İstanbul 21°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Fenerbahçe kilometreyi sıfırladı

Spor Yazıları

Fatih Altaylı

Haziran 5, 2018

Fenerbahçe kilometreyi sıfırladı

“En başta, Aziz Yıldırım’ın getirdiği ‘sevimsiz ve rakipleri tarafından sevilmeyen Fenerbahçe’ imajı hızla kayboldu. Ali Koç’un seçilmesi geniş bir sempati yarattı. Bu seçim Fenerbahçe’yi tazeledi, kilometreyi sıfırladı. Bunu sportif alana da yansıtabilirlerse çok büyük sıçrama yapabilirler.” - F.Bahçe’de yeni bir sayfa açıldı. Ali Koç artık yeni başkan. Genel olarak neler söylemek istersiniz? - F.Bahçe çok büyük bir camia... Bu seçim de onu gösterdi. Tamam, bazı tatsızlıklar, düzeysizlikler oldu ama seçimin getirdiği hava bile F.Bahçe’ye bir ivme katacak gibi duruyor. En başta Aziz Yıldırım’ın getirdiği ‘sevimsiz ve rakipleri tarafından sevilmeyen Fenerbahçe’ imajı hızla kayboldu. Ali Koç’un seçilmesi geniş bir sempati yarattı Fenerbahçe’ye. Türkiye’nin en önemli avukatlarından biriyle konuştuk hatta bunu. Bu seçim F.Bahçe’yi tazeledi, kilometreyi sıfırladı. Bunu sportif alana da yansıtabilirlerse çok büyük sıçrama yapabilirler. Yönetimde de çok iyi isimler var ki, bazıları çok iyi arkadaşlarım, dostlarım. Ali Koç, içindeki fanatizmi bastırır ve seçim dönemindeki olumlu tavrını sürdürürse çok başarılı olma ihtimalini arttırır. Şimdi bizim de G.Saray olarak bu gelişmeye ayak uydurmamız lazım. Ali Bey’in yaptığı iş çok önemli... Türkiye’nin büyük ve varlıklı ailelerinin spor kulüplerine üye olup yönetimlerden uzak durma dönemi vardı son yıllarda. Şimdi belki başka kulüplerde de böyle iyi eğitimli, varlıklı, sporu seven isimler yönetimlere, başkanlıklara talip olmaya başlarlar. ARKASINDAKİ GÜÇLE FUTBOLDA ÖNEMLİ HAMLELER YAPABİLİR - Sizce Ali Koç’un spora ve futbola yansımaları nasıl olur? -Ben başından beri Ali Koç’tan yanaydım, biliyorsunuz. Galatasaraylı dostlarım ise bana “Niye?” diyorlardı. Rakibin güçlü bir başkana sahip olmasını istememi doğru bulmuyorlardı. Ben ise “Kalite bir bütündür” dedim hep. Kalite çıtasını yukarı çekmek gerekir. Biz de rakibimiz de bunu yapmalıyız. Fenerbahçe’de müteahhitler peş peşe başkanlık yaparken, kaliteyi Galatasaray yukarı çekiyordu hep. Alp Yalman, Faruk Süren, Özhan Canaydın gibi isimlerle. Ali Koç Türk sporuna kaliteli bir yönetim anlayışı getirirse buna herkes ayak uydurmak zorunda kalır. Ali Bey’in bana söylediği “Olimpiyatlarda en fazla madalyayı Fenerbahçeli sporcuların kazanmasını istiyorum” cümlesi çok önemli bir bakış açısını yansıtıyor. Yapar, yapamaz bilemem. Ama hedef olarak çok güzel geliyor kulağa. Ben bunu hiçbir başkan adayından, başkandan duymadım daha önce. Geniş bir ufku olma ihtimalini ortaya kokuyor bu cümle. Bunu futbola da yansıtacaktır diye düşünüyorum. Arkasındaki güçle futbolda da çok önemli hamleler yapabilir. CİDDİ BİR SERMAYE GİRİŞİ VE GELİR ARTTIRICI ÖNLEMLER LAZIM - Fenerbahçe artık yara sarma ve toparlanma sürecine girecek. Ali Koç önce ne yapmalı? - F.Bahçe’nin de en büyük sorunu borçları. Ali Koç nakit akışı ve kasa kolaylığı sorunlarını çözebilir ama borçlar bir zenginin verip de halledebileceği şey değil. Milyarın üzerinde. Ciddi bir sermaye girişi ve gelir arttırıcı önlemler lazım. Ben Ali Koç olsam ne yaparım diye soracak olursanız, ben Ali Koç değilim. Olsaydım, kulübün hisselerini satın alırdım. Sonra da sermaye artırımı yapardım. Tabii Ali Bey bunu yapmaz, yapamaz. Zaten yapmamalı da. İşe başlaması gereken yer futbol takımı. Büyük bir hoca, iyi bir takım, tribüne heyecan getirecek bir kadro. Heyecan getirecek bir hoca. Çünkü Fenerbahçe böyle bir ekip kurduğu zaman bunun karşılığını alıyor. Gelir yaratma açısından en başarılı kulüp. Fakat bunun önünde de UEFA engeli var. Bu yüzden sermaye ve gelir diyorum. UEFA sermaye girişini gelirden saymadığı için, mutlaka çok ciddi sponsorluk girdiği lazım hızlı biçimde. - Ali Koç bunu sağlayabilir mi? Taraftar BEKO, Arçelik, TOFAŞ sponsor olur ve bu iş hallolur diye bakabilir ama bu şirketler halka açık şirketler ve bunu yapmaları kolay olmayabilir. Yine de bazı yollar var.

TARAFTARIN HER TALEBİ HER ZAMAN DOĞRU OLMAZ - G.Saray ve F.Bahçe’de son dönemde yaşananlar gösterdi ki; artık her yönetim taraftarının sesine kulak vermeli. Ama aşırıya kaçırdığı zaman bu durum sıkıntı yaratabilir. Bunun ortası nasıl bulunmalı? - Siz bunu hep söylüyorsunuz, ben de diyorum ki, “Kardeşim genel kurullar ve kongreler de taraftar”. Makul taleplerde elbette genel kuruldaki taraftarlar ile sokaktaki taraftarlar hemfikir olurlar. Bu kulüplerin üyeleri taraftarları dinleyecek ama kendi tecrübelerini de değerlendirme yapmakta kullanacaklar. Taraftarın her talebi her zaman doğru olmaz. Bakın Beşiktaş’a mesela. Serdar Bilgili ve Hüsnü Güreli Beşiktaş’ta muazzam bir yönetim oluşturmuşlardı. Ama tribün onları devirdi ve yerine Yıldırım Demirören’i getirdi. Beşiktaş perişan oldu. Serdar’la, Hüsnü’nün yönetimi devam etseydi bugün Beşiktaş bambaşka bir noktada olurdu. Ben bu fikrimi o zaman yönetimdeki dostlarımla paylaşmıştım. Taraftarın sesi her zaman kulüp açısından doğru olanı söylemez. YILDIRIM İYİ BAŞLAMIŞTI, SONRA YOLDAN ÇIKTI - Aziz Bey’in eleştirilecek çok şeyi var ancak yaptıklarını da unutmamak lazım. Bugün baktığınızda siz neler söyleyeceksiniz? - Aziz Yıldırım çok iyi başlamıştı. İlk yıllarında bütün medya karşısındayken kendisine en çok destek veren gazeteci bendim. Altyapı yatırımları, kulübe kazandırdığı gayrimenkuller, organize oluş biçimi çok iyiydi. Sonra yoldan çıktı. Rüştü’nün dövülmesi, altyapının mafya bozuntularına emanet edilmesi bir milattır. Ardından bir özgüven, ‘futbol camiasında her şey benden sorulur’ havası, herkesle kavga dövüş, tartışma. Başarılı diyorsunuz ama bugün Fenerbahçe’nin borcu Galatasaray’dan az değil. Buna karşın Galatasaray 4 fazla şampiyonluk, bir UEFA Kupası ve bir Süper Kupa kaldırmış. Başarı, rekabette nerede olduğunuzla ölçülür. Rekabette geri kalmış ve çok da para harcamış. Bir de kulübü bir şike rezaletine bulaştırmış. Sonra da FETÖ’yle mücadele lafları. Yahu FETÖ’cü hakim ve savcıları kulübe üye yaparken, onlarla maç yaparken FETÖ ile mücadele mi ediyordun demiyor benden başka hiç kimse. Bir şeyler yapıldı elbette ama 20 yıl o koltuğa kimi oturtsan bir şeyler yapardı zaten. YILDIRIM KAYBETMEDİ KOÇ KAZANDI - Sizce Ali Koç neden kazandı? - Yeni bir şeyler vaat ettiği için, yeni olduğu için, hırslı olduğu için, söylediklerini yapabilecek bir imaj çizdiği için, çok zengin ve çok güçlü bir aileden geldiği için, kurumsal bir yapıyı kurma ve yönetme deneyimine sahip olduğuna inanıldığı için, iyi bir Fenerbahçeli olduğu için, zor zamanlarda kulübüne sahip çıktığı için, tribüne yakın durduğu için kazandı. Aslına bakarsanız zaten ‘Aziz Yıldırım kaybetti’ demekten çok ‘Ali Koç kazandı’ demek daha doğru. Tabii burada Galatasaray faktörünü de unutmamak lazım. Galatasaray yenilenmenin, taraftarla uyumlu bir genel kurula sahip olmanın, kulüp içi demokrasinin önemli bir güç olduğunu gösterdi Fenerbahçeli dostlarımıza. Değişimden korkmamak gerektiğini gösterdi. Aziz Yıldırım’ın başkanlığı döneminde Galatasaray Faruk Süren, Mehmet Cansun, Özhan Canaydın, Adnan Polat, Ünal Aysal, Duygun Yarsuvat, Dursun Özbek, Mustafa Cengiz yönetimlerini gördü. Ve rakibinden 4 fazla şampiyonluk kazandı. Dinamik bir genel kurul anlayışının, sözde bir istikrardan daha başarılı olduğunu kanıtladı. Ve Fenerbahçe Kongresi de değişimden yana oy kullandı. Doğruyu yaptılar. AZİZ BEY İŞİNE GELMEYİNCE SALDIRIYA GEÇİYOR - Aziz Yıldırım ve çevresinin taraftara yeniçeri ya da güruh yakıştırması yapması ne kadar doğruydu! - Aziz Bey bunu hep yapıyor. İşine gelmeyince yeniçeri, serseriler, beleşçiler, reziller gibi söylemleri taraftarına karşı çok sık kullanıyor. Ya Azizci’sin, ya da yeniçerisin, serserisin, paralı taraftarsın. Çirkin. Çirkin olduğu için de kaybetti.

SÖYLEYECEK YENİ BİR ŞEYİ OLMADIĞI İÇİN KAYBETTİ - Aziz Yıldırım niye kaybetti? - 20 yıldır başkan olduğu için kaybetti. Yapacağını yaptı. 20 yıl başkanlıktan sonra vaatlerde bulunduğunuz zaman “Şimdiye kadar niye yapmadın?” sorusu geçerli hale geliyor, bu nedenle kaybetti. Kulübü kafasına göre yönetmeye başladığı için kaybetti. Yönetim kurullarına güçlü isimler almadığı, alsa da onları dinlemediği için kaybetti. Söyleyecek yeni bir şeyi olmadığı için, yönetim tarzını yenilemediği için, taraftarın güvenini kaybettiği için, çok öfkeli olduğu için, taraftar dahil herkese gider yaptığı için kaybetti. Başarılı olmaktan çok başarısızlığa kılıf bulmakta başarılı olduğu için kaybetti. Ama en önemlisi mental yorgunluğundan kaybetti. Çok uzun süre o koltukta oturunca bir alışkanlık oluyor, körlük başlıyor, hataları kabul etmeme, ‘en iyi ben bilirim’ deme, başka hiçbir fikir veya öneriye açık olmama hali başlıyor. O yüzden kaybetti. Buna bir de siyasete fazla sığınmaya çalıştığı içini de eklemek lazım. GALATASARAY GENEL KURULU’NDAKİ KALİTE DAHA YÜKSEKTİ - Fenerbahçe’nin tüzüğü farklı. Çok geniş bir katılım oldu. Sizce çok üyeli bir yapıda kurulan sistem daha mı etkili olur? Örneğin Galatasaray’da çok önemli bir seçim oldu ama 4 bin kişi katıldı. - Fenerbahçe’de 27 bin kişinin katılabileceği bir kongre yapıldı. Galatasaray Genel Kurulu’na ise 8 bin kişi katılabilirdi. Galatasaray’da 4 bin değil 5 bin kişi geldi. Fenerbahçe’de ise 21 bin kişi. Çünkü çok çekişmeli bir kongreydi ve adaylar çok güçlüydü. Ancak şunu da kabul edin; Galatasaray Genel Kurulu’ndaki kalite daha yüksekti. Mesele nicelik değil, nitelik. Fenerbahçe Kongresi’ndeki bazı konuşmaları utanarak dinledim.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
CHP, beis ve yeis
Köşe Yazıları
CHP, beis ve yeis

Fatih Altaylı

Temmuz 6, 2026

Fikir açıklamama özgürlüğü yok mu!
Köşe Yazıları
Fikir açıklamama özgürlüğü yok mu!

Fatih Altaylı

Temmuz 5, 2026

Deniz Göktaş KKK’na ne dedi
Köşe Yazıları
Deniz Göktaş KKK’na ne dedi

Fatih Altaylı

Temmuz 4, 2026

  • Videolar

Tümü
Yunan metin çevirilerinin bilime katkısı görseli
Dün
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Celal Şengör & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimYunan metin çevirilerinin bilime katkısıShark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 05:01 Solvay Konferansı fotoğrafı 07:11 Solvay Konferansı fotoğrafı bugün çekilebilir mi? 10:36 İrlandalı keşişlerin kopyaladığı eski metinler 13:52 Aristo ve doğa bilimleri 24:32 Hrıstiyanlar nasıl gelişim gösteriyor? 27:53 Modern bilimin başlangıcı 35:44 Galile'den önceki bilim adamları problemleri fark edemediler mi? 38:09 İslam dünyasının geçmiş dönemde bilimde Batı'dan geride kalmasının sebepleri 46:50 Kapanış #işbirliği
Temmuz 5, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Ömürlük koleksiyonu 1,5 yılda yaptım!" görseli
Dün
FatihAltaylı
YouTube
Koleksiyoner Mehmet ÇebiFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Ömürlük koleksiyonu 1,5 yılda yaptım!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:28 Saat koleksiyonu işi nereden çıktı? 19:01 Hangi saat markalarına sahip? 23:53 Koleksiyonerlik pahalı bir iş mi? 29:47 Türk hat sanatı hak ettiği yerde mi? 42:20 Murat Bardakçı'nın "Türk resmini sanattan saymam" cümlesi 51:15 Eserin değerini nasıl belirliyor? 1:05:07 Pandemi döneminde eserlerin fiyatları neden yükseldi? 1:08:36 Çatı Müze işi ne durumda? 1:19:20 Kapanış #işbirliği YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Temmuz 5, 2026
"Ajda Pekkan ve Manifest Kuşağı" görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı & Bedia Ceylan Güzelce"Ajda Pekkan ve Manifest Kuşağı"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:15 Deniz Göktaş'ın stand-up gösterisi 03:27 24 Haziran 2026 Scorpions İstanbul konseri 06:50 Kars'taki Gastronomi Film Festivali 08:36 Dua Lipa'nın evliliği 10:21 Fatih Altaylı evlilik hakkında ne düşünüyor? 13:28 Manifest grubu 17:02 Yaz ayındaki konserler 30:51 Fatih Altaylı'nın yakın tarihteki dünya hakkında düşünceleri 36:18 Christopher Nolan'ın "The Odyssey" filmi 36:40 İstanbul Caz Festivali 37:41 Fatih Altaylı dizi-film izliyor mu? 40:03 Kapanış #işbirliği
Temmuz 2, 2026