İstanbul 15°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Asansördeki Selefilik

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Şubat 24, 2018

Asansördeki Selefilik

BAŞTAN söyleyeyim, bu yazı “fetvacı bey” ile ilgili son yazımdır. “Niye?” derseniz, onu da baştan söyleyeyim; zaten kamplaşmış Türkiye’de böyle meseleler üzerinden yeni saflaşmalar, yeni karşıtlıklar türemesini istemiyorum. Ancak ebedi ve ezeli dostum Murat Bardakçı’ya bir minik hatırlatma yapmayı da ülkemin geleceği adına kendime vazife görüyorum. Yeni Türkiye’de tarikatlar, cemaatler, hocalar, fetvacılar dört bir yandan fışkırıyor. Gençlerimiz bilimin, bilginin, çağdaşlığın peşinden koşmalı. Neye ve kime hizmet ettiğini bilmediğimiz kişilerin değil. İşte FETÖ belasının Türkiye’ye nelere mal olduğu ortada. Fetvacıbaşı’nı özellikle yazmamın nedenini de anlatayım, belki Murat da anlar. Sevgili Murat, diyorsun ki: “Fetvacının başka fetvaları da var. Onları da dinledin mi?” Dinlediysen, benim tepkimin nedenlerini daha iyi anlaman lazım. Mesela bu beyefendinin “Gazali’yi anlamak 2” başlıklı videosunu bir izle. Nasıl bir Selefilik propagandası yaptığını, Gazali’nin son günlerini anlatırken Anadolu Müslümanlığını ve Osmanlı döneminin İslam anlayışını nasıl kötüleyerek takipçilerini “Selefiliğe” yönlendirdiğini göreceksin. Selefilik, yani DEAŞ ya da IŞİD Müslümanlığı mı istiyoruz biz bu topraklarda Murat? Suudiler bile bir açılım peşindeyken, Türkiye hiç de alışık olmadığı, tarih boyunca asla benimsemediği bir Selefi İslam’a mı yönelsin? Ben değil, Türkiye’deki başka İslami cemaatler bu beyefendeyi “Suudilerden yardım almak”la itham ediyorlar. Doğru mu değil mi bilemem. Ama savunduğu fikirlere baktığın zaman Suud’un bile gözden geçirmeye çalıştığı bir yol olduğunu göreceksin. Mesele asansörle sınırlı değil Murat’cığım. Benim dini bilgimi yetersiz bulabilirsin. Haklısın. Ama istersen ortak tanıdığımız, dini bilgisi olan kişileri ara. Anlatsınlar sana. Sonra odana gelirim, konuşuruz. Tamam mı dostum? ******

Tarikatlar yerli ama her tarikat milli mi?

BİRAZ uzun bir yazı olacak ama korkumun, hatta paniğimin nedenini anlatmak, uyarmak istiyorum. İyi niyetli zannedilen ve kontrol dışı kalan “sözde dini” bir yapının Türkiye’nin başına açtığı felaketi şimdilik ucuz atlatmış gibi görünsek de tehlike çok boyutlu. Ve bunun ülkeyi yönetenleri, beni ettiğinden daha fazla rahatsız etmesi lazım. Çünkü bunların kötü niyetli olanlarının amacı beni değil, ülkeyi ele geçirmek olabilir. Elimde 9 Eylül Üniversitesi Öğretim üyesi Prof. Dr. Esergül Balcı ve ekibinin Türkiye’yi karış karış inceleyerek hazırladığı bir rapor var. Bakın tespitlerine: “Türkiye’de belli başlı 30 tarikat silsilesi ve bunların 400 kolu bulunmaktadır. Sadece İstanbul’da 445 tekke faaliyetlerini açıktan sürdürmektedir. Çoğunluğu İstanbul, Siirt, Diyarbakır, Mardin, Adıyaman, Batman, Van, Hakkâri, Şırnak, Ağrı, Muş, Bitlis, Gaziantep ve Şanlıurfa olmak üzere 800’ün üzerinde faal medrese bulunmaktadır. Üstelik büyük şehirlerde kaç apartman medresesinin faaliyette olduğu ise tam olarak bilinmemektedir. Çoğunluğu kız çocuklarına yönelik açılan apartman medreselerinde 12-18 kişi kalmaktadır.” Şaşırdınız mı? Raporu okumaya devam edelim: “MEB verilerine göre, 2016-2017 eğitim-öğretim yılı itibarıyla okul öncesi çağdaki 3-5 yaş grubu çocuklarının % 64.48’i, 4-5 yaş grubunun % 54.30’u, 5 yaş grubunun ise % 41.21’i okul öncesi eğitim alamamaktadır. İstanbul’da 3-5 yaş grubundaki çocukların % 80’i, 4-5 yaştakilerin % 62’si, 5 yaştakilerin ise % 51’i okul öncesi eğitim alamamakta olup bu rakamlar Türkiye ortalamasının çok altındadır. MEB’in bu konudaki yetersizliğini tam da bu noktada tarikat okulları doldurmaktadır.” Rapor, Türkiye’den DEAŞ’a katılımlarla ilgili de çarpıcı bir durum tespiti yapıyor. “Okul öncesi eğitimde her üç yaş grubunda da Türkiye ortalamasının altında olan iller İstanbul, Kahramanmaraş, Osmaniye, Yozgat, Gümüşhane, Erzurum, Bayburt, Ağrı, Kars, Iğdır, Bingöl, Van, Muş, Bitlis, Hakkâri, Gaziantep, Adıyaman, Şanlıurfa, Diyarbakır, Mardin, Şırnak ve Siirt’tir. Türkiye’de 2017-2018 eğitim-öğretim yılında kreş ve anaokulu fiyatları aylık 550 TL’den 3 bin TL’ye kadar değişmektedir. Çoğunluğu tek aylıkla ve asgari ücretle geçinen 6 milyon ailenin bu parayı ödemesi mümkün değildir. Bu ailelerin çocukları medreselere ve tarikat yuvalarına mahkûm edilmektedir. Bugün Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde Hizbullah’a bağlı medreseler çoğunlukla Kuran kursu olarak değil, dernek çatısı altında faaliyetlerini sürdürmektedirler. Medreselerde eğitim dili Kürtçe ve Arapça’dır. Eğitmenlerin büyük çoğunluğu Türkçe’yi tam olarak bilmemektedir. Medrese öğrencilerinin tamamı yatılı olarak kalmakta ve her türlü istismara açık durumdadırlar. IŞİD’e katılan Türk vatandaşlarının çoğunun Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde faaliyet gösteren medreselerde eğitim aldığı mahkeme kayıtlarında yer alan bir gerçektir.” Raporda benim sizlere aktarmak istediğim önemli noktalar bunlar, ama çok önemli başka tespitler de var. Benim meselem şudur: Bu tarikatların bağlantılarını ve amaçlarını bilemiyoruz. Bugün kimin hizmetinde olduklarını ve yarın kimin hizmetinde olabileceklerini öngöremiyoruz. Bunlar yerli örgütler ama ne kadar milli olduklarını tespit etmemiz, bilmemiz benim açımdan mümkün değil. Ancak FETÖ yaşanmış bir örnek. Yeni FETÖ’lerle karşılaşmak istemeyen bir devletin, bu durumdan rahatsız olması gerekir. ********

Kabahat CHP’de

ŞEKER Fabrikaları’nın satışıyla ilgili olarak hükümete yönelik suçlamalar var. Pancar üreticisinin bundan darbe yiyeceği, yerli ve milli şeker fabrikalarının satılamayacağı, bunun çokuluslu şirketlerin ekmeğine yağ süreceği gibi pek çok suçlama. Sendikalar ve şeker fabrikalarının çalışanları tepkili. Bu tepkilerini de hükümete yöneltiyorlar. Çocukluğumdan beri öğrendiklerimin doğrultusunda bence hatalılar. Bu noktada suçlu olan başta Mustafa Kemal Atatürk ve geçmişin CEHAPE zihniyetidir. Hemen kızmayın ve dinleyin. Evet, suçlu olan Atatürk ve CEHAPE zihniyetidir. Çünkü eğer Atatürk’ün emriyle Şeker Fabrikaları kurulmuş olmasa ve Cumhuriyet’in ilk yıllarında bu fabrikalar peş peşe açılmasaydı, bugün ortada satılacak bir şeker fabrikası falan olmayacak ve bu fabrikaları satanlar da anlamsız yere, boşu boşuna suçlanmayacaktı. *******

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Bu soruya gülmediğimiz zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Gazeteci ile kavga edilir mi!
Köşe Yazıları
Gazeteci ile kavga edilir mi!

Fatih Altaylı

Nisan 6, 2026

Bu benzetme haksızlık
Köşe Yazıları
Bu benzetme haksızlık

Fatih Altaylı

Nisan 5, 2026

Uğurcan
Köşe Yazıları
Uğurcan

Fatih Altaylı

Nisan 3, 2026

  • Videolar

Tümü
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!" görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Mert Ramazan DemirFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli 00:00 Giriş 01:29 Yeni aldığı motoru 04:14 Hayatının göz önünde olmasından rahatsız mı? 06:10 Karşı cinsin ilgisinden rahatsız mı? 07:10 Oyunculuğa ne zaman başladı? 14:19 Ailesi neler yapıyor? 15:42 İstanbul'daki ilk günleri 22:15 Dijital platform işlerini özellikle mi seçti? 26:23 Disney'deki yeni işi onu tatmin etti mi? 27:30 Yapım işlerine dahil oluyor mu? 28:01 Tiyatro hakkında ne düşünüyor? 29:33 Kazandığı parayı nasıl değerlendiriyor? 33:15 Ailesi dizilerine dair yorum yapıyor mu? 33:56 Evlilik düşüncesi var mı? 35:06 Gelecek planları neler? 36:58 Oyunculuğu nasıl öğrendi? 38:28 Spor yapıyor mu? 46:24 Kapanış Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Nisan 5, 2026
Geçmişten günümüze kütüphaneler görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Celal Şengör & Oğuz Selim Başar & Fatih AltaylıGeçmişten günümüze kütüphanelerhttps://www.sharkninja.com.tr/collections/hava-temizleyicisi?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_hava_temizleyici_kampanyasi_march26 https://www.sharkninja.com.tr/collections/kablosuz-supurgeler?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_supurge_kampanyasi_march26 #işbirliği 00:00 Giriş 04:50 Kütüphane nedir? 06:06 Bir yerin kütüphane olması için kaç kitap barındırması gerekli? 11:50 Parşömen nedir? 22:16 Eski kütüphaneler 27:19 İskenderiye Kütüphanesi 31:36 İskenderiye Kütüphanesi nasıl yok oldu? 35:46 Bergama Kütüphanesi 42:56 Celcus Kütüphanesi 44:13 Beytü'l Hikme 45:39 Joanina Kütüphanesi 47:03 Bodlean Kütüphanesi 58:43 Düşes Anna Amalia Kütüphanesi 1:01:49 Klementinum Kütüphanesi 1:04:02 Avusturya Milli Kütüphanesi 1:06:04 Bibliothèque nationale de France 1:06:45 Kitaplar nasıl muhafaza edilmeli? 1:13:25 Britanya Milli Kütüphanesi 1:15:58 ABD Kongre Kütüphanesi 1:17:58 Cumhurbaşkanlığı Kütüphanesi 1:21:03 Oğuz Selim Başar'ın kütüphane merakı nereden geliyor? 1:24:08 Efemera nedir? 1:29:21 Bir kütüphane nasıl kullanılmalı? 1:32:50 Kapanış
Nisan 5, 2026
"Her sanatçı çağının tanığıdır" görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Fırat Engin"Her sanatçı çağının tanığıdır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 02:32 Heykel bölümü nasıldı, imkanlar neydi? 03:11 Heykel bölümünde öğrenciyken hangi malzemeleri sevdi? 08:33 Sanatçının yolculuğunda farklı dönemler nasıl belli oluyor? 11:13 "Bu iş oluyor" dediği nokta neresiydi? 12:10 Bugünün dünyası sanatını nasıl etkiledi? 14:33 Yeni hangi projelerle uğraşıyor? 15:12 Teknolojinin heykele katkısı nasıl? 17:26 Kapanış
Nisan 3, 2026