İstanbul 10°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazılarıFatihAltaylı
detail banner reklam

Kumarda deste kazanmaz

FatihAltaylı
Köşe Yazısı

Fatih Altaylı

Ocak 26, 2018

Kumarda deste kazanmaz

PKK’nın Suriye kolu PYD şimdilerde “ABD bizi sattı” şarkısını söylemeye başlamış. Burada kırk kere yazdık, çok mu şaşırdınız satıldığınıza. Eğer öyleyse “hem hainsiniz hem katil hem de salak”. Bu köşede PKK’lılara ve ABD’yle işbirliği yapan tüm Kürt gruplarına yıllardır hep aynı şeyi söyledik. “Büyük devletler sizi satar. Binlerce kilometre ötedeki güçlere güvenerek adım atmayın” dedik. Ne zannediyordunuz, bir yanda Türkiye olacak, diğer yanda siz ve büyük güçler, sizi tercih edecek öyle mi? Onların size yönelik tercihi ancak dönemsel olabilir. Türkiye’yi zorlamak, Türkiye’yi kendi politikalarına ittirmek için sizi kullanırlar. Sonrasında oyun biter ve sümkürülmüş mendil gibi çöpe atılırsınız. Sizin gibi örgütler oyuncu değildir. Oyuncuların elindeki harcanabilir önemsiz oyuncaklarsınız. Değeriniz ancak kumar masasındaki bir deste kâğıt kadardır. Bir oyuncu tarafından dağıtılırsınız, diğer oyuncunun parasını almak için kullanılırsınız. Sonra çöp kutusuna gidersiniz. Oyun sürecekse, yeni bir deste açılır ve siz oyunu çöpten izlersiniz. O masada elden ele gezerken, sadece yıpranırsınız, eskirsiniz ama kazanan olamazsınız. Siz kumar masasından kârlı kalkan kâğıt destesi gördünüz mü? İster hileli dağıtılsın, ister dürüstçe. Deste kazanmaz. Sizin gibi örgütler, Ortadoğu’da dönen oyunda olsanız olsanız bir deste kâğıtsınız. Yüz yıldan fazladır sürekli kullanıldınız, sürekli aldatıldınız. Hâlâ mı anlamadınız! ***********

GERÇEK HAİNİ ZAMAN BİLİR

DÜNKÜ yazıma epey bir tepki geldi. “Ne yani bunlara kızma, ‘Hain’ deme hakkımız yok mu?” Kızmak serbest. Herkes herkese kızabilir. Hele kendi gibi düşünmüyorsa. Ama “hainlik” meselesi biraz daha karışıktır. Karışıktır çünkü konjonktüreldir. Mesela... PKK ile barış süreci diye bir şey başladığında Habur kapısından davullu zurnalı bir grup gelmiş; mahkemeler, savcılar, hâkimler tarlaya masa kurup yargılama yapmıştı. Biz de burada, bu gazetede “Rezalet” demiştik. Karşılığını “hain” ilan edilerek almıştık. Aradan zaman geçti, şimdi o planı yapanlara “Hain” deniliyor. Keza, barış süreci diye bir şey başlamıştı bir ara. PKK’lılar özellikle Güneydoğu’da ve Doğu’da hâkimiyeti ele geçirmişti. Neredeyse kolluk kuvveti kurmuşlardı. Asker kışlaya hapsedilmişti. Operasyonlar yasaklanmıştı. Ben gariban buradan, “Yahu böyle barış süreci mi olur, bölgeyi PKK’ya veriyorsunuz” diye söylenecek olmuştum. Anında “süreci bozmaya çalışan vatan haini” ilan edilmiştim. Şimdi o sürecin aktörleri hain oldu. Sırrı Süreyya Önder mesela. İmralı görüşmeleri sırasında devletin en güvendiği HDP’liydi. Sürecin makul gitmesi için çalışıyordu. Aradan geçen zaman çok uzun değil. Şimdi partisiyle birlikte “hainler” grubunda. Fethullah Gülen’i eleştiriyordu benim de aralarında bulunduğum bir grup. Öfkeye mazhar oluyorduk. O makbuldü, biz tu kakaydık, ülkeye ihanet ediyorduk. İtibarımızı alaşağı etmek için her şeyi yapıyorlardı. Din düşmanı idik, hain idik. Gülen’in emirlerini yerine getirenler ise “kahraman”dı. Zırhlı araçlara biniyorlardı “hainlerden” korunmak için. Şimdi tam tersi oldu. O gün el etek öpenlerin en azından bir bölümü içeride ve “hain”ler. O nedenle “hain” kelimesine hep mesafeli dururum ben. Tablo çok net olmadıkça kimseye “Hain” demeyin. Gerçek ihaneti ortaya koyan en iyi tanık “zaman”dır. Konjonktüre yenilmeyen tek şey olduğu için. ***********

CIVIKLIK NEW YORK’A KADAR

NUSRET Et Lokantası, ABD New York’ta ilk açıldığı gün, çok kötü eleştirilerin hedefi olmuş. Bununla ilgili ahkâm kesecek bir durumum yok. Çünkü ister inanın, ister inanmayın hayatımda bir gün bile Nusret’te tek bir lokma yemedim. Kapısından içeri adım atmadım. Ki bilirsiniz, yemeyi, içmeyi çok severim ama Nusret’e gitmedim. Nedenini bilmiyorum. Muhtemelen “zevzekliği” sevmediğim içindir. Dünyanın en önemli şeflerinin lokantalarına gittim. Bir-ikisiyle kişisel dostluğum da var. Mesela modern Fransız mutfağının Bocuse’den sonraki en önemli kurucusu sayılan Michel Guerard’la. Ne Michel’in ne de bir başkasının yaptığı yemeği eliyle tutup ağzıma tıktığına şahit olmadım. Değil bana, hiçbir müşterilerine bunu yaptığını da görmedim, duymadım. En fazla, yaptığı bir şeyi tabakta getirip “Bunu yeni denedim, mönüye koyup koymayacağımı bilmiyorum, bir dene” der bütün nezaketi ve zarafetiyle. Bu yüzden de Nusret’e gitmedim. Kıllı bıyıklı bir herifin eliyle kopardığı eti ağzıma tıkmasını istemediğim ve bu cıvıklığa tahammül edemeyeceğim için. Gelelim eleştirilere... Açıkçası ben New York’ta et yemeyi sevmem. Bana uygun pişirmezler. Genel olarak Amerikan damak zevki de bana uymaz. Bu yüzden iyi bile olsa Nusret’i sevmemelerine şaşırmam. Ama şunu da unutmamak lazım. Türkiye’de doğru düzgün yemek yazarı falan olmadığı için kötü, dandik, lezzetsiz pek çok lokanta yıllardır pohpohlanır da pohpohlanır. “Aman şöyle iyi, aman böyle iyi.” Neredeyse tamamı aynı elden çıkmış, birbirine çok benzeyen mönüler veya farklı olmak için “saçmalama” düzeyine gelmiş sözde “yerel” lezzetler. Ve bunları öve öve bitiremeyen, pazı dolması ile yaprak sarmasını, kuzu eti ile dana etini bile ayıramayacak kadar bu işten bihaber palavra gurmeler. Bu yüzden de Nusret’in NY’de duvara toslamasına hiç şaşırmadım. Bildiğimiz cıvıklığıyla İstanbul’da bile toslaması gerekirdi. Neyse ki “Bonne pour L’Orient” diye bir cümle var bildiğimiz. Nusret ve gibileri de o hesaptan geçiniyor zaten.

***********

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Kendimize âşık olmadığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

FatihAltaylı
  • Geçmiş yazılar

TümüFatihAltaylı
217
Köşe Yazıları
217

Fatih Altaylı

Şubat 20, 2026

Mevzu bahis
Köşe Yazıları
Mevzu bahis

Fatih Altaylı

Şubat 19, 2026

Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı
Köşe Yazıları
Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı

Fatih Altaylı

Şubat 18, 2026

  • Videolar

TümüFatihAltaylı
"İnsanın kendini izlemesi kolay değil" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Ayça Bingöl"İnsanın kendini izlemesi kolay değil"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:43 Setlerdeki çalışma koşulları ve kendisinin yaptığı işlere ara vermesi 02:48 Üniversitede kimya bölümünden oyunculuğa geçişi 05:31 Çocuklarında sanata dair ilgi ve istek görüyor mu? 09:00 Tiyatroda seyirci bazında nasıl değişimler var? 10:51 Pandemi sonrası tiyatrodaki değişimler? 12:54 Beyaz Tavşan Kırmızı Tavşan oyunu 15:40 Oyunlardan önce yaptığı bir şey var mı? 16:54 Cici filmi 18:09 Kendi oynadığı dizileri izleyebiliyor mu? 18:44 Oynayacağı dizi veya filmleri seçerken nelere bakıyor? 20:32 "Öyle Bir Geçer Zaman ki" dizisi hayatında neleri değiştirdi? 21:47 Sanat ile ilgilenen insanlara tavsiyeleri neler? 26:16 Teknoloji ile ilişkisi nasıl? 28:02 Tek kelimelik soru-cevap
Şubat 13, 2026
"Sanatçının bitti demesi zor" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Zekiye Sarıkartal"Sanatçının bitti demesi zor"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:12 Bir günü nasıl geçiyor? 01:45 Yönünü sanata nasıl çevirdi? 12:01 Öğrencilerine hep neyi anlattı? 16:42 Soru-Cevap 17:56 Kapanış
Şubat 6, 2026
"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Nilgün Öneş"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:10 Süper Baba hikayesi nasıl başladı? 02:14 Kendi görsel dünyasını nasıl geliştirdi? 04:37 Geçmişten günümüze senaryolarda yazılan hikayelerde ne gibi değişiklikler oldu? 07:14 "Ağlamak Yok" kitabı 09:13 Uzun yazılan senaryolar ve hikayeleri insanlara ne katıyor? 11:33 Günümüzde senaryolardaki hikayelerde nasıl değişimler oldu? 13:02 Senaryo yazarken unutamadığı anıları var mı? 15:05 İyi bir senaryo yazarı nasıl çalışır? 18:06 Belirli bir dönemin ya da bir olayın hikayesini yazmak ister miydi? 19:18 "Ayrılık da Sevdaya Dahil" dizisi 23:50 Önümüzdeki süreçte planları neler? 24:29 Senaryo yazarı olarak yapay zekadan faydalanabiliyor mu? 27:12 Sinemada büyük ve uzun hikaye anlatım dönemi bitiyor mu? 28:50 Tek kelimelik soru-cevap 30:32 Kapanış
Ocak 30, 2026