İstanbul 16°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Format atmak

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Şubat 7, 2018

Format atmak

ULAŞTIRMA Bakanı Ahmet Arslan, Güvenli İnternet Günü nedeniyle düzenlenen bir toplantıya katılıyor. Konu internet, güvenlik, bilgi teknolojileri falan olunca, organizasyonu düzenleyenler bir “şıklık” yapmak istiyorlar ve bakanı takdim görevini bir robota veriyorlar. Her şey güzel başlıyor. Robot bakanı takdim ediyor, Bakan Bey durumdan hoşnut, modern Türkiye, bilgi çağı, gelişmişlik falan... Ortam süper. Türkiye’nin çağ atladığının tablosu. Modernleşmemizin, bilgi teknolojilerinde geldiğimiz noktanın ne kadar gurur verici olduğu ortaya çıkıyor. Robot tarafından takdim edilen Bakan Bey, kürsüye çıkıyor ve konuşmasına başlıyor. Ve konuşma sırasında robot başlıyor kendi kendine söylenmeye. Bakana, “Biraz yavaş konuş, ne dediğini anlamıyorum” gibi laflar sarf etmeye başlıyor. Şaşıracak bir şey yok; çünkü robot çocuk gibi. Samimi. Anlamıyorsa “Anlamıyorum” diyor. Hızlı konuştuğunu anlıyorsa “Hızlı konuşuyorsun” diye uyarıyor. Çünkü saf. Konuşma boyunca uyuklayıp, konuşma bitince ayağa fırlayıp hararetle alkışlayanlardan değil. Bakan Bey bu saflığa kızıyor. Robotu fırçalamıyor ama robotun programcılarına sesleniyor. Onlar da hemen koşup robotu yeniden formatlıyorlar ve robot eleştirilerini kesiyor... İşte Türkiye’nin meselesi de burada ortaya çıkıyor. Mesele dediğim de şudur. Teknolojide, bilişimde, yapay zekâ programlamakta istediğiniz kadar ileri gidin... Eğer yapay veya doğal o zekâların en küçük bir farklı sesine tahammülünüz yok ise... Ve hoşunuza gitmeyen her robotu yeniden formatlamak gerektiğini düşünüyorsanız, gerçekte asla ileri gidemezsiniz. Çünkü yapay veya doğal, zekânın işe yaraması için özgürce kendini geliştirmesi gerekir... ***********

TÜRK VE TÜRKİYE

TÜRK Tabipleri Birliği ve Türkiye Barolar Birliği’nin isimlerinden “Türk” kelimelerinin atılması gündemde. Bu kurumların “Türk” ve “Türkiye” adlarını kullanabilmeleri, kendilerine Bakanlar Kurulu kararıyla yıllar önce verilmiş bir hak. Bu hakkın geri alınmak istenmesinin nedeni ise son dönemlerdeki söylemleri. Bu söylemlerin bazılarına ben de katılmıyorum ve bununla ilgili eleştiri yapıyorum. Ama bu kuruluşlardan bu isimlerin geri alınmasını da doğru bulmuyorum. Böyle bir durumda yarın öbür gün her iktidar kendine muhalif kurumlardan, ne bileyim mesela Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nden bile bu adı geri almaya kalkarsa ortaya çok hoş bir tablo çıkmaz. Ve iktidar partisi açısından daha kötüsü, yıllardır bu kurumlardan “Türk” adının çıkarılmasını isteyen HDP’nin de istediği olmuş olur! ***********

KUTUPLAŞMA ANKETİ

BİLGİ Üniversitesi toplumdaki kutuplaşmayı tespit etmek amacıyla bir araştırma yapmış. Oldukça kapsamlı ve bazı bölümlerinin anlaşılması hayli güç bir araştırma. Bazı yanıtlar ise oldukça ilginç sonuçlar vermiş. Mesela, “Kendinizi en uzak hissettiğiniz parti?” sorusuna verilen yanıtlar. Ankete katılanların kendini en uzak hissettiği parti, açık ara HDP. Katılımcıların yüzde 52.7’si kendine en uzak parti olarak HDP’yi göstermiş. Bu oran 2 yıl önce yüzde 54.5’miş. İkinci sırada ise AK Parti geliyor. Katılımcıların yüzde 23.9’u kendilerini en uzak hissettiği parti olarak AK Parti’yi göstermiş. Bu oran 2015’te yüzde 27.7 imiş. Fakat AK Parti “Kendinizi en yakın hissettiğiniz parti” sorusunda da yüzde 43.4’le ilk sırada. Yani asıl kutuplaşma AK Parti’ye gönül verenler ile AK Parti’ye karşı olanlar arasında Bir diğer ilginç yanıt ise “En yakın hissedilen kimlik” sorusuna verilenler. En yakın hissedilen kimlik yüzde 29.6 ile “Türkler” olmuş. Sıkı durun, bunu takip eden yanıt yüzde 16.5 ile “Atatürkçüler”. Ardından yüzde 12.8 ile “Dindar insanlar” ve yüzde 9.5 ile “Kürtler” geliyor. Kurumlara güven sıralamasında ise ilk sırada tüm olan bitene rağmen yüzde 74.2 ile Türk Ordusu geliyor. İkinci sırada yüzde 57.2 ile Cumhurbaşkanlığı ve yüzde 56.6 ile üniversiteler. Hükümete güven ise yüzde 56. En büyük tehdit ise yüzde 54.3 ile ABD olarak görülmüş. Sonuçlar ilginç olmakla beraber, bu “kutuplaşmanın” iktidarı rahatsız edici bir yanı olmadığı açıkça görülüyor. ***********

YETMEDİ Mİ DURSUN ÖZBEK

GALATASARAY’ın eski Başkanı Dursun Özbek’e yazdıklarım ve söylediklerim için “Niye bu kadar yükleniyorsun?” diye sitem edenler, şimdi “Az bile söylemişsin” noktasına geldiler. Kulüp tam bir enkaz. Ne hesap belli ne kitap. Muhtemelen bir köy bakkalı bile daha iyi yönetilmiştir. Ve Özbek’in başkanlıktan düştüğü akşam koşa koşa kulübe gitmesiyle ilgili “Gece vakti kulüpte ne haltlar karıştırıyorsunuz?” diye bir tweet atmıştım. Karıştırdıkları ortaya dökülmeye başladı. Kulübün sahip olduğu şirketin açıkta olan hisselerine tedbir koydurmuş. Böylelikle kendi alacaklarını garanti altına almakla kalmamış, yeni yönetimin kredi bulma imkânlarını da ortadan kaldırmış. Yetmemiş, aynı alacaklar için kendine senetler verdirmiş. Yetmemiş, aynı alacaklar için kulübe Emlak Konut ile yapılan anlaşmadan gelmesi muhtemel paralara da temlik koydurmuş. Yetmemiş, tüm bunları halletmek için gereken harç ve noter paralarının tutarı olan yaklaşık 1 milyon TL’yi kulübe ödetmiş. Yetmemiş, tüm bunlar için bir de faiz işletmiş. Yetmemiş, başkanlığı döneminde “Otelimin reklamı olsun” diye kendi otelinde konaklattığı takımın tüm masraflarını giderayak kulübe fatura etmiş. Yetmemiş, aynı dönemde takımla beraber otelde yiyip içen kendi misafirlerinin paralarını da kulübe fatura etmiş. Yetmemiş, aylardır ödenmeyen maaşlar, gelen ve nereye gittiği belli olmayan paralar, açıktan ödemeler, gizli ödemeler... 113 yıllık Galatasaray tarihinde hiçbir başkan bunu yapmadı. Ve herkes parasını Galatasaray’dan geri aldı. Ben Galatasaray yönetiminin yerinde olsam, Başkan Dursun Özbek’e hemen bir fatura yollarım. “Galatasaray adını kullanarak kendisinin ve otelinin tanıtımını 2.5 yıl boyunca yaptığı için” 2.5 yıllık sponsorluk faturası. Çünkü Dursun Özbek bunu hak ediyor. ***********

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Arsızlığın fotoğrafını eski başkan diye yönetim kurulu odasına asmadığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Golü ye, tehlikeyi atlat
Köşe Yazıları
Golü ye, tehlikeyi atlat

Fatih Altaylı

Mayıs 22, 2026

Dostu olmayan adam
Köşe Yazıları
Dostu olmayan adam

Fatih Altaylı

Mayıs 21, 2026

Hiçbir şey yeni değil
Köşe Yazıları
Hiçbir şey yeni değil

Fatih Altaylı

Mayıs 20, 2026

  • Videolar

Tümü
"Atatürk'ü anlamak için tek kitap yeterli değil!" görseli
3 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı - Teke Tek Kitap"Atatürk'ü anlamak için tek kitap yeterli değil!"Kitapyurdu: https://www.kitapyurdu.com/?srsltid=AfmBOorlol9UhdW5ABYzEMpGL1N1tYeOW-RfhiwgTMoyO3DNHb2uF-Z6 🔎 Teke Tek Kitap’ta her ay farklı kitapları mercek altına alıyor, yazarlarını, konularını ve tartışmaya açtıkları meseleleri konuşuyoruz. 00:00 Giriş 03:27 Atatürk hakkındaki kitaplar 05:52 Lord Kinross'un "Atatürk" kitabı 11:13 Nutuk 12:38 Afet İnan'ın "Atatürk hakkında hatıralar ve belgeler" kitabı 20:25 Edward Casey "Mekânın kaderi" kitabı 21:26 Turan Farajova'nın "İstanbul Apartmanları" kitabı 24:21 Fabio Grassi'nin "Atatürk" kitabı 26:07 Ahmet Kuru'nun "İslam" kitabı 34:29 19 Mayıs 36:56 Şiir kitapları 39:12 Kapanış #işbirliği
Mayıs 19, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: “Ticarette başarısız olduğum için tiyatrocu oldum” görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Alper KulFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: “Ticarette başarısız olduğum için tiyatrocu oldum”Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:22 Trabzonlu olması 05:10 Amerika'da neden tiyatro okumaya gitti? 07:34 Boş vakitlerinde hammallık mı yapıyordu? 11:23 Ferzan Özpetek'le Hamam filmindeki rolü neydi? 13:00 BKM'nin kuruluşundan beri orada mı? 19:50 Oynadığı diziler neler? 23:49 Askerlik anıları 29:00 Güldür Güldür'de oynamak yorucu değil mi? 33:53 Güldür Güldür'den neden ayrıldı? 35:33 Barselo oyunu nedir? 38:15 En sevdiği branş hangisi? 39:38 Çocuklarının isimleri 40:27 “Erkekler kendini ifade etmekte zorlanıyor” cümlesi 43:43 Evlilik nasıl gidiyor? 48:21 Ticari girişimlerindeki başarısı? 1:00:11 Şu anda olan oyunları neler? 1:01:09 Ortam sanatçı açısından zorlayıcı mı? 1:04:03 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Mayıs 17, 2026
Hantavirüs, Covid-19’dan daha büyük tehlike mi? görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Önder Ergönül & Fatih AltaylıHantavirüs, Covid-19’dan daha büyük tehlike mi?Espresso, cold brew, filtre kahve; tek cihazda. Ninja Luxe Café Premier'ı keşfedin: https://www.sharkninja.com.tr/collections/ozel-fiyatlar?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_April26 https://www.sharkninja.com.tr/products/ninja-luxe-cafe-premier-espresso-makinesi-es601eu?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_kahve_makinesi_April26 Shark PowerDetect Clean&Empty ile güçlü algılama ve Auto-Empty sistemiyle toza temas etmeden hijyenik temizliği keşfedin: https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-powerdetect-clean-empty-sarjli-dikey-supurge-gold-ip3251eut?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_supurge_April26 #işbirliği 00:00 Giriş 04:08 Hantavirüs nedir? 08:22 Hantavirüs türleri 10:29 Hantavirüs yayılan gemideki ilk vakalar ve dünyadaki geçmişi 24:01 Türkiye'deki hantavirüs vakaları 27:22 Hantavirüsün belirtileri 31:49 Kırım Kongo Kanamalı Ateşi 37:58 Hantavirüs yayılan gemideki insanların karantinaya alınması gerekiyor mu? 39:26 Bu gemideki hantavirüs solunum yolu ile mi yayılıyor? 40:26 Dünya Sağlık Örgütü gemideki insanların durumlarını tek tek takip ediyor mu? 41:38 Koç Üniversitesi'ndeki çalışmaları nasıl gidiyor? 44:38 Hantavirüs ismi nereden geliyor? 45:33 Önümüzdeki dönemlerde korkmamız gereken yeni virüsler olacak mı? 46:27 Grip ve zatürre aşıları 47:46 Aşıların kalp krizi yapma riskleri var mı? 51:03 Kapanış
Mayıs 17, 2026