İstanbul 10°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Dangalaklığın dik âlâsı

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Mayıs 9, 2018

Dangalaklığın dik âlâsı

SARKOZY’nin de içinde bulunduğu bir grup dangalağın “Kuran’ı değiştirelim, içinden bazı bölümleri ayıklayalım” aymazlığına tepkiler artıyor. Gerçekten de kabul edilebilir olmak bir yana, söylenebilir bir fikir bile değil. İşin vahimi, bu “dangalaklığın” ortaklarından biri, Avrupa’nın en güçlü ülkelerinden birini yönetmiş bir “cahil”. Milyarlarca insanın inandığı bir dinin kutsal kitabını değiştirmeyi, revize etmeyi düşünmek bile abes. Bu dine inanmasanız da hatta Müslümanlık diye bir din olmadığına inansanız da bunu diyemezsiniz. Gerçek bir “entelektüel” böyle zırva bir öneriyi, “inanç meselesinden” bağımsız olarak bile gündeme getiremez. Bırakın “inanç özgürlüğünün” ortadan kaldırılması bir yana, ortaya çok açık bir “telif” meselesi çıkar en basit hukuk yaklaşımıyla. Bırakın inancı falan, en basitinden mesela Sarkozy kalkıp da “Dante’nin İlahi Komedyası bugünün dünyasındaki insani eğilimlerle çelişerek onları aşağılamaktadır. Özellikle cehennemin 8. katına sahtekârları koyması, benim gibi pek çok kişiye karşı haksızlıktır. İlahi Komedya’yı değiştirelim” diyebilir mi? Ya da bir tabloda, ne bileyim bir Tintoretto tablosundaki tasvirlerin Hıristiyanlık’la çeliştiğini iddia ederek bu resmin bazı bölümlerinin yeniden çizilmesini isteyebilir mi? Shakespeare’in Hamlet’inden şiddet özendirdiği için bazı bölümlerin çıkarılmasını önerebilir mi? Diyelim ki İslamiyet’i din olarak görmüyorsunuz, diyelim ki İslam karşıtısınız. O halde bile böyle bir talebe hakkınız var mı! Bu isteğinizin kendi inançlarıyla çelişiyor diye sanat eserlerini kıran, antik kentleri yok eden, tarihi ortadan kaldırmaya çalışan IŞİD kafasından zerre farkı olmadığını anlamayacak kadar dangalak mısınız! Not: Dünkü yazımda Sarkozy yerine Macron yazmışım. Alışkanlık işte. Kusura bakmayın. ***********

ÇÜRÜME

ACABA dünya giderek daha bir “edepsiz” hale mi geliyor. Özellikle de siyaset. Geçmişin “politically correct” lafı çöp oluyor sanki. Her yerden pis kokular yükseliyor. Bırakın demokrasi veya yarı demokrasi olmayan ülkeleri, demokrasisiyle çok övünen ülkelerde dahi “doğru düzgün” olmak, siyasette aranan bir nitelik olmaktan çıktı. Fransa’da Sarkozy gibi biri cumhurbaşkanlığı yapabiliyor mesela. Ülke dışından seçim yardımı gibi yasadışı bir şey yapmakla kalmıyor, bir de o yardımı cebe indiriyor. İtalya’da Berlusconi’nin vergi kaçakçılıkları, seks partileri, genç kızları tacizleri, seks köleleri günlerce haber oluyor. Adam hâlâ siyasette etkili olma peşinde ve olabiliyor da daha vahimi. Hadi Avrupa ülkeleri özellikle seks skandalları konusunda daha az tutucu diyelim. Ya ABD. Defalarca iflas etmiş, hileli iflaslara imza atmış, vergi kaçırmış, yakalanmış bir adam Başkan olabiliyor. Ardından peş peşe skandallar patlıyor. Kirli ilişkiler, şantajlar, nepotizm... Yetmiyor, seks skandallarının ağababası. Evli barklı Başkan’ın porno yıldızlarıyla ilişkileri ortaya dökülüyor. Bir başka “model” kadın, Trump’ın seks yaparken kendisine izlettiğini anlatıyor açık açık. Kimsenin umuru değil. Oraların “yarı demokrasilerden” ve “dikta rejimlerinden” şimdilik tek farkı, bunların açık açık ortaya dökülüyor olması. Ama tüm bunlar toplumu etkilemiyor artık. Seçmen umursamıyor. Dünya ilginç bir yere doğru gidiyor. Siyaset biçim değiştiriyor. ***********

PERİNÇEK ŞAŞIRTTI BENİ

CUMHURBAŞKANLIĞI seçimi öncesi en ilgimi çeken konu, Doğu Perinçek’in hâlâ 100 bin imzayı toplayamamış olması. Açıkçası benim açımdan şaşırtıcı bir durum. Çünkü dışarıdan baktığınız zaman Doğu Perinçek ve Aydınlık hareketinin, partileri Vatan’ın çok büyük oy potansiyeli olmasa da iyi organize bir hareket olduğu izlenimi vardı bende. Milyonları etkileme gücü olmasa da en azından birkaç yüz bin kişiyi mobilize etme, yönlendirme ve bir araya getirme gücüne sahip olduğunu düşünmüşümdür. Bu organize olma yeteneği nedeniyle de hep Doğu Perinçek’in siyasette etkili olduğunu, daha doğru bir tanımla siyasetteki etkisinin bu organize olma gücüne bağlı olduğunu zannettim. Ancak ilginç bir şekilde Doğu Perinçek hâlâ 100 bin imzayı toplayamadı. Oysa Aydınlık ekibinin bu imzaları bir iki gün içinde halledeceğini zannederdim. Demek ki, bazı şeyler göründüğü gibi değilmiş! ***********

TATLI BİR UMURSAMAZLIK 

NEW York Metropolitan Müzesi’nin geleneksel galası bu yıl Katoliklik temasıyla yapıldı. Epey de renkli görüntüler vardı. MET Gala ilginçtir. Amerikan entelijansiyası ve burjuvazisi ile cahil sanatçısı ve sonradan görmelerini bir araya getirir. Bir benzetme yapmak gerekirse Ömer Koç ile İbrahim Tatlıses’i, Bülent Eczacıbaşı ile Hülya Avşar’ı, Serdar Ortaç’ı bir araya getirir. Maksat müzeye dikkat çekmek ve bağış toplamaktır. Bu yılki tema dolayısıyla sanatçılar ilginç kılıklarla geldiler yine. Tema Hıristiyanlık olunca Rihanna, Papa gibi geldi, ama ne Papa...

Sarah Jessica Parker ise İsa’nın doğum anını başında taşıyan dekolte bir kıyafetle. Burada benim gördüğüm ise “hoşgörü” ya da “tatlı bir umursamazlık” oldu. Hiç kimse “Dine saygısızlık yapılıyor” diye ayağa kalkmadı. ***********

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Kurumlarını korumayanlar, kurumların kendisini korumasını beklemediği zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Gazeteci ile kavga edilir mi!
Köşe Yazıları
Gazeteci ile kavga edilir mi!

Fatih Altaylı

Nisan 6, 2026

Bu benzetme haksızlık
Köşe Yazıları
Bu benzetme haksızlık

Fatih Altaylı

Nisan 5, 2026

Uğurcan
Köşe Yazıları
Uğurcan

Fatih Altaylı

Nisan 3, 2026

  • Videolar

Tümü
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!" görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Mert Ramazan DemirFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli 00:00 Giriş 01:29 Yeni aldığı motoru 04:14 Hayatının göz önünde olmasından rahatsız mı? 06:10 Karşı cinsin ilgisinden rahatsız mı? 07:10 Oyunculuğa ne zaman başladı? 14:19 Ailesi neler yapıyor? 15:42 İstanbul'daki ilk günleri 22:15 Dijital platform işlerini özellikle mi seçti? 26:23 Disney'deki yeni işi onu tatmin etti mi? 27:30 Yapım işlerine dahil oluyor mu? 28:01 Tiyatro hakkında ne düşünüyor? 29:33 Kazandığı parayı nasıl değerlendiriyor? 33:15 Ailesi dizilerine dair yorum yapıyor mu? 33:56 Evlilik düşüncesi var mı? 35:06 Gelecek planları neler? 36:58 Oyunculuğu nasıl öğrendi? 38:28 Spor yapıyor mu? 46:24 Kapanış Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Nisan 5, 2026
Geçmişten günümüze kütüphaneler görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Celal Şengör & Oğuz Selim Başar & Fatih AltaylıGeçmişten günümüze kütüphanelerhttps://www.sharkninja.com.tr/collections/hava-temizleyicisi?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_hava_temizleyici_kampanyasi_march26 https://www.sharkninja.com.tr/collections/kablosuz-supurgeler?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_supurge_kampanyasi_march26 #işbirliği 00:00 Giriş 04:50 Kütüphane nedir? 06:06 Bir yerin kütüphane olması için kaç kitap barındırması gerekli? 11:50 Parşömen nedir? 22:16 Eski kütüphaneler 27:19 İskenderiye Kütüphanesi 31:36 İskenderiye Kütüphanesi nasıl yok oldu? 35:46 Bergama Kütüphanesi 42:56 Celcus Kütüphanesi 44:13 Beytü'l Hikme 45:39 Joanina Kütüphanesi 47:03 Bodlean Kütüphanesi 58:43 Düşes Anna Amalia Kütüphanesi 1:01:49 Klementinum Kütüphanesi 1:04:02 Avusturya Milli Kütüphanesi 1:06:04 Bibliothèque nationale de France 1:06:45 Kitaplar nasıl muhafaza edilmeli? 1:13:25 Britanya Milli Kütüphanesi 1:15:58 ABD Kongre Kütüphanesi 1:17:58 Cumhurbaşkanlığı Kütüphanesi 1:21:03 Oğuz Selim Başar'ın kütüphane merakı nereden geliyor? 1:24:08 Efemera nedir? 1:29:21 Bir kütüphane nasıl kullanılmalı? 1:32:50 Kapanış
Nisan 5, 2026
"Her sanatçı çağının tanığıdır" görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Fırat Engin"Her sanatçı çağının tanığıdır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 02:32 Heykel bölümü nasıldı, imkanlar neydi? 03:11 Heykel bölümünde öğrenciyken hangi malzemeleri sevdi? 08:33 Sanatçının yolculuğunda farklı dönemler nasıl belli oluyor? 11:13 "Bu iş oluyor" dediği nokta neresiydi? 12:10 Bugünün dünyası sanatını nasıl etkiledi? 14:33 Yeni hangi projelerle uğraşıyor? 15:12 Teknolojinin heykele katkısı nasıl? 17:26 Kapanış
Nisan 3, 2026