İstanbul 11°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Ahlaksızlık hukuki mi oldu!

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Mart 10, 2018

Ahlaksızlık hukuki mi oldu!

MURAT Başoğlu’nun özbeöz yeğeniyle ilişkiye girdiği ortaya çıkınca, bununla ilgili savcılık bir dava açtı. “Hayâsızca ilişki” davası diye adlandırılan bir dava. Ben de davanın açılmasının ertesinde, “Bu davanın açılması çok yanlış oldu” diye yazı yazdım ve dedim ki: “Murat Başoğlu’nun ve yeğeninin ortak ‘ahlaksızlığına’ dava açmak çok yanlış bir iş oldu. Yasada tanımlanmamış suç olmaz ve pek çok ceza yasası gibi, TCK da ‘ensest’i suç olarak tanımlamıyor. Sırf bu nedenle Başoğlu ve yeğeni beraat ederse ya da paraya çevrilecek çok küçük bir ceza alırlarsa sanki yaptıkları ayıp ortadan kalkmış gibi bir durum ortaya çıkar ki, bu da en az yapılan rezillik kadar rezil bir durum olur.” Ve bu dava dün sonuçlandı. Kararı duymuşsunuzdur: “Beraat.” Eee, ne oldu şimdi? Yapılan ahlaksızlık ortadan kalktı mı? Olmaması gereken bir ilişki türü yargı tarafından onaylanmış mı oldu? O gün de dediğim gibi, bazı meseleler hukuki değil, ahlaki olarak toplum vicdanında yargılanmalıdır. Eğer bunu yargıya taşırsanız, istemeden de olsa ahlaksızlığı legalize etmiş gibi bir sonuca ulaşabilirsiniz. Haksız mıymışım? *********

Önemli cümleydi, hâlâ önemli

ALLAH biliyor ya, Cumhurbaşkanı Erdoğan “densiz” din adamlarını ya da din adamı geçinenleri uyarırken İslam’da 1400 yıllık gelişmeye dikkat çekince Cumhurbaşkanı adına “Eyvah” demiştim. Çünkü bu konu zaman zaman “din” tacirlerinin pek benimsemediği din adamları tarafından gündeme getirilmiş ve bu din adamları “tacirler” tarafından hemen karalanmaya başlanmış, deyim yerindeyse “aforoz” edilmişlerdi. Çünkü “ortodoks İslam” olarak adlandırabileceğimiz anlayış, din kurallarının modern yaşama göre yeniden yorumlanmasından pek de hazzetmiyordu. Onlara göre “lafız”, “ruhtan” daha önemliydi. Buna da şaşırmamak gerek, tüm dinler bu aşamaları yaşadılar. Bu aşamalardan kanla geçtiler ve hâlâ daha düşük tonda da olsa yaşıyorlar. Bu yüzden Erdoğan’a çok açıkça olmasa da gizliden gizliye, alttan alta bir tepki oluşturacaklarını tahmin ediyordum. Belli ki, bu durumu gören Cumhurbaşkanı da hemen bir düzeltme yapma gereği hissetti ve “Dinde reform haddimize mi!” diyerek ortodoks İslamcıların “dedikodu üretmelerinin” önünü almaya çalıştı. Yine de Erdoğan’ın ilk cümlesi çok önemlidir. O ilk cümle Diyanet’e verilmiş önemli bir mesaj olarak durmaktadır. *********

Sırat-ı müstakim

BAZILARI yukarıdaki yazıda kullandığım “ortodoks İslam” cümlesine takılacaktır eminim. “Bir Hıristiyanlık tabiri ile İslam’ı nasıl yan yana getirdin?” diyenler çıkabilir. Oysa ortodoks, bir Hıristiyan tabiri sayılmaz. Yunanca’dan gelir. “Doğru yol” anlamına gelir. Ortho yani “düz, doğru” ve dromos yani “yol” kelimelerinden türemiştir. İslam’da da bire bir karşılığı aslında vardır ve “sırat-ı müstakim” aynı anlama gelir. Ancak ortodoks olarak kullanmamın nedeni, kelimenin “tutuculuğu” biraz daha vurgulayan bir yanı olmasıdır. ********

AT ÇAMURU UTANMADAN

NİHAT Genç Bey karalayacak ya, işine geldiği gibi yazıyor. Alışkınız biz bu tiplere. Bu “sallama” tiplerin ne olduğunu bazen bir trafik kazası ortaya çıkarır, bazen başka bir şey. Beyefendi, 1997 yılında meydana gelen ve 40’ı aşkın kişinin yanarak öldüğü bir kazayla ilgili olarak benim kazayı yapan otobüsü koruduğumu söyleyip duruyor. İnsanda utanma olur, ar olur, hayâ olur. Benim söylediğim şu: Bu kaza sonrası mahkeme aldığı bir kararla firmanın Almanya’daki yönetim kurulu başkanı hakkında tutuklama kararı çıkardı. Ben de yazımda dedim ki: “Yahu bu iş değil. Bir incele, doğrudan yönetim kurulu başkanına gidersen beraat eder ve firmanın suçu ortadan kalkmış gibi görünür. Bunun bir genel müdürü, bir üretim müdürü yok mu? Önce onları bir çağır, alttan başla ve onların ifadeleriyle tepeye git. Doğrudan tepedekini çağırırsan ve alttakiler onun suçu olmadığını söylerse firma kurtulmuş olur.” 21 yıllık bir yazı. 27 Kasım 2001’de aynı konuyu bir kez daha ele almışım. Açın arşivden okuyun. Ama maksat doğruyu yazmak falan değil, beni karalamak. Oysa bu olayla ilgili gazetenin o günkü yayın yönetmeni mahkemeye çıkmış, “yargıyı etkilemeye çalışmak” suçlamasıyla. Ama bunlar yazar. Çünkü gırtlağa kadar komplekse batmışlardır da ondan. Dertleri şudur: “Bu kadar kitap okudum, niye benden bir halt olmadı?” Bu gibilerin bunca yıldır bulamadığı yanıtı ben onlara vereyim. Okudunuz ama anlamadınız be kardeşim. Sadece ezberlediniz. *********

TÜKÜREYİM SİZİN DELİKANLILIĞINIZA

BU tip kahramanlardan biri de Emrah Serbes’ti. (T yok.) Ona salla buna salla, onu itham et bunu itham et. Herkes şerefsiz, bir o şerefli. Millet de bunu yedi. Ne zamana kadar. Otomobille bir aileyi yok edene kadar. Kaza bu, olur, herkesin başına gelir Allah korusun. Ama yaptıysan yaptım dersin; cezan varsa, suçluysan çekersin. Bu “ahlak timsali” bey öyle yapmadı. Suçu başkasına yıkmaya çalıştı, yakalanacağı ortaya çıkınca “itirafçı” oldu. Ve avukatı bakın nasıl savunmuş kendisini. “O ailenin otomobili eski olmasaydı ölmezlerdi. Çünkü yeni model otomobillerde daha fazla koruma var.” Ohaaaaa! Çüşşşşşş! Yani zengin değilsen, yeni otomobil alamıyorsan, aldığın otomobil her türlü aktif-pasif güvenlik donanımına sahip değilse yola çıkmayacaksın. Niye? Çünkü herkese ahlaki ayar vermeye bayılan, delikanlılığın kitabını yazan Emrah Serbes Beyefendi içip içip direksiyona geçme özgürlüğünü kullanacak. Tüküreyim sizin yazdığınız delikanlılığın kitabına. ********

MATEMATiK SORUSU

SİZE bir sual sormak isterim. Hele hele okuyanlar arasında matematikçiler varsa bu sual asıl onlara. Biliyorsunuz, Türkiye’de 957 ilçe var. Süper Loto ise haftada bir kez çekiliş yapıyor. Son 5 yılda aynı ilçeye, Antalya’nın Muratpaşa İlçesi’ne tam 26 kez Süper Loto büyük ikramiyesi isabet etmiş. Haftada birden 5 yılda 260 çekiliş yapıldığını düşünürsek. Bu 260 çekilişten 26’sının 957 ilçe arasında aynı ilçeye isabet etme olasılığı kaçta kaçtır?   ********

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Ezikleri biraz daha ezmek zorunda kalmadığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Gazeteci ile kavga edilir mi!
Köşe Yazıları
Gazeteci ile kavga edilir mi!

Fatih Altaylı

Nisan 6, 2026

Bu benzetme haksızlık
Köşe Yazıları
Bu benzetme haksızlık

Fatih Altaylı

Nisan 5, 2026

Uğurcan
Köşe Yazıları
Uğurcan

Fatih Altaylı

Nisan 3, 2026

  • Videolar

Tümü
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!" görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Mert Ramazan DemirFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli 00:00 Giriş 01:29 Yeni aldığı motoru 04:14 Hayatının göz önünde olmasından rahatsız mı? 06:10 Karşı cinsin ilgisinden rahatsız mı? 07:10 Oyunculuğa ne zaman başladı? 14:19 Ailesi neler yapıyor? 15:42 İstanbul'daki ilk günleri 22:15 Dijital platform işlerini özellikle mi seçti? 26:23 Disney'deki yeni işi onu tatmin etti mi? 27:30 Yapım işlerine dahil oluyor mu? 28:01 Tiyatro hakkında ne düşünüyor? 29:33 Kazandığı parayı nasıl değerlendiriyor? 33:15 Ailesi dizilerine dair yorum yapıyor mu? 33:56 Evlilik düşüncesi var mı? 35:06 Gelecek planları neler? 36:58 Oyunculuğu nasıl öğrendi? 38:28 Spor yapıyor mu? 46:24 Kapanış Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Nisan 5, 2026
Geçmişten günümüze kütüphaneler görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Celal Şengör & Oğuz Selim Başar & Fatih AltaylıGeçmişten günümüze kütüphanelerhttps://www.sharkninja.com.tr/collections/hava-temizleyicisi?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_hava_temizleyici_kampanyasi_march26 https://www.sharkninja.com.tr/collections/kablosuz-supurgeler?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_supurge_kampanyasi_march26 #işbirliği 00:00 Giriş 04:50 Kütüphane nedir? 06:06 Bir yerin kütüphane olması için kaç kitap barındırması gerekli? 11:50 Parşömen nedir? 22:16 Eski kütüphaneler 27:19 İskenderiye Kütüphanesi 31:36 İskenderiye Kütüphanesi nasıl yok oldu? 35:46 Bergama Kütüphanesi 42:56 Celcus Kütüphanesi 44:13 Beytü'l Hikme 45:39 Joanina Kütüphanesi 47:03 Bodlean Kütüphanesi 58:43 Düşes Anna Amalia Kütüphanesi 1:01:49 Klementinum Kütüphanesi 1:04:02 Avusturya Milli Kütüphanesi 1:06:04 Bibliothèque nationale de France 1:06:45 Kitaplar nasıl muhafaza edilmeli? 1:13:25 Britanya Milli Kütüphanesi 1:15:58 ABD Kongre Kütüphanesi 1:17:58 Cumhurbaşkanlığı Kütüphanesi 1:21:03 Oğuz Selim Başar'ın kütüphane merakı nereden geliyor? 1:24:08 Efemera nedir? 1:29:21 Bir kütüphane nasıl kullanılmalı? 1:32:50 Kapanış
Nisan 5, 2026
"Her sanatçı çağının tanığıdır" görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Fırat Engin"Her sanatçı çağının tanığıdır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 02:32 Heykel bölümü nasıldı, imkanlar neydi? 03:11 Heykel bölümünde öğrenciyken hangi malzemeleri sevdi? 08:33 Sanatçının yolculuğunda farklı dönemler nasıl belli oluyor? 11:13 "Bu iş oluyor" dediği nokta neresiydi? 12:10 Bugünün dünyası sanatını nasıl etkiledi? 14:33 Yeni hangi projelerle uğraşıyor? 15:12 Teknolojinin heykele katkısı nasıl? 17:26 Kapanış
Nisan 3, 2026