İstanbul 30°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Atatürk’e kim hakaret ediyor

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Temmuz 26, 2018

Atatürk’e kim hakaret ediyor

Arada bir, bir kendini bilmez çıkıyor. Bu bazen cahil, edepsiz bir genç kız, bazen cahil ve ahlaksız bir sözde akademisyen, kimi zaman edepsiz bir yazar olabiliyor. Kendilerince Atatürk’e sövüyorlar. Biz de bunlara çok kızıyoruz. Ben kendi adıma bu öfkeyi arkamda bıraktım. Bu eziklere, bu zavallılara sadece acıyorum. Bu ülkenin kurucu babasına, arkamızda bıraktığımız 200 yılın en önemli devlet adamına, düşmanlarının bile saygı duyduğu bir askere üç beş çapulcunun söylediği birkaç anlamsız cümle hiçbir şey ifade etmiyor benim için. Atatürk’ün değerini bilmemek, Atatürk’ü küçültmez, Atatürk’e zarar vermez. Sadece bu değeri anlamayanın cehaletini, bilgisizliğini, aptallığını, anlayışsızlığını gösterir. Bana göre bunların ağzından çıkanlar ne olursa olsun Atatürk’e hakaret değildir. Ama kurduğu ülkede Atatürk’e gerçekten “hakaret” eden bir grup var. Kim bunlar biliyor musunuz? Ben söyleyeyim, Atatürk’ün emanetine sahip çıkanları temsil ettiğini iddia eden, onun kıymetini gerçekten anlayanları sömüren bir grup bunlar. Bu grubun adına CHP yönetimi diyoruz. Tek tek tanıdığınızda belki hepsi düzgün insanlar. Belki hepsi gerçekten Atatürk’ü seviyordur bilmiyorum. Ama bir araya geldikleri zaman, Atatürk’e bunlar kadar “hakaret eden” bir başka grup ben görmedim, duymadım. Bu grubun Atatürk’ün kurduğu partiye yaptıklarına bir bakın Allahaşkına. Bir zamanlar Atamızın oturduğu o koltuğa bugün yapışanlara, bitmiş bir imparatorluktan bir ulus, bir millet, bir devlet çıkaran adamın oturduğu koltukta bir kurultay bile yapamayanlara, birkaç yüz imzayı bile sayamayanlara, toplayamayanlara, çıkaramayanlara bir bakın. Ne kendini bilmez genç kızın ağzında, ne beyni sulanmış İslamcı’nın satırlarında, ne Allah'ın çarptığı Fesli'de, ne bir başkasında. Atatürk’e gerçek hakaret orada. Gelmiş geçmiş en basiretli liderin koltuğunu işgal eden basiretsizlerde... * * *

O bina Kaçak değil, Barışık

Ne diyor sorumlu koltukta oturan belediye başkanı. “O bina zaten ruhsatsız ve kaçak bir binaydı.” Hangi bina, doğru düzgün temeli olmadığı için? Arda’nın çukurunda unufak olan bina için. Kaçak yapılan, üstüne kaçak kaçak katlar çıkılan bina için. Peki o bina kaçak da, gayrı yasal mı? Yooo, gayet yasal hale geldi, getirildi. Benim birkaç hafta önce “Böyle imar affı olur mu?” diye eleştirdiğim İmar Barışı Yasası kapsamında “legal” hale getirildi. Bu yasayı çıkaranlar ve bu yasaya “ses çıkarmayan” sözde muhalefet yaptığı işten memnundur herhalde. Keşke sadece “o” bina olsa. Şimdi o bina gibi binlerce ve on binlerce “Kaçak” bina artık yasal. Her türlü iznini alıp, her türlü kurala uyarak bina yapanlara nazire yaparcasına, bu ve bunun gibi binlerce bina artık “Kanunla Barışmış” hale getirildi TBMM tarafından. Bir gecede. Bir seçim öncesinde. Ve sözde muhalefet de buna gıkını çıkaramadı. “Üç beş oy kaybederim” diye olabilir. “Bizim seçmenin de kaçak binaları var” diye olabilir. Her ne nedenleyse, kimse sesini çıkarmadı. Ve bu “Ölüm binaları” yasal hale geldi. Binlercesi. İmar Barışı adı altında “Mezar olmaya” amade kaç bina var memlekette acaba! Ve bu binalar yıkıldıkça ve altında insanlar öldükçe kimse sağda solda suçlu aramasın artık. Düne kadar bu binaları yapanlar suçluydu. Artık bu suçun ortağı, bu İmar Barışını çıkaran kimse onlardır. * * *

Yavaş yavaş

Eskidir ama şahane fıkradır. Kadının biri sürekli kocasını aldatmakta ve sürekli yakalanmaktadır. Koca karısına aşık olduğu için kadını her defasında affeder. Ve sonunda kadın adama söz verir, “Bir daha yapmayacağım” diye. Adam eve gelir bir gün ve bu sefer karısını bir cüce ile yakalar yatakta. “Bu ne” der “Hani söz vermiştin” Kadın pişkin “yavaş yavaş azaltıyorum” der. Bu eski fıkra nereden mi aklıma geldi. Rahip Brunson’ın tutukluğunun “Ev hapsine” çevrilmesinden. Yavaş yavaş salıveriyoruz. Alıştıra alıştıra. * * *

Tek papazla briç

“Ver papazı al papazı” formülü güzel bir formül gibi duruyordu bazıları için. Mesele sadece “Papazlar” olsaydı bir denge sağlanabilirdi belki! Ama hesaba katılmayanlar da vardı. Çünkü denklem eşit değil. Takas koşulları eşit değil. Ver papazı, al F35’i var mesela. Ya da “Ver papazı, al krediyi.” Veya “Ver papazı, düşür doları.” Elindeki kozlara bakmadan briç oynamak gibi bir şey bu. Senin elinde bir Papaz var. Karşı tarafta As’tan başlayan gerisi. Ası masaya koyduğu anda elinden papazı alıyor. * * *

Niyesi basit

Bedelli Askerlik’te tarih değişti. Niye diye sormayın. Muhakkak ki, kırılmayacak kadar önemli birinin ya oğlu, ya torunu, ya da damadı dışında kalmıştır da ondan. * * *

Geçmişten ders almalı

Mesut Özil’e yapılanlar konusunda tavrım belli. Yazacağımı yazdım. Dün Almanya’dan bir gazeteci okur “Yazınızdaki argümanlar burada etkili oldu. Alman medyası kendini savunmaya geçti. Alman halkının da önemli bir bölümü sizin gibi düşünüyor. Giderek faşistleşen ve yükselen ırkçılığa boyun eğen Alman medyasını eleştirmeye devam edin. Siz orada yazdıkça burada etkisi oluyor” demiş. Etkisi oluyor mu bilmem ama biz doğru bildiğimizi yazmaya devam edeceğiz. Ancak Almanları suçlarken, kendi sicilimizle de yüzleşmemiz gerek ki, aynı hatalara bir daha düşmeyelim. Bu yıl Türkiye Süper Ligi’ne ne isim verildi biliyorsunuz değil mi? “Lefter Küçükandonyadis Sezonu”. Galatasaray Başkanı Cengiz’in önerisiydi ve gerçekleşti. Çok da iyi oldu. Türk futbolunun ve Fenerbahçe’nin unutulmaz kaptanı. Milli oyuncumuz Lefter. İyi de biz şimdi futbol sezonuna adını verdiğimiz o Lefter’e geçmişte ne yaptık gençler biliyor mu? O rezil 6-7 Eylül olayları sırasında bir grup Lefter’in Ada’daki evine saldırdı. Cam çerçeve indirildi. Ev taşa tutuldu. Evindeki ailesi ve küçük kızları canlarını kurtarmak için komşulara sığınmak zorunda kaldılar. Lefter’in bizzat kendisi linç edilmekten zor kurtuldu. Alman medyasına kızalım. Alman Futbol Federasyonu’nun ırkçı başkanına sövelim. Vergi kaçakçılığından hapis yatmış Bayern Münih Başkanı Hoeness’e demediğimizi bırakmayalım. Ama kendi ayıplarımızı da asla unutmayalım. Unutmayalım ki, tekrarlamayalım. Alman medyası ve Alman futbol yönetimi kendi ayıplarını unutmuş olsa da! * * *

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Vefasızlar vefa beklemediği zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Dün tükürdüklerini bugün neşeyle yalayanlar
Köşe Yazıları
Dün tükürdüklerini bugün neşeyle yalayanlar

Fatih Altaylı

Temmuz 8, 2026

Milli piyango mu bu!
Köşe Yazıları
Milli piyango mu bu!

Fatih Altaylı

Temmuz 7, 2026

CHP, beis ve yeis
Köşe Yazıları
CHP, beis ve yeis

Fatih Altaylı

Temmuz 6, 2026

  • Videolar

Tümü
Yunan metin çevirilerinin bilime katkısı görseli
3 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Celal Şengör & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimYunan metin çevirilerinin bilime katkısıShark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 05:01 Solvay Konferansı fotoğrafı 07:11 Solvay Konferansı fotoğrafı bugün çekilebilir mi? 10:36 İrlandalı keşişlerin kopyaladığı eski metinler 13:52 Aristo ve doğa bilimleri 24:32 Hrıstiyanlar nasıl gelişim gösteriyor? 27:53 Modern bilimin başlangıcı 35:44 Galile'den önceki bilim adamları problemleri fark edemediler mi? 38:09 İslam dünyasının geçmiş dönemde bilimde Batı'dan geride kalmasının sebepleri 46:50 Kapanış #işbirliği
Temmuz 5, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Ömürlük koleksiyonu 1,5 yılda yaptım!" görseli
3 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Koleksiyoner Mehmet ÇebiFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Ömürlük koleksiyonu 1,5 yılda yaptım!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:28 Saat koleksiyonu işi nereden çıktı? 19:01 Hangi saat markalarına sahip? 23:53 Koleksiyonerlik pahalı bir iş mi? 29:47 Türk hat sanatı hak ettiği yerde mi? 42:20 Murat Bardakçı'nın "Türk resmini sanattan saymam" cümlesi 51:15 Eserin değerini nasıl belirliyor? 1:05:07 Pandemi döneminde eserlerin fiyatları neden yükseldi? 1:08:36 Çatı Müze işi ne durumda? 1:19:20 Kapanış #işbirliği YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Temmuz 5, 2026
"Ajda Pekkan ve Manifest Kuşağı" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı & Bedia Ceylan Güzelce"Ajda Pekkan ve Manifest Kuşağı"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:15 Deniz Göktaş'ın stand-up gösterisi 03:27 24 Haziran 2026 Scorpions İstanbul konseri 06:50 Kars'taki Gastronomi Film Festivali 08:36 Dua Lipa'nın evliliği 10:21 Fatih Altaylı evlilik hakkında ne düşünüyor? 13:28 Manifest grubu 17:02 Yaz ayındaki konserler 30:51 Fatih Altaylı'nın yakın tarihteki dünya hakkında düşünceleri 36:18 Christopher Nolan'ın "The Odyssey" filmi 36:40 İstanbul Caz Festivali 37:41 Fatih Altaylı dizi-film izliyor mu? 40:03 Kapanış #işbirliği
Temmuz 2, 2026