İstanbul 7°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Doktora gitmeyin o halde

Köşe Yazısı

Fatih Altaylı

Ağustos 1, 2018

Doktora gitmeyin o halde

Dün hekimin hatası nerede diye sordum. Epey bir hakaret yedim. Adam yaşlı imiş, evde yatalak hastası varmış, doktor nasıl ilacı yazmazmış, neden adama zorluk çıkarırmış gibisinden eleştiriler eşliğinde hakaretler. Benim anladığım şu. 80 yaşını geçkinseniz, evde hastanız var ise doktora bastonla saldırabilirsiniz, araya giren hemşirelere vurabilirsiniz. Hatta çağrı üzerine gelen polislere de saldırmak serbest. Bakın arkadaşlar, doktoru suçlayarak bir yere varamazsınız. Doktor, Sağlık Bakanlığı tarafından belirlenen prosedörü uyguluyor. Ve yaşlı adamı “Evde tedavi hizmetine" yönlendiriyor. Yani kendisine uyması için verilen yönergeyi uygulamaya çalışıyor. Evde tedavi uygulaması iyi işlemediği için de hasta yakınının saldırısına uğruyor. Burada kızılması ve kurallara uyduğu için açığa alınması gereken doktor mu yoksa hastayı ve hasta yakınlarını  “Mağdur” eden ya da zorlayan “Evde tedavi sisteminin” hatalı kurgusu mu? Kadın doktorun ilaç yazma yetkisi yok çünkü hastayı görmeden yazamıyor. Kural böyle. Hasta yakını da “Evde tedavi için çok sıra olduğunu, bekleyemeyeceğini, acelesi olduğunu" söylüyor. Buradan çıkan sonuç doktoru linç etmek mi olmalı, yoksa evde tedavi sisteminin zorluklarını gidermek için yeni bir yöntem aramak mı? Belli ki, bu sistem iyi işleyemiyor. 82 yaşındaki hastanın yakını da muhtemelen ya da genellikle yaşlı başlı biri olacağı için böyle çileler çekiliyor. O zaman mesele doktoru tartışmak ve linç etmek değil, mesele sistemi tartışmak ve gerekiyorsa kolaylaştırmak gerekmiyor mu? Haa doktorlara çok mu kızıyorsunuz. Doktorların dövülmesini normal mi buluyorsunuz. Size bir tavsiyem var. Gitmeyin doktora falan. Gidin en yakın hocaya muska yazsın! İyileşmezseniz onu döversiniz. Uyar mı? * * *

Bu seviyesizlik sizin eseriniz

Kemal Kılıçdaroğlu Beyefendi, o koltuktan hemen kalkın ve gidin. Seçimlerde başarısız olduğunuz, adayınızı Cumhurbaşkanı seçtiremediğiniz için değil. Partiyi bu hale getirdiğiniz, bu denli seviyesiz insanlarla doldurduğunuz, Atatürk’ün partisini üç kuruşluk siyasi çıkar için birbirine söven, birbirine küfreden insanların çiftliğine çevirdiğiniz için. CHP’nin seçim kazanamamasında sizin suçunuz talidir. Partinin haksız yere üzerine yüklenen bagajlardan dolayı bu parti yüzde 30’ları aşamıyor olabilir, bunun için tümden sizi suçlamak ayıp olur. Haksızlık olur. Ama bu “güruhu” partiye doldurmanız, Türkiye’nin en köklü partisini böyle “soysuz” bir görüntünün içine oturtmanız tamamen, yüzde yüz, hatta yüzde bin sizin suçunuzdur. Bakın bir sosyal demokrat bir hekim ne yazmış: “Sadece doğruları yazan gazetecilerin son derece az olduğu uzunca bir süredir, yazılarınızı büyük bir keyifle takip ediyorum. 35 yıldır, CHP, SHP, SODEP, DSP gibi sosyal demokrat tandanslı partilere oy vermiş biri olarak söylüyorum. Bugün (dün) yazmış olduğunuz CHP ile ilgili yazıda durumu o kadar güzel anlatmışsınız ki. Söylenecek hiçbir söz kalmamış. CHP ve İYİ Parti iyi ki iktidar olamamışlar, kendilerine faydaları yok, bunlar mı ülkeyi yönetecekler... En içten sevgi ve saygılarımla, iyi çalışmalar. Dr. A.D.” Bu seviyesizliğin sorumlusu sizsiniz Kemal Bey. Yeter gidin artık. Allahaşkına bırakın. * * *

Mahalle kavgası

Oray Eğin kardeşim önceki gün yine şahane yazmış. Okudunuz mu bilmiyorum yazıyı. Hülasasını aktarayım: Bir kadın üzerinde etekle Karagümrük’te dolaşırken, yanına tekerlekli sandalyeli sakallı biri gelmiş ve bu kıyafetle oralarda gezemeyeceğini söylemiş. Kadın da biraz bağırıp çağırmış ve bunu da videoya çekmişler, sosyal medyada yayınlamışlar. Oray da bunu yaşam tarzına müdahale olarak yorumlayanlara başka ülkelerde de böyle şeyler olduğunu hatırlatmış. Çeşitli örnekler vermiş. Yazıdan anladığım Oray demeye getiriyor ki, “Gitiğiniz mahalleye uygun giyinin. Fatih’de böyle dolaşırsan bu tepkiyi alırsın”. İyi de kardeşim ne yapacağız, İstanbul’u gettolara mı böleceğiz, çok hukukluluk benzeri bir yapı mı kuracağız? Etiler’de, Bebek’te, Nişantaşı’nda da çarşaflı gezenlere gidip “Burada böyle gezinemezsin” mi diyecek birileri. Onu da bu kadar rahat ve normal karşılayacak mısın? Nasıl bir çözüm öneriyorsun? Kentleri bölecek miyiz? - Seküler mahalle - Az inançlı mahalle - Çok inançlı mahalle - Aşırı inançlı mahalle - İnançsız mahalle Diye tabelalar mı asacağız her tarafa. * * *

Sosyal medya kalbin aynasıdır

Kaliforniya’da Silikon Vadisi diye bilinen bölgede, tam da Google’ın merkezinin olduğu yere çok yakın bir noktada yol kenarında bir adam elinde bir karton tabela ile durmaktadır. Tabelada “Evsiz. Başarıya aç, iş başvuruma bakın” yazmaktadır. Genç adamın adı David Casarez’dir. Üniversiteyi bitirdikten sonra birkaç yıl General Motors’da çalışmış, ancak asıl sevdiği işin programcılık alanında çalışmak olduğunu düşünerek Silikon Vadisi'ne gelmiş, ancak birkaç ay boyunca hiçbir randevu bile alamadan kendini tüketmiş bir WEB tasarımcısıdır. . Beş parasızdır. Ve yol kenarında “İş başvurusuna göz atılması”nı dilenmektedir. Yok kenarında takım elbiseleri içinde “İş dilenen” Cassarez’i gören bir kadın otomobili durdurur. Cassarez’den CV’sini alır ve bir de fotoğrafını çeker. Daha sonra da fotoğrafla beraber CV’sini de ekleyerek sosyal medyadan paylaşır. Casarez’in CV’sinin kadın tarafından paylaşılmasının ardından bir saat içinde CV 135 bin kere paylaşılır. Ve bir gün sonra Casarez’e tam 200 iş teklifi gelir. Kıssadan hisse şudur. Sosyal medya iyi kalplerde iyi, kötü kalplerde kötü sonuçlar verir. Siz kalbinizin hangisi olduğunu, sosyal medyadaki paylaşımlarınıza bakarak anlayabilirsiniz. Sosyal medya paylaşımlarınız, sizi sizden daha iyi anlatır. * * *

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Bir tek kendinizin iyi olamayacağını anladığınız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Başlıyor
Köşe Yazıları
Başlıyor

Fatih Altaylı

Mart 9, 2026

İspanya’nın mesnetli özgüveni
Köşe Yazıları
İspanya’nın mesnetli özgüveni

Fatih Altaylı

Mart 8, 2026

Veled-i Şahi için mi!
Köşe Yazıları
Veled-i Şahi için mi!

Fatih Altaylı

Mart 6, 2026

  • Videolar

Tümü
"Keşke aile olmanın provası yapılsa" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Hasibe Eren & Devin Özgür Çınar & Bedia Ceylan Güzelce"Keşke aile olmanın provası yapılsa"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:35 "Bir Aile Provası" nasıl çıktı? 06:16 Çiğdem nasıl bir karakter? 10:12 Figen nasıl bir karakter? 12:54 "Bir Aile Provası"nı izleyen aileler kendilerinden ne bulurlar? 18:48 Figen ve Çiğdem karakterleri dışarıda birbirlerini sever miydi? 20:27 Kapanış
Şubat 27, 2026
"Bağ kurmak için çatışmak lazım" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Tülin Özen & Nilperi Şahinkaya & Bedia Ceylan Güzelce"Bağ kurmak için çatışmak lazım"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:45 Ballı süt severler mi? 01:10 "Ballı Süt" oyunu ortaya nasıl çıktı? 03:00 Oyun karakterleri 04:21 Oyuna hazırlanırken kendi hayatlarından etkilendiler mi? 09:41 Tülin Özen, günümüz gençleri hakkında ne düşünüyor? 14:02 "Ballı Süt" oyunundaki kardeşlik anlatımı 17:40 Oyun provaları nasıl geçti? 18:54 Yolları nasıl kesişti? 21:17 İzleyici oyunda kendileri için ne bulacaklar? 24:51 Bahçe Galata hakkında 26:42 Nilperi Şahinkaya'nın köpeği "Pablo Garcia Perez Fernandez de la Rosa" 27:31 Tiyatro dışında hayatları nasıl gidiyor? 27:58 Tek kelimelik soru - cevaplar 32:45 Kapanış
Şubat 20, 2026
"İnsanın kendini izlemesi kolay değil" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Ayça Bingöl"İnsanın kendini izlemesi kolay değil"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:43 Setlerdeki çalışma koşulları ve kendisinin yaptığı işlere ara vermesi 02:48 Üniversitede kimya bölümünden oyunculuğa geçişi 05:31 Çocuklarında sanata dair ilgi ve istek görüyor mu? 09:00 Tiyatroda seyirci bazında nasıl değişimler var? 10:51 Pandemi sonrası tiyatrodaki değişimler? 12:54 Beyaz Tavşan Kırmızı Tavşan oyunu 15:40 Oyunlardan önce yaptığı bir şey var mı? 16:54 Cici filmi 18:09 Kendi oynadığı dizileri izleyebiliyor mu? 18:44 Oynayacağı dizi veya filmleri seçerken nelere bakıyor? 20:32 "Öyle Bir Geçer Zaman ki" dizisi hayatında neleri değiştirdi? 21:47 Sanat ile ilgilenen insanlara tavsiyeleri neler? 26:16 Teknoloji ile ilişkisi nasıl? 28:02 Tek kelimelik soru-cevap
Şubat 13, 2026