İstanbul 21°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Kim ne anlarsa

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Aralık 28, 2017

Kim ne anlarsa

PROFESÖR Ersan Şen bir nebze olsun içimi rahatlattı. Şöyle düşünüyor hukuk adamı: “Yazımı çok doğru olmasa da, bu KHK ile getirilen düzenleme 15-16 Temmuz darbe girişimi sırasında darbeye karşı koyanların cezalandırılmasını önlemek amacıyla yapılmıştır. Bu düzenlemenin daha sonrası için bu suçları suç olmaktan çıkardığı düşünülemez. Burası bir hukuk devletidir. Devlet olmanın ilk şartı, yasanın suç saydığı eylemlere karşı, devletin otoritesini ve kanun hâkimiyetini sağlama görevi ve hakkı devletin kolluk güçlerindedir. Bırakın hukuk devletini, hukuk devleti olmayan devletler bile bu hakkı başıboş bir şekilde halka devretmezler. Devrederlerse zaten ortada devlet kalmamış demektir. Türkiye sağlam bir devlettir ve böyle bir durum olmaz. Hadi sıkıysa birisi ‘Ben bu KHK’dan yetki alıyorum’ diyerek kendi başına bir şeyler yapsın. Görsün bakalım devlet ona ne yapıyor.” Ersan Şen Hoca’mın dediği doğru. Zaten bilinçli bir vatandaşın bu yasadan kendine görev çıkarması söz konusu değil. Ancak önemli olan bu düzenlemeden Ersan Şen’in, sizin ve benim ne anladığım değil. Çinli diye Uygur Türklerine, Koreli işadamlarına saldırıp dövenlerin, kızdıkları bir tiyatrocuya benzediği için havaalanında turist pataklayanların, Hollanda’ya kızıp Finike portakalını bıçaklayanların, Hollanda bayrağı diye Fransız bayrağı yakanların, Rus Konsolosluğu yerine Hollanda Konsolosluğu’na yumurta atanların, PKK bayrağı diye Kamerun bayrağını parçalayanların ne anladığıdır. *************

TEK İSTENEN UCUNUN KAPANMASI

TARTIŞILAN KHK maddesi için, Cumhuriyet’in ilk döneminde meydana gelmiş isyanların bastırılması sonrasına çıkarılan bir “kanun” örnek gösteriliyor. Şimdi bu örneği gösterenlerin, çok değil kısa zaman önce bu isyanların bastırılış yöntemlerinden dolayı Cumhuriyet Halk Partisi’ni ve Mustafa Kemal Atatürk’ü eleştirip suçlayanlar olduğu gerçeğini göz ardı etsek bile, sözü edilen örnek pek de durumla örtüşmüyor. Hatta tam aksine KHK maddesine yapılan itirazları haklı hale getiriyor. 20.7.1931 tarihli ve 1850 numaralı kanun çok açık bir biçimde zaman sınırlaması getiriyor. 1931 yılında çıkarılan yasa aynen şöyle: “Erciş, Zilan, Ağrıdağ havalisinde vuku bulan isyanla, bunu müteakip birinci umumi müfettişlik mıntıkası ve Erzincan’ın Pülümür kazası dahilinde yapılan takip ve tedip hareketleri münasebetlerile 20 Haziran 1930’dan, 1 Kununuevvel 1930 tarihine kadar askeri kuvvetler ve devlet memurları ve bunlarla birlikte hareket eden bekçi, korucu, milis ve ahali tarafından isyanın ve bu isyanla alakadar vak’aların tenkili emrinde gerek müstakilen ve gerekse müştereken işlenmiş e’fal ve harekât suç sayılmaz.” Yani çok açık biçimde yasanın kapsadığı dönem belirlenmiş. O dönemde de Türkiye emperyalist ülkelerin kışkırttığı peş peşe isyanlarla sarsıldığı halde “ucu açık” bir yasa çıkarılmamış. Bugün de istenen sadece bu. *************

YARSUVAT KORKUSU

DUYGUN Yarsuvat’ın Galatasaray Spor Kulübü’ne başkan adayı olma ihtimali, kaptıkaçtı seçimle 3.5 yıl daha koltukta oturmayı hedefleyen Dursun Özbek ve “akıl hocalarının” ödünü patlattı. Önce “doğru düzgün, bu kulüp için gerektiğinde varını yoğunu ortaya koymuş, aklı başında kişilerden oluşan bir grup” Yarsuvat’a gitti. Yarsuvat, kulübü “beladan kurtarmak için” aday olmayı kabul edebileceğini söyledi. Hatta “Projelerim var” deyip duran Özbek’e, “Gel projelerini benim başkanlığım altında yürüt, sonra da istiyorsan mayısta doğru düzgün bir biçimde yeniden aday ol” demesi bile gündeme geldi. Bu duyulunca, Yarsuvat karşısında hiçbir şansları olmadığını bilen Özbek’e yakın bir grup, başlarında sevgili dostum, sınıf arkadaşım “Çene” Serdar Eder’le beraber gidip Duygun Yarsuvat’a aday olmaması için yalvardılar. Yarsuvat bunlara pek kulak asmadı. Daha doğrusu bunları fırçaladı. Özbek cephesinde panik büyüdü. Bunun üzerine Özbek, Yarsuvat’tan randevu istedi. O da gidip, “Abi yalvarırım yapma” şeklinde özetlenebilecek bir tavırla Yarsuvat’a bir anlamda “yalvardı”. Yarsuvat ise Özbek’e hatalarını sıraladı, yanlışlarını anlattı. Net bir yanıt da vermedi. Duygun Hoca’mızın aday olup olmayacağını şu anda bilmiyorum. Yarsuvat’ın aday olması halinde destekleyeceklerini söyleyen Ali Dürüst ve Faruk Süren ise “Bu seçimde herhangi bir tarafın yanında olmama” kararı aldılar. Duygun Yarsuvat aday olacak mı, olmayacak mı belli değil. Ama Yarsuvat aday olmazsa, tüm bu gelişmelerden büyük rahatsızlık duyan ve Galatasaray’ın yok oluşa sürüklendiğini gören gençler, hiçbir şansları olmasa da bir aday çıkarabilirler.

*************

HEDİYE GERİ İSTENİR Mİ?

DİYELİM ki, bir dostunuz evinize gelirken size bir hediye aldı. Varsayalım ki, bu bir vazo olsun. Aylar sonra evinize tekrar geldiğinde gözleri vazoyu aradı ve bulamadı. Nerede olduğunu sordu. Siz de ona salonda yer olmadığı için oturma odasına koyduğunuzu söylediniz. Görmek istedi ve gösterdiniz. Vazonun içinde çiçek olmadığını görünce sinirlendi, “Ben o kadar para verip sana vazo aldım. Salona koymamışsın, yetmezmiş gibi bir de içine çiçek yerleştirmemişsin. Çabuk vazomu geri ver” dedi. Ne düşünürsünüz? Hatta bununla da yetinmedi ve gidip eşe dosta, “Bu hıyara vazo aldım. İçine çiçek bile koymamış. Geri istedim vermiyor da” diye veryansın etti. Ne dersiniz? İTÜ’ye elektrikli otomobil araştırmaları için yıllar önce Tesla’nın ilk modeli olan bir Roadster’ini hediye eden işadamının yaptığı da aynen budur işte. O dönemde sıfırı 30 bin dolar civarında olan bu otomobil İTÜ’ye “büyük anonslarla” hediye edilmişti. Şimdi bir kenarda duruyor diye geri isteniyormuş, ama mevzuat uygun değilmiş. Mevzuatı falan bilmem. Ama bildiğim bir şey var. İTÜ’deki Teknokent’te üniversitenin de desteğiyle batarya sistemleri ve kontrol ekipmanları en az Tesla’nınki kadar gelişmiş elektrikli otomobiller üreten bir grup var. Üstelik sadece elektrikli otomobiller değil, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin de aralarında bulunduğu müşteriler için dünya çapında “enerji depolama” sistemleri üretiyorlar.

*************

YUKARI

HÜKÜMETE yakın duran gazetelerden birinin yazarı bile dayanamayıp sormuş, “Bahçeli, hükümet sözcüsü mü?” diye. Bence yazar dostumuz, Bahçeli’yi küçümsemiş. Yazarımızın biraz daha yukarılara çıkması lazım! *************

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Çaresizliğin en iyi çareleri doğurduğunu anladığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Milli piyango mu bu!
Köşe Yazıları
Milli piyango mu bu!

Fatih Altaylı

Temmuz 7, 2026

CHP, beis ve yeis
Köşe Yazıları
CHP, beis ve yeis

Fatih Altaylı

Temmuz 6, 2026

Fikir açıklamama özgürlüğü yok mu!
Köşe Yazıları
Fikir açıklamama özgürlüğü yok mu!

Fatih Altaylı

Temmuz 5, 2026

  • Videolar

Tümü
Yunan metin çevirilerinin bilime katkısı görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Celal Şengör & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimYunan metin çevirilerinin bilime katkısıShark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 05:01 Solvay Konferansı fotoğrafı 07:11 Solvay Konferansı fotoğrafı bugün çekilebilir mi? 10:36 İrlandalı keşişlerin kopyaladığı eski metinler 13:52 Aristo ve doğa bilimleri 24:32 Hrıstiyanlar nasıl gelişim gösteriyor? 27:53 Modern bilimin başlangıcı 35:44 Galile'den önceki bilim adamları problemleri fark edemediler mi? 38:09 İslam dünyasının geçmiş dönemde bilimde Batı'dan geride kalmasının sebepleri 46:50 Kapanış #işbirliği
Temmuz 5, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Ömürlük koleksiyonu 1,5 yılda yaptım!" görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Koleksiyoner Mehmet ÇebiFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Ömürlük koleksiyonu 1,5 yılda yaptım!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:28 Saat koleksiyonu işi nereden çıktı? 19:01 Hangi saat markalarına sahip? 23:53 Koleksiyonerlik pahalı bir iş mi? 29:47 Türk hat sanatı hak ettiği yerde mi? 42:20 Murat Bardakçı'nın "Türk resmini sanattan saymam" cümlesi 51:15 Eserin değerini nasıl belirliyor? 1:05:07 Pandemi döneminde eserlerin fiyatları neden yükseldi? 1:08:36 Çatı Müze işi ne durumda? 1:19:20 Kapanış #işbirliği YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Temmuz 5, 2026
"Ajda Pekkan ve Manifest Kuşağı" görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı & Bedia Ceylan Güzelce"Ajda Pekkan ve Manifest Kuşağı"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:15 Deniz Göktaş'ın stand-up gösterisi 03:27 24 Haziran 2026 Scorpions İstanbul konseri 06:50 Kars'taki Gastronomi Film Festivali 08:36 Dua Lipa'nın evliliği 10:21 Fatih Altaylı evlilik hakkında ne düşünüyor? 13:28 Manifest grubu 17:02 Yaz ayındaki konserler 30:51 Fatih Altaylı'nın yakın tarihteki dünya hakkında düşünceleri 36:18 Christopher Nolan'ın "The Odyssey" filmi 36:40 İstanbul Caz Festivali 37:41 Fatih Altaylı dizi-film izliyor mu? 40:03 Kapanış #işbirliği
Temmuz 2, 2026