İstanbul 22°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Format atmak

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Şubat 7, 2018

Format atmak

ULAŞTIRMA Bakanı Ahmet Arslan, Güvenli İnternet Günü nedeniyle düzenlenen bir toplantıya katılıyor. Konu internet, güvenlik, bilgi teknolojileri falan olunca, organizasyonu düzenleyenler bir “şıklık” yapmak istiyorlar ve bakanı takdim görevini bir robota veriyorlar. Her şey güzel başlıyor. Robot bakanı takdim ediyor, Bakan Bey durumdan hoşnut, modern Türkiye, bilgi çağı, gelişmişlik falan... Ortam süper. Türkiye’nin çağ atladığının tablosu. Modernleşmemizin, bilgi teknolojilerinde geldiğimiz noktanın ne kadar gurur verici olduğu ortaya çıkıyor. Robot tarafından takdim edilen Bakan Bey, kürsüye çıkıyor ve konuşmasına başlıyor. Ve konuşma sırasında robot başlıyor kendi kendine söylenmeye. Bakana, “Biraz yavaş konuş, ne dediğini anlamıyorum” gibi laflar sarf etmeye başlıyor. Şaşıracak bir şey yok; çünkü robot çocuk gibi. Samimi. Anlamıyorsa “Anlamıyorum” diyor. Hızlı konuştuğunu anlıyorsa “Hızlı konuşuyorsun” diye uyarıyor. Çünkü saf. Konuşma boyunca uyuklayıp, konuşma bitince ayağa fırlayıp hararetle alkışlayanlardan değil. Bakan Bey bu saflığa kızıyor. Robotu fırçalamıyor ama robotun programcılarına sesleniyor. Onlar da hemen koşup robotu yeniden formatlıyorlar ve robot eleştirilerini kesiyor... İşte Türkiye’nin meselesi de burada ortaya çıkıyor. Mesele dediğim de şudur. Teknolojide, bilişimde, yapay zekâ programlamakta istediğiniz kadar ileri gidin... Eğer yapay veya doğal o zekâların en küçük bir farklı sesine tahammülünüz yok ise... Ve hoşunuza gitmeyen her robotu yeniden formatlamak gerektiğini düşünüyorsanız, gerçekte asla ileri gidemezsiniz. Çünkü yapay veya doğal, zekânın işe yaraması için özgürce kendini geliştirmesi gerekir... ***********

TÜRK VE TÜRKİYE

TÜRK Tabipleri Birliği ve Türkiye Barolar Birliği’nin isimlerinden “Türk” kelimelerinin atılması gündemde. Bu kurumların “Türk” ve “Türkiye” adlarını kullanabilmeleri, kendilerine Bakanlar Kurulu kararıyla yıllar önce verilmiş bir hak. Bu hakkın geri alınmak istenmesinin nedeni ise son dönemlerdeki söylemleri. Bu söylemlerin bazılarına ben de katılmıyorum ve bununla ilgili eleştiri yapıyorum. Ama bu kuruluşlardan bu isimlerin geri alınmasını da doğru bulmuyorum. Böyle bir durumda yarın öbür gün her iktidar kendine muhalif kurumlardan, ne bileyim mesela Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nden bile bu adı geri almaya kalkarsa ortaya çok hoş bir tablo çıkmaz. Ve iktidar partisi açısından daha kötüsü, yıllardır bu kurumlardan “Türk” adının çıkarılmasını isteyen HDP’nin de istediği olmuş olur! ***********

KUTUPLAŞMA ANKETİ

BİLGİ Üniversitesi toplumdaki kutuplaşmayı tespit etmek amacıyla bir araştırma yapmış. Oldukça kapsamlı ve bazı bölümlerinin anlaşılması hayli güç bir araştırma. Bazı yanıtlar ise oldukça ilginç sonuçlar vermiş. Mesela, “Kendinizi en uzak hissettiğiniz parti?” sorusuna verilen yanıtlar. Ankete katılanların kendini en uzak hissettiği parti, açık ara HDP. Katılımcıların yüzde 52.7’si kendine en uzak parti olarak HDP’yi göstermiş. Bu oran 2 yıl önce yüzde 54.5’miş. İkinci sırada ise AK Parti geliyor. Katılımcıların yüzde 23.9’u kendilerini en uzak hissettiği parti olarak AK Parti’yi göstermiş. Bu oran 2015’te yüzde 27.7 imiş. Fakat AK Parti “Kendinizi en yakın hissettiğiniz parti” sorusunda da yüzde 43.4’le ilk sırada. Yani asıl kutuplaşma AK Parti’ye gönül verenler ile AK Parti’ye karşı olanlar arasında Bir diğer ilginç yanıt ise “En yakın hissedilen kimlik” sorusuna verilenler. En yakın hissedilen kimlik yüzde 29.6 ile “Türkler” olmuş. Sıkı durun, bunu takip eden yanıt yüzde 16.5 ile “Atatürkçüler”. Ardından yüzde 12.8 ile “Dindar insanlar” ve yüzde 9.5 ile “Kürtler” geliyor. Kurumlara güven sıralamasında ise ilk sırada tüm olan bitene rağmen yüzde 74.2 ile Türk Ordusu geliyor. İkinci sırada yüzde 57.2 ile Cumhurbaşkanlığı ve yüzde 56.6 ile üniversiteler. Hükümete güven ise yüzde 56. En büyük tehdit ise yüzde 54.3 ile ABD olarak görülmüş. Sonuçlar ilginç olmakla beraber, bu “kutuplaşmanın” iktidarı rahatsız edici bir yanı olmadığı açıkça görülüyor. ***********

YETMEDİ Mİ DURSUN ÖZBEK

GALATASARAY’ın eski Başkanı Dursun Özbek’e yazdıklarım ve söylediklerim için “Niye bu kadar yükleniyorsun?” diye sitem edenler, şimdi “Az bile söylemişsin” noktasına geldiler. Kulüp tam bir enkaz. Ne hesap belli ne kitap. Muhtemelen bir köy bakkalı bile daha iyi yönetilmiştir. Ve Özbek’in başkanlıktan düştüğü akşam koşa koşa kulübe gitmesiyle ilgili “Gece vakti kulüpte ne haltlar karıştırıyorsunuz?” diye bir tweet atmıştım. Karıştırdıkları ortaya dökülmeye başladı. Kulübün sahip olduğu şirketin açıkta olan hisselerine tedbir koydurmuş. Böylelikle kendi alacaklarını garanti altına almakla kalmamış, yeni yönetimin kredi bulma imkânlarını da ortadan kaldırmış. Yetmemiş, aynı alacaklar için kendine senetler verdirmiş. Yetmemiş, aynı alacaklar için kulübe Emlak Konut ile yapılan anlaşmadan gelmesi muhtemel paralara da temlik koydurmuş. Yetmemiş, tüm bunları halletmek için gereken harç ve noter paralarının tutarı olan yaklaşık 1 milyon TL’yi kulübe ödetmiş. Yetmemiş, tüm bunlar için bir de faiz işletmiş. Yetmemiş, başkanlığı döneminde “Otelimin reklamı olsun” diye kendi otelinde konaklattığı takımın tüm masraflarını giderayak kulübe fatura etmiş. Yetmemiş, aynı dönemde takımla beraber otelde yiyip içen kendi misafirlerinin paralarını da kulübe fatura etmiş. Yetmemiş, aylardır ödenmeyen maaşlar, gelen ve nereye gittiği belli olmayan paralar, açıktan ödemeler, gizli ödemeler... 113 yıllık Galatasaray tarihinde hiçbir başkan bunu yapmadı. Ve herkes parasını Galatasaray’dan geri aldı. Ben Galatasaray yönetiminin yerinde olsam, Başkan Dursun Özbek’e hemen bir fatura yollarım. “Galatasaray adını kullanarak kendisinin ve otelinin tanıtımını 2.5 yıl boyunca yaptığı için” 2.5 yıllık sponsorluk faturası. Çünkü Dursun Özbek bunu hak ediyor. ***********

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Arsızlığın fotoğrafını eski başkan diye yönetim kurulu odasına asmadığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Dolce far niente ya da aylak herifin notları
Köşe Yazıları
Dolce far niente ya da aylak herifin notları

Fatih Altaylı

Ağustos 16, 2026

Cemaat döverken sirkatin söylemek
Köşe Yazıları
Cemaat döverken sirkatin söylemek

Fatih Altaylı

Ağustos 14, 2026

Ankete inanmayın, anketsiz kalmayın
Köşe Yazıları
Ankete inanmayın, anketsiz kalmayın

Fatih Altaylı

Ağustos 13, 2026

  • Videolar

Tümü
Üniversiteye gitme isteği azalıyor mu? görseli
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Erhan Erkut & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimÜniversiteye gitme isteği azalıyor mu?Shark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 03:26 Üniversite tercihleri ve önemleri 09:49 Üniversitelerin 3 senelik eğitime düşmesi planlanması 13:00 Üniversite kontenjanlarının dolmaması ve sonrasında azaltılması 17:44 Yapay zeka ile birlikte açılan bölümler 21:48 Üniversite sınavına giren kişi sayısının azalması 26:29 Üniversite fiyatlarının artışı 38:29 Sınavlarda sıfır çeken öğrenci sayısının artması ve eğitime etkisi 41:11 Yurtdışına eğitime gidenlerin sayısı artıyor mu? 43:18 Türkiye'deki öğrenci kalitesi düşüyor mu? 49:58 Devlet üniversitelerinin düşüşü, özel ve vakıf üniversitelerinin yükselişi 53:02 Bugünkü bilgi birikimi ile bir tercih yapacak olsa hangi bölüm ve okulda okumak isterdi? 55:13 Kapanış #işbirliği
Ağustos 9, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: Atelier Rebul'un 130 senelik hikayesi görseli
FatihAltaylı
YouTube
Kerim MüderrisoğluFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: Atelier Rebul'un 130 senelik hikayesiTeke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:46 Atelier Rebul nasıl kuruldu? 08:58 Beyoğlu'ndaki eczane duruyor mu? 10:20 Parfüm yapmaya nasıl başladılar? 13:01 Kokuları nasıl üretiyorlar? 16:04 Parfümörlük nedir? 16:37 Rebul parfümlerindeki oryantal havası 20:33 Bir parfüm nasıl oluşur? 23:45 İyi bir parfüm nasıl belli oluyor? 28:21 Yapay zekanın sektördeki yeri 40:30 Türkiye'de esans üretimi 43:41 Parfüm şişeleri nasıl tasarlanıyor? 47:42 Rebul parfümleri neden leke yapmıyor? 50:37 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Ağustos 9, 2026
Türk AI girişimine 4 milyon dolar! görseli
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı & Dr. İbrahim Ethem HamamcıTürk AI girişimine 4 milyon dolar!Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 01:51 İbrahim Ethem Hamamcı kimdir ve akademik çalışmaları neler? 10:54 Kendi şirketlerini kurma süreçleri 11:37 ETH Zurich'de bu araştırma fikri ile nasıl karşılandı ve neden bu araştırmayı tercih etti? 12:39 Yapay zekayı kullanarak tıpta ne geliştirmeyi amaçlıyorlar? 16:33 Yapmaya çalıştıkları gelişim için ne kadar sürede tamamlanmasını öngörüyorlar? 17:08 Kendisine gelen iş tekliflerini neden kabul etmedi? 18:38 Şirketleri nerede ve ekipleri nasıl? 19:07 Şirketlerine yatırım alabiliyorlar mı? 19:48 Şirketlerinin gelişme planları nasıl? 20:27 Şirketlerinde tam olarak ne üretiyorlar? 23:33 Üzerinde çalıştıkları yapay zekanın kişiye özel ilaç üretiminde bir faydası olacak mı? 24:36 10 yıl sonra bu geliştirdikleri iş ile kendisini nerede görüyor? 25:03 Üniversite tercihi yapacak olan gençlere tavsiyeleri neler? 30:48 Bu yaptıkları işi Türkiye'ye taşımayı düşünüyorlar mı? 31:48 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Ağustos 4, 2026