İstanbul 29°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Mektuplar

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Ocak 24, 2018

Mektuplar

SİZİ bilmem ama ben yaşımdan bile daha “eski tip” bir adam olduğum için, hâlâ dostlarımla mektuplaşırım. Elbette telefon veya WhatsApp denilen teknolojik yenilikleri de kullanırız ama “mektuplar” bizim vazgeçilmezimizdir. Hele hele söyleyeceğimizin kayıt altına alınması gereken önemli bir şey olduğunu düşünüyorsak, fikrimizi, beğenimizi veya eleştirimizi mektupla iletiriz. Antetli kâğıdıma yazar, antetli zarfıma özenle yerleştiririm. Yazdıklarım kişiye özel ise zarfın arkasına bir de mühür basarım. Beynimin yarısı diyebileceğim 25 yıllık sekreterim Gülay başta olmak üzere “yeniler” güler buna ama bana atadan dededen kalma bir alışkanlıktır bu mektuplar. Sevgili dostum Celal Şengör’le de sık sık mektuplaşırız böyle. Hatırlayacaksınız belki, birkaç yıl önce Celal’in bana yolladığı bazı mektupları bu köşede sizlerle paylaşıyordum. Şimdi artık Sevgili Şengör’ün de bu gazetede bir sayfası var ama bana önceki gün yolladığı bir mektubu sizlerle paylaşmak istedim. Kusuruma bakmaz artık... ***********

CELAL ŞENGÖR’DEN MEKTUP

ANLADINIZ MI BALYOZ’UN NEDENİNİ “SEVGİLİ Fatih, Müthiş başarılı Afrin harekâtını göğsümüz kabararak, zaman zaman senin de dediğin gibi yaşlı gözlerle izler ve Mehmetçiğimize zafer dilerken aklıma şu geldi: Acaba şimdi, Balyoz ve Casusluk kumpaslarının neden kurulduğunu, FETÖ denen ihanet ve ahlaksızlık yuvasının amaçlarını milletçe nihayet anladık mı? Ortadoğu denen cehennemde ejderhasını koşturmak isteyen her iblis, önce Türk Silahlı Kuvvetleri’nden kurtulmalıdır. FETÖ’nün iblislerinin amacı da işte buydu: Türk Silahlı Kuvvetleri’ni zayıflatmak; mümkünse yok etmek! Tabii, şunu asla unutmayalım: FETÖ ve benzerleri ülkemizdeki ihanet taşeronlarıdır, ama esas patronlar dışarıdadır. Bugün artık düşman, ben düşmanım diye gelmiyor, harp ilan etmiyor; bilakis dostum, müttefikim diye gelerek içimizi oyuyor. Önce içimizdeki hainleri kullanıyor, besliyor, çoğaltıyor. Balyoz ve Casusluk kumpasları sürerken, Türk Silahlı Kuvvetleri’ndeki komutanlarımın, arkadaşlarımın, onların ailelerinin çektikleri acılara bizzat şahit oldum. Her hapishane ziyaretinden sonra, her sözde mahkemeden eve döndüğümüzde, eşimin komutanları, arkadaşları için, vatanımız ve milletimiz için ağladığını gördüm. Hepimiz isyan ediyorduk. Şükür ki o felaketler bitti. Ancak onun arkasından ‘Ordumuz çok zayıfladı; orduda pilot kalmadı; orduda kimse arkasına bakmadan yürüyemez oldu’ lafları dolaşmaya başladı. Bu laflar bilerek veya bilmeyerek, ihanetin devamıdır. Bunları dinlemeyiniz. Genelkurmay Başkanı’mıza, komutanlarımıza dil uzatmak bazı yazarların hobisi haline geldi. Bundan vazgeçsinler, çünkü yazdıkları doğru değildir. Uğradığı o korkunç ihanete rağmen ordunun nasıl çelik gibi ayakta olduğu işte Afrin harekâtında karşımızda durmaktadır. Herkes de şunu bilmelidir: Barış zamanı, savaş gerekli mi değil mi tartışması yapılabilir. Ama savaş çıktıktan sonra tüm bir milletin tek amacı, o savaşı kazanmaktır. O andan sonra savaş tartışılmamalıdır. Atatürk, ‘Nefsi müdafaa olmayan her savaş cinayettir’ derdi. Şunu unutmayalım: Bugün ordumuzun yaptığı vatanımızın ve milletimizin müdafaayı nefsidir. Hem de kime karşı? Uluslararası canilere karşı. Kurtuluş Savaşı’mız da öyle değil miydi? Biz bu tür savaşları kazanmaya alışkın bir milletiz, karşımızda yedi düvel olsa bile. Sayın Cumhurbaşkanı’mızdan ve hükûmetimizden ordumuzu içinden tanıyan birisi olarak bir istirhamım var: Askeri okullarımıza ihanet yuvalarıymış muamelesi yapılmasına engel olunuz. Afrin başarıları o okulların yetiştirdiği aslanların, kartalların ve onların emrindeki Mehmetçiğin destanıdır. Evet hainler o okullara sızmışlardır, ama bunda sivil yönetimin kabahatlerini unutmayalım, bunların tekrarlanmaması için tedbir alalım. O okulları kapatmak, bir yabancı modele göre düzenlemek ise bu tedbirler olmamalıdır. Askeri liselerimizi açalım tekrar. Harp okullarında yapılan bazı değişiklikler elbet yararlı olmuştur. Ama askeri okul bir sivil müessese olamaz, çünkü askerlik hem bir bilim hem de bir ruh halidir. İşte o ruh hali küçükken edinilir. Keşke daha genç ve sağlıklı olup, mavi üniformamı tekrar giyip Afrin cephesine koşabilseydim! Er rütbesine razıyım! Evet ben uluslararası bir bilim adamıyım; ama ondan önce bir Türk askeriyim. Kafamda pırıl pırıl duran bu bilinci de mini mini bir çocukken, sırtımda Türk Hava Kuvvetleri’nin şerefli üniformasıyla edinmiştim. Sevgili Fatih, bu fikirlerime katılır mısın bilmiyorum. Ama bunlar samimi düşüncelerimdir. Mektubumu dünyanın en şerefli insanları olan kahraman askerlerimize zafer temennisiyle bitiriyorum. Ama onu elde edeceklerine de zaten eminim. Celâl”

***********

YANLIŞ BAŞLIK

DÜN İnternethaber yazarı Süleyman Özışık’ın bir yazısını okudum. PKK söz konusu olunca barıştan söz etmeyip, hedef PKK olunca savaş karşıtı olanlara yönelik hayli sert yazmış. Yazısına başlık olarak da, “Gönderin bu itleri Afrin’e” yazmış. Özışık’ın kastı bu değil elbet ama başlık öyle bir atılmış ki, yazının tamamını okumayanlar için sanki “Gidip Afrin’de savaşsınlar” gibi bir hava yaratıyor. Ve sanki oraya gönderilmek “ceza imiş” gibi bir algı oluşturuyor. Her ne kadar söylenmek istenen, “Bu serseriler gidip PKK’ya yardım etsin” olsa da, başlık Mehmetçikleri rencide eder gibi okunuyor. ***********

TRT WORLD

TRT World’le ilgili dünkü yazım üzerine TRT World’ün Genel Müdürü Fatih Er aradı. “Türkiye’nin duruşunu anlatmak için çok ciddi bir uğraş veriyoruz. Bu amaçla hazırladığımız pek çok haber viral oldu ve internette çok etkin, ama haklılık payınız da var” dedi. Anladığım kadarıyla önlerinde bir açmaz var. Türkiye’nin haklı tezlerini anlatabilecek durumdaki pek çok uzman, ne yazık ki TRT World’de bunu dünyaya anlatacak düzeyde İngilizce bilmiyor. Bilenlerin bir bölümü ise TRT’nin konuk kriterlerine uymuyor. Geriye az sayıda konuk kalıyor. Devlet televizyonu olmanın sorumluluğuyla elbette bazı konukları konuşturamıyor olmalarını anlayışla karşılayabilirim. Ama en azından vatanseverliklerinden kuşku duymadığımız ve son derece etkili argümanlar üreten eski Dışişleri mensuplarımız var. Hiç değilse bu kişilere TRT World ekranlarını açmak lazım. Keza hem uluslararası saygınlığı olan hem de çok makul fikirler üreten Soli Özel gibi aydınlarımız, TRT World’de fikirlerini anlatabilirler.

***********

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Bugünün işini dünden halletmiş olduğumuz zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Kurşun atana af, saçını örene ihraç
Köşe Yazıları
Kurşun atana af, saçını örene ihraç

Fatih Altaylı

Ağustos 20, 2026

Güzelaydın: “Ali Dürüst Sportif A.Ş.’nin başına geçmeli”
Köşe Yazıları
Güzelaydın: “Ali Dürüst Sportif A.Ş.’nin başına geçmeli”

Fatih Altaylı

Ağustos 19, 2026

Yapay zeka tartışmaları
Köşe Yazıları
Yapay zeka tartışmaları

Fatih Altaylı

Ağustos 18, 2026

  • Videolar

Tümü
140 yıllık mirasın sonucu! Mercedes-Benz yeni GLC görseli
FatihAltaylı
Bugün
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı ile Direksiyonda Teke Tek140 yıllık mirasın sonucu! Mercedes-Benz yeni GLCMercedes-Benz’in 140 yıllık inovasyon ve mühendislik yolculuğu, otomobilin geçmişinden geleceğine uzanan güçlü bir hikâye. DİREKSİYONDA TEKE TEK’in bu bölümünde Fatih Altaylı’dan Mercedes-Benz’in 140 yıllık tarihini ve bu yolculuk boyunca şekillenen inovasyon anlayışını dinliyoruz. Ardından, bu köklü mirasın geleceğe uzanan temsilcisi Yeni Elektrikli GLC’yi direksiyon başındaki deneyimleriyle keşfediyoruz. Mercedes-Benz’in geçmişinden geleceğine uzanan bu yolculuğa siz de eşlik edin. #MercedesBenzTürkiye #DireksiyondaTekeTek #YeniElektrikliGLC #işbirliği Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 01:11 Mercedes-Benz’in tarihi ve GLC’nin üretimi 03:20 800 Volt mimarisi nedir? 04:26 Dış tasarım 07:22 Yan görünüm ve içine ilk bakış 09:41 Kokpit tasarımı 11:43 Teknik bilgiler ve sürüş izlenimi 15:25 Cam tavan ve multimedya 16:20 Otonom sürüş kabiliyeti 17:05 Konforu arttıran detaylar 20:31 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli
Ağustos 21, 2026
Osmanlı'da modernleşme görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Emrah Safa Gürkan & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimOsmanlı'da modernleşmeShark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 04:55 Modernleşme nedir? 12:00 Osmanlı'da modernleşmenin ilk adımları 18:40 Modernleşme ve gelenekçilik 23:32 Osmanlı'da bankacılık sistemi neden kurulamadı? --shorts 26:45 Osmanlı'nın zengin tebaası var mıydı? 39:29 Türk aydınları kendi çağdaşları arasında geride mi? 52:25 Batı’nın teknolojisi hariç başka bir şeyini almamak mümkün mü? 56:07 Mısır modernleşmesi niye durdu? 1:03:21 İran modernleşmesi 1:16:48 Kore modernleşmesi 1:21:15 Kapanış #işbirliği
Ağustos 16, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Plajlarda çalmayı sevmiyorum!" görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Faruk SabancıFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Plajlarda çalmayı sevmiyorum!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:04 Neden sanayici olmadı da DJ oldu? 07:46 Zengin bir aileden gelmek bu işte avantaj mı? 09:55 Tiësto onu nasıl keşfetti? 12:29 Nasıl bir hayat geçirdi? 15:16 DJ'liğe nasıl başladı? 17:36 Parçaları sürekli değiştiriyor mu, yoksa aynı parçaları mı çalıyor? 21:47 Günde kaç saat müzik dinliyor? 23:18 Hangi ülkelerde konser verdi? 24:11 Örnek aldığı DJ'ler var mı? 25:28 DJ'likte hedefi ne? 27:07 Türk sanatçılarla projeler düşünüyor mu? 30:15 Canlı orkestrayla birlikte çalmayı planlıyor mu? 30:43 Yapay zekânın DJ'liğe etkisi 35:57 DJ'likte para var mı? 38:05 DJ'likte telif meselesi nasıl oluyor? 38:41 Bir DJ en çok nerede çalmak ister? 42:42 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Ağustos 16, 2026