşe Yazıları
Mevzu bahis

Fatih Altaylı

Şubat 19, 2026

Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı
Köşe Yazıları
Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı

Fatih Altaylı

Şubat 18, 2026

  • Videolar

TümüFatihAltaylı
"İnsanın kendini izlemesi kolay değil" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Ayça Bingöl"İnsanın kendini izlemesi kolay değil"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:43 Setlerdeki çalışma koşulları ve kendisinin yaptığı işlere ara vermesi 02:48 Üniversitede kimya bölümünden oyunculuğa geçişi 05:31 Çocuklarında sanata dair ilgi ve istek görüyor mu? 09:00 Tiyatroda seyirci bazında nasıl değişimler var? 10:51 Pandemi sonrası tiyatrodaki değişimler? 12:54 Beyaz Tavşan Kırmızı Tavşan oyunu 15:40 Oyunlardan önce yaptığı bir şey var mı? 16:54 Cici filmi 18:09 Kendi oynadığı dizileri izleyebiliyor mu? 18:44 Oynayacağı dizi veya filmleri seçerken nelere bakıyor? 20:32 "Öyle Bir Geçer Zaman ki" dizisi hayatında neleri değiştirdi? 21:47 Sanat ile ilgilenen insanlara tavsiyeleri neler? 26:16 Teknoloji ile ilişkisi nasıl? 28:02 Tek kelimelik soru-cevap
Şubat 13, 2026
"Sanatçının bitti demesi zor" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Zekiye Sarıkartal"Sanatçının bitti demesi zor"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:12 Bir günü nasıl geçiyor? 01:45 Yönünü sanata nasıl çevirdi? 12:01 Öğrencilerine hep neyi anlattı? 16:42 Soru-Cevap 17:56 Kapanış
Şubat 6, 2026
"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Nilgün Öneş"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:10 Süper Baba hikayesi nasıl başladı? 02:14 Kendi görsel dünyasını nasıl geliştirdi? 04:37 Geçmişten günümüze senaryolarda yazılan hikayelerde ne gibi değişiklikler oldu? 07:14 "Ağlamak Yok" kitabı 09:13 Uzun yazılan senaryolar ve hikayeleri insanlara ne katıyor? 11:33 Günümüzde senaryolardaki hikayelerde nasıl değişimler oldu? 13:02 Senaryo yazarken unutamadığı anıları var mı? 15:05 İyi bir senaryo yazarı nasıl çalışır? 18:06 Belirli bir dönemin ya da bir olayın hikayesini yazmak ister miydi? 19:18 "Ayrılık da Sevdaya Dahil" dizisi 23:50 Önümüzdeki süreçte planları neler? 24:29 Senaryo yazarı olarak yapay zekadan faydalanabiliyor mu? 27:12 Sinemada büyük ve uzun hikaye anlatım dönemi bitiyor mu? 28:50 Tek kelimelik soru-cevap 30:32 Kapanış
Ocak 30, 2026