İstanbul 23°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Ahlaksızlık hukuki mi oldu!

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Mart 10, 2018

Ahlaksızlık hukuki mi oldu!

MURAT Başoğlu’nun özbeöz yeğeniyle ilişkiye girdiği ortaya çıkınca, bununla ilgili savcılık bir dava açtı. “Hayâsızca ilişki” davası diye adlandırılan bir dava. Ben de davanın açılmasının ertesinde, “Bu davanın açılması çok yanlış oldu” diye yazı yazdım ve dedim ki: “Murat Başoğlu’nun ve yeğeninin ortak ‘ahlaksızlığına’ dava açmak çok yanlış bir iş oldu. Yasada tanımlanmamış suç olmaz ve pek çok ceza yasası gibi, TCK da ‘ensest’i suç olarak tanımlamıyor. Sırf bu nedenle Başoğlu ve yeğeni beraat ederse ya da paraya çevrilecek çok küçük bir ceza alırlarsa sanki yaptıkları ayıp ortadan kalkmış gibi bir durum ortaya çıkar ki, bu da en az yapılan rezillik kadar rezil bir durum olur.” Ve bu dava dün sonuçlandı. Kararı duymuşsunuzdur: “Beraat.” Eee, ne oldu şimdi? Yapılan ahlaksızlık ortadan kalktı mı? Olmaması gereken bir ilişki türü yargı tarafından onaylanmış mı oldu? O gün de dediğim gibi, bazı meseleler hukuki değil, ahlaki olarak toplum vicdanında yargılanmalıdır. Eğer bunu yargıya taşırsanız, istemeden de olsa ahlaksızlığı legalize etmiş gibi bir sonuca ulaşabilirsiniz. Haksız mıymışım? *********

Önemli cümleydi, hâlâ önemli

ALLAH biliyor ya, Cumhurbaşkanı Erdoğan “densiz” din adamlarını ya da din adamı geçinenleri uyarırken İslam’da 1400 yıllık gelişmeye dikkat çekince Cumhurbaşkanı adına “Eyvah” demiştim. Çünkü bu konu zaman zaman “din” tacirlerinin pek benimsemediği din adamları tarafından gündeme getirilmiş ve bu din adamları “tacirler” tarafından hemen karalanmaya başlanmış, deyim yerindeyse “aforoz” edilmişlerdi. Çünkü “ortodoks İslam” olarak adlandırabileceğimiz anlayış, din kurallarının modern yaşama göre yeniden yorumlanmasından pek de hazzetmiyordu. Onlara göre “lafız”, “ruhtan” daha önemliydi. Buna da şaşırmamak gerek, tüm dinler bu aşamaları yaşadılar. Bu aşamalardan kanla geçtiler ve hâlâ daha düşük tonda da olsa yaşıyorlar. Bu yüzden Erdoğan’a çok açıkça olmasa da gizliden gizliye, alttan alta bir tepki oluşturacaklarını tahmin ediyordum. Belli ki, bu durumu gören Cumhurbaşkanı da hemen bir düzeltme yapma gereği hissetti ve “Dinde reform haddimize mi!” diyerek ortodoks İslamcıların “dedikodu üretmelerinin” önünü almaya çalıştı. Yine de Erdoğan’ın ilk cümlesi çok önemlidir. O ilk cümle Diyanet’e verilmiş önemli bir mesaj olarak durmaktadır. *********

Sırat-ı müstakim

BAZILARI yukarıdaki yazıda kullandığım “ortodoks İslam” cümlesine takılacaktır eminim. “Bir Hıristiyanlık tabiri ile İslam’ı nasıl yan yana getirdin?” diyenler çıkabilir. Oysa ortodoks, bir Hıristiyan tabiri sayılmaz. Yunanca’dan gelir. “Doğru yol” anlamına gelir. Ortho yani “düz, doğru” ve dromos yani “yol” kelimelerinden türemiştir. İslam’da da bire bir karşılığı aslında vardır ve “sırat-ı müstakim” aynı anlama gelir. Ancak ortodoks olarak kullanmamın nedeni, kelimenin “tutuculuğu” biraz daha vurgulayan bir yanı olmasıdır. ********

AT ÇAMURU UTANMADAN

NİHAT Genç Bey karalayacak ya, işine geldiği gibi yazıyor. Alışkınız biz bu tiplere. Bu “sallama” tiplerin ne olduğunu bazen bir trafik kazası ortaya çıkarır, bazen başka bir şey. Beyefendi, 1997 yılında meydana gelen ve 40’ı aşkın kişinin yanarak öldüğü bir kazayla ilgili olarak benim kazayı yapan otobüsü koruduğumu söyleyip duruyor. İnsanda utanma olur, ar olur, hayâ olur. Benim söylediğim şu: Bu kaza sonrası mahkeme aldığı bir kararla firmanın Almanya’daki yönetim kurulu başkanı hakkında tutuklama kararı çıkardı. Ben de yazımda dedim ki: “Yahu bu iş değil. Bir incele, doğrudan yönetim kurulu başkanına gidersen beraat eder ve firmanın suçu ortadan kalkmış gibi görünür. Bunun bir genel müdürü, bir üretim müdürü yok mu? Önce onları bir çağır, alttan başla ve onların ifadeleriyle tepeye git. Doğrudan tepedekini çağırırsan ve alttakiler onun suçu olmadığını söylerse firma kurtulmuş olur.” 21 yıllık bir yazı. 27 Kasım 2001’de aynı konuyu bir kez daha ele almışım. Açın arşivden okuyun. Ama maksat doğruyu yazmak falan değil, beni karalamak. Oysa bu olayla ilgili gazetenin o günkü yayın yönetmeni mahkemeye çıkmış, “yargıyı etkilemeye çalışmak” suçlamasıyla. Ama bunlar yazar. Çünkü gırtlağa kadar komplekse batmışlardır da ondan. Dertleri şudur: “Bu kadar kitap okudum, niye benden bir halt olmadı?” Bu gibilerin bunca yıldır bulamadığı yanıtı ben onlara vereyim. Okudunuz ama anlamadınız be kardeşim. Sadece ezberlediniz. *********

TÜKÜREYİM SİZİN DELİKANLILIĞINIZA

BU tip kahramanlardan biri de Emrah Serbes’ti. (T yok.) Ona salla buna salla, onu itham et bunu itham et. Herkes şerefsiz, bir o şerefli. Millet de bunu yedi. Ne zamana kadar. Otomobille bir aileyi yok edene kadar. Kaza bu, olur, herkesin başına gelir Allah korusun. Ama yaptıysan yaptım dersin; cezan varsa, suçluysan çekersin. Bu “ahlak timsali” bey öyle yapmadı. Suçu başkasına yıkmaya çalıştı, yakalanacağı ortaya çıkınca “itirafçı” oldu. Ve avukatı bakın nasıl savunmuş kendisini. “O ailenin otomobili eski olmasaydı ölmezlerdi. Çünkü yeni model otomobillerde daha fazla koruma var.” Ohaaaaa! Çüşşşşşş! Yani zengin değilsen, yeni otomobil alamıyorsan, aldığın otomobil her türlü aktif-pasif güvenlik donanımına sahip değilse yola çıkmayacaksın. Niye? Çünkü herkese ahlaki ayar vermeye bayılan, delikanlılığın kitabını yazan Emrah Serbes Beyefendi içip içip direksiyona geçme özgürlüğünü kullanacak. Tüküreyim sizin yazdığınız delikanlılığın kitabına. ********

MATEMATiK SORUSU

SİZE bir sual sormak isterim. Hele hele okuyanlar arasında matematikçiler varsa bu sual asıl onlara. Biliyorsunuz, Türkiye’de 957 ilçe var. Süper Loto ise haftada bir kez çekiliş yapıyor. Son 5 yılda aynı ilçeye, Antalya’nın Muratpaşa İlçesi’ne tam 26 kez Süper Loto büyük ikramiyesi isabet etmiş. Haftada birden 5 yılda 260 çekiliş yapıldığını düşünürsek. Bu 260 çekilişten 26’sının 957 ilçe arasında aynı ilçeye isabet etme olasılığı kaçta kaçtır?   ********

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Ezikleri biraz daha ezmek zorunda kalmadığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Kurşun atana af, saçını örene ihraç
Köşe Yazıları
Kurşun atana af, saçını örene ihraç

Fatih Altaylı

Ağustos 20, 2026

Güzelaydın: “Ali Dürüst Sportif A.Ş.’nin başına geçmeli”
Köşe Yazıları
Güzelaydın: “Ali Dürüst Sportif A.Ş.’nin başına geçmeli”

Fatih Altaylı

Ağustos 19, 2026

Yapay zeka tartışmaları
Köşe Yazıları
Yapay zeka tartışmaları

Fatih Altaylı

Ağustos 18, 2026

  • Videolar

Tümü
140 yıllık mirasın sonucu! Mercedes-Benz yeni GLC görseli
Dün
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı ile Direksiyonda Teke Tek140 yıllık mirasın sonucu! Mercedes-Benz yeni GLCMercedes-Benz’in 140 yıllık inovasyon ve mühendislik yolculuğu, otomobilin geçmişinden geleceğine uzanan güçlü bir hikâye. DİREKSİYONDA TEKE TEK’in bu bölümünde Fatih Altaylı’dan Mercedes-Benz’in 140 yıllık tarihini ve bu yolculuk boyunca şekillenen inovasyon anlayışını dinliyoruz. Ardından, bu köklü mirasın geleceğe uzanan temsilcisi Yeni Elektrikli GLC’yi direksiyon başındaki deneyimleriyle keşfediyoruz. Mercedes-Benz’in geçmişinden geleceğine uzanan bu yolculuğa siz de eşlik edin. #MercedesBenzTürkiye #DireksiyondaTekeTek #YeniElektrikliGLC #işbirliği Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 01:11 Mercedes-Benz’in tarihi ve GLC’nin üretimi 03:20 800 Volt mimarisi nedir? 04:26 Dış tasarım 07:22 Yan görünüm ve içine ilk bakış 09:41 Kokpit tasarımı 11:43 Teknik bilgiler ve sürüş izlenimi 15:25 Cam tavan ve multimedya 16:20 Otonom sürüş kabiliyeti 17:05 Konforu arttıran detaylar 20:31 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli
Ağustos 21, 2026
Osmanlı'da modernleşme görseli
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Emrah Safa Gürkan & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimOsmanlı'da modernleşmeShark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 04:55 Modernleşme nedir? 12:00 Osmanlı'da modernleşmenin ilk adımları 18:40 Modernleşme ve gelenekçilik 23:32 Osmanlı'da bankacılık sistemi neden kurulamadı? --shorts 26:45 Osmanlı'nın zengin tebaası var mıydı? 39:29 Türk aydınları kendi çağdaşları arasında geride mi? 52:25 Batı’nın teknolojisi hariç başka bir şeyini almamak mümkün mü? 56:07 Mısır modernleşmesi niye durdu? 1:03:21 İran modernleşmesi 1:16:48 Kore modernleşmesi 1:21:15 Kapanış #işbirliği
Ağustos 16, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Plajlarda çalmayı sevmiyorum!" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Faruk SabancıFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Plajlarda çalmayı sevmiyorum!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:04 Neden sanayici olmadı da DJ oldu? 07:46 Zengin bir aileden gelmek bu işte avantaj mı? 09:55 Tiësto onu nasıl keşfetti? 12:29 Nasıl bir hayat geçirdi? 15:16 DJ'liğe nasıl başladı? 17:36 Parçaları sürekli değiştiriyor mu, yoksa aynı parçaları mı çalıyor? 21:47 Günde kaç saat müzik dinliyor? 23:18 Hangi ülkelerde konser verdi? 24:11 Örnek aldığı DJ'ler var mı? 25:28 DJ'likte hedefi ne? 27:07 Türk sanatçılarla projeler düşünüyor mu? 30:15 Canlı orkestrayla birlikte çalmayı planlıyor mu? 30:43 Yapay zekânın DJ'liğe etkisi 35:57 DJ'likte para var mı? 38:05 DJ'likte telif meselesi nasıl oluyor? 38:41 Bir DJ en çok nerede çalmak ister? 42:42 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Ağustos 16, 2026