İstanbul 11°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Nadir Nadi’nin evi kaça satıldı?

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Ocak 7, 2018

Nadir Nadi’nin evi kaça satıldı?

BİR süredir aklıma takılan bir mesele var. Yazsam mı, yazmasam mı diye düşündürten. Aslında pek böyle düşünmem. Önce yazarım. Sonrası Allah kerim. Bu kez düşünmemin nedeni, mağduru daha mağdur eder miyim kaygısı. Konu Cumhuriyet Gazetesi, daha doğrusu Cumhuriyet Gazetesi’nin sahibi görünen vakıf. Çok sevdiğimiz meslektaşlarımızın da aralarında bulunduğu bir grup Cumhuriyet çalışanı, bana göre haksız gerekçelerle yargılandıkları için uzun uzun düşündüm yazmadan önce. Ve sonunda yazmaya karar verdim. Çünkü yazacağım konunun oradaki onurlu meslektaşlarımızla alakası yok. Tam aksine oralara çöreklenmiş “onursuzlarla” alakası olabilir. Cumhuriyet’e yönelik dava açılmadan ve Can Dündar yurtdışına kaçmadan bir süre önce, maddi sıkıntıda olan Cumhuriyet Gazetesi, gazeteyi döndürebilmek, borçlarını ödeyebilmek için vakfın elinde bulunan bazı menkul ve gayrimenkulleri satmak zorunda kalmış. Bunda bir sıkıntı yok. Zora düşen her şirketin yapacağı bir şey. Satılan gayrimenkuller arasında, Cumhuriyet Gazetesi’nin sahibi rahmetli Nadir Nadi’nin, İstanbul Harbiye’de, Cumhuriyet Caddesi üzerindeki evi de var. Bilenler bilir, İstanbul’un en şık, en pahalı yerlerinden biri. Önü İstanbul’un en geniş caddesine, arka tarafı ise Boğaz’a bakan, birkaç yüz metrekarelik bir daire. İçinde ise çok değerli mobilyalar, antikalar, sanat eserleri. Nadi Ailesi’nin en değerli varlığını yaşatmak için evinin satılması çok garip değil, ama bu satışta garip olan bir şeyler var. Bir süre önce bana gelen bilgilere göre, bu ev değerinin çok çok altında bir fiyata satılmış. Ne bir değer tespiti yaptırılmış, ne bir rayiç araştırması. Koca ev, içindeki tek bir mobilya parçasının edebileceği bir değere, oldubittiye getirilerek “önemli” bir isme üç otuz denebilecek, Halkalı’da bir daire parasına verilmiş. Ben Cumhuriyet çalışanlarına açılan davanın haksız olduğunu sonuna kadar düşüneceğim. Ama bu evde, Cumhuriyet çalışanlarının hakları var. Onların haklarının yenilerek “hırsızlık” olarak nitelendirilebilecek bu satışın “suç” olduğuna da inanıyorum. ***********

KEŞKE SİZ ALSAYDINIZ GÖREVDEN! 

BEŞİKTAŞ Belediye Başkanı Murat Hazinedar’ın görevden alınmasına CHP tepki göstermeye devam ediyor. Oysa Beşiktaş Başkanı’nın yaptıklarına bakınca CHP’nin çok daha önceden tepki vermesi gerekirdi. Mesela Murat Hazinedar o sıralarda “kaçak” durumda olan ve Gürcistan’da yaşayan Metro Turizm’in sahibi Galip Öztürk ile boy boy fotoğraflar çektirirken CHP niye tepki göstermedi? Murat Hazinedar, Galip Öztürk ile ortaklıklar kurarken CHP niye gıkını çıkarmadı? Diyebilirler ki: “Ne var canım, Galip Öztürk ülkeye döndü ve aklandı.” İyi de AK Parti’ye ve AK Parti’nin tepesine bu kadar yakın bir isim ile CHP’li bir belediye başkanının bu denli yakınlığı da mı sizi rahatsız etmedi. Keşke Hazinedar’ı İçişleri Bakanlığı’na gerek kalmadan siz istifa ettirseydiniz veya düşürseydiniz de şimdi göğsünüzü gere gere dolaşsaydınız. Bu söylediğime CHP’nin cevabı, “Ama o zaman AK Parti’ye geçerdi” olabilir. Doğru, Hazinedar AK Parti’ye’de hiç düşünmeden geçerdi. Ama emin olun CHP hiçbir şey kaybetmiş olmazdı! ***********

BU, PKK’NIN İŞİNE YARAR

BANA sorarsanız, Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Suriye’deki PKK varlığı konusunda çok yanlış bir “enformasyon stratejisi” izliyor. Sızdırılan son bilgi şöyle: “ABD yardımları sayesinde Suriye’nin kuzeyindeki PKK’nın personel sayısı 80 bine ulaştı.” Bu ABD’ye yönelik bir eleştiri, bir suçlama olarak gündeme getiriliyor olabilir, bilemem ama bu “gündem” Türkiye’nin işine gelen ve hayrına olan bir “söylem” değildir. Böyle sayısal bir iddiayı ortaya atmak, sadece tek bir “unsurun” işine yarar: PKK’nın. PKK ortaya çıkıp “80 bin kişiye ulaştık” derse, Türkiye’nin yapması gereken, “Yok daha neler, ufak atın da civcivler yesin” demekken, tam aksi bir tavırla PKK’ya sözü bırakmadan, “PKK’nın sayısı ABD sayesinde 80 bine ulaştı” demek, tam bir işbilmezlik örneğidir. Türkiye Cumhuriyeti’nin yapması gereken, tam tersidir. “ABD desteğine rağmen örgütün çapulcu sayısı artmıyor” demek doğru olandır. ***********

BATI’DAKİ FETÖ AĞI

FRANSIZ gazetecinin Cumhurbaşkanı Erdoğan’a “FETÖ ağzıyla” soru sorması herkesi kızdırmışa benziyor. Oysa tüm bunların olacağını, darbe girişiminin hemen ertesinde söyledik. Çünkü FETÖ, yıllardır elindeki parasal imkânları ve Türkiye’de kafaya aldığı “kullanışlı liberal” taife vasıtasıyla bir uluslararası network kurdu. Bu network içinde gazeteciler, akademisyenler, sanatçılar, yazarlar, çizerler her tür insan var. FETÖ, hükümetle balayı yaşadığı dönemlerde bu grubu Türkiye ve AK Parti lehine kullandı. Şimdi ise tam tersi, Türkiye ve AK Parti aleyhine kullanıyor. Bu adamlar da dönüp FETÖ’ye, “Ulan Gülenciler, dün bunları yere göğe koyamıyordunuz, şimdi ise tam tersi bunları şeytanlaştırıyorsunuz” demiyor. Çünkü FETÖ nasıl burada yıllarca insanları kandırdıysa, şimdi de bu Batılı dostlarını kandırıyor. “Bunlar özgürlükçü değil, baskı rejimi kuruyorlar” diyor. FETÖ’nün Batı medyası ve entelijansiyası üzerindeki bu etkisini kırmanın tek bir yolu var. Türkiye’yi gerçekten “özgürlükler ülkesi” yapmak. Bunu beceremediğimiz sürece, FETÖ bu tür soruları sordurmaya devam edecektir. ***********

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Toplumların ar damarı çatlamadığı zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Gazeteci ile kavga edilir mi!
Köşe Yazıları
Gazeteci ile kavga edilir mi!

Fatih Altaylı

Nisan 6, 2026

Bu benzetme haksızlık
Köşe Yazıları
Bu benzetme haksızlık

Fatih Altaylı

Nisan 5, 2026

Uğurcan
Köşe Yazıları
Uğurcan

Fatih Altaylı

Nisan 3, 2026

  • Videolar

Tümü
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!" görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Mert Ramazan DemirFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli 00:00 Giriş 01:29 Yeni aldığı motoru 04:14 Hayatının göz önünde olmasından rahatsız mı? 06:10 Karşı cinsin ilgisinden rahatsız mı? 07:10 Oyunculuğa ne zaman başladı? 14:19 Ailesi neler yapıyor? 15:42 İstanbul'daki ilk günleri 22:15 Dijital platform işlerini özellikle mi seçti? 26:23 Disney'deki yeni işi onu tatmin etti mi? 27:30 Yapım işlerine dahil oluyor mu? 28:01 Tiyatro hakkında ne düşünüyor? 29:33 Kazandığı parayı nasıl değerlendiriyor? 33:15 Ailesi dizilerine dair yorum yapıyor mu? 33:56 Evlilik düşüncesi var mı? 35:06 Gelecek planları neler? 36:58 Oyunculuğu nasıl öğrendi? 38:28 Spor yapıyor mu? 46:24 Kapanış Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Nisan 5, 2026
Geçmişten günümüze kütüphaneler görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Celal Şengör & Oğuz Selim Başar & Fatih AltaylıGeçmişten günümüze kütüphanelerhttps://www.sharkninja.com.tr/collections/hava-temizleyicisi?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_hava_temizleyici_kampanyasi_march26 https://www.sharkninja.com.tr/collections/kablosuz-supurgeler?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_supurge_kampanyasi_march26 #işbirliği 00:00 Giriş 04:50 Kütüphane nedir? 06:06 Bir yerin kütüphane olması için kaç kitap barındırması gerekli? 11:50 Parşömen nedir? 22:16 Eski kütüphaneler 27:19 İskenderiye Kütüphanesi 31:36 İskenderiye Kütüphanesi nasıl yok oldu? 35:46 Bergama Kütüphanesi 42:56 Celcus Kütüphanesi 44:13 Beytü'l Hikme 45:39 Joanina Kütüphanesi 47:03 Bodlean Kütüphanesi 58:43 Düşes Anna Amalia Kütüphanesi 1:01:49 Klementinum Kütüphanesi 1:04:02 Avusturya Milli Kütüphanesi 1:06:04 Bibliothèque nationale de France 1:06:45 Kitaplar nasıl muhafaza edilmeli? 1:13:25 Britanya Milli Kütüphanesi 1:15:58 ABD Kongre Kütüphanesi 1:17:58 Cumhurbaşkanlığı Kütüphanesi 1:21:03 Oğuz Selim Başar'ın kütüphane merakı nereden geliyor? 1:24:08 Efemera nedir? 1:29:21 Bir kütüphane nasıl kullanılmalı? 1:32:50 Kapanış
Nisan 5, 2026
"Her sanatçı çağının tanığıdır" görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Fırat Engin"Her sanatçı çağının tanığıdır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 02:32 Heykel bölümü nasıldı, imkanlar neydi? 03:11 Heykel bölümünde öğrenciyken hangi malzemeleri sevdi? 08:33 Sanatçının yolculuğunda farklı dönemler nasıl belli oluyor? 11:13 "Bu iş oluyor" dediği nokta neresiydi? 12:10 Bugünün dünyası sanatını nasıl etkiledi? 14:33 Yeni hangi projelerle uğraşıyor? 15:12 Teknolojinin heykele katkısı nasıl? 17:26 Kapanış
Nisan 3, 2026