İstanbul 11°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Uymuyorum işte var mı diyeceğin?

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Ocak 14, 2018

Uymuyorum işte var mı diyeceğin?

BAŞKANLIK sistemini getiren Anayasa referandumu öncesi, en yoğun eleştirileri alan maddelerden biri, Anayasa Mahkemesi üyelerinin büyük bölümünün iktidar partisi ve Cumhurbaşkanı tarafından atanacak olmasıydı. Çok konuşuldu, çok eleştirildi. Bu eleştirilere karşı AK Partililerin ve değişiklikten yana olanların, yani “Evetçilerin” söylediği ise şuydu: “Evet ama Anayasa Mahkemesi üyelerinin görev süreleri Cumhurbaşkanı’nın görev süresinden daha uzun. Yani her Cumhurbaşkanı, başka Cumhurbaşkanı’nın atadığı üyelerle çalışacak. Öyle her istediğini yaptıramayabilir.” Yerinde bir savunmaydı ve bir ölçüde ikna ediciydi. Tabii ikna olmayanlar yine olmadı. Fakat kadere bakın ki daha başkanlık sistemine geçilmeden Anayasa Mahkemesi’nin bu durumu test edildi. Büyük bölümü AK Parti kökenli Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve aynı zamanda AK Parti Genel Başkanı da olan Cumhurbaşkanı Erdoğan döneminde atanmış Anayasa Mahkemesi heyeti, Cumhurbaşkanı’nın ve partisinin hiç de hoşuna gitmeyen bir karar verdi. Ve Anayasa Mahkemesi bir ölçüde de olsa, çok kritik olmayan bir konuda da olsa o zaman ikna olmayanların gözünde şimdilik “sınıfı geçti”. Ancak bu kez ortaya başka bir sıkıntı çıktı. Yargı, en yüksek yargı organı olan Anayasa Mahkemesi’nin kararına “Uymuyorum, var mı diyeceğin?” deyip işin içinden çıktı. Hadi şimdi uydur uydurabilirsen. Muhtemelen iç yargı yolları tükendiğine göre AİHM’ye gidecektir sanıklar. Oradan da Anayasa Mahkemesi benzeri bir karar çıkması muhtemel. Uyarlar mı? Uymazlar elbet. Uysa da uymazlar, uymasa da uymazlar. Öderler tazminatı biter gider. Demek ki, mesele yüksek yargının siyasallaşması değil. Tek bir noktası bile siyasallaşınca yetiyor. Aynen zincir gibi. En zayıf halka, zincirin sağlamlığını belirliyor. ***********

DUMANLI BİR DURUM

PEK yakındır ki, Abdullah Gül’ü “FETÖ’cü de ilan edecekler”. Hükümet yanlısı medyanın hükümetten daha hükümetçi kalemleri ve bazı milletvekilleri, bunu ima etmeye başladılar bile. Bunda bir acayiplik yok da acayip olan firari FETÖ’cü eski Zaman Gazetesi Yayın Yönetmeni Ekrem Dumanlı’nın internet ortamına düşen konuşmaları. Dumanlı sanki Gül’ü FETÖ’cü ilan etmek isteyenlerin değirmenine su taşır gibi bir hava içinde, “Abdullah Bey, bana ‘Hocaefendiyi çok özlemiştim’ dedi” şeklinde bir video hazırlayıp internete koymuş. Dumanlı henüz itirafçı olmadığına göre bu videonun ne anlama geldiğini çözen biri bana da anlatsın.

***********

YİYORSA ÇIKIN ORTAYA

DÜNKÜ yazım üzerine “Ekşi Sözlük denilen ‘pislik çukurunda’ bana hangi hakaretleri düzdüler?” diye şöyle bir bakayım dedim. Kimi “Doğru söylemiş” demiş, kimi de “Levent Kırca’yı rahmetle anıyorum” diye başlamış. Ekşi Sözlük’ün takma isim arkasına saklanarak yazan “şerefsizlerine” yine iki lakırdı edeyim. Adını vermeden, karanlıktan birilerine hakaret etmek, bırak hakareti gizlenerek, kimliğini saklayarak eleştiri yapmak “olabilecek en aşağılık” durumdur. Haysiyetli insanlar bir şey söyleyecekleri zaman ortaya çıkıp söylerler. Haysiyetsizler ise karanlık köşelere saklanır, oradan bağırırlar. Bana yazdığınız her eleştiri kabulümdür. Bir şartla. Kim olduğunuzu açıklamanız, adınızla sanınızla yazmanız kaydıyla. Yoksa ben nereden bileyim bana söven birinin en adi satılmış olmadığını. Nickname arkasına saklanan bir Ekşi Sözlük yazarının çocuk tacizinden hüküm giymiş bir rezil olmadığını. Rüşvet almakla suçlanan bir politikacı olmadığını. Vergi yüzsüzleri listesinin tepesindeki bir haysiyetsiz olmadığını. Yalakalığın dibine vurmuş bir siyasetçi kuyruğu olmadığını. Vatanı satmış bir rezil olmadığını. Ben nereden bileyim. Sıkıyorsa o karanlık nickname çukurundan değil, adam gibi adınızla sanınızla yazın. Var mısınız “gizli şerefsizler”? Var mısınız takma adlı utanmazlar? ***********

TERBİYE MESELESİ

BİR Levent Kırca’dır gidiyor Ekşi Sözlük tarzı izansızların ağzında. Yıllar önce konuk ettiğim bir programda bana türlü hakaret etti diye. Diriyken de konuşmadım, ölüyken de arkasından konuşmam Kırca’nın. Terbiyem müsaade etmez. Bilen zaten bilir ne olduğunu. Bilmeyene anlatmak da bana düşmez bu saatten sonra. En muhalif geçindiği günlerde kendisine konuşma fırsatı veren “tek adamın” programına çıkıp ona “Yalaka” demek ne kadar inandırıcıydı, ona izanı olanlar karar verir. İşçi Partili olduğunu söylüyordu hep Levent Kırca. Peki “Bugün hayatta olsaydı genel başkanı Doğu Perinçek’e ne derdi acaba?” diye sormak isterim bir gün öbür tarafta karşılaşırsak. ***********

ÖĞRETME YETKİSİ

CUMHURBAŞKANI Erdoğan’ın “doçentlik”le ilgili açıklamasına pek çok farklı tepki geldi. Geneli “eleştiri”. Erdoğan “Doktorasını alan herkes doçent olacak” dedi diye kıyamet kopuyor. Elbette ki, bu konuda belirleyici olanın Cumhurbaşkanı değil, eğitimle ilgili kurumlar olması gerekir ama bana göre Cumhurbaşkanı’nın söylediğinde bir “mantıksızlık” yok. Çünkü “doçent”, üniversitelerin kuruluşu kadar eski, yani neredeyse 900 yıllık bir terim. Latince kökenli. Ve çok açık biçimde “öğretme yetkisine sahip kişi” anlamına geliyor. Yani üniversitede öğrencilere bir şey öğretme konusunda yeterli eğitimi alarak üniversitede eğitmen olma hakkını kazanan kişiler “doçent” olarak tanımlanıyor.

***********

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Üniversitelerimiz medyada yer almak için ödül vermediği zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Gazeteci ile kavga edilir mi!
Köşe Yazıları
Gazeteci ile kavga edilir mi!

Fatih Altaylı

Nisan 6, 2026

Bu benzetme haksızlık
Köşe Yazıları
Bu benzetme haksızlık

Fatih Altaylı

Nisan 5, 2026

Uğurcan
Köşe Yazıları
Uğurcan

Fatih Altaylı

Nisan 3, 2026

  • Videolar

Tümü
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!" görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Mert Ramazan DemirFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli 00:00 Giriş 01:29 Yeni aldığı motoru 04:14 Hayatının göz önünde olmasından rahatsız mı? 06:10 Karşı cinsin ilgisinden rahatsız mı? 07:10 Oyunculuğa ne zaman başladı? 14:19 Ailesi neler yapıyor? 15:42 İstanbul'daki ilk günleri 22:15 Dijital platform işlerini özellikle mi seçti? 26:23 Disney'deki yeni işi onu tatmin etti mi? 27:30 Yapım işlerine dahil oluyor mu? 28:01 Tiyatro hakkında ne düşünüyor? 29:33 Kazandığı parayı nasıl değerlendiriyor? 33:15 Ailesi dizilerine dair yorum yapıyor mu? 33:56 Evlilik düşüncesi var mı? 35:06 Gelecek planları neler? 36:58 Oyunculuğu nasıl öğrendi? 38:28 Spor yapıyor mu? 46:24 Kapanış Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Nisan 5, 2026
Geçmişten günümüze kütüphaneler görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Celal Şengör & Oğuz Selim Başar & Fatih AltaylıGeçmişten günümüze kütüphanelerhttps://www.sharkninja.com.tr/collections/hava-temizleyicisi?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_hava_temizleyici_kampanyasi_march26 https://www.sharkninja.com.tr/collections/kablosuz-supurgeler?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_supurge_kampanyasi_march26 #işbirliği 00:00 Giriş 04:50 Kütüphane nedir? 06:06 Bir yerin kütüphane olması için kaç kitap barındırması gerekli? 11:50 Parşömen nedir? 22:16 Eski kütüphaneler 27:19 İskenderiye Kütüphanesi 31:36 İskenderiye Kütüphanesi nasıl yok oldu? 35:46 Bergama Kütüphanesi 42:56 Celcus Kütüphanesi 44:13 Beytü'l Hikme 45:39 Joanina Kütüphanesi 47:03 Bodlean Kütüphanesi 58:43 Düşes Anna Amalia Kütüphanesi 1:01:49 Klementinum Kütüphanesi 1:04:02 Avusturya Milli Kütüphanesi 1:06:04 Bibliothèque nationale de France 1:06:45 Kitaplar nasıl muhafaza edilmeli? 1:13:25 Britanya Milli Kütüphanesi 1:15:58 ABD Kongre Kütüphanesi 1:17:58 Cumhurbaşkanlığı Kütüphanesi 1:21:03 Oğuz Selim Başar'ın kütüphane merakı nereden geliyor? 1:24:08 Efemera nedir? 1:29:21 Bir kütüphane nasıl kullanılmalı? 1:32:50 Kapanış
Nisan 5, 2026
"Her sanatçı çağının tanığıdır" görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Fırat Engin"Her sanatçı çağının tanığıdır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 02:32 Heykel bölümü nasıldı, imkanlar neydi? 03:11 Heykel bölümünde öğrenciyken hangi malzemeleri sevdi? 08:33 Sanatçının yolculuğunda farklı dönemler nasıl belli oluyor? 11:13 "Bu iş oluyor" dediği nokta neresiydi? 12:10 Bugünün dünyası sanatını nasıl etkiledi? 14:33 Yeni hangi projelerle uğraşıyor? 15:12 Teknolojinin heykele katkısı nasıl? 17:26 Kapanış
Nisan 3, 2026