İstanbul 16°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Güçle gelen güçle gider

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Ocak 31, 2018

Güçle gelen güçle gider

SUUDİ Arabistan’da uzunca bir süredir bir otelde gözaltında tutulan “prensler” serbest bırakılmış. İddia o ki, bu prenslerden 106 milyar dolar tahsil edilmiş ve bunun karşılığında da serbest bırakılmışlar. Suudi devletinin bu parayı bu prenslerden talep etmesinin nedeni aslında mantıklı. “Siz devletin başındaki kişilerle olan ailevi bağlarınızı kullanarak güç elde ettiniz ve bu parayı bu yakınlık nedeniyle kazandınız. Aileden olmasaydınız böyle bir servete asla ulaşamazdınız. Bu zenginleşmede sizin bireysel becerinizden çok krallarla olan akrabalık bağlarınız etken oldu. Şimdi devlet kaynakları tükenme noktasına geldi ve devletin paraya ihtiyacı var. Bu yakınlığı kullanarak edindiğiniz servetin bir bölümünü size bu gücü sağlayan yönetime iade edeceksiniz.” Anlaşılan o ki, “zorla yapılan” ama özünde doğru olan bu işler sonuç vermiş ve 106 milyar dolar geri alınmış. Demokratik olmayan ülkelerde ya da yarım yamalak demokrasilerde böyle “zenginleşmeler” çoklukla ve sıklıkla görülen bir durumdur aslında. Güç odaklarına yakınlık bir zenginleşme aracı olarak kullanılır. Güç odakları ise bunu kullandırmayı “iktidarın bir parçası” olarak görürler. Sonuç olarak o parayı birileri kazanacaksa, güvenilir, o birilerinin aileye yakın birileri olmasında bir sorun yoktur onlara göre. Fakat Suudi Arabistan örneğinde olduğu gibi, bu “haksız zenginleşme” ilanihaye sürmez. İktidarın siyasi veya ekonomik güç kaybıyla birlikte tersine işlemeye başlar. Geçmişte Türkiye’de de böyle şeyler olmadı değil. Mesela herkesin çok büyük sevgiyle andığı Turgut Özal döneminde bazıları kamu eliyle zenginleştiler. Hatta rahmetlinin aile fertleri bile önemli iş girişimleri yaptılar. Ancak sonrasında olanlar malum. Özal’ın zengin ettiği bu kişilerin hiçbiri ortalıkta kalmadı. Hepsi birer birer battılar. Özal zenginlerinden bugün ayakta kalan hemen hemen kimse yok. Bu haksız kazançlar Suudi örneğinde olduğu gibi bazen “devletin gücüyle” geri alınıyor, bazen de ekonomi “kendi gücüyle” bu parayı asıl sahibine iade ettiriyor. Kaybedilen ise sadece zaman oluyor.

***********

CEZAYI DOKTORLAR VERMELİYDİ

TÜRK Tabipleri Birliği yönetimi, Zeytin Dalı operasyonuyla ilgili açıklaması sonrasında dün bir gözaltı kararıyla karşı karşıya kaldı. Geçen hafta başka bir vesileyle yazmıştım. Tekrarlamakta beis görmüyorum. Bunlar doğru işler değil. Türk halkının çok büyük bölümü, hangi siyasi görüşten olursa olsun bu harekâtı yapan Türk Silahlı Kuvvetleri’ne gönülden destek veriyor. Her türlü görüş ve siyasetin üzerinde bir destek. Geçen hafta Celal Şengör’ün bana yazdığı mektupta belirttiği gibi “Barış zamanında savaş karşıtlığı konuşulup tartışılabilir ama ülkeniz savaşa girdiyse, ülkenizin çıkarlarını desteklersiniz”. Bu cümleyi söylememle birlikte o gün dediğim gibi, bugün de tekrarlamak isterim. Birileri de bu işe karşı olabilir. Teröre destek vermemek, silahlı kuvvetleri iş yapamaz hale getirmemek koşuluyla eleştiri serbesttir. Ben Türk Tabipleri’nin binlerce üyesinin birlik yönetimiyle aynı fikirde olduğunu zannetmiyorum. Üyelerin önemli bir bölümü büyük çoğunluğu muhtemelen yönetimin bu açıklamasına katılmıyordur. Burada iş doktorlara düşer, yargıya ya da siyasete değil. Türk tabipleri, kendi adlarına açıklama yapan bu yönetimin fikirlerine katılmıyorlarsa bunu ya dernekten birlikten ayrılarak ya da birlik yönetimini ilk seçimde hatta gerekiyorsa olağanüstü bir seçimde devirerek gerçekleştirirler. Demokrasi ve fikir özgürlüğü bunu gerektirir. Beğenilmeyen açıklamayı yapanların gözaltına alınmasını ve tutuklanmasını değil. ***********

IRKÇILIK AVRUPA DEĞERİ Mİ?

BATI dünyasında Türk düşmanlığı artık insanlık sınırlarının ötesinde bir yere taştı. Avrupa Bölgeler Meclisi’nin başkanlığı bir süredir Dr. Hande Bozatlı tarafından yürütülüyordu. Şu anda kendisine karşı son derece çirkin bir kampanya yürütülüyor. Yaptıkları veya yapmadıkları için değil. Sadece ve sadece Türk olduğu için. Birileri aynen şöyle yazıyor: “Avrupa değerleri ortadayken, Bir Türk (Asyalı), nasıl olur da Avrupa Bölgeler Meclisi’nin başkanlığını yürütebilir?” Herhalde ırkçılığı da Avrupa’nın önemli bir değeri olarak görüyor bu arkadaşlar.

***********

DOĞRU AMA SEN BIRAKMA

SEVGİLİ Erdoğan Aktaş, Can Ataklı’nın bir yazısı üzerine “Böyle bir şey var ise mesleği bırakırım” diyor. Aman Sevgili Erdoğan, seni ne kadar sevdiğimi bilirsin. İyi bir gazeteci, iyi bir insan olarak bu meslekte her zaman olmanı isterim. Ama bu konuda çok kesin konuşma sevgili dostum. Çünkü Can Ataklı’nın yazısında bahsettiği konuyu Ankara’da bilmeyen yok. Hele hele AK Parti içinde. Konunun seninle alakası yok ama senin kanalında program yapan iki gazetecinin, bir başka gazetecinin görevine son verilmesi için “Beştepe’den böyle istediler” diyerek patronu kandırdığını ama Beştepe’de hiç kimsenin böyle bir şeyden haberi olmadığını ve iki gazetecinin bir başka gazeteciyi harcamak için “sözde” Beştepe isteğini uydurduklarını ve bunun ortaya çıkmasıyla birlikte o gazetecinin görevine geri döndüğünü, hatta Beştepe’den bir konuğu ağırlayarak Beştepe’nin böyle bir tavrı olmadığını ispat ettiğini herkes biliyor. Sevgili Erdoğan tüm bu gelişmelerin senin dışında olduğunu da herkes biliyor. O yüzden senin mesleği bırakmana falan gerek yok. Utanması gerekenler başkaları. ***********

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Gazeteci, gazetecinin kurdu olmadığı zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
BYD’ye ceza yolda
Köşe Yazıları
BYD’ye ceza yolda

Fatih Altaylı

Nisan 7, 2026

Gazeteci ile kavga edilir mi!
Köşe Yazıları
Gazeteci ile kavga edilir mi!

Fatih Altaylı

Nisan 6, 2026

Bu benzetme haksızlık
Köşe Yazıları
Bu benzetme haksızlık

Fatih Altaylı

Nisan 5, 2026

  • Videolar

Tümü
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!" görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Mert Ramazan DemirFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli 00:00 Giriş 01:29 Yeni aldığı motoru 04:14 Hayatının göz önünde olmasından rahatsız mı? 06:10 Karşı cinsin ilgisinden rahatsız mı? 07:10 Oyunculuğa ne zaman başladı? 14:19 Ailesi neler yapıyor? 15:42 İstanbul'daki ilk günleri 22:15 Dijital platform işlerini özellikle mi seçti? 26:23 Disney'deki yeni işi onu tatmin etti mi? 27:30 Yapım işlerine dahil oluyor mu? 28:01 Tiyatro hakkında ne düşünüyor? 29:33 Kazandığı parayı nasıl değerlendiriyor? 33:15 Ailesi dizilerine dair yorum yapıyor mu? 33:56 Evlilik düşüncesi var mı? 35:06 Gelecek planları neler? 36:58 Oyunculuğu nasıl öğrendi? 38:28 Spor yapıyor mu? 46:24 Kapanış Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Nisan 5, 2026
Geçmişten günümüze kütüphaneler görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Celal Şengör & Oğuz Selim Başar & Fatih AltaylıGeçmişten günümüze kütüphanelerhttps://www.sharkninja.com.tr/collections/hava-temizleyicisi?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_hava_temizleyici_kampanyasi_march26 https://www.sharkninja.com.tr/collections/kablosuz-supurgeler?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_supurge_kampanyasi_march26 #işbirliği 00:00 Giriş 04:50 Kütüphane nedir? 06:06 Bir yerin kütüphane olması için kaç kitap barındırması gerekli? 11:50 Parşömen nedir? 22:16 Eski kütüphaneler 27:19 İskenderiye Kütüphanesi 31:36 İskenderiye Kütüphanesi nasıl yok oldu? 35:46 Bergama Kütüphanesi 42:56 Celcus Kütüphanesi 44:13 Beytü'l Hikme 45:39 Joanina Kütüphanesi 47:03 Bodlean Kütüphanesi 58:43 Düşes Anna Amalia Kütüphanesi 1:01:49 Klementinum Kütüphanesi 1:04:02 Avusturya Milli Kütüphanesi 1:06:04 Bibliothèque nationale de France 1:06:45 Kitaplar nasıl muhafaza edilmeli? 1:13:25 Britanya Milli Kütüphanesi 1:15:58 ABD Kongre Kütüphanesi 1:17:58 Cumhurbaşkanlığı Kütüphanesi 1:21:03 Oğuz Selim Başar'ın kütüphane merakı nereden geliyor? 1:24:08 Efemera nedir? 1:29:21 Bir kütüphane nasıl kullanılmalı? 1:32:50 Kapanış
Nisan 5, 2026
"Her sanatçı çağının tanığıdır" görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Fırat Engin"Her sanatçı çağının tanığıdır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 02:32 Heykel bölümü nasıldı, imkanlar neydi? 03:11 Heykel bölümünde öğrenciyken hangi malzemeleri sevdi? 08:33 Sanatçının yolculuğunda farklı dönemler nasıl belli oluyor? 11:13 "Bu iş oluyor" dediği nokta neresiydi? 12:10 Bugünün dünyası sanatını nasıl etkiledi? 14:33 Yeni hangi projelerle uğraşıyor? 15:12 Teknolojinin heykele katkısı nasıl? 17:26 Kapanış
Nisan 3, 2026